Avrupa Parlamentosu'ndaki 'Sömürgeci' Üsluba Ankara'dan Sert Yanıt: AK Parti'den AP'ye Demokrasi ve Egemenlik Çağrısı!
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, bir Avrupa Parlamentosu üyesinin Türkiye'ye yönelik 'sömürge komiseri' edasıyla sarf ettiği sözlere sert tepki gösterdi ve AP'yi kendi değerlerini korumaya, özellikle Gazze meselesinde sorumluluk almaya çağırdı.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, son dönemde Avrupa Parlamentosu (AP) içerisinde Türkiye'ye karşı sergilenen hadsiz ve kabul edilemez yaklaşımlara karşı Ankara'nın net duruşunu bir kez daha ortaya koydu. Bir AP üyesinin Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik kullandığı 'sömürge komiseri' üslubunu sert bir dille eleştiren Çelik, bu tavrın hem ilgili şahıs için 'siyasi bir utanç' hem de Parlamento'nun temel değerlerinin istismarı olduğunu vurguladı.
Avrupa Parlamentosu'ndaki Skandal Üsluba Ankara'dan Keskin Tepki
Çelik'in açıklamaları, Avrupa kamuoyunda yankı bulması beklenen önemli bir mesaj niteliği taşıyor. AP üyesinin sözlerinin siyasi ciddiyetten uzak olduğunu ancak taşıdığı unvan nedeniyle mecburen yanıt verildiğini belirten Çelik, Türkiye Cumhuriyeti Kabinesi'ni ve özellikle Adalet Bakanı Akın Gürlek'i saygısızca hedef almanın kabul edilemez olduğunu ifade etti. Çelik, 'Kimsenin haddi değildir!' diyerek, Türkiye'nin egemenlik haklarına yönelik her türlü saldırıya karşı duruşunu net bir şekilde ortaya koydu. Bu tür saygısızlıkların arkasındaki saiklerin, Avrupa Parlamentosu gibi köklü bir kurum tarafından ciddi şekilde sorgulanması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye'nin bağımsızlığı ve iç işlerine müdahale anlamına gelecek her türlü söylemin, Ankara için kırmızı çizgi olduğunu bir kez daha hatırlattı.
AP'nin Değişen Yüzü ve Türkiye'nin Egemenlik Hakları Vurgusu
AK Parti Sözcüsü Çelik, geçmişte Avrupa Parlamentosu'nun 'nitelikli bir siyaset ve insan hakları okulu' olarak görüldüğünü ancak günümüzde 'sömürge komiseri' edasıyla konuşan bazı niteliksiz siyasetçilerin ve 'güdümlü siyasi lobi' faaliyetlerinin etkisiyle değer kaybettiğini dile getirdi. Geçmiş yıllarda Türkiye hakkında hazırlanan raporların da çoğu zaman gerçeği yansıtmaktan ziyade, belirli 'siyasi odakları tatmin etme' amacına hizmet ettiğini belirtti. Çelik, Avrupa Parlamentosu'nun saygın geçmişine ve hakkaniyetli yaklaşımlarına uygun her türlü diyaloğa önem verdiklerini, ancak Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik haklarına yapılan hiçbir saygısızlığa kesinlikle izin vermeyeceklerini kararlılıkla ifade etti. Bu tutum, Türkiye'nin Avrupa ile ilişkilerinde karşılıklı saygı ve eşitlik ilkesine verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi.
Gazze Mesajı ve AP'ye Yönelik Demokrasi Çağrısı
Ömer Çelik'in açıklamalarında dikkat çeken bir diğer önemli nokta ise, Avrupa Parlamentosu'nun küresel insani krizlere karşı takınması gereken tutumdu. Çelik, AP'nin başta Gazze olmak üzere temel insanlık konularında tarihin doğru tarafında duramayan yanlışlarını güçlü bir şekilde telafi etmesi gerektiğini belirtti. Avrupa Parlamentosu'nun 'insanlık ittifakı'nın güçlü bir destekçisi olacak birikime sahip olduğunu ve bu birikime önce kendi üyelerinin saygı duyması gerektiğini vurguladı. Özellikle 'yaptırım' araçlarını doğru ve saygın biçimde kullanmak istiyorsa, İsrail'in Gazze'deki 'soykırım suçlarını' destekleyen Avrupalı siyasetçileri gündemine alması gerektiğini dile getirdi. Çelik, Avrupa'daki bu soykırım destekçisi siyasetçilere yaptırım kararı alamayan bir AP'nin diğer konularda söz söyleme zemininin kalmayacağını ifade etti. Avrupa Parlamentosu'ndaki bazı üyelerin 'siyasi bağnazlığın' vesayeti altında hareket ettiğini ve Türkiye'ye dönük bu bağnaz siyasi dilin hiçbir hükmü olmadığını belirterek, bu 'siyasi yobazları' 'demokrasi ilkokulu'na göndermenin en doğru seçenek olduğunu söyleyerek sözlerini tamamladı.