Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Gündem KÖŞE YAZISI 16.06.2026 01:35 5 okunma

CHP'de İstifa Depremi: Özgür Özel Ekibinden 28 Kişi Parti Meclisi'nden Çekildi! Kurultay Krizi Büyüyor mu?

CHP'de Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) Parti Meclisi (PM) öncesi 9 kişiyi disipline sevk etmesi üzerine Özgür Özel'e yakın 28 PM üyesi istifa etti. Bu hamle, parti içinde olağanüstü kurultay beklentilerini artırırken, genel merkezin aldığı 'olağan kurultay' kararı dengeleri değiştirdi.

CHP'de İstifa Depremi: Özgür Özel Ekibinden 28 Kişi Parti Meclisi'nden Çekildi! Kurultay Krizi Büyüyor mu?

CHP'de siyasi tansiyon, Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) kritik Parti Meclisi (PM) toplantısı öncesinde aldığı ihraç talebiyle disipline sevk kararı sonrası zirveye ulaştı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun MYK'sının, 9 ismi disipline sevk etmesi, parti içinde dengeleri hızla değiştirdi. Bu gelişmenin ardından, Özgür Özel'e yakınlığıyla bilinen 28 Parti Meclisi üyesi, sürpriz bir kararla görevlerinden istifa ettiklerini duyurdu. Bu istifalar, parti kulislerinde büyük bir kurultay depreminin yaşanmasına neden olurken, gözler bir kez daha CHP'nin geleceğine çevrildi.

Parti Meclisi'nde Dengeler Nasıl Değişti?

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin verdiği “mutlak butlan” kararı sonrası CHP'de “yönetim” krizi derinleşmişti. Bu kararın ardından parti içinde özellikle kurultay süreci ve yetkili organların meşruiyeti üzerine hararetli tartışmalar yaşanıyordu. Tüm gözler, kurultaydan sonraki en büyük karar organı olan ve genel başkan ile kurultayca seçilen 60 üyeden oluşan Parti Meclisi (PM)'ne çevrilmişti. PM, sadece parti politikalarının ve stratejilerinin belirlendiği bir platform olmakla kalmıyor, aynı zamanda gerekli şartlar oluştuğunda olağanüstü kurultay kararı alma yetkisini de elinde bulunduruyor. Parti tüzüğüne göre, olağanüstü kurultay, genel başkanın çağrısı, PM'deki salt çoğunluk kararı veya delegelerin beşte birinin imzasıyla toplanabiliyor.

Kilit Roldeki MYK Kararı

Dengelerin nabzı, toplantı saatine kadar başa baş gidiyordu. Hem Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu hem de Grup Başkanı Özgür Özel destekçilerinin PM'deki sayısal üstünlüğü netlik kazanmamıştı. Ancak MYK'nın aldığı son karar, tüm dengeleri altüst etti. Kılıçdaroğlu'nun “A Takımı” olarak bilinen MYK, 9 PM üyesini ihraç talebiyle disipline sevk etti. Bu isimler arasında Veli Ağbaba, Umut Akdoğan, Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Turan Taşkın Özer gibi Özgür Özel'e yakınlığıyla bilinen kilit siyasetçiler bulunuyordu. Bu hamle, Özel ekibinin PM'de olağanüstü kurultay çağrısı yapma planlarını sekteye uğrattı.

Özgür Özel Ekibinden Sürpriz İstifa

Sabahın erken saatlerinde başlayan siyasi gerilim, PM toplantısına saatler kala 28 kişilik istifa dalgasıyla yeni bir boyut kazandı. MYK'nın aldığı disipline sevk kararının ardından oluşan yeni sayısal durumu ve siyasi atmosferi değerlendiren Özgür Özel'e yakın isimler, Parti Meclisi'nden topluca istifa etme kararı aldı. Bu beklenmedik gelişme, Parti Meclisi'nin üye sayısını kritik bir eşiğe indirdi. İstifa eden isimler arasında Sevgi Kılıç, Selin Sayek Böke, Erbil Aydınlık, Ednan Arslan, Zeynel Emre, Yunus Emre, Gökçe Gökçen, Özgür Karabat, Ulaş Karasu, Aylin Nazlıaka, Hakkı Süha Okay, Sezgin Tanrıkulu, Gamze Taşcıer, Yüksel Taşkın, Bülent Tezcan, Seyit Torun, Pınar Uzun Okakın, Aylin Yaman, Emre Yılmaz, Gökhan Zeybek, Hüseyin Yaşar, Ayşe Eser Danışoğlu, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Fethi Açıkel, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Aysu Bankoğlu ve Yaşar Seyman gibi önemli isimler yer alıyor.

