Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji 26.09.2026 03:05 3 okunma

190.000 KM'DEN SONRA ŞAŞIRAN GERÇEK: Benzinli Araçlar Yolda Kalıyor, Elektrikli Otomobiller Uçuyor!

İngiltere'de yapılan dev araştırma, yüksek kilometreli araçlarda benzinlilerin arıza oranının elektrikşilere göre belirgin şekilde arttığını ortaya koydu. Peki hangi parçalar fark yaratıyor?

190.000 KM'DEN SONRA ŞAŞIRAN GERÇEK: Benzinli Araçlar Yolda Kalıyor, Elektrikli Otomobiller Uçuyor!

Yıllardır otomotiv dünyasının gündeminde olan bir soru nihayet yanıt buldu: Elektrikli otomobiller, içten yanmalı motorlu rakiplerine göre uzun vadede ne kadar dayanıklı? İngiltere'de gerçekleştirilen ve milyonlarca aracın zorunlu muayene verilerini kapsayan kapsamlı bir araştırma, bu kritik sorunun cevabını net bir şekilde ortaya koyuyor. Araştırmanın bulguları, özellikle yüksek kilometrelerde benzinli araçların beklenmedik zayıflıklarını gözler önüne sererken, elektrikli otomobillerin dayanıklılık konusunda dikkat çekici bir üstünlüğe sahip olduğunu gösteriyor.

Yüksek Kilometrelerde Dengeler Değişiyor: Benzinliler Yolda Kalıyor, Elektrikliler Devam Ediyor!

İngiltere'de araçların trafikteki güvenliğini ve yol tutuşunu belirlemek amacıyla her yıl uygulanan zorunlu MOT (Ministry of Transport) muayene sonuçları, bu araştırmanın temelini oluşturdu. Uzmanlar, araçların süspansiyon, fren sistemleri, lastikler ve egzoz gibi en kritik parçalarındaki olası kusurları mercek altına aldı. Araştırmanın ilk aşamalarında, yani araçlar henüz düşük kilometredeyken, benzinli ve elektrikli otomobiller arasında belirgin bir dayanıklılık farkı gözlemlenmedi. Ancak, araçlar 65.000 kilometreyi aştıktan sonra ilginç bir tablo ortaya çıkmaya başladı.

Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, araçların yaklaşık 190.000 kilometre yol katettiği noktada elde edildi. Bu kilometre bandında, benzinli araçların muayeneden kalma olasılığı, elektrikli muadillerine göre tam %47 daha yüksek olarak belirlendi. Rakamlarla ifade etmek gerekirse, incelenen benzinli araçların %23,5'i muayeneden geçemezken, elektrikli araçlarda bu oran sadece %16'da kaldı. Bu durum, elektrikli otomobillerin, yaşlarına ve katettikleri mesafeye rağmen, benzinli araçlara kıyasla daha güvenilir bir performans sergilediğini açıkça kanıtlıyor. Hatta, hem benzinli hem de elektrikli motor seçenekleriyle sunulan ve aynı platform üzerinde geliştirilen modellerin karşılaştırılmasında dahi, elektrikli versiyonlar genel olarak daha az sorunlu çıktı.

Aksam Bazında Detaylı Analiz: Elektriklilerin Gizli Silahları Neler?

Araştırma, elektrikli otomobillerin dayanıklılık avantajının ardındaki nedenleri de ortaya koyuyor. Farklı aksamlar bazında yapılan incelemeler, elektrikli araçların hem güçlü hem de geliştirilmesi gereken yönlerini detaylandırıyor:

Lastik Aşınması: Ağırlık Faktörü ve Çözümleri

Elektrikli araçların en belirgin dezavantajlarından biri, batarya paketlerinin getirdiği ekstra ağırlık nedeniyle benzinli araçlara kıyasla daha hızlı lastik aşındırması. Ancak bu noktada da önemli bir ayrım var: Araçlar sıfırdan elektrikli olarak tasarlandığında (doğuştan EV'ler), benzinli bir platformun elektrikliye dönüştürülmesiyle üretilen modellere göre lastiklerini daha verimli kullanıyor. Bu, mühendislik tasarımının lastik ömrü üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.

