Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji 05.10.2026 17:05 2 okunma

40 MİLYAR LİRA BÜTÇEYLE BİNİLMEYECEK OTOMLAR: İşte Performans Canavarı Modeller!

Teknoloji dünyasında bütçe dostu amiral gemileri revaçta. 40 bin TL altı, yüksek yenileme hızına sahip ekranlar, güçlü işlemciler ve profesyonel kameralar sunan akıllı telefon modelleri, 2026 itibarıyla yatırımının karşılığını fazlasıyla verecek.

40 MİLYAR LİRA BÜTÇEYLE BİNİLMEYECEK OTOMLAR: İşte Performans Canavarı Modeller!

Akıllı telefon pazarında gözler, özellikle 40 bin TL altı segmentte hangi cihazların öne çıktığına çevrildi. Teknolojinin hızla ilerlediği günümüzde, bu fiyat bandında bile adeta amiral gemisi seviyesinde özellikler sunan modeller bulmak mümkün. Özellikle performans, kamera kalitesi ve uzun ömürlü kullanım vadeden cihazlar, akıllı telefon tutkunlarının radarına takılıyor. Peki, bütçenizi aşmadan, beklentilerinizi tam anlamıyla karşılayacak o otomobil modelleri hangileri?

Performans ve Batarya Odaklı Devler: İşte Sizin İçin Seçtiklerimiz

2026 yılına girerken, akıllı telefon üreticileri 40 bin TL altı segmentte oldukça iddialı ürünlerle karşımıza çıkıyor. Bu modeller, sadece günlük kullanım için değil, aynı zamanda yoğun oyun seansları ve profesyonel fotoğrafçılık için de biçilmiş kaftan. Gelin, bu performans odaklı cihazlara daha yakından bakalım:

POCO X8 Pro: Oyunseverlerin Yeni Gözdesi

Listenin şüphesiz en dikkat çekici modellerinden biri POCO X8 Pro. Güncel piyasa fiyatı yaklaşık 37 bin TL civarında olan bu cihaz, 8 GB RAM ve 256 GB depolama kapasitesiyle geliyor. MediaTek Dimensity 8400 Ultra işlemcisi, akıcı bir oyun deneyimi ve hızlı uygulama geçişleri vadediyor. 1.5K çözünürlüklü 120 Hz AMOLED ekranı, görsel şöleni doruklara taşıyor. 6.000 mAh gibi devasa bir batarya kapasitesi ve 90W hızlı şarj desteği, gün boyu prizden uzak kalmanızı sağlıyor. Ayrıca IP68 sertifikası ile suya ve toza karşı üst düzey koruma sunuyor.

Xiaomi Redmi Note 15 Pro+ 5G: Kamerasında Zirveye Oynuyor

Xiaomi'nin yeni nesil orta-üst segment temsilcisi Redmi Note 15 Pro+ 5G, özellikle kamera yetenekleriyle öne çıkıyor. 200 MP ana kamera sensörü, OIS (Optik Görüntü Sabitleme) desteğiyle düşük ışık koşullarında bile etkileyici fotoğraflar çekmenizi sağlıyor. 1.5K AMOLED panel ve 120 Hz yenileme hızı, akıcı bir görsel deneyim sunarken, Snapdragon 7s Gen 4 işlemcisi performansını taçlandırıyor. Cihazın en çarpıcı özelliklerinden biri de 120W hızlı şarj teknolojisi; bu sayede telefonunuzu sadece birkaç dakika içinde tam şarj etmek mümkün.

HONOR 600 5G: Güçlü Performans, Uzun Pil Ömrü

HONOR 600 5G, segmentinde fark yaratmaya aday. Gücünü Snapdragon 7 Gen 4 işlemcisinden alan bu model, 6.400 mAh gibi oldukça yüksek bir batarya kapasitesine sahip. Bu da demek oluyor ki, yoğun kullanımda bile günü rahatlıkla çıkarabilirsiniz. 1.5K çözünürlüklü 120 Hz AMOLED ekranı, oyunlarda ve multimedya içeriklerinde üst düzey bir deneyim sunuyor. Ayrıca 200 MP ana kamera ve 80W hızlı şarj gibi özellikler de cabası. Cihazın IP68/IP69 sertifikalarıyla sunduğu dayanıklılık da dikkat çekici.

