Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Spor KÖŞE YAZISI 12.08.2026 23:05 1 okunma

Fenerbahçe'den Bomba Satış: Yıldız Oyuncuya 20 Milyon Euro'luk Teklif Yağmuru!

Fenerbahçe, gelecek sezon planlaması kapsamında yıldız orta saha oyuncusu Amrabat için gelen devasa teklifleri değerlendirmeye aldı. Faslı oyuncu için 20 milyon Euro'luk bir teklifin kapıda olduğu iddia edildi.

Fenerbahçe'den Bomba Satış: Yıldız Oyuncuya 20 Milyon Euro'luk Teklif Yağmuru!

Fenerbahçe'nin geleceğe yönelik transfer ve kadro yapılanması çalışmaları sürerken, sürpriz bir ayrılık gelişmesi yaşanıyor. Geçtiğimiz sezon Real Betis'te kiralık olarak forma giyen ve sarı-lacivertli takıma dönen Faslı orta saha oyuncusu Sofyan Amrabat, yönetimin satış listesine konuldu. Bu gelişme, kulübün finansal hedefleri ve önümüzdeki sezonki transfer politikasında önemli bir yer tutuyor.

Amrabat İçin Cömert Teklif Geliyor

Fenerbahçe'ye Amrabat için gelen teklifin boyutu, kulübün finansal durumunu olumlu etkileyecek cinsten. Edinilen bilgilere göre, özellikle İngiliz devi Manchester United'ın da ilgilendiği konuşulan Amrabat için Suudi Arabistan liginden cazip bir teklifin geldiği ve bu teklifin tam 20 milyon Euro seviyesinde olduğu öne sürülüyor. Bu rakam, hem oyuncunun bonservis bedeli hem de maaş yükümlülükleri düşünüldüğünde sarı-lacivertli yönetim için oldukça dikkat çekici bir meblağ olarak değerlendiriliyor.

Harcama Limitleri ve Finansal Nefes

Özellikle Greenwood transferi sonrası artan maliyetler ve Süper Lig'in harcama limitleri konusunda yaşanan potansiyel sıkıntılar göz önüne alındığında, Amrabat'ın satışı Fenerbahçe'ye ciddi bir finansal rahatlama sağlayabilir. Bu transfer, kulübün önümüzdeki dönemdeki transfer hamleleri için önemli bir kaynak yaratma potansiyeli taşıyor. Sarı-lacivertli yönetim, bu teklifi hem oyuncunun kariyeri hem de kulübün menfaatleri doğrultusunda titizlikle değerlendirecek.

Oyuncu ve Menajeriyle Görüşmeler Devam Ediyor

Faslı orta saha oyuncusunun menajeri ile de yakın temas halinde olan Fenerbahçe yönetimi, oyuncunun ayrılığa sıcak bakması halinde transfer sürecini hızlandırmayı hedefliyor. Amrabat'ın maaşının da teklif eden kulüp tarafından karşılanacak olması, Fenerbahçe'nin üzerindeki mali yükü önemli ölçüde hafifletecek. Bu durum, kulübün hem mevcut kadro dengesini korumasına hem de yeni yıldızlara yer açmasına olanak tanıyacak.

Orta Sahaya Takviye İhtimali Güçleniyor

Sofyan Amrabat'ın olası satışı, Fenerbahçe'nin orta saha transferi için yeni arayışlara girmesine neden olabilir. Yönetimin, bu transferden elde edilecek geliri, takımın ihtiyaç duyduğu bölgