Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 18.09.2026 15:35 22 okunma

Diablo 4 ve Sea of Thieves ÜCRETSİZ! Steam'den Hafta Sonu Bombaları Patladı: Kaçırmadan Deneyin!

Steam'de bu hafta sonu adeta bir oyun şöleni yaşanıyor! Diablo 4 ve Sea of Thieves gibi dev yapımlar dahil olmak üzere tam 4 popüler oyun, belirli bir tarihe kadar oyunculara ücretsiz olarak sunuldu. Üstelik oyunları kütüphanenize eklemek için inanılmaz indirim fırsatları da sizi bekliyor.

Diablo 4 ve Sea of Thieves ÜCRETSİZ! Steam'den Hafta Sonu Bombaları Patladı: Kaçırmadan Deneyin!

Oyun dünyasının nabzını tutan dijital platform Steam, bu hafta sonunu adeta bir bayram havasına çevirdi. Oyuncuların merakla beklediği popüler yapımlar, 21 Eylül 2026 tarihine kadar tamamen ücretsiz olarak erişime açıldı. Bu cömert kampanya, aralarında Blizzard Entertainment'ın karanlık fantezi RPG'si Diablo IV ve Rare'in sevilen korsan simülasyonu Sea of Thieves'in de bulunduğu toplamda dört göz alıcı oyunu kapsıyor.

Hafta Sonu Oyunseverlere Özel Ücretsiz Cenneti

Steam, düzenlediği özel etkinliklerle oyuncularına farklı türlerdeki oyunları deneme fırsatı sunmaya devam ediyor. Bu haftanın öne çıkan sürprizi ise hem bireysel maceraperestlere hem de takım oyununu sevenlere hitap eden yapımlardan oluşuyor. 21 Eylül akşamına kadar sürecek bu özel erişim sayesinde oyuncular, dünya çapında milyonlarca kişiyi peşinden sürükleyen bu dört oyunu hiçbir ücret ödemeden deneyebilecekler. Bu fırsat, özellikle daha önce bu oyunlara vakit ayıramamış veya kararsız kalan oyuncular için kaçırılmaması gereken bir ikinci şans niteliği taşıyor.

Ücretsiz Olarak Denenebilecek Oynanış Başyapıtları

Kampanyaya dahil edilen oyunlar, sundukları derinlik ve benzersiz deneyimlerle dikkat çekiyor:

  • Diablo IV: Blizzard'ın ikonik serisinin son halkası olan Diablo IV, oyuncuları Sanctuary'nin karanlık ve tehlikeli dünyasına davet ediyor. Zengin sınıf çeşitliliği, etkileyici hikayesi ve akıcı dövüş mekanikleriyle tam bir rol yapma deneyimi sunuyor. Bu hafta sonu, şeytanlarla savaşarak eşsiz ganimetler toplamak için mükemmel bir zaman.
  • Sea of Thieves: Rare'in imzasını taşıyan bu oyun, oyunculara kendi korsan hikayelerini yazma özgürlüğü tanıyor. Açık denizlerde gemi sefaları, hazine avcılığı, diğer oyuncularla dostça veya rekabetçi etkileşimler ve unutulmaz maceralar sizi bekliyor. Arkadaşlarınızla bir araya gelip hayallerinizdeki korsanlık deneyimini yaşayabilirsiniz.
  • Jump Space: Hızlı refleksler ve stratejik düşünme gerektiren bu aksiyon dolu platform oyunu, oyuncuları uzayın derinliklerine taşıyor. Zorlu engelleri aşmak ve ilerlemek için çevikliğinizi konuşturmanız gerekecek.
  • Last Flag: Bağımsız geliştiriciler tarafından hazırlanan ve taktiksel rekabeti ön plana çıkaran bu yapım, strateji oyunlarını sevenler için ideal bir seçenek. Diğer oyunculara karşı üstünlük kurmak için zekanızı kullanmalısınız.

Kazanılan İlerleme Kaybolmuyor: İndirim Fırsatları da Cep Yakmıyor!