Süspansiyon ve Frenler: Elektriklilerin Sağlamlığı

İlginç bir şekilde, artan araç ağırlığına rağmen elektrikli otomobiller, kilometre fark etmeksizin benzinli araçlara kıyasla daha az süspansiyon sorunu yaşıyor. Bu durum, elektrikli araçların süspansiyon sistemlerinin daha sağlam tasarlandığını veya batarya ağırlığının bu parçalar üzerindeki yükü daha dengeli dağıttığını düşündürüyor. Fren sistemleri konusunda ise elektrikli araçlar, rejeneratif frenleme teknolojisi sayesinde muazzam bir avantaja sahip. Bu teknoloji, yavaşlama sırasında kinetik enerjiyi elektriğe dönüştürerek hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de geleneksel fren balatalarının kullanımını azaltıyor. Sonuç olarak, elektrikli araçlar fren arızaları konusunda çok daha iyi bir performans sergiliyor. Ancak, 10 yılı aşkın kullanım süresine sahip çok eski elektrikli araçlarda, mekanik frenlerin nadiren kullanılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilen korozyon riski nedeniyle fren sistemlerinde bazı sorunlar yaşanabildiği de belirtiliyor.

Araştırmanın Kapsamı ve Batarya Verileri

Bu kapsamlı çalışma, sadece binek otomobillerle sınırlı kalmadı. Nissan NV200 gibi hafif ticari van modellerinde de elektrikli versiyonların dizel modellere kıyasla daha dayanıklı olduğu bulgusu elde edildi. Araştırmanın bir kısıtlaması, MOT muayenelerinin batarya sağlığını doğrudan ölçmemesi nedeniyle, batarya performans verilerinin bu çalışmaya dahil edilememiş olması. Bununla birlikte, geçtiğimiz dönemlerde yapılan bağımsız araştırmalar, elektrikli araç bataryalarının ortalama 140.000 kilometre yol kat ettikten sonra bile orijinal kapasitelerinin yaklaşık %90'ını koruyabildiğini ortaya koymuştu. Bu veri, elektrikli araçların uzun vadeli kullanımında batarya endişelerinin giderek azaldığını gösteriyor.

Sonuç olarak, İngiltere'deki bu devasa araştırma, elektrikli otomobillerin sadece çevre dostu birer alternatif olmadığını, aynı zamanda yüksek kilometrelerde sundukları dayanıklılık ve güvenilirlikle de içten yanmalı motorlu araçlara güçlü bir rakip olduklarını bir kez daha kanıtlamış oldu. Teknoloji geliştikçe ve üretim standartları yükseldikçe, elektrikli araçların uzun vadeli performansının daha da artması bekleniyor.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 26.09.2026 02:35 3 okunma

Tek Bir Günde 100 Milyon Liralık Dolandırıcılık: Sanal Çete Kökten Kazındı!

Manisa merkezli dev operasyonda, siber suç ağının 102 milyon TL'lik şüpheli işlem hacmi ortaya çıkarıldı. 16 kişi tutuklanırken, sanal dünyanın karanlık yüzüne bir darbe daha vuruldu.

Tek Bir Günde 100 Milyon Liralık Dolandırıcılık: Sanal Çete Kökten Kazındı!

Soma Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde, Manisa Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün yürüttüğü titiz çalışma, sanal dünyada büyük vurgunlar yapan bir dolandırıcılık çetesini çökertti. Yıllardır binlerce kişiyi ağına düşürerek milyonlarca lira topladığı belirlenen çeteye yönelik operasyon, siber suçlarla mücadelede önemli bir başarıya imza attı.

Sanal Dolandırıcıların Kapsamlı Ağı Ortaya Çıkarıldı

Teknik ve fiziki takip sonucunda, 'yatırım ve fon dolandırıcılığı' adı altında faaliyet gösteren çetenin izine ulaşıldı. Manisa merkezli olmakla birlikte, operasyonun ayak izleri İstanbul, Sakarya, Mersin, Şırnak, Bitlis, Diyarbakır, Osmaniye, Adana, Van, Ankara ve Antalya gibi birbirinden farklı 11 ilde eş zamanlı olarak belirlenen adreslere uzandı. Bu geniş çaplı operasyonda, toplam 20 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametgahları ve kullandıkları iş yerlerinde yapılan aramalarda ise, dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanıldığı düşünülen çok sayıda dijital materyal ve belge ele geçirildi.

