Altın Fiyatları Düşerken Merkez Bankaları Akıl Almaz Bir Hamleyle Rezervlerini Dolduruyor: Tarihi Fırsat mı?
Dünya Altın Konseyi'nin son raporu, merkez bankalarının düşen altın fiyatlarını bir fırsat olarak değerlendirerek rekor alımlar yaptığını ortaya koydu. Yılın üçüncü çeyreğinde altın talebinde dikkat çeken değişimler yaşandı.
Dünya Altın Konseyi'nin (WGC) merakla beklenen Küresel Altın Trendleri raporunun yılın üçüncü çeyreğine ait sonuçları, küresel finans piyasalarında şaşkınlık yarattı. Rapor, yüksek tahvil faizleri, güçlü dolar ve jeopolitik gerilimlerdeki hafiflemeye rağmen, mali endişelerin altın fonlarını desteklediğini ve borsa yatırım fonlarına (ETF) 211 tonluk önemli bir giriş yaşandığını ortaya koydu. Ancak aynı dönemde mücevher talebindeki düşüş dikkatlerden kaçmadı.
Mücevher Sektörü Küçülürken Yatırımcılar Altına Yöneldi
Rapora göre, altın talebinin önemli bir kalemini oluşturan mücevher sektörü, yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 17'lik bir daralma yaşayarak 313 tona geriledi. Bu rakam, 2000 yılından bu yana kaydedilen en zayıf üçüncü çeyrek performansı olarak kayıtlara geçti. Yatırım amaçlı altın alımları (tezgah üstü piyasalar hariç) da geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19 düşüşle 268 tona indi. Bu düşüşler, genel altın piyasasındaki daralmaya işaret etse de, merkez bankalarının hamleleri piyasanın seyrini tamamen değiştirdi.
Merkez Bankaları: Düşen Fiyatları 'Altın' Fırsata Çevirdiler!
2024'ün ilk aylarında 5.595 dolar seviyesiyle tarihi zirvesini gören ons altın fiyatları, Orta Doğu'daki gelişmelerin petrol fiyatlarını tırmandırması ve küresel faiz beklentilerindeki değişimler nedeniyle zirveden yüzde 29'luk bir düzeltme yaşayarak 3.900 dolar seviyelerine kadar geriledi. İşte bu fiyat düzeltmesi, merkez bankaları için adeta bir davet oldu. Rezervlerini artırmak isteyen merkez bankaları, bu düşüşleri bir alım fırsatı olarak değerlendirerek piyasaya güçlü bir giriş yaptı. Üçüncü çeyrekte merkez bankalarının altın alımları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42'lik bir artışla 321,2 tona ulaştı. Bu miktar, 227 ton olan 5 yıllık çeyreklik ortalamayı da önemli ölçüde geride bıraktı.
Rekor Alımlarda Kimler Başı Çekti?
Resmi açıklamalara göre, en dikkat çekici alımları Çin Merkez Bankası 63 ton ile gerçekleştirdi. Onu, 40 ton ile Polonya Merkez Bankası takip etti. Kazakistan ve Özbekistan da rezervlerine 14'er ton altın ekleyerek bu kervana katıldı. Ancak Dünya Altın Konseyi, rapor edilmeyen gizli alımların yaklaşık 120 ton civarında olduğunu tahmin ediyor. Bu eklemelerle birlikte, dünya genelinde merkez bankalarının yıllık net altın alımı 675 tona ulaştı. Konsey, bu performansı göz önünde bulundurarak, 2026 yılı için merkez bankası altın talebi tahminini yukarı yönlü revize etti ve toplam alımların en az 848 ton seviyesinde gerçekleşmesini beklediğini duyurdu.
Fiyat Hassasiyeti Yüksek Alıcılar: Merkez Bankaları Gözünü Kırpmadan Aldı
Analistler, merkez bankalarının altın varlıklarını döviz rezervlerine entegre etme konusundaki istekliliğinin sürdüğünü vurguluyor. Yılın başında rekor seviyeleri gören altın fiyatlarındaki sert düşüş, özellikle kurumsal alıcılar için uygun bir alım zemini hazırladı. Fiyatlardaki bu geri çekilmeyi rezervlerini genişletmek için bir fırsat olarak gören merkez bankaları, piyasada adeta 'fiyat hassasiyeti yüksek alıcılar' olarak hareket etti. Uzmanlar, merkez bankalarının altın alım kararlarını üst yönetimlerinin almasına rağmen, bu işlemlerin döviz portföylerini yöneten profesyonel ekiplerce yürütüldüğünü belirtiyor. Alınan altının ortalama maliyetinin sürekli olarak izlendiğini aktaran analistler, bu nedenle merkez bankalarının fiyatların düşük olduğu dönemlerde alım hacmini artırma eğiliminde olduğunu ifade ediyor.
Gizli Alımlar: Buzdağının Görünmeyen Kısmı
Dünya Altın Konseyi'nin raporu, merkez bankalarının altın alımlarının her zaman şeffaf bir şekilde kamuoyuna duyurulmadığına da dikkat çekiyor. Geçmişte Çin ve Rusya gibi büyük oyuncuların, resmi açıklama yapmadan rezervlerini artırdığına işaret eden Konsey, üçüncü çeyrekteki toplam alımların yaklaşık yüzde 37'sinin rapor edilmeyen gizli işlemlerden kaynaklandığını tahmin ediyor. Bu durum, piyasadaki gerçek talebin açıklanan rakamların çok daha üzerinde olabileceği spekülasyonlarına yol açıyor. Öte yandan, raporda borsa yatırım fonlarına (ETF) olan talebin beklentileri aşmasına rağmen, fiziki altın yatırımlarında bir yavaşlama olduğuna da işaret edildi. Külçe ve sikke talebi nispeten dirençli kalsa da, 2026'nın ikinci yarısında hissedilir bir yavaşlama öngörülüyor. Bu çeyrekte altının ons fiyatı, Londra Külçe Piyasası Birliği (LBMA) verilerine göre ortalama 4.262,2 dolar olarak gerçekleşti ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23'lük bir artış gösterdi.