Steam'in bu hafta sonu ücretsiz oyun kampanyasının en cazip yanlarından biri de, deneme süresi boyunca elde edilen ilerlemenin kalıcı olması. Ücretsiz olarak oynadığınız süre zarfında kazandığınız başarımlar, karakter gelişimleri ve oyun kayıtları, eğer oyunu sonradan satın almaya karar verirseniz doğrudan hesabınıza aktarılıyor. Yani, deneme süresini bitirdiğinizde kaldığınız yerden devam etmek için hiçbir engeliniz olmayacak. Dahası, bu dört oyunun tamamı için %70'e varan muazzam indirimler de geçerli. Bu sayede, ücretsiz deneme sürecinden keyif aldığınız bir oyunu kalıcı olarak kütüphanenize eklemek isterseniz, bunu oldukça uygun fiyatlarla gerçekleştirebilirsiniz. Bu, oyunları denemek ve beğenirseniz uygun fiyata sahip olmak için harika bir fırsat.

Ücretsiz Oyunlara Erişimin Anahtarı: Adım Adım Rehber

Bu muhteşem fırsattan yararlanmak ve oyunları bilgisayarınıza indirmek oldukça kolay. İşte izlemeniz gereken basit adımlar:

  1. Öncelikle bilgisayarınızda kurulu olan Steam istemcisini açın ve mevcut hesabınıza giriş yapın.
  2. Arama çubuğuna oynamak istediğiniz oyunun adını (örneğin, Diablo IV veya Sea of Thieves) yazarak ilgili mağaza sayfasına gidin.
  3. Oyunun mağaza sayfasında karşınıza çıkacak olan “Oyunu Oyna” veya benzeri bir butona tıklayın.
  4. Karşınıza çıkacak yükleme yönergelerini onaylayarak oyunun indirme işlemini başlatın. İndirme tamamlandıktan sonra, 21 Eylül'e kadar dilediğiniz gibi bu oyunların tadını çıkarabilirsiniz.

Bu hafta sonu, oyun konsollarınızın tozunu alıp Steam kütüphanenizde yeni maceralara atılmak için harika bir zaman dilimi!

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 02.11.2026 20:35 1 okunma

Akdeniz Derinliklerinden Sarsıcı Haber: 5.1'lik Dalga Kıyıya Ulaştı mı? İşte Datça Açıkları Dikkat Çekti!

Akdeniz'de 5.1 büyüklüğünde meydana gelen deprem, bölgede paniğe yol açtı. Muğla'nın Datça ilçesine yakın bir noktada gerçekleşen sarsıntının detayları ve olası etkileri merak konusu oldu.

Akdeniz Derinliklerinden Sarsıcı Haber: 5.1'lik Dalga Kıyıya Ulaştı mı? İşte Datça Açıkları Dikkat Çekti!

Türkiye'nin batı kıyılarını çevreleyen Akdeniz'de gece saatlerinde hissedilen önemli bir sarsıntı kaydedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından duyurulan verilere göre, merkez üssü Akdeniz olan bir deprem meydana geldi. Bu sarsıntı, özellikle kıyı şeridindeki yerleşim birimlerinde yaşayan vatandaşlar arasında anlık bir endişe dalgasına neden oldu.

Akdeniz Sallandı: 5.1'lik Depremin Detayları Ortaya Çıktı

AFAD'ın paylaştığı resmi bilgilere göre, saat 19.49'u biraz geçerken gerçekleşen depremin büyüklüğü tam olarak 5.1 Mw olarak ölçüldü. Yerin oldukça sığ sayılabilecek 9,07 kilometre derinliğinde meydana gelen bu sarsıntı, enerjisini yüzeye daha etkili bir şekilde yayabilme potansiyeli taşıyor. Depremin merkez üssünün, Muğla'nın turistik ve doğal güzellikleriyle bilinen Datça ilçesine yaklaşık 253,19 kilometre mesafede olması, sarsıntının hissedilme şiddeti açısından önem taşıyor. Bu mesafe, depremin doğrudan ana karada yıkıcı bir etki yaratma olasılığını düşürse de, denizdeki etkileri ve kıyı bölgelerindeki potansiyel yankıları merak ediliyor.

