Avrupa Parlamentosu'nun SKANDAL Türkiye Raporu Hazırlığı: Bakan Gürlek'ten ÇOK SERT Yanıt!
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye'ye yönelik hazırladığı ve yaptırım iddialarını içeren rapora sert tepki gösterdi. Bakan Gürlek, 'Kimse yargımızı baskı altına alabileceğini zannetmesin' dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 17 Haziran'da oylanması beklenen Türkiye raporu kapsamında Türkiye'ye yönelik yaptırım uygulanabileceği yönündeki iddialara karşı sert bir açıklama yaptı. Bakan Gürlek, özellikle AP Türkiye Raporu'nda kendi isminin yer alabileceği iddialarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, raporu hazırlayan çevreleri sert dille eleştirdi.
AP'nin Türkiye Raporuna Bakan Gürlek'ten Sert Çıkış: 'İdeolojik Önyargılarla Hareket Ediliyor'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı kapsamlı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerine ve yargı bağımsızlığına yönelik yapılan müdahaleleri kabul edilemez bulduğunu belirtti. Bakan Gürlek, Türkiye'nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu, köklü bir devlet geleneğine sahip bulunduğunu ve her şeyden önce bağımsız ve egemen bir ülke olduğunu vurguladı. Türk yargısının kararlarını, anayasaya, yasalara ve millet adına aldığı yetki çerçevesinde verdiğini ifade eden Gürlek, şunları söyledi: “Türkiye'deki devam eden yargı süreçlerini çarpıtarak, henüz kovuşturması süren dosyalar üzerinden siyasi bir kampanya yürütmek, Türk yargısına ve şahsıma yönelik asılsız ithamlarda bulunmak, ancak ideolojik önyargılarla izah edilebilecek bir tutumdur. Avrupa Parlamentosu'nun bazı çevrelerince körüklenen bu siyasi içerikli yaklaşım, bu kişilerin temsil ettiği kurumların güvenilirliğini zedelemektedir.” Bakan Gürlek, asıl olanın, aziz milletin vicdanı ve bağımsız Türk mahkemelerinin kararları olduğunu sözlerine ekledi.
Hedef Gösterilen İsimlere Bakan Gürlek'ten Ağır Eleştiriler
Bakan Gürlek, açıklamasında Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu'ndan Vladimir Prebilic'i de hedef aldı. Ankara'nın konu hakkında bilgilendirme çabalarına rağmen Prebilic'in takındığı tavrı eleştiren Gürlek, “Avrupa Parlamentosu'nun bazı çevrelerince körüklenen bu siyasi içerikli yaklaşım, bu kişilerin temsil ettiği kurumların güvenilirliğini zedelemektedir” dedi. Gürlek, Prebilic'e yönelik tartışmaları hatırlatarak, “Kendi siyasi kariyerine ilişkin kamuoyuna yansıyan şeffaflık, etik ve hesap verebilirlik tartışmalarına bakması da yerinde olacaktır” ifadelerini kullandı. Bu sözlerle, uluslararası platformlarda Türkiye'nin iç işlerine karışmaya çalışan bazı Avrupalı siyasetçilerin kendi ülkelerindeki etik ve şeffaflık sorunlarına dikkat çekilmiş oldu.
'AP Raporları Tavsiye Niteliğindedir' Vurgusu
Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raporlarının sadece tavsiye niteliğinde siyasi metinler olduğunu hatırlatan Adalet Bakanı Gürlek, bu tür metinler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin yargı kurumlarını hedef almanın beyhude bir çaba olduğunu belirtti. Bakan Gürlek, “Bu metinler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin yargı kurumlarını hedef almak, milli iradeye ve devletimizin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çabadır” diyerek, AP'nin bu tür girişimlerinin ülkenin egemenlik haklarına bir müdahale olarak görüldüğünü ifade etti. Ayrıca, bir AP üyesinin kendi siyasi kariyeriyle ilgili süregelen şeffaflık ve etik tartışmalarına odaklanmasının daha doğru olacağını yineledi.
'Kimse Yargımızı Baskı Altına Alabileceğini Zannetmesin!'
Bakan Gürlek, açıklamalarının sonunda, Türkiye'nin terörle, organize suç örgütleriyle, yolsuzlukla ve her türlü hukuksuzlukla mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü bir kez daha vurguladı. Bu mücadelenin, içeriden veya dışarıdan yürütülen siyasi baskı kampanyalarıyla sekteye uğratılamayacağını belirten Gürlek, “Hiç kimse, Türkiye Cumhuriyeti yargısını baskı veya vesayet altına alabileceği zehabına kapılmasın. Milletimizin huzuru, devletimizin bekası ve hukuk düzenimizin korunması için görevimizi yapmaya devam edeceğiz” diyerek, Türkiye'nin yargı bağımsızlığı ve egemenliği konusunda kararlı duruşunu sergiledi. Bu açıklama, uluslararası alanda Türkiye'nin adalet sistemi üzerindeki olası baskılara karşı net bir duruş sergilediği şeklinde yorumlandı.