Parti Tüzüğü ve Kurultay Dinamikleri

CHP tüzüğünün 24. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu şekilde Parti Meclisi'nin düşmesi hedefleniyor. Tüzüğe göre, PM üye sayısının üye tam sayısının üçte ikisinin altına düşmesi (yani 40'ın altına inmesi) durumunda, 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunlu hale geliyor. Bu hamlenin, Özgür Özel kanadının partiyi fiili olarak olağanüstü kurultaya götürme stratejisinin bir parçası olduğu yorumları yapılıyor. NTV Muhabiri Özgür Akbaş, bu durumu canlı yayında, “Özgür Özel ve ekibi olağanüstü kurultay hedefliyor. Parti Meclisi'ni düşürerek partiyi olağanüstü kurultaya götürmekti. Bugün üçüncü yol devreye sokuldu” şeklinde değerlendirdi.

Hukuki Süreç ve Partinin Geleceği

Özgür Özel kanadının bir sonraki hamlesinin ne olacağı merak ediliyor. Akbaş, “Kurultay toplanmazsa ne olacak?” sorusuna, “Büyük ihtimalle mahkeme süreci başlayacak” yanıtını verdi. Delegelerden imza toplama sürecinin de tamamlandığı ve sürenin dolmasının ardından imzaların teslim edileceği belirtiliyor. Eğer bu imzalarla da kurultay toplanamazsa, Özgür Özel kanadının mahkemeye başvuracağı ve bu yolla olağanüstü kurultay sürecini zorlayacağı öngörülüyor. Bu durum, partiyi belirsiz bir hukuki sürece sürükleyebilir.

CHP Sözcüsünden Açıklama: İstifaların Hukuki Geçerliliği Yok

Yaşananların ardından gözler, CHP Sözcüsü Müslim Sarı'ya çevrildi. Sarı, parti sözcüsü olarak yaptığı açıklamada, istifaların hukuki karşılığı olmadığını ve MYK'nın mevcut durumda düşmüş sayılmayacağını belirtti. Sarı, “Yargı kararı kesinleşmeden kurultay yapılamayacağı net. Parti Meclisi'nin işlevsiz hale getirilmesi, yargı kararına karşı bir duruş anlamına geliyor. Bu istifalar karşısında Parti Meclisi'nin çalışmaması, düşmüş sayılması, bu yolla kurultaya gidilmesi mümkün değildir. İstinaf mahkemesinin yetkilendirmesiyle göreve geldiğimiz için istifaların da ilgili mahkeme tarafından değerlendirmeleri gerekiyor” dedi. Bu açıklama, istifaların kurultay sürecini tetiklemeyeceği yönünde bir sinyal olarak yorumlandı.

“Olağan Kurultay” Süreci Başlıyor

Tüm bu gelişmelerin ortasında, CHP Sözcüsü Müslim Sarı, parti yönetiminin “olağan kurultay” sürecini başlatma kararı aldığını duyurdu. Sarı, bu kararın nedenini, “Kesinleşmemiş bir yargı kararı var ve ne zaman kesinleşeceğini öngöremiyoruz. Biz partiyi kurultaysız bırakmamak üzere en azından bir olağan takvim sürecinin başlatılmasını kararlaştırmış durumdayız. En azından süreç başlar. Mahkeme karar verene kadar hareketsiz beklememiş oluruz” sözleriyle açıkladı. Olağan kurultay süreci, mahallelerden başlayarak oldukça uzun bir yol kat edilmesini gerektirdiği için, bu sürecin aylarca sürmesi bekleniyor. Bu karar, Özgür Özel ekibinin olağanüstü kurultay talebine karşı bir hamle olarak görülüyor.