Tek Günde 100 Milyon Liralık 'Şüpheli İşlem'

Soruşturma derinleştikçe, dolandırıcılık çetesinin faaliyetlerinin boyutu adeta akılalmaz boyutlara ulaştı. Yapılan incelemelerde, yakalanan şüphelilerin ve onlara ait olduğu belirlenen paravan şirket hesaplarında, yalnızca 1 gün içerisinde tam 102 milyon 895 bin 702 TL tutarında şüpheli işlem hacmi tespit edildi. Bu rakam, çetenin ne denli büyük bir vurgun planladığını ve ne kadar kısa sürede devasa meblağları döndürdüğünü gözler önüne seriyor. Bu tür operasyonlar, özellikle kripto varlıklar ve online yatırım platformları üzerinden yapılan dolandırıcılık türlerinde büyük önem taşıyor.

Operasyonun Detayları ve Adalet Yerini Buluyor

Gözaltına alınan 21 şüpheli, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkeme karşısına çıkarılan şüphelilerden 16'sı, delillerin kuvveti ve suçun niteliği gereği tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu tutuklama kararları, benzer suçları işlemeyi düşünenlere karşı caydırıcı bir etki yaratması bekleniyor. Diğer 5 şüpheli ise, adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Bu operasyon, dijital dünyanın karanlık yüzünde faaliyet gösteren suç örgütlerine karşı yürütülen mücadelenin kararlılığını bir kez daha gösterdi. Siber güvenlik uzmanları, vatandaşları bu tür dolandırıcılık yöntemlerine karşı dikkatli olmaları ve şüpheli tekliflere karşı tetikte durmaları konusunda uyarıyor. Özellikle yüksek getiri vaat eden, kısa sürede zenginlik sunan veya kişisel bilgileri talep eden platformlara karşı ekstra dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.

Spor 26.09.2026 01:35 3 okunma

Abdülkerim Bardakcı'dan Olay Yaratan Sözler: 'Fransa'yı Elimden Kaçırdım!' Maçın Hakemine Sert Tepki!

A Milli Futbol Takımı'nın Fransa'ya mağlup olduğu maç sonrası Abdülkerim Bardakcı, 'Fransa'yı elimizden kaçırdık' diyerek pozisyonlara değinirken, kritik kırmızı kart pozisyonu hakkında hakeme yönelik şok iddialarda bulundu.

Abdülkerim Bardakcı'dan Olay Yaratan Sözler: 'Fransa'yı Elimden Kaçırdım!' Maçın Hakemine Sert Tepki!

UEFA Uluslar A Ligi'nde Kocaeli'de oynanan nefes kesen mücadelede Türkiye, sahasında dev rakibi Fransa'ya 1-0'lık skorla boyun eğdi. Maçın ardından ay-yıldızlı ekibin yıldız oyuncuları Arda Güler, Merih Demiral ve Abdülkerim Bardakcı, karşılamanın kritiğini yaparak önemli açıklamalarda bulundular. Özellikle tecrübeli savunmacı Abdülkerim Bardakcı'nın sözleri, maçın önüne geçti.

Mağlubiyetin Ardından Oyuncular Konuştu: Üzüntü ve Umut Bir Arada

Karşılaşma boyunca sergilenen mücadeleye rağmen sahadan puansız ayrılmanın üzüntüsünü yaşayan milli oyuncular, gelecek maçlara odaklanmanın önemini vurguladılar. Maçın genel değerlendirmesini yapan isimlerden Merih Demiral, sonucun hakkı yansıtmadığını belirterek, "Çok üzgünüz. Maçın hakkı bu değildi. İkinci yarıya iyi başladık ancak golü yedik maalesef. 10 kişi kalmamıza rağmen gol atabilirdik." ifadelerini kullandı. Demiral, önlerinde oynanacak 3 kritik maç olduğunu ve bu maçlardan en iyi sonuçları alarak yollarına devam etmek istediklerini sözlerine ekledi.