Deprem Bilimcileri Ne Diyor? Bölgedeki Riskler Göz Ardı Edilmemeli

Akdeniz, jeolojik olarak oldukça aktif bir bölgede yer alıyor. Özellikle Afrika ve Avrasya levhalarının etkileşiminin yoğun yaşandığı bu kuşakta, zaman zaman büyüklü küçüklü depremler meydana gelmesi bekleniyor. Uzmanlar, Akdeniz'deki bu tür sarsıntıların, bölgedeki fay hatlarının hareketliliği hakkında önemli ipuçları verdiğini belirtiyor. Datça ve çevresinin yer aldığı bölge, geçmişte de farklı büyüklüklerde depremlere sahne olmuştur. Bu nedenle, AFAD'ın açıkladığı 5.1'lik deprem, bölgedeki sismik aktivitenin devam ettiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Kıyı şeridinde yaşayan vatandaşların, deprem sonrası olası artçı sarsıntılara karşı hazırlıklı olmaları ve AFAD'ın yönlendirmelerini dikkatle takip etmeleri büyük önem taşıyor.

Denizde Meydana Gelen Sarsıntıların Olası Etkileri

Deniz tabanında meydana gelen depremlerin, karada hissedilen depremlerden farklı etkileri olabiliyor. 5.1 gibi orta büyüklükteki bir depremin denizdeki tsunami riski genellikle düşük olsa da, sismik dalgaların deniz suyu üzerinde yarattığı değişimler ve kıyıya ulaşan etkiler yakından takip edilmeli. Yetkililer, herhangi bir olumsuz duruma karşı hazırlıklı olduklarını ve bölgedeki durumu sürekli olarak izlediklerini bildirdiler. Bu tür doğal olaylar, aynı zamanda bölgedeki yapıların depreme dayanıklılığı ve acil durum planlarının ne kadar etkin olduğu gibi konuları da yeniden gündeme getiriyor.

Akdeniz'deki bu sarsıntı, Türkiye'nin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlatırken, hem bilim insanlarının hem de vatandaşların sürekli uyanık olması gerektiğini gösteriyor. Gelecekteki olası sismik hareketliliklere karşı alınacak önlemler ve halkın bilinçlendirilmesi, can ve mal kaybının en aza indirilmesi açısından hayati önem taşıyor. Depremin ardından bölgede herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı bilgisi, şimdilik yüreklere su serpse de, uzmanlar önümüzdeki günlerde yaşanabilecek olası artçı sarsıntılara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.

Gündem 02.11.2026 20:05 1 okunma

İstanbul'da Büyük Kreş Hamlesi: Bakan Göktaş'tan 100 Yeni Yuva Müjdesi!

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul'da başlatılacak 100 kreş projesini duyurdu. Tuzla'da yeni bir gündüz bakımevinin açılışına katılan Bakan Göktaş, erken çocukluk eğitiminin önemine dikkat çekerek, bu alanda yeni düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirtti.

İstanbul'da Büyük Kreş Hamlesi: Bakan Göktaş'tan 100 Yeni Yuva Müjdesi!

Geleceğin Mimarları İçin Dev Adımlar: İstanbul 100 Yeni Kreşe Kavuşuyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, önemli bir dizi ziyaret ve açılış için bulunduğu İstanbul'da, kent için müjde niteliğinde bir gelişmeyi duyurdu. Tuzla'da temaslarda bulunan Bakan Göktaş, AK Parti İlçe Başkanlığı ve Tuzla Belediye Başkanlığı'nı ziyaret ederek yerel yönetimlerle bir araya geldi. Bu ziyaretler sırasında Bakan Göktaş'ın doğum günü de kutlandı. Ardından, Şehit Burak Perçin'in ailesine taziye ziyaretinde bulunan Bakan, günün en anlamlı programlarından biri olan Tuzla Belediyesi Eczacı Melahat Oğuzbeyi Gündüz Bakımevi'nin açılış törenine katıldı.