Özgür Özel Ekibi İtirazlarını Sürdürüyor

Öte yandan, Özgür Özel kanadının, parti yönetiminin “tedbir” gerekçesine itirazları devam ediyor. Eski CHP Sözcüsü Zeynel Emre, yaşananların ardından Parti Meclisi'ne katılma düşüncelerinin değiştiğini belirterek, “Gidelim oraya, çoğunluk biziz ve orada hem önceki Genel Başkanımıza, hem oradaki arkadaşlarımıza milyonlarca CHP'nin karamsarlığını, itirazını ve olası sonuçlarını…” diyerek sözlerini tamamlayamadı. Bu durum, parti içindeki bölünmenin derinleştiğini ve çözüm yolunun daha da karmaşık hale geldiğini gösteriyor.

Kaan Arslan

Kaan Arslan

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Spor 12.07.2026 07:05 0 okunma

981 Gün Sonra Geri Döndü: Neymar Sahada Coştu, Soyunma Odasında Gözyaşlarını Tutamadı!

Neredeyse 3 yıl süren sakatlık kabusunun ardından milli formaya kavuşan Neymar, sahadaki performansıyla değil, maç sonu itirafıyla gündeme oturdu. Yıldız futbolcunun gözyaşları, futbola olan tutkusunu bir kez daha gözler önüne serdi.

981 Gün Sonra Geri Döndü: Neymar Sahada Coştu, Soyunma Odasında Gözyaşlarını Tutamadı!

Nefes Kesen Geri Dönüş ve Duygusal Anlar

Brezilya'nın İskoçya karşısında aldığı 3-0'lık galibiyetle C Grubu'ndan lider olarak ayrıldığı mücadelede, gözler 76. dakikada oyuna dahil olan Neymar'daydı. Brezilyalı süperstar, tam 981 günlük hasretin ardından milli takım formasına kavuşmanın tarifsiz mutluluğunu yaşadı. Ekim 2023'te geçirdiği ağır diz sakatlığı sonrası uzun bir iyileşme süreci geçiren ve sahalardan uzak kalan yıldız futbolcu, yaklaşık 1000 günlük aranın ardından yeşil sahalara adım atarken duygusal anlar yaşadı.

Neymar'dan Samimi İtiraflar: 'Mutluluk Gözyaşları'

Maç sonrasında mikrofonlara konuşan Neymar, yaşadığı heyecanı ve mutluluğu şu sözlerle dile getirdi: "Kalbim inanılmaz hızlı atıyordu, büyük bir gerginlik vardı üzerimde... ama her şeyden önemlisi mutluydum! Bu anı tekrar yaşayabildiğim için büyük gurur duyuyorum, her şey beklediğim gibi yolunda gitti. Neredeyse üç yıl gibi uzun bir aradan sonra tüm bu duyguları yeniden tatmak benim için tarif edilemez bir rahatlamaydı." diyerek duygularını ifade etti. Yıldız ismin en çarpıcı açıklaması ise soyunma odasında yaşananlardı: "Soyunma odasında yanıma kimseyi almadan, tek başıma ağladım." sözleri, sahadaki neşesinin ardında yatan büyük mücadeleyi ve duygusal yoğunluğu ortaya koydu. Milli takım formasını giymenin ve Dünya Kupası gibi dev organizasyonlarda yer almanın kendisi için bir hayal olduğunu belirten Neymar, bu anın ne kadar değerli olduğunu vurguladı.

Futbol Tutkusunun Zirvesi ve Gelecek Beklentileri

Neymar'ın bu geri dönüşü, sadece Brezilya futbolu için değil, dünya futbolu için de önemli bir gelişme olarak görülüyor. Sakatlıklar, kariyerinde bir dönem ivme kaybetmesine neden olsa da, yıldız oyuncunun futbol tutkusundan ve sahadaki etkileyiciliğinden hiçbir şey kaybetmediği bu açıklamayla bir kez daha kanıtlandı. Yaklaşık üç yıl gibi uzun bir sürenin ardından sahalara dönen bir sporcunun yaşadığı duygusal yoğunluk, onun bu spora olan bağlılığını ve kariyerine verdiği önemi gözler önüne seriyor. Önümüzdeki dönemde Neymar'ın eski formuna kavuşarak Brezilya Milli Takımı ve forma giydiği kulübü adına sergileyeceği performanslar şimdiden büyük bir merakla bekleniyor. Bu dönüş, hem kendisi hem de futbolseverler için yeni bir başlangıcın müjdecisi olabilir.