Kritik Kırmızı Kart Pozisyonu Tartışması Büyüyor

Maçın kader anlarından biri olan ve Türkiye'nin 10 kişi kalmasına neden olan kırmızı kart pozisyonu, karşılaşmanın ardından en çok tartışılan konuların başında geldi. Merih Demiral, pozisyonun ardından hakemle yaşadığı diyaloğu aktararak, "Hakemin yanına gittim, hakem de emin değildi. VAR'dan izlemesine rağmen yüzde 50 50 olduğunu söyledi." diyerek hakemin kararına olan şaşkınlığını dile getirdi. Demiral ayrıca, "Kırmızı kart değildi. Basitti. Fransızlar konuşmayı seviyor, hakemi etki altına aldılar." şeklindeki sert yorumuyla, Fransız oyuncuların hakeme baskı kurarak karar üzerinde etkili olduğunu ima etti. Bu sözler, maçın hakem yönetimiyle ilgili önemli soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

Abdülkerim Bardakcı'dan Şok Açıklama: 'Fransa'yı Elimden Kaçırdım!'

Milli takımın başarılı savunmacısı Abdülkerim Bardakcı ise yaptığı açıklamalarla dikkatleri üzerine çekti. Kendi pozisyonlarına değinen Bardakcı, "Fransa'yı elimizden kaçırdık. Net pozisyonlarımız var. Net bir tane pozisyonları var, golü buldular." şeklinde konuştu. Maçın genel gidişatının iyi olduğunu savunan Bardakcı, gelecek maçlara dair umutlu konuştu. Özellikle bir sonraki rakip olan İtalya maçı hakkında iddialı ifadeler kullanan Bardakcı, "İtalya maçında hedefimiz kesinlikle galibiyet olacak. Kendi evimizde oynayacağız. Çok iyi hazırlanacağız. Çok iyi mücadeleyle 3 puanı alan biz olacağız." dedi.

Kırmızı Kart İtirazı Devam Ediyor

Kendi gördüğü kırmızı kart pozisyonu hakkında da konuşan Abdülkerim Bardakcı, pozisyonu tam olarak izleyemediğini ancak koluna değil, omzuna bir temas olduğunu düşündüğünü belirtti. Bardakcı, "Hakem verdi yani, yapacak bir şey yok." diyerek karara itirazının sürdüğünü ve bu kararın maçın seyrini etkilediğini ima etti.

Arda Güler'den Gelecek Maçlara Yönelik Mesaj

Genç yıldız adayı Arda Güler ise sahada ellerinden geleni yaptıklarını vurgulayarak, "Bugünü unutturacağız inşallah. İtalya maçını kazanmak istiyoruz." mesajını verdi. Güler'in bu açıklaması, genç oyuncunun hem geçmiş maçların hayal kırıklığını silme hem de geleceğe umutla bakma isteğini gözler önüne serdi.

A Milli Futbol Takımı'nın Fransa karşısındaki mücadelesi, alınan sonuçtan çok oyuncuların maç sonu açıklamalarıyla gündeme otururken, özellikle hakem kararları ve oyuncuların rakibe yönelik yorumları spor kamuoyunda geniş yankı buldu. İtalya maçı öncesinde milli takımın toparlanıp gerekli dersleri çıkararak sahaya çıkması bekleniyor.

Spor 26.09.2026 00:05 4 okunma

Galatasaray'da Şok Gelişme! Okan Buruk PFDK'ya Sevk Edildi: Sahada Neler Oldu?

Trendyol Süper Lig'de son haftanın ardından TFF Hukuk Müşavirliği'nden flaş kararlar çıktı. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, 'sportmenliğe aykırı hareket' gerekçesiyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na (PFDK) sevk edildi. Detaylar ve kulüplere yönelik diğer sevkler haberimizde.

Galatasaray'da Şok Gelişme! Okan Buruk PFDK'ya Sevk Edildi: Sahada Neler Oldu?

Futbolumuzun zirvesi Trendyol Süper Lig'de sezonun son haftasında yaşanan olaylar, spor kamuoyunda geniş yankı buldu. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliği, hafta boyunca yapılan incelemelerin ardından kritik kararlarını duyurdu. Birçok kulüp ve yöneticinin yanı sıra, Galatasaray'ın başarılı teknik direktörü Okan Buruk da Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na (PFDK) sevk edildi. Bu gelişme, özellikle Galatasaray camiasında büyük bir merak ve endişe yaratmış durumda.