Açılış törenine katılan isimler arasında İstanbul Valisi Davut Gül, Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl ve çok sayıda davetli yer aldı. Bu anlamlı günde, Bakan Göktaş, erken çocukluk eğitiminin bir toplumun geleceği için taşıdığı stratejik öneme vurgu yaptı.

'Erken Çocukluk, Bir Bakım Değil, Gelecek Meselesidir'

Törende yaptığı konuşmada Bakan Göktaş, Tuzla'da açılan bakanlık onaylı ilk gündüz bakımevinin altını çizerek, bu merkezin çocukların sevgiyle, merakla büyüyeceği bir ortam sunacağını belirtti. Ailelerin de çocuklarını güvenle emanet edebileceği bu tür kurumların önemine değinen Bakan, çocukluğun insanın tüm hayatına yön veren bir dönem olduğunu vurguladı. İlk kelimelerin, ilk adımların, ilk arkadaşlıkların bu erken yaşlarda filizlendiğini, kendine güvenin, öğrenme merakının ve paylaşma duygusunun bu yıllarda şekillendiğini ifade eden Göktaş, bilimsel verilerin de bu dönemin önemini doğruladığını söyledi. Bakan Göktaş, “Erken yaşta verilen her emeğin karşılığı bir ömür boyu devam eder. Bu yüzden biz erken çocukluğu bir bakım meselesi olarak görmüyoruz. Erken çocukluk aslında bir gelecek meselesidir” diyerek sözlerini tamamladı.

Yeni Yönetmeliklerle Standartlar Yükseliyor

Bakan Göktaş, bu vizyonla 27 Haziran'da atılan önemli bir adıma da dikkat çekti. Kamuda ve belediyeler bünyesinde açılan kreş ve gündüz bakımevlerinin ilk defa müstakil bir yönetmelikle düzenlendiğini hatırlatan Bakan, bu düzenlemenin temel önceliğinin çocukların güvenli ve sağlıklı ortamlarda büyümesi olduğunu belirtti. Kamuda, özelde veya belediyede açılan tüm kurumlar için aynı standartların, aynı özenin, aynı denetimin ve aynı güvencenin geçerli olacağını vurguladı. Bu düzenlemenin, ülke genelinde başlatılan kreş seferberliğinin en güçlü adımlarından biri olduğunu söyledi. Bakanlık olarak, bu kuruluşların açılışından işleyişine kadar her aşamada rehberlik ettiklerini ve süreci yakından takip ettiklerini belirten Göktaş, şu anda 25 ilde 345 belediye kreşi ve gündüz bakımevinin başvuru ve inceleme sürecinin devam ettiğini dile getirdi. Tuzla Belediyesi'nin yeni düzenlemenin ardından ilk ruhsatlı bakımevini açan kurumlardan biri olmasının, ilçenin çocuklarına verdiği değeri gösterdiğini sözlerine ekledi.

İstanbul'da 100 Kreş Hedefi ve Belediyelerin Rolü

İstanbul Valisi Davut Gül ise yaptığı konuşmada, açılışı yapılan bu anlamlı etkinliğe katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Vali Gül, Sayın Cumhurbaşkanı'nın destekleri ve Sayın Bakan'ın öncülüğünde İstanbul'da toplam 100 kreş projesinin hayata geçirileceğini müjdeledi. Bu projelerin bir kısmının başladığını, bir kısmının ise kısa süre içinde başlayacağını belirtti. Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl'ün hedeflerini dinlerken duyduğu mutluluğu ifade eden Vali Gül, hem devletin hem de belediyelerin bu alandaki çalışmalarının şehirlerin gelişimine katkı sağladığını söyledi.