Sahada Liderlik, Gönüllerde Taht Kurdu

Brezilya'nın C Grubu'ndaki etkili performansı ve lider olarak gruptan çıkması, takımın genel form durumunun da ne kadar iyi olduğunu gösteriyor. Neymar gibi bir yıldızın tam formunda takıma dahil olması, Brezilya'nın uluslararası turnuvalardaki şansını önemli ölçüde artıracaktır. Yıldız oyuncunun açıklamalarındaki samimiyet ve yaşadığı duygu seli, onun sadece bir futbolcu değil, aynı zamanda büyük bir sporcu ruhu taşıdığını da ortaya koyuyor. Sahadaki yeteneği kadar, sahadan çekildiği anlarda bile gösterdiği insanlık ve duygusal derinlik, onu taraftarların gönlünde taht kurdurmaya devam edecek gibi görünüyor.

Teknoloji 12.07.2026 06:35 0 okunma

Nissan Qashqai Sürprizi: Elektrikli Devrim Durdu Mu? Kulislere Sızan Şok Detaylar!

Nissan'ın popüler modeli Qashqai'nin tamamen elektrikli versiyonunun geliştirme çalışmalarının durdurulduğu iddia edildi. Maliyet azaltma stratejisi ve pazar koşulları gerekçe gösterildi.

Nissan Qashqai Sürprizi: Elektrikli Devrim Durdu Mu? Kulislere Sızan Şok Detaylar!

Otomotiv dünyasının devlerinden Nissan'ın küresel çapta büyük bir hayran kitlesine sahip olan ve özellikle Avrupa pazarında zirvede yer alan modeli Qashqai, son dönemde aldığı sürpriz bir kararla gündeme bomba gibi düştü. Reuters'ın özel haberine göre, Nissan'ın merakla beklenen tamamen elektrikli Qashqai projesini rafa kaldırdığı öne sürüldü. Bu iddia, otomotiv sektöründe önemli yankı uyandırırken, şirketin elektrifikasyon stratejileri üzerindeki soru işaretlerini de artırdı.

Pazarın Dinamikleri ve Maliyet Baskısı: Neden Bu Karar Alındı?

Konuya yakınlığıyla bilinen ve altı farklı kaynağa dayandırılan habere göre, Nissan'ın bu beklenmedik adımının temelinde, şirketin küresel ölçekte yürüttüğü maliyet azaltma ve ürün gamını sadeleştirme stratejisi yatıyor. Otomotiv pazarındaki yoğun rekabetin yanı sıra, özellikle Çinli üreticilerin uygun fiyatlı elektrikli araç modelleriyle pazarı adeta istila etmesi, Nissan gibi köklü firmalar üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Bu durum, geleneksel rakiplerin de benzer stratejiler izlemesiyle daha da belirgin hale geliyor.

Sektör analistleri, Nissan'ın bu kararla birlikte kaynaklarını daha karlı veya daha az riskli projelere yönlendirebileceğini belirtiyor. Elektrikli araç pazarındaki belirsizlikler ve teknolojik adaptasyon hızındaki değişkenlikler, markaları stratejik yeniden yapılanmaya itiyor. Bu bağlamda, elektrikli Qashqai projesinin ertelenmesi veya iptali, Nissan'ın pazar analizlerinin bir sonucu olarak yorumlanıyor.