Dengeli Paketler: Hem Performans Hem Kullanışlılık

Bütçe dostu akıllı telefonlar sadece saf performansla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda günlük kullanım için gerekli tüm özellikleri dengeli bir şekilde sunuyor. İşte bu dengeyi başarıyla kuran Samsung'un güçlü adayları:

Samsung Galaxy A57 5G: Uzun Süreli Yazılım Desteğiyle Fark Yaratıyor

Samsung Galaxy A57 5G, dengeli özellikleriyle kullanıcıların beğenisini kazanıyor. 6,7 inç Super AMOLED+ ekranı ve 120 Hz yenileme hızı, akıcı bir kullanım sunuyor. Exynos 1680 işlemcisi günlük görevleri rahatlıkla yerine getirirken, 5.000 mAh bataryası ve 45W hızlı şarj desteği günü kurtarıyor. Ancak A57'nin asıl farkı, uzun süreli yazılım desteği ve Samsung'un kullanıcı dostu One UI arayüzü. Bu özellikler, telefonu yıllarca ilk günkü gibi kullanmak isteyenler için büyük bir avantaj.

Samsung Galaxy A56 5G: Ekonomik Çözümün Güçlü Temsilcisi

Daha ulaşılabilir bir seçenek arayanlar için Samsung Galaxy A56 5G, 40 bin TL sınırının oldukça altında konumlanıyor. 6,7 inç Super AMOLED ekran, 120 Hz yenileme hızı, Exynos 1580 işlemci, 5.000 mAh batarya ve 45W hızlı şarj özellikleri, bu fiyat etiketine göre oldukça tatmin edici. IP67 sertifikası da suya ve toza karşı belirli bir dayanıklılık sağlıyor.

Samsung Galaxy A37 5G: Fiyat-Performansın Yeni Yıldızı

Samsung Galaxy A37 5G, özellikle 256 GB depolama seçeneğiyle fiyat-performans odaklı kullanıcıların radarında. 6,7 inç Super AMOLED ekran, 120 Hz yenileme hızı, Snapdragon 6 Gen 3 işlemci ve 50 MP OIS destekli kamera, bu cihazı cazip kılıyor. 5.000 mAh batarya ve 45W hızlı şarj desteği de günlük kullanım için fazlasıyla yeterli.

Sonuç Yerine: Akıllı Yatırımın Adresi

Görüldüğü üzere, 40 bin TL altı akıllı telefon pazarında seçenekler oldukça çeşitli ve tatmin edici. İster oyun odaklı bir canavar, ister fotoğraf tutkunu bir profesyonel, isterse de uzun ömürlü bir kullanıcı olun; bu listedeki modellerden biri mutlaka beklentilerinizi karşılayacaktır. Teknolojiye yapacağınız akıllı bir yatırım, bütçenizi zorlamadan hayatınızı kolaylaştırabilir.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Spor 05.10.2026 17:35 1 okunma

Filenin Sultanları Dünya Şampiyonası'nda Sahne Alıyor! 2027 Kadınlar Voleybol Dünya Kupası'nda Yer Alacak Ülkeler Belli Oldu!

Filenin Sultanları, 2027 Kadınlar Voleybol Dünya Kupası'nda şampiyonluk mücadelesi verecek. ABD ve Kanada ev sahipliğinde düzenlenecek dev organizasyonda mücadele edecek ülkeler ve kontenjanları netleşti.

Filenin Sultanları Dünya Şampiyonası'nda Sahne Alıyor! 2027 Kadınlar Voleybol Dünya Kupası'nda Yer Alacak Ülkeler Belli Oldu!