Tuzla Belediyesi'nden Örnek Bir Adım: 160 Kapasiteli Ruhsatlı Bakımevi

Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, Tuzla Belediyesi'nin ilk çocuk gündüz bakımevini açmaktan gurur duyduklarını ifade etti. Mevzuat değişikliğiyle kreş ve gündüz bakımevlerinin ruhsatlandırılması gerekliliğini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Bingöl, bu adımı destekleyerek ilk ruhsatlı bakımevini faaliyete geçirdiklerini söyledi. Tesiste 160 öğrenci kapasitesi bulunduğunu, geniş bir oyun parkı ve bahçeye sahip olduğunu aktardı. Çocuklara üç öğün yemek hizmeti sunulduğunu ve gün boyunca kaliteli bir bakım sağlandığını belirtti. Özellikle çalışan anneler için esnek giriş-çıkış saatleri gibi imkanların da sunulduğunu vurguladı. Yemeklerin diyetisyenler tarafından kalori hesaplamalarına göre hazırlandığını ve çocukların yaş gruplarına uygun beslenme ihtiyaçlarının titizlikle gözetildiğini ekledi. Bu projenin, Tuzlalı çocukların ve ailelerin hizmetine sunulan çok güzel bir alan olduğunu sözlerine ekledi.

Gündem 02.11.2026 19:35 4 okunma

İsrail Saldırıları Lübnan Tarımını Vurdu: Dev Araziler Yok Oldu! Nizar Hani'den Şok Açıklama

Lübnan Tarım Bakanı Nizar Hani, İsrail saldırılarının ülkedeki tarım arazilerinin yüzde 22,5'ini, yani 56 bin hektarlık devasa bir alanı kullanılamaz hale getirdiğini duyurdu. Bu durum, Lübnan'ın gıda güvenliği ve ekonomisi için büyük bir tehdit oluşturuyor.

İsrail Saldırıları Lübnan Tarımını Vurdu: Dev Araziler Yok Oldu! Nizar Hani'den Şok Açıklama

Lübnan'ın tarımsal geleceği, İsrail ile yaşanan çatışmaların gölgesinde büyük bir tehlikeyle karşı karşıya. Lübnan Tarım Bakanı Nizar Hani, yaptığı çarpıcı açıklamalarla, süregelen saldırıların ülkenin tarım sektörüne verdiği zararın boyutlarını gözler önüne serdi. Bakan Hani'ye göre, İsrail'in operasyonları sonucunda tarım arazilerinin tam yüzde 22,5'i, yani yaklaşık 56 bin hektarlık devasa bir alan doğrudan hasar gördü. Bu rakamlar, Lübnan'ın gıda egemenliği ve ekonomik istikrarı açısından endişe verici bir tablo çiziyor.

Savaşın Tarım Üzerindeki Yıkıcı Etkisi

Bakan Nizar Hani'nin paylaştığı bilgiler, İsrail saldırılarının sadece altyapıyı değil, doğrudan toprağı ve ekili alanları hedef aldığını gösteriyor. 56 bin hektarlık verimli tarım arazisinin kullanılamaz hale gelmesi, Lübnan'ın kendi kendine yeterliliğini ciddi şekilde baltalıyor. Buğday, zeytin, narenciye gibi temel ürünlerin yetiştirildiği bu alanların kaybı, ülkenin hem iç piyasa arzını hem de ihracat potansiyelini olumsuz etkileyecek. Tarımsal üretimin bu denli sekteye uğraması, özellikle ekonomik zorluklar yaşayan Lübnan için gıda fiyatlarında artış ve daha derin bir insani kriz riski anlamına geliyor.

Gıda Güvenliği Tehlikede: 56 Bin Hektar Kayıp Ne İfade Ediyor?

Lübnan Tarım Bakanlığı'nın açıkladığı 56 bin hektarlık zarar, basit bir rakamdan çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu alan, ülkenin toplam ekilebilir arazisinin önemli bir bölümüne denk geliyor. Çiftçilerin yıllardır emek verdiği, nesilden nesile aktarılan topraklarda yaşanan bu yıkım, sadece ekonomik bir kayıp değil, aynı zamanda toplumsal bir travma. Bakan Hani, hasarın boyutunu ve bu durumun Lübnan halkının gıda tedarik zincirine getireceği yükü vurguladı. Özellikle çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerdeki tarım alanlarının tahrip olması, yerel ekonomileri durma noktasına getirdi.