İç Kaynaklar Ne Diyor? Sunderland Fabrikası İçin Endişeler

İddialara göre, elektrikli Qashqai'nin geliştirme süreci aslında geçen yılın başlarında durdurulmuş. Bu bilgi, Nissan'ın resmi açıklamasıyla tam olarak örtüşmese de, kulislerdeki hareketliliğin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Nissan'ın bu konudaki resmi açıklaması ise oldukça diplomatik bir dille yapıldı. Şirket sözcüsü, elektrikli Qashqai modeline doğrudan atıfta bulunmaktan kaçınırken, hibrit modelleri de içeren geniş bir elektrifikasyon ürün gamını hayata geçirme taahhütlerinin devam ettiğini vurguladı. Avrupa elektrikli araç pazarında yaşanan 'ciddi dalgalanmalar' nedeniyle dengeli bir elektrifikasyon stratejisi izlediklerini belirten şirket, bu yorumuyla pazarın mevcut durumunu bir nevi teyit etmiş oldu.

Bu durum, Nissan'ın İngiltere'nin Sunderland kentindeki devasa otomotiv fabrikası için de önemli soruları beraberinde getiriyor. Nissan, geçtiğimiz 2023 yılında bu fabrikada elektrikli Qashqai üretimi için ciddi taahhütlerde bulunmuştu. Hatta bu gelişme, İngiliz hükümeti tarafından ülkenin küresel bir elektrikli araç üretim merkezi olma vizyonu açısından büyük bir zafer olarak görülmüştü. Projenin rafa kaldırılması veya belirsizliğe sürüklenmesi, bu önemli tesisin geleceği hakkında endişeleri de beraberinde getiriyor. Sektördeki güvenilir kaynaklar, eğer proje yeniden canlandırılırsa bile, yeni elektrikli Qashqai'nin yollara çıkmasının en erken 2030'lu yılların başını bulabileceğini öngörüyor.

Elektrifikasyon Yolculuğunda Nissan'ın Stratejik Hamleleri

Nissan'ın bu adımı, küresel otomotiv devlerinin elektrifikasyon stratejilerinde ne kadar volatil bir dönemden geçtiğini gözler önüne seriyor. Bir yanda pazarın hızla değişen dinamiklerine uyum sağlamaya çalışan markalar, diğer yanda ise teknolojik sıçramalar ve yeni oyuncuların etkisiyle sürekli bir rekabet halinde. Nissan'ın Qashqai özelindeki bu kararı, şirketin gelecekteki elektrifikasyon planları hakkında da ipuçları veriyor. Önümüzdeki dönemde Nissan'ın hangi modellere odaklanacağı ve elektrifikasyon yol haritasını nasıl şekillendireceği merak konusu olmaya devam edecek.

Teknoloji 12.07.2026 06:05 1 okunma

Naughty Dog Vazgeçti, Hayranlar Oyunu Baştan Yaratıyor: The Last of Us 2 Multiplayer Eylül'de PC'de!

Naughty Dog'un resmi The Last of Us Part 2 multiplayer projesini iptal etmesinin ardından, oyunseverlerin beklediği mod, bağımsız bir ekip tarafından geliştirilerek Eylül ayında PC platformunda oyuncularla buluşacak.

Naughty Dog Vazgeçti, Hayranlar Oyunu Baştan Yaratıyor: The Last of Us 2 Multiplayer Eylül'de PC'de!

Resmi Projenin İptali Şoku, Hayranları Harekete Geçirdi

Naughty Dog'un uzun süredir geliştirme aşamasında olduğu ve büyük beklentiler yaratan The Last of Us Part 2'nin çok oyunculu (multiplayer) modu, beklenmedik bir kararla iptal edilmişti. Bu gelişme, oyun dünyasında büyük bir hayal kırıklığı yaratırken, sadık oyuncu kitlesini yeni arayışlara yöneltti. Ancak umutlar tamamen tükenmiş değil. Bağımsız bir geliştirici ekip, bu boşluğu doldurmak ve milyonlarca oyuncunun hayalini gerçekleştirmek için kolları sıvadı.

Hayran Yapımı Mod, Eylül'de PC Oyuncularıyla Buluşuyor

YouTube içerik üreticisi Speclizer öncülüğünde geliştirilen ve 2026 yılından bu yana hummalı bir çalışmayla ilerleyen bu iddialı proje, oyunun PC sürümüne tamamen özgün bir çok oyunculu deneyim getirmeyi hedefliyor. Resmi kanallardan gelecek canlı servis oyununun iptaliyle oluşan büyük boşluğu doldurması beklenen bu hayran yapımı mod, geliştirme sürecinde oldukça ileri bir aşamaya ulaştı. Paylaşılan oynanış videoları, toplulukta adeta bir heyecan dalgası yaratırken, projenin ne kadar ciddiye alındığını da gözler önüne seriyor.