PFDK'ya Giden Kulüpler ve İsimler Belli Oldu

TFF Hukuk Müşavirliği'nin sevk listesi, futbol gündemine adeta bomba gibi düştü. Lige damgasını vuran çekişmelerin ve gerilimli maçların ardından alınan bu kararlar, spor hukuku açısından da önemli emsal teşkil edebilir. Listede yer alan başlıca kulüpler ve yöneticiler şöyle sıralandı:

Trabzonspor ve Başkan Ertuğrul Doğan'dan PFDK'ya

Sezonun son haftasında Galatasaray ile karşı karşıya gelen Trabzonspor, maçtaki 'çirkin ve kötü tezahürat', 'saha olayları' ve 'talimatlara aykırı hareketler' gerekçeleriyle disipline sevk edildi. Bordo-mavili kulübün bu durumu, ligin genel atmosferine dair de soru işaretleri uyandırdı. Trabzonspor cephesinde dikkat çeken bir diğer gelişme ise kulüp başkanı Ertuğrul Doğan'ın da PFDK'ya sevk edilmesi oldu. Doğan'ın, müsabaka sonrası medyada yaptığı ve futbolun itibarını zedelemeye yönelik olduğu iddia edilen açıklamaları bu karara gerekçe gösterildi.

Galatasaray'a Hem Kulüp Hem Teknik Direktör Sevkleri

Derbi maçın tartışmalı anları, şüphesiz Galatasaray'ı da disiplin sürecinin içine çekti. Sarı-kırmızılı kulüp, aynı karşılaşmadaki 'çirkin ve kötü tezahürat' nedeniyle PFDK'ya gönderildi. Ancak asıl şaşkınlık yaratan gelişme, takımın başında muhteşem bir sezon geçiren teknik direktör Okan Buruk'un da PFDK'ya sevk edilmesi oldu. Buruk'un sevk nedeni olarak 'sportmenliğe aykırı hareket' gösterildi. Galatasaray'ın futbolcusu Lesley Chimuanya Ugochukwu ise 'kural dışı hareketi' nedeniyle disipline sevk edilen bir diğer isim oldu. Bu sevklerin tarihi ise 20.09.2026 olarak belirlenmiş durumda.

Amed Sportif Faaliyetler ve Beşiktaş'ın Cezai Durumu

Ligin bir diğer kritik mücadelesinde karşı karşıya gelen Amed Sportif Faaliyetler ile Beşiktaş da PFDK'nın gündemine giren kulüpler arasında yer aldı. Ev sahibi ekip Amed Sportif Faaliyetler; 'çirkin ve kötü tezahürat', 'saha olayları', 'talimatlara aykırı hareketler', 'merdiven boşluklarının boş bırakılmaması', 'usulsüz seyirci alınması' ve 'takım halinde sportmenliğe aykırı hareket' gibi çok sayıda gerekçeyle disipline sevk edildi. Kulüp başkanı Nahit Eren, futbolun itibarını zedeleyen açıklamaları nedeniyle tedbirsiz olarak PFDK'ya gönderilirken, teknik sorumlu Besnik Hasi ise 'sportmenliğe aykırı hareketi' ve 'hakareti' nedeniyle tedbirli olarak sevk edildi. Hasi'nin sevk tarihi ise 21.09.2026 olarak duyuruldu.

Ligde şampiyonluk yarışı veren Beşiktaş Kulübü de aynı mücadeledeki 'çirkin ve kötü tezahürat', 'saha olayları', 'merdiven boşluklarının boş bırakılmaması' ve 'talimatlara aykırı hareket' gerekçeleriyle disiplin sürecine dahil edildi. Siyah-beyazlı kulübün başkanı Serdal Adalı da maç sonu açıklamaları nedeniyle tedbirsiz olarak PFDK'ya sevk edilen isimlerden oldu.