Bu durum, Lübnan'ın uluslararası yardım kuruluşlarına olan bağımlılığını artırma potansiyeli taşıyor. Kendi kaynaklarıyla yeterli gıdayı üretemeyen bir ülke, dışarıdan ithalata yönelmek zorunda kalacak ve bu da döviz rezervleri üzerindeki baskıyı artıracaktır. Bakan Hani, gelecekte bu arazilerin yeniden tarıma kazandırılmasının ne kadar zaman alacağı ve ne kadar maliyetli olacağı konusunda da endişelerini dile getirdi. Toprakların temizlenmesi, yeniden ekime elverişli hale getirilmesi ve çiftçilere destek sağlanması gibi konularda acil eylem planlarına ihtiyaç duyuluyor.

Uluslararası Toplumdan Yardım Çağrısı Yolda mı?

Tarım Bakanı Nizar Hani'nin açıklamaları, uluslararası topluma Lübnan'ın tarımsal altyapısını yeniden inşa etme çağrısı olarak da okunabilir. Bu denli büyük bir alanın zarar görmesi, tek başına bir ülkenin altından kalkabileceği bir yük olmaktan çıkmış durumda. Bölgedeki istikrarsızlığın devam etmesi, tarım arazilerinin yeniden zarar görmesi riskini de beraberinde getiriyor. Bu nedenle, uzun vadeli çözümler ve sürdürülebilir tarım projeleri için uluslararası destek ve işbirliği hayati önem taşıyor.

Bakan Hani, önümüzdeki dönemde hasar gören arazilerin detaylı envanterinin çıkarılacağını ve bir rehabilitasyon programı başlatılacağını belirtti. Ancak bu sürecin ne kadar hızlı ilerleyeceği ve ne kadar kaynak ayrılacağı, şimdilik belirsizliğini koruyor. Lübnan'ın tarım sektörü, savaşın acımasız yüzüyle bir kez daha yüzleşirken, halkın gelecekteki ekmeğini güvence altına almak için zamanla yarışılıyor. Bu durum, savaşın sadece cephelerde değil, aynı zamanda sofralarda da yıkıcı etkileri olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Gündem 02.11.2026 19:05 5 okunma

İmamoğlu Davasında Şoke Eden İfadeler: 'Eşim 160 Bin Lira İçin İntihar Etti, Tapu Yok!'

Ekrem İmamoğlu'nun da yargılandığı 'çıkar amaçlı suç örgütü' davasının 102. duruşmasında tanıklar çarpıcı iddialarda bulundu. Beylikdüzü Belediyesi'nde veznedar olarak çalışan bir tanığın eşinin intiharı ve belediye dönemindeki usulsüzlük iddiaları mahkemede yankılandı.

İmamoğlu Davasında Şoke Eden İfadeler: 'Eşim 160 Bin Lira İçin İntihar Etti, Tapu Yok!'

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve kamuoyunun yakından takip ettiği Ekrem İmamoğlu'nun da sanıkları arasında yer aldığı 'çıkar amaçlı suç örgütü' davasının 102. duruşması tamamlandı. Duruşmada, bazı müşteki ifadelerinin ardından tanıkların dinlenilmesine geçildi. Salonda tansiyonun bir an olsun düşmediği duruşmada, tanıkların beyanları dikkatle dinlendi.

Tanık Beyanları Davaya Damga Vurdu: 'Eşim İntihar Etti, Tapu Yoktu!'