Voleybol dünyasının gözü kulağı 2027 Kadınlar Voleybol Dünya Kupası'nda! ABD ve Kanada'nın ev sahipliği yapacağı dev organizasyonun hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, elemelerin tamamlanmasıyla birlikte kupada mücadele edecek ülkeler de netleşti. Son Avrupa ve Milletler Ligi (VNL) şampiyonu olarak turnuvaya büyük bir coşkuyla katılan A Milli Kadın Voleybol Takımımız, kupayı ülkemize getirme hedefiyle sahaya çıkacak.

Dünya Kupası'nda Tarihi Genişleme: 32 Takımlı Dev Organizasyon

Uluslararası Voleybol Federasyonu (FIVB) tarafından yapılan açıklamaya göre, 2027 Kadınlar Voleybol Dünya Kupası, organizasyon tarihinin en geniş katılımlı turnuvalarından biri olacak. Daha önce görülmemiş bir şekilde 32 takımın mücadele edeceği bu dev turnuva, voleybolseverlere unutulmaz anlar yaşatacak. Takımlar, ilk turda dörderli 8 gruba ayrılacak. Grup aşamasında sergileyecekleri performanslarla rakiplerini geride bırakmayı hedefleyen ekiplerden, gruplarını ilk iki sırada tamamlayanlar adını bir üst tura yazdıracak. Son 16 turundan itibaren başlayacak olan eleme mücadelelerinde çeyrek final, yarı final ve büyük final maçları nefesleri kesecek. Bu süreçte üçüncülük mücadelesi de ayrıca ilgiyle takip edilecek.

Filenin Sultanları'nın Rakipleri Kim Olacak? Kura Çekimi Heyecanı

Turnuvaya katılacak ülkelerin kesinleşmesiyle birlikte voleybol kamuoyu, gözünü yapılacak olan kura çekimine çevirdi. Hangi ülkenin hangi grupta yer alacağı, milli takımımızın rakiplerinin kimler olacağı gibi soruların yanıtı, yapılacak kura çekimi sonrasında netlik kazanacak. Uluslararası Voleybol Federasyonu (FIVB), kura çekiminin tarihi ve saati hakkında detaylı bilgiyi önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşacak. Bu kura çekimi, sadece ülkemiz için değil, tüm katılımcı ülkeler için büyük bir heyecan kaynağı olacak.

Ev Sahipleri ve Katılan Ülkeler: Voleybolun Devleri Sahada!

2027 Kadınlar Voleybol Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak olan ABD ve Kanada, voleybolun bu en önemli organizasyonuna ev sahipliği yapacak olmanın gururunu yaşıyor. Turnuvaya, ev sahibi statüsündeki Kanada ve ABD'nin yanı sıra, kıtalarından gelen başarılarıyla öne çıkan takımlar katılacak. Kuzey, Orta Amerika ve Karayipler'den Dominik Cumhuriyeti, Küba, Porto Riko; Asya'dan Tayland, Çin, Japonya; Avrupa'dan ise son şampiyon Türkiye'nin yanı sıra Sırbistan, Polonya, İtalya; Afrika'dan Mısır, Kenya, Kamerun ve Güney Amerika'dan Arjantin, Brezilya, Kolombiya mücadele edecek. Dünya sıralamasında üst sıralarda yer alan ve turnuvaya kontenjan yoluyla katılmaya hak kazanan Hollanda, Rusya, Almanya, Çekya, Belçika, Fransa, Slovenya, İsveç, Meksika, Ukrayna, Yunanistan, Güney Kore, Bulgaristan, İsviçre de kupada yer alacak diğer önemli takımlar olarak dikkat çekiyor. Bu dev organizasyona ev sahipliği yapacak şehirler ise ABD'de Anaheim, Omaha, Orlando; Kanada'da ise Montreal ve Quebec City olarak belirlendi.