Fenerbahçe'de Kuyt PFDK Yolu Görüyor

Ligin bir diğer büyük kulübü Fenerbahçe de Eyüpspor müsabakasındaki 'çirkin ve kötü tezahürat' nedeniyle PFDK'ya sevk edildi. Sarı-lacivertli ekipte dikkat çeken bir diğer isim ise teknik heyetten antrenör Dirk Kuyt oldu. Kuyt, 'talimatlara aykırı hareketi' gerekçesiyle tedbirsiz olarak disipline gönderildi. Bu sevkler, sezon boyunca yaşanan yoğun rekabetin ve yaşanan olayların bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

PFDK'nın bu kararları sonrası, sevk edilen kulüp ve yöneticilerin savunmalarının alınmasının ardından nihai kararların önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor. Futbol kamuoyu, bu disiplin süreçlerinin lige nasıl bir etki yapacağını yakından takip ediyor.

Spor 25.09.2026 23:35 4 okunma

Beşiktaş'tan Euroleague'e Nefes Kesen Başlangıç: Son Saniye Turnikesiyle Gelen Yenilgi!

Beşiktaş, Euroleague'e 13 yıl aradan sonra döndüğü sezonda Valencia Basket karşısında evinde 96-94'lük çekişmeli bir mağlubiyet yaşadı. Maçın son anlarına kadar skorun eşit gittiği mücadelede rakibin son saniye basketi Beşiktaş'ın galibiyet hayallerine son verdi.

Beşiktaş'tan Euroleague'e Nefes Kesen Başlangıç: Son Saniye Turnikesiyle Gelen Yenilgi!

Basketbolseverler için heyecan verici bir geri dönüşe sahne olan 2026-2027 Euroleague sezonu, Beşiktaş'ın evindeki ilk mücadelesiyle başladı. 13 uzun yılın ardından Avrupa'nın kulüpler düzeyindeki en prestijli organizasyonuna geri dönen siyah-beyazlılar, parkede İspanyol ekibi Valencia Basket'i konuk etti. Taraftarının büyük coşkusuyla sahaya çıkan Beşiktaş, baştan sona nefes kesen bir mücadeleye sahne olan maçta rakibine 96-94'lük skorla mağlup olarak sezona üzücü bir başlangıç yaptı. Geçtiğimiz sezon Dörtlü Final'de boy gösteren Valencia Basket ise organizasyona galibiyetle girmiş oldu.

Maça Hızlı Başlangıç ve Çekişmeli İlk Periyot

Karşılaşmanın ilk düdüğüyle birlikte parkede tansiyon bir an olsun düşmedi. Beşiktaş, Ante Zizic'in serbest atışlardaki isabetleriyle maça etkili bir giriş yaptı. İlk 5 dakikalık bölüm karşılıklı basketlerle geçilirken, siyah-beyazlılar 13-11'lik skorla üstünlüğü ele geçirdi. Üstünlüğünü 9. dakikaya kadar taşıyan Beşiktaş, 27-21'lik skorla farkı açmaya yaklaştı. Ancak maçın son bölümünde yaşanan top kayıpları, Valencia Basket'e kolay sayılar bulma fırsatı verdi. İspanyol ekibi, bu basit hataları değerlendirerek ilk periyodu 28-27 önde tamamlamayı başardı.

Valencia Basket Devreyi Önde Kapattı

İkinci periyot da ilk periyot gibi başabaş bir mücadeleye sahne oldu. Valencia Basket, özellikle Marcus Shorts ve Kameron Taylor'ın etkili oyunuyla Beşiktaş potasına sayılar göndermeye devam etti. 19. dakika itibarıyla skor tabelasında 52-48'lik üstünlüğü bulunan konuk ekip, bu avantajı koruyarak soyunma odasına 54-51'lik skorla önde girdi. Beşiktaş, ilk yarıda istediği oyunu tam olarak sergileyemese de rakibine ciddi bir üstünlük kurmasına izin vermedi.

Üçüncü Periyotta Valencia'nın Seri İlerleyişi

İspanyol temsilcisi Valencia Basket, ikinci yarıya adeta bombalar gibi patladı. Marcus Shorts'un üst üste kaydettiği üç sayılık basketler, İspanyol ekibinin hücumdaki ritmini bulmasını sağladı. Beşiktaş'ın hücumda organize olmakta zorlandığı anlarda etkili şutlarıyla öne çıkan Valencia, 25. dakika sonunda skoru 70-62'ye getirdi. Üçüncü periyodun son bölümünde de üstünlüğünü sürdüren konuk ekip, final periyoduna tam 10 sayı farkla, 81-71 önde girdi. Bu skor, Beşiktaş için ciddi bir dezavantaj anlamına geliyordu.