Duruşmada tanıklık yapan Arzu Uçar, Beylikdüzü Belediyesi'nde eşinin 23 yıl boyunca görev yaptığını belirterek, eşinin Ekrem İmamoğlu döneminde üzerine atılan bir suçlama nedeniyle intihar ettiğini söyledi. Uçar, intihar öncesinde iptal edilen bir makbuzun parası hakkında da şüphelerini dile getirerek, 'İptal edilen makbuzun parası ortada yoktu. Eşim o belediyede veznedar olarak çalışıyordu' dedi. Eşinin ölümü sonrası İmamoğlu ile görüştüğünü aktaran Uçar, Başkan'ın 'iş adamları bir araya gelmiş ve almış gibi gösterilir' şeklindeki açıklamasının kendisini şaşırttığını, hatta daire bakmalarının söylendiğini ifade etti. Uçar, 'Hani ben gerçekten birilerinden para toplayıp da bize bir daire tutulacak falan diye düşünüyordum. Eşim 160 bin lira yüzünden canından oldu, bize evin tapusu verilmedi. 23 senelik çalışma hayatı olan bir insana mobbing uygulandı' diyerek yaşadıklarını anlattı.

Milyonluk Teslimatlar ve Kültür AŞ Sinyali

Davada dinlenen bir diğer tanık Aydın Şahin ise, iş insanı Adem Kameroğlu tarafından yetkilendirildiğini ve bankadan 2 milyon liralık para çektiğini belirtti. Şahin, parayı Necati Özkan adlı kişiye teslim ettiğini ve Özkan'ın bu parayı kendi inşaatlarına 500 bin lira halinde 4 seferde yatırdığını kaydetti. Tanık Ekrem Reşat Tüzün ise, daha önce Kentsel Tasarım Müdürlüğü'nden bedelsiz izin alabildiklerini ancak 2020'den sonra Kültür AŞ'ye ödeme yapmadan izin alamadıklarını söyledi. Tüzün, 'Bütün reklam şirketlerini çağırıyorlardı, yeni bir düzene gidiyoruz diye. Bizi de davet ettiler ve izni alabilmenin yolunun Kültür AŞ'ye ödeme yapmaktan geçtiğini ifade ettiler. Yani izinlerin alınması için Kültür AŞ'ye bir ödeme yapılması istendi ve bu ödemeler yapıldıktan sonra izinler gelmeye başladı' diyerek, izin süreçlerinde bir sistem değişikliği olduğunu ima etti.

İlaç Şirketinden 3.5 Milyon Dolar Teslimatı İddiası

Tanıklardan Cem Erdinç de, olay tarihinde bir ilaç şirketinde idari işler müdürü olarak görev yaptığını ve şirketin inşaat bölümüyle ilgili bir iskan probleminde Şişli Belediyesi'nden kaynaklanan bir sıkıntı yaşandığını belirtti. Genel müdürleriyle belediye başkan yardımcısının yanına gittiklerini ve görüşmelerin ardından sürecin takip edileceği bilgisini aldıklarını aktaran Erdinç, daha sonra genel müdürünün kendisini belediye başkan yardımcısının danışmanı Altan Ertürk ile buluşmak üzere Sarıyer'e yönlendirdiğini söyledi. Erdinç, 'Altan Bey'e bir emanet teslim edeceğimi söyledi. Daha sonra Altan Bey bana bir konum attı Sarıyer tarafından. Ben de ilgili meblağı verdiler ve o meblağı alıp götürüp Sarıyer'de Altan Bey'in bulunduğu yere teslim ettim' diye konuştu. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın 'Ne kadarlık bir paraydı teslim ettiğiniz?' sorusuna ise Erdinç, '3,5 milyon dolar. Büyük tek bir valizin içinde teslim ettim' yanıtını verdi.

Bir kısım tanığın ifadelerinin alınmasının ardından, mahkeme heyeti duruşmayı bir sonraki güne erteledi. Davada yeni tanıkların dinlenmesi ve delillerin değerlendirilmesi sürecek.