Filenin Sultanları'nın bu zorlu turnuvada sergileyeceği performans, şimdiden büyük bir merakla bekleniyor. Milletler Ligi ve Avrupa Şampiyonluğu unvanlarını elinde bulunduran ay-yıldızlı ekibimizin, Dünya Kupası'nda da zirveye ulaşarak tarih yazması hedefleniyor.

Spor 05.10.2026 16:35 3 okunma

Chelsea'de N'Golo Kante Transferini Conte Bile Sorgulamış: 'Kulüp 10 Kez Sordu!'

Antonio Conte, The Athletic'e verdiği röportajda Chelsea'nin efsanevi orta saha oyuncusu N'Golo Kante'nin transfer sürecindeki şaşırtıcı detayları paylaştı. Kulübün Kante'nin fiziksel özelliklerini sorguladığını itiraf eden Conte, oyuncuya olan inancını anlattı.

Chelsea'de N'Golo Kante Transferini Conte Bile Sorgulamış: 'Kulüp 10 Kez Sordu!'

Futbol dünyasının önde gelen teknik adamlarından Antonio Conte, özel bir röportajda yaptığı çarpıcı açıklamalarla gündeme bomba gibi düştü. The Athletic'e konuşan İtalyan çalıştırıcı, özellikle Chelsea'de görev yaptığı dönemdeki transfer süreçlerine ve oyuncu profillerine dair önemli itiraflarda bulundu. Conte'nin en dikkat çekici açıklamaları ise Fransız yıldız N'Golo Kante'nin takıma kazandırılmasıyla ilgili oldu.

Kante Transferi: Şüpheler ve İnanç Arasındaki Mücadele

Antonio Conte, Chelsea'ye katıldığı dönemde gerçekleştirdiği transfer hamlelerini değerlendirirken, David Luiz, Marcos Alonso ve N'Golo Kante gibi isimlerin kadroya katıldığını belirtti. Ancak Kante'nin transferi, kulüp içinde beklenenin aksine büyük bir tereddütle karşılanmış. Conte, o günleri şöyle anlattı: "Kulüp, Kante konusunda bana tam 10 kez emin olup olmadığımı sordu." Bu durumun temel nedeni ise Kante'nin o dönemdeki fiziksel algısıydı. Conte, "Çünkü o, tipik bir Chelsea oyuncusu değildi; uzun boylu ve yakışıklı değildi," diyerek kulübün oyuncunun saha dışı görünüşünü bir kriter olarak öne sürdüğünü ima etti.

Conte'nin İlk Şüpheleri ve Sonrasındaki İkna Süreci

Teknik direktör olarak kariyerinde birçok yıldız ismi keşfeden ve parlatan Conte, Kante transferindeki kendi ilk şüphelerini de esprili bir dille itiraf etti. Oyuncuyu ilk gördüğünde fiziksel özellikleri konusunda kendisinin de birtakım tereddütler yaşadığını kabul eden Conte, "Onu ilk gördüğümde ben de fiziksel özellikleri konusunda bazı şüpheler yaşamıştım (gülüyor)," şeklinde konuştu. Ancak bu ilk tereddütlerin kısa sürede yerini tam bir ikna olmuşluğa bıraktığını vurguladı. Conte, "Ama Kante'nin üst düzey bir oyuncu olduğuna da çok emindim," diyerek, oyuncunun sahadaki performansının ve potansiyelinin, dış görünüşünden çok daha önemli olduğunu bildiğini belirtti. Bu sözler, Conte'nin sadece taktiksel değil, aynı zamanda oyuncuların karakterini ve mücadele gücünü de ne kadar önemsediğini bir kez daha gözler önüne serdi.