Neler Bekleniyor? Teknik Detaylar ve Çıkış Tarihi

Bu gelişmiş mod, yalnızca The Last of Us Part 2'nin PC sürümü için erişilebilir olacak. Proje, eğer herhangi bir aksilik yaşanmazsa, Eylül 2026'da genel kullanıma açılacak. Speclizer ve ekibinin üzerinde titizlikle çalıştığı mod, oyunun ana menüsüne sorunsuz bir şekilde entegre edilmiş bir yapı sunuyor. Geliştirilen içerikler arasında, orijinal oyundaki tüm silahlar, teçhizatlar ve ikonik harita tasarımları yer alıyor. Bu sayede oyuncular, The Last of Us evreninin o eşsiz atmosferini, rekabetçi bir çok oyunculu ortamda deneyimleme fırsatı bulacaklar.

Resmi İptalin Ardından Doğan Umut

The Last of Us evreni için planlanan ve başlangıçta bağımsız bir yapım olarak duyurulan çok oyunculu oyun projesi, stüdyo içindeki küçülmeler ve stratejik yeniden yapılanmalar nedeniyle resmi olarak rafa kaldırılmıştı. Bu iptal kararı, milyonlarca oyuncu için büyük bir hayal kırıklığı olmuştu. Ancak bu durum, aynı zamanda topluluk tarafından geliştirilen projelerin önünü açan bir katalizör görevi gördü. Speclizer'ın önderliğindeki ekip, bu süreci bir fırsata çevirerek, yıllardır beklenen çok oyunculu deneyimi hayata geçirmek için yoğun mesai harcadı.

Geliştirme Süreci ve İlk Görüntüler Heyecan Veriyor

Ocak 2026'dan bu yana süren geliştirme çalışmaları, paylaşılan yirmi beş dakikalık detaylı oynanış videosuyla somutlaştı. Bu görüntülerde, modun oyunun ana menüsüyle ne kadar uyumlu çalıştığı ve Hillcrest gibi sevilen haritaların çok oyunculu modlara başarıyla entegre edildiği açıkça görülüyor. Mod, The Last of Us Part 2'nin o eşsiz atmosferini, rekabetçi bir oyun yapısına taşımayı amaçlıyor. Özellikle, oyunun orijinal mekaniklerinin ve sunduğu zengin teçhizat çeşitliliğinin çok oyunculu dinamiklere nasıl adapte edildiği, teknik açıdan büyük bir başarı olarak dikkat çekiyor. Bu bağımsız proje, sunduğu teknik kararlılık ve içerik derinliği ile profesyonel bir standardı yakaladığını kanıtlıyor.

PC Oyuncuları İçin Yeni Bir Rekabet Dönemi Başlıyor

Eylül ayı, The Last of Us evreninde oyuncular için yepyeni bir rekabet döneminin başlangıcını simgeleyecek. Modun tamamlanmasının ardından, PC oyuncuları nihayet yıllardır bekledikleri çok oyunculu aksiyona kavuşmuş olacak. Geliştirici ekip, modun tam stabil çalışmasını sağlamak adına son testleri sürdürürken, oyun dünyası bu merakla beklenen çıkışı heyecanla karşılıyor. Bu hayran yapımı proje, oyun endüstrisindeki topluluk gücünün en güzel örneklerinden biri olmaya aday gösteriliyor.

Spor 12.07.2026 05:35 2 okunma

Tarih Yeniden Yazıldı: Arda Güler'in Golü 24 Yıllık Rekoru Kırdı, Emre Belözoğlu'nun Tacını Elinden Aldı!

A Milli Futbol Takımı'nın genç yıldızı Arda Güler, ABD maçında attığı golle FIFA Dünya Kupası'nda 24 yıl sonra bir ilke imza atarak tarihe geçti. 2002'den beri beklenen anı yaşayan Arda, rekorları altüst etti.