Gündem 02.11.2026 17:35 6 okunma

KKTC'de Kader Günü Belli Oldu: Meclis ve Belediyeler İçin Tarih Verildi! Heyecan Dorukta!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) halkı, hem Cumhuriyet Meclisi'nin yeni üyelerini hem de yerel yönetimleri belirleyecek kritik bir seçime hazırlanıyor. Tüm gözler 6 Aralık'ta sandıkta olacak.

KKTC'de Kader Günü Belli Oldu: Meclis ve Belediyeler İçin Tarih Verildi! Heyecan Dorukta!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), önemli bir dönüm noktasına hazırlanıyor. Ülkenin siyasi geleceğini ve yerel yönetim yapısını şekillendirecek olan Cumhuriyet Meclisi seçimleri ile belediye başkanları ve meclis üyelerinin belirleneceği yerel seçimler için tarih netleşti. Seçmenler, 6 Aralık tarihinde sandık başına giderek iradelerini ortaya koyacak.

Kıbrıs'ta Çift Düğüm: Siyasi ve Yerel Dengeler Yeniden Kuruluyor

KKTC'de yaklaşan seçimler, yalnızca milletvekillerinin belirlenmesiyle sınırlı kalmayacak. Aynı zamanda, ülkenin temel yönetim birimleri olan belediyelerin de kaderi bu tarihte belli olacak. Bu durum, seçimin hem ulusal hem de yerel düzeyde taşıdığı stratejik önemi bir kat daha artırıyor. Vatandaşlar, hem ulusal politikaları yönlendirecek meclis üyelerini hem de günlük yaşamlarını doğrudan etkileyecek yerel yöneticileri seçecek.

Seçim Süreci ve Beklentiler: Hangi Konular Gündemde Olacak?

6 Aralık'ta gerçekleşecek olan bu çift seçimli maraton öncesinde siyasi partiler ve adaylar yoğun bir kampanya sürecine girecek. KKTC'nin güncel ekonomik durumu, adalet reformu beklentileri, kıbrıs sorununun çözümüne yönelik yaklaşımlar ve yerel hizmetlerin iyileştirilmesi gibi konuların seçim kampanyalarının ana gündem maddeleri olması bekleniyor. Seçmenlerin bu konulardaki hassasiyeti ve beklentileri, sandıktan çıkacak sonuçları doğrudan etkileyecek.

Yerel Yönetimlerin Rolü ve Seçmenin Beklentileri

Yerel seçimler, halkın devlete olan güvenini ve memnuniyetini en yakından hissettiği alanlardan biri. Bu nedenle, belediye başkanları ve meclis üyelerinin seçimi, seçmenler için büyük önem taşıyor. Altyapı çalışmaları, çevre düzenlemeleri, sosyal projeler ve vatandaş odaklı hizmetler gibi konularda vaatlerde bulunacak adayların, halkın nabzını iyi tutması gerekecek. KKTC genelinde hangi partilerin veya bağımsız adayların yerel yönetimlerde söz sahibi olacağı, şimdiden merak konusu.

Geleceğe Yönelik Adımlar: Yeni Meclis ve Yerel Yönetimlerden Beklentiler

Yeni dönemde oluşacak Cumhuriyet Meclisi'nin, ülkenin istikrarı ve kalkınması için atacağı adımlar yakından takip edilecek. Siyasi istikrarın sağlanması, ekonomik büyümeyi teşvik edecek politikalar ve uluslararası alandaki diplomatik ilişkilerin güçlendirilmesi gibi konularda yeni meclisin performansı büyük önem taşıyacak. Aynı şekilde, yenilenecek yerel yönetimlerin de daha şeffaf, katılımcı ve etkili bir yönetim anlayışı sergilemesi bekleniyor. Bu seçimler, KKTC'nin geleceğine dair önemli kararların alınacağı bir süreci başlatacak.

6 Aralık'ta sandığa gidecek olan KKTC halkının, ülkenin geleceği için en doğru kararı vereceğine inanılıyor. Siyasi atmosferin her geçen gün daha da ısındığı bu dönemde, tüm gözler seçimin sonuçlarına çevrilmiş durumda.