N'Golo Kante: Bir Futbol Efsanesinin Doğuşu

N'Golo Kante, futbol kariyerine Leicester City'de başlayan ve burada gösterdiği olağanüstü performansla dikkatleri üzerine çeken bir isim. Orta sahanın her yerinde görev alabilmesi, top kapma becerisi, hırsı ve bitmek bilmeyen enerjisiyle kısa sürede taraftarın sevgilisi haline geldi. Chelsea'ye transferiyle birlikte kariyerinde yeni bir zirveye ulaşan Kante, kulüple birlikte Premier League, FA Cup, UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi gibi sayısız kupayı kaldırdı. Fiziksel olarak belki de o dönemde diğer yıldızlar kadar gösterişli olmasa da, sahadaki etkisi ve takım oyununa katkısı tartışılmazdı. Conte'nin bu açıklamaları, Kante gibi sıradışı yeteneklerin bazen konvansiyonel beklentilerin dışında nasıl keşfedilip değerlendirilebileceğinin de bir kanıtı niteliğinde. Oyuncunun sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel gücünün ve sahadaki eşsiz katkısının, onun bir futbol efsanesi olmasına nasıl yol açtığını da ortaya koyuyor.

Conte'nin Teknik Direktörlük Vizyonu ve Oyuncu Seçimi

Antonio Conte'nin N'Golo Kante transferindeki tutumu, onun teknik direktörlük vizyonunu da yansıtıyor. Conte, kariyeri boyunca sadece yıldız transferlere odaklanmak yerine, takım kimyasına uyum sağlayabilecek, mücadeleci ve potansiyeli yüksek oyuncuları keşfetmeye büyük önem verdi. Kante örneğinde olduğu gibi, oyuncunun sahaya kattığı değer ve potansiyeline odaklanarak, bazen dışarıdan gelen şüpheleri aşmayı başardı. Bu yaklaşım, onun çalıştırdığı takımların sahada gösterdiği disiplinli ve dirençli oyunun da temelini oluşturuyor. Conte'nin bu tarz açıklamaları, futbol dünyasında oyuncu seçimi ve transfer stratejileri üzerine de yeni tartışmalar başlatacak gibi görünüyor.

Gündem 05.10.2026 15:35 3 okunma

İstanbul'da Genç Nesil Tütünsüz Yetişiyor! İstanbullular Yeni Düzenlemeye Destek Yağdırdı: İşte Detaylar

İstanbul'da vatandaşlar, özellikle gençlerin tütün ürünleri kullanımını azaltmaya yönelik yeni düzenlemeleri coşkuyla karşılıyor. Satış ve kullanım alanlarına getirilen sıkı kuralların gençler üzerindeki olumlu etkisine inanılıyor.

İstanbul'da Genç Nesil Tütünsüz Yetişiyor! İstanbullular Yeni Düzenlemeye Destek Yağdırdı: İşte Detaylar

İstanbul'un geleceği tütünsüz bir vizyonla şekilleniyor. Şehrin dört bir yanından yükselen sesler, son dönemde hayata geçirilen tütün ürünleri düzenlemelerine yönelik güçlü bir destek mesajı veriyor. Özellikle genç neslin tütün bağımlılığından korunması hedefiyle atılan bu adımlar, vatandaşlar tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanıyor.

Gündem 05.10.2026 13:35 4 okunma

Manisa'da Kan Donduran Çifte Cinayet: Balistik Sırrı Çözdü, Katilin Son Sahnesi Ormanlık Alanda Ortaya Çıktı!

Manisa'da bir evde kanlar içinde bulunan çiftin cinayetindeki sır perdesi, olaydan kısa süre sonra bulunan bir cesedin balistik incelemesiyle aralandı. Katil zanlısının intihar ettiği anlaşıldı.

Manisa'da Kan Donduran Çifte Cinayet: Balistik Sırrı Çözdü, Katilin Son Sahnesi Ormanlık Alanda Ortaya Çıktı!

Manisa'nın Yunusemre ilçesi Bağyolu Mahallesi'nde yaşanan ve tüm şehri yasa boğan çifte cinayetin detayları, jandarma ekiplerinin titiz çalışmalarıyla aydınlatıldı. Sanayide oto kaporta dükkanı işleten İsa Acar ve eşi Mümire Acar çiftinden haber alamayan yakınları, 26 Eylül tarihinde eve gittiklerinde korkunç manzarayla karşılaştı. Saat 14.00 sularında çiftin evine giren yakınları, onları kanlar içinde hareketsiz yatarken buldu.