Tarih Yeniden Yazıldı: Arda Güler'in Golü 24 Yıllık Rekoru Kırdı, Emre Belözoğlu'nun Tacını Elinden Aldı!

A Milli Futbol Takımımız, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'nda kritik bir mücadelede ev sahibi ülkelerden ABD ile karşılaştı. Los Angeles Stadı'nda oynanan ve nefes kesen anlara sahne olan müsabakada, teknik direktör Vincenzo Montella'nın tercihleri de dikkat çekti. Milli takım, bu önemli karşılaşmaya 7 oyuncu değişikliği yaparak çıkarken, iki genç yetenek ise ilk kez Ay-Yıldızlı formayı giyme heyecanı yaşadı.

Arda Güler'den Tarihi Gol: 24 Yıllık Hasret Sona Erdi!

Maçın henüz 10. dakikasında gelen golle tüm Türkiye nefesini tuttu. Sahaya ilk 11'de çıkan yetenekli oyuncumuz Arda Güler, sağ kanattan gelişen organize bir atakla oyuna damgasını vurdu. Barış Alper Yılmaz ile yaptığı etkili verkaç sonrası ceza sahasına sokulan Arda, rakip kaleciyi hazırlıksız yakalayan düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi. Bu gol, sadece maçın skorunu değil, aynı zamanda Türk futbol tarihinin de önemli bir sayfasını oluşturdu.

Arda Güler'in bu muhteşem golü, Türk futbolseverlerin hafızasında yer eden 2002 Dünya Kupası'nda İlhan Mansız'ın Güney Kore'ye attığı golden bu yana Dünya Kupası finallerinde kaydedilen ilk gol olma özelliğini taşıyor. Tam 24 yıl süren bir bekleyişin ardından gelen bu gol, milli takımımız adına büyük bir moral kaynağı oldu.

Rekorlar Arda Güler İçin Kırılıyor: Belözoğlu'nun Tahtı Sallandı!

Arda Güler'in attığı gol, sadece bir gol olmanın ötesinde, bir dizi rekoru da beraberinde getirdi. Genç yıldız, attığı golle Dünya Kupası tarihinde gol atan en genç Türk futbolcu unvanını elde etti. Arda Güler, 21 yaş ve 120 günlükken bu tarihi başarıya imza atarken, daha önceki rekorun sahibi olan Emre Belözoğlu'nu geride bıraktı.

Emre Belözoğlu, 2002 Dünya Kupası'nda 21 yaş ve 275 günlükken Kosta Rika filelerini havalandırarak bu rekorun sahibi olmuştu. Arda Güler'in bu performansıyla birlikte, Emre Belözoğlu'na ait olan bu önemli rekor artık genç yeteneğin üzerinde yazıyor. Bu durum, Türk futbolunun geleceği adına umut verici bir tablo çiziyor.

ABD Maçı ve Geleceğe Dair Beklentiler

Karşılaşmanın genelinde milli takımımız, ABD karşısında ortaya koyduğu mücadeleyle gelecek maçlar için olumlu sinyaller verdi. Arda Güler'in attığı golle başlayan rekor serisi, genç oyuncuların takıma entegrasyonu ve Montella yönetimindeki takımın potansiyeli hakkında da önemli ipuçları veriyor. Oyuncuların sahada gösterdiği istek ve mücadele ruhu, taraftarların da büyük beğenisini topladı.

Bu tarihi golün ardından Arda Güler'in performansı ve milli takımın Dünya Kupası yolundaki diğer maçları büyük bir merakla bekleniyor. Türk futbolunun yeni yıldızı, attığı gollerle hem kendisini hem de ülkesini gururlandırmaya devam edecek gibi görünüyor. Arda'nın bu başarısı, spor camiasında geniş yankı bulurken, gelecek nesil futbolculara da ilham kaynağı olması bekleniyor.

Spor 12.07.2026 05:05 1 okunma

Montella'dan ABD Maçı Öncesi Dev Kadro Operasyonu: 7 Değişiklik ve 2 Milli Piyango!

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, ABD karşısında sahaya süreceği kadroda Paraguya maçına göre köklü değişiklikler yaptı. İki genç yıldız ise Ay-Yıldızlı formayla ilk kez ter dökecek.