Beşiktaş'tan Muhteşem Geri Dönüş ve Son Saniye Dramı

Final periyoduna taraftarının müthiş desteğini arkasına alarak giren Beşiktaş, inanılmaz bir geri dönüşe imza attı. Üst üste bulduğu üç sayılık basketlerle farkı hızla eriten siyah-beyazlılar, 32. dakika sonunda skoru 80-83'e getirdi. Berk Uğurlu'nun oyuna getirdiği enerjiyle hücumda yeniden organize olan takım, kaptan Conor Morgan'ın kritik üçlüğüyle 34. dakikada skor eşitliğini sağladı: 86-86. Rakibine kolay sayı şansı tanımayan Beşiktaş, Eugene Omoruyi'nin sayılarıyla 88-86 öne geçerek maçta ilk kez üstünlüğü ele aldı. Maçın son 2 dakikasına girilirken skor 94-94'e gelmişti. İki takım da üstünlük kurmak için büyük çaba sarf etti. Ancak Valencia Basket, son saniyede Marcus Shorts'un kaydettiği turnikeyle 96-94'lük skorla galibiyete ulaştı. Beşiktaş'ın Omoruyi ve Jaylen Nowell ile son hücumlarda bulamadığı sayılar, galibiyetin kaçmasına neden oldu.

Önemli Anlar ve Oyuncular

Karşılaşma öncesinde Beşiktaş'ın eski oyuncularından Jonah Mathews'e, kulüpteki hizmetlerinden dolayı bir hatıra forması takdim edildi. Ayrıca, Beşiktaş Futbol A Takımı'ndan Kartal Kayra Yılmaz da maçı tribünden takip edenler arasındaydı.

Maç Künyesi

Salon: Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi

Hakemler: Mehdi Difallah, Ioannis Foufis, Luka Kardum

Beşiktaş İlk Beş: Eugene Omoruyi 17, Jaylen Nowell 17, Ante Zizic 4, David DeJulius 4, DaQuan Jeffries

Valencia İlk Beş: Timothy Neocartes II 26, Nate Reuvers 5, Kameron Taylor 12, Dylan Osetkowski 1, Mario Saint-Supery 7

İlk Periyot: 27-28

Devre Arası: 51-54

Üçüncü Periyot: 71-81

Sonuç: 94-96

Beşiktaş Başantrenörü: Dusan Alimpijevic

Valencia Başantrenörü: Xavier Albert

Gündem 25.09.2026 22:35 4 okunma

Bolu'da Nefes Kesen Dava: Tanju Özcan'ın Yüzlerce Yıl Hapsi İstenen Detaylar Ortaya Çıktı!

Bolu Belediyesi'ne yönelik 'irtikap' soruşturmasında savcılık mütalaası mahkemeye sunuldu. Mütalaada, aralarında eski Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da bulunduğu 19 sanık için şok cezalar talep edildi. Detaylar tüyleri ürpertti!

Bolu'da Nefes Kesen Dava: Tanju Özcan'ın Yüzlerce Yıl Hapsi İstenen Detaylar Ortaya Çıktı!

Bolu'da Yargı Destanı: Tanju Özcan'ın Kaderi Belirleniyor!

Bolu Belediyesi'ne yönelik başlatılan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran 'irtikap' soruşturmasında kritik bir aşamaya gelindi. Cumhuriyet savcısının hazırladığı ve mahkemeye sunduğu esas hakkındaki mütalaada, yargılama sürecinde toplanan deliller ve alınan ifadeler titizlikle değerlendirildi. Aralarında eski Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da bulunduğu, 4'ü tutuklu 19 sanıklı devasa davanın seyrini değiştirecek detaylar mütalaa ile gün yüzüne çıktı.

Marketlerden Vakfa, Kurbandan Betona: 8.7 Milyar Liralık Bilinmeyenler!