İhbar Üzerine Olay Yerine Sevk Edilen Ekipler Şok Oldu

İhbar üzerine derhal olay yerine sevk edilen sağlık ve jandarma ekipleri, yaptıkları ilk incelemelerde çiftin silahla vurularak hayatını kaybettiğini tespit etti. Olay yerinde yapılan detaylı incelemelerin ardından İsa ve Mümire Acar çiftinin cenazeleri, otopsi işlemleri için Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Geçtiğimiz yıl dünyaevine giren genç çiftin ölümü, çevrede büyük üzüntüye ve şaşkınlığa neden olurken, jandarma tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı.

Ormanlık Alanda Bulunan Ceset, Sırrı Araladı

Jandarma ekiplerinin olaya ilişkin yoğun mesaisi sürerken, aynı gün içinde Yunusemre ilçesindeki Küçük Sanayi Sitesi yakınlarında yer alan bir ormanlık alanda başından silahla vurulmuş bir erkek cesedi bulundu. Yapılan kimlik tespit çalışmalarında, cesedin İlhan Ağlamazlar'a ait olduğu belirlendi. Ağlamazlar'ın ölümünün ardından yapılan ön incelemede, olayın bir intihar olduğu değerlendirildi.

Balistik Raporu Kanıtladı: Katil Aynı Silahla İntihar Etmiş

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte, İlhan Ağlamazlar'ın intihar ettiği düşünülen ve olay yerinde bulunan silah, kriminal inceleme için İzmir Kriminal Laboratuvarı'na gönderildi. Laboratuvardan gelen Balistik İnceleme Raporu, olayın seyrini tamamen değiştirdi. Raporda, İlhan Ağlamazlar'ın yaşamına son vermek için kullandığı tabancanın, İsa ve Mümire Acar çiftini öldürmekte kullanılan silahla aynı olduğu kesin olarak belirlendi.

Alacak Verecek Meselesi Cinayete Yol Açtı

Bu kritik bulgu üzerine jandarma ekipleri, cinayetin failinin İlhan Ağlamazlar olduğunu ve çifti öldürdükten sonra ormanlık alana giderek yaşamına son verdiğini tespit etti. Elde edilen ilk bilgilere göre, olayın temelinde taraflar arasındaki bir alacak-verecek meselesinin yattığı bildirildi. Bu üzücü olay, toplumda alacak verecek gibi konuların dahi ne denli vahim sonuçlara yol açabileceğinin acı bir örneğini teşkil etti.

Manisa'daki bu kan donduran olay, bir yandan faillerin adalet önüne çıkarılması (veya bu vakada olduğu gibi adaletten kaçışlarının engellenmesi), diğer yandan da benzer olayların yaşanmaması için toplumsal duyarlılığın artması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Jandarma ekiplerinin bu karmaşık vakayı kısa sürede aydınlatması, adalet sisteminin işleyişi açısından da önemli bir başarı olarak kaydedildi.

Spor 05.10.2026 12:35 4 okunma

Jorge Jesus'tan Ronaldo İtirafları: 'Otoritemi Sarsamaz, Ancak Kararı Kendi Verecek!'

Portekiz Teknik Direktörü Jorge Jesus, Cristiano Ronaldo'nun milli takımdaki geleceği ve yaşananlar hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Jesus, 'kimseye özür borcum yok' derken, yıldız oyuncunun kararının kendi insiyatifinde olduğunu vurguladı.

Jorge Jesus'tan Ronaldo İtirafları: 'Otoritemi Sarsamaz, Ancak Kararı Kendi Verecek!'

Portekiz Milli Takımı Teknik Direktörü Jorge Jesus, son dönemde en çok merak edilen konuların başında gelen Cristiano Ronaldo'nun milli takımdaki durumu hakkında net ifadeler kullandı. EURO 2024 hazırlıkları kapsamında Norveç ile oynanan ve Portekiz'in 2-1 kazandığı maçın ardından konuşan Jesus, Ronaldo ile yaşananlara ve geleceğine dair tüm iddialara noktayı koydu.