Montella'dan ABD Maçı Öncesi Dev Kadro Operasyonu: 7 Değişiklik ve 2 Milli Piyango!

A Milli Futbol Takımı'nda, ABD ile oynanacak kritik mücadele öncesinde teknik direktör Vincenzo Montella'dan dikkat çeken bir hamle geldi. İtalyan çalıştırıcı, Paraguay'a karşı alınan 1-0'lık mağlubiyetin ardından sahaya süreceği ilk 11'de tam 7 oyuncu değişikliği yaparak kadroda adeta bir devrim niteliğinde bir revizyona imza attı. Bu değişiklikler, maçın öneminin yanı sıra, Montella'nın oyun planına dair de önemli ipuçları veriyor.

Taktiksel Zeka mı, Yeniden Yapılanma mı? Montella'nın Gözü Nerede?

Paraguay mücadelesinde sahada gördüğü eksiklikleri veya geliştirmek istediği alanları göz önünde bulunduran Montella, Mert Müldür, Merih Demiral, Ferdi Kadıoğlu, İsmail Yüksek, Hakan Çalhanoğlu, Yunus Akgün ve Kerem Aktürkoğlu gibi isimlere bu maçta görev vermedi. Yerlerine ise; Zeki Çelik, Ozan Kabak, Eren Elmalı, Salih Özcan, Orkun Kökçü, Oğuz Aydın ve Barış Alper Yılmaz gibi isimlere şans tanıdı. Bu rotasyon, hem tecrübeli oyuncuların dinlendirilmesi hem de yeni yeteneklerin uluslararası arenada denenmesi açısından büyük önem taşıyor. Özellikle savunma hattında yapılan değişiklikler, Montella'nın rakibe göre esneklik gösterebilen bir yapı kurma çabasını gözler önüne seriyor.

Genç Yeteneklere Milli Forma Şansı: İki İsim İlk Kez Sahada!

Montella'nın bu önemli maç öncesindeki bir diğer dikkat çekici kararı ise iki genç oyuncunun ilk kez milli forma ile tanışacak olması. Kadroda yer almalarına rağmen Avustralya ve Paraguay maçlarında forma şansı bulamayan Ozan Kabak ve Oğuz Aydın, ABD karşısında 11'de başlayarak Ay-Yıldızlı bayrağın altında ilk resmi maçlarına çıkacaklar. Bu durum, hem oyuncular için kariyerlerinde önemli bir dönüm noktası olacak hem de Türk futbolu için geleceğe yönelik umutları artıracak. Gençlerin bu büyük fırsatı nasıl değerlendireceği ise merak konusu.

Savunmadan Hücuma Yeni Diziliş: Montella'nın Sahadaki Satranç Tahtası

Teknik Direktör Vincenzo Montella'nın belirlediği ilk 11'de, kalede Uğurcan Çakır'ın görev alacağı öğrenildi. Savunma dörtlüsünü ise Zeki Çelik, Ozan Kabak, Abdülkerim Bardakcı ve Eren Elmalı'dan oluşturan Montella, orta sahada Salih Özcan ve Orkun Kökçü ikilisine görev verdi. Hücum hattının sağında Oğuz Aydın, 10 numarada Arda Güler, sol kanatta ise Kenan Yıldız'a şans tanıyan İtalyan çalıştırıcı, gol yollarındaki en büyük kozu olarak ise Barış Alper Yılmaz'ı belirledi. Bu diziliş, hem dinamik bir orta saha hem de kanatları etkili kullanmaya yönelik bir oyun planını işaret ediyor. Arda Güler'in takımdaki rolü ve Barış Alper Yılmaz'ın forvet hattındaki performansı, maçın gidişatını belirleyen kilit faktörler arasında yer alabilir.

ABD maçı, hem takımın genel performansı hem de Montella'nın gelecekteki tercihleri açısından büyük önem taşıyor. Yapılan bu geniş çaplı değişikliklerin sahaya nasıl yansıyacağı ve genç yeteneklerin bu kritik mücadelede sergileyeceği performans, futbolseverler tarafından yakından takip edilecek.