Savcılık mütalaasında, soruşturmanın temelini oluşturan çeşitli olaylar detaylı bir şekilde ele alındı. Bunlar arasında 'marketler', 'ruhsat', 'kurban', 'hak ediş', 'beton' ve 'cafe' gibi farklı başlıklar altında incelenen iddialar yer alıyor. Mütalaada özellikle, Bolu Belediyesi'nin iştiraki olan BolSev Eğitim ve Yardım Ticaret Anonim Şirketi (Bolsev AŞ)'nin gelirlerini artırmak amacıyla yerel marketlerle reklam sözleşmeleri yapılması süreci mercek altına alındı. Bu süreçte, Tanju Özcan ve dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can'ın market temsilcileriyle yaptığı görüşmelerin 'tehdit ve baskı' içerdiği öne sürüldü.

Marketlerden Yürütülen Varlık: 8 Milyar 712 Milyon Lira!

Savcılık, bazı marketlerin reklam sözleşmesi yapmaya yanaşmaması üzerine zabıta denetimleri ve idari yaptırımlarla karşılaştığını belirtti. Mütalaaya göre, BİM, Nuhmar/1N, Carrefoursa ve Avantaj marketleri bu baskılar sonucunda sözleşmeleri imzaladı. Bu anlaşmalarla BolSev AŞ'ye aktarılan paranın miktarı dudak uçuklattı: BİM'den 6 milyon 84 bin, Nuhmar/1N'den 1 milyon 800 bin, Carrefoursa'dan 540 bin ve Avantaj marketlerden 288 bin lira olmak üzere toplamda 8 milyon 712 bin liralık menfaat sağlandığı kaydedildi. A101 ve ŞOK marketlerinin ise sözleşme imzalamadığı belirtildi. Bu eylemlerin 'zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap' suçunu oluşturduğu değerlendirildi.

Vatandaşın Dini Duyguları İstismar mı Edildi?

Mütalaanın bir diğer şok edici bölümü ise 'kurban bağışları' ile ilgili. BolSev'in 2025 yılı için kurban bağışı hesabına yatırılan 845 bin liranın akıbeti belirsizliğini koruyor. Vakfın kayıtlarında bu parayla kurban satın alındığına veya kesildiğine dair hiçbir kayıt bulunmadığı ortaya çıktı. Savcılık, kurban kesme amacı olmamasına rağmen 'kurban bağışı' adı altında ilanlar verilerek vatandaşların dini inanç ve duygularının istismar edildiği yönündeki iddiaları değerlendirdi. Bu bağlamda Tanju Özcan, eski yardımcısı L.B. ve Belediye Meclis Üyesi A.Ö. hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' suçlamasıyla etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak cezalandırılmaları talep edildi.

Beton Skandalı ve Ruhsat Oyunları

Soruşturma kapsamında incelenen diğer bir önemli konu ise inşaat projelerine yönelik baskılar oldu. 150 yataklı Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi inşaatını üstlenen bir firmanın yetkilisinin, beton alımını Bolu Bel A.Ş'den yapması yönünde baskı gördüğü iddia edildi. Özcan'ın, 'Başka bir yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam, betonu bizden alacaksınız' şeklindeki sözlerinin mağdur üzerinde baskı oluşturduğu ve eylemin 'teşebbüs aşamasında kaldığı' kaydedildi. Benzer şekilde, iş yerinin ruhsat devriyle ilgili sorunlar yaşandığı ve bu konuda Mustafa Altındal aracılığıyla Özcan ile temas kurulduğu da mütalaada yer aldı.

Tanju Özcan'a Reva Görülen Ceza: 217 Yıl!

Tüm bu iddialar ve toplanan deliller ışığında savcılık, eski Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında akıl almaz bir ceza talep etti. Mütalaada, Özcan hakkında 'nitelikli dolandırıcılık', 'zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap', 'icbar suretiyle irtikap', 'icbar suretiyle irtikaba teşebbüs' ve 'rüşvet alma' gibi suçlardan, etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak, toplam 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapis cezası istendi. Diğer 18 sanık hakkında da benzer suçlamalarla değişen oranlarda hapis cezası talep edilirken, tutuklu sanıkların mevcut durumlarının devam etmesi talep edildi.