Jesus: Prensip meselesi, tartışmaya kapalı!

Teknik direktör olarak bazı temel prensiplerinin olduğunu ve bunların tartışmaya açık olmadığını belirten Jesus, Ronaldo'nun milli takıma dahil edilme sürecine dair gelen sorulara yanıt verdi. Jesus, “Ronaldo'ya milli takımın kapısını açtığınızda bu, mücadele etmek için mi yoksa vedalaşmak için mi?” sorusuna karşılık, “Ronaldo'nun neye karar verebileceğini bilmiyorum. Söylemem gerekenleri zaten söyledim ama bir şey daha ekleyeceğim. Benim için başlangıçta bu hiçbir zaman bir sorun olmadı. Teknik direktör olarak bunu normal karşılıyordum. Ülke ve milli takım için onun gibi bir sembol olan bir oyuncuya sahip olmak… Teknik direktör olarak bazı prensiplerim var ve bunlar tartışmaya açık değil. Ancak otoritem açısından özel bir durum yaşanmadığı için, Ronaldo gelecek milli takım kadrosunda, eğer Al Nassr'da oynamaya devam ediyorsa ve milli takıma dönmek istiyorsa, benim için çağrılabilecek bir oyuncu olacak,” dedi.

'Ronaldo bir sembol, ama sorun benim için değil!'

Jesus, Ronaldo'nun sembolik değerinin bazı durumlarda sorun yarattığını ancak bunun kendisi için bir problem teşkil etmediğini dile getirdi. “Bana göre, anlaşılması mümkün olmayan bir durum nedeniyle bir yıllık arkadaşlığı öne sürerek hesap soramaz. Sadece o olduğu için, belki de bir sembol olması nedeniyle, oyuna girip girmemesi, ısınması gibi konularda bütün bu sorun yaratıldı. Bugün kaç oyuncu ısındı ve oyuna girmedi? Bir sorun çıkacak mı? Hayır. Ronaldo söz konusu olduğunda durum farklı, çünkü o bir sembol. Ama bu bir sorun mu? Benim için sorun olmadı,” şeklinde konuştu. Jesus, teknik direktör olarak kimseden izin istemeyeceğini ve kimi isterse onu oynatacağını net bir dille ifade etti: “Ben milli takım teknik direktörüyüm, kimi istersem onu çağırırım. Kimseden kimi istediğini sormam, kimin oynayacağını da kimseye sormam. Vazgeçemeyeceğim bazı prensipler ve aşılmaması gereken sınırlar var. Bundan daha açık nasıl olabilirim, bilmiyorum.”

'Kimseden özür dilemem, çünkü haksız değilim!'

Aramalarındaki gerilimin abartıldığını düşündüğünü belirten Jesus, “Aramızda yaşanan konu gereğinden fazla büyütüldü. Bu meseleye dahil olan birçok kişi, ortada hiçbir sorun yokken bunun bir problem gibi görünmesine neden oldu. Bir teknik direktörün, statüsü farklı olan bir oyuncuyu ısındırması ve ardından oyuna almaması nasıl böyle bir probleme dönüştü?” diye sordu. Ronaldo ile yaşadığı sürtüşmenin temelinde ısınma kararının yattığını açıklayan Jesus, “Kimseden özür dilemem. Bütün bunları başlatan sorun, oyuncunun ısınmasıydı. Kararı ve yaşananları üstleniyorum. Ama neden özür dileyecekmişim? Kimden? Bu doğru değil. Neden özür dileyeyim? Özür dilemeyi gerektirecek konu neydi?” diyerek sözlerini noktaladı. Jesus, Ronaldo'nun milli takıma kendi isteğiyle dönmesi durumunda kadroya dahil edilebileceğini ancak nihai kararın yine de yıldız oyuncunun kendisinde olduğunu sözlerine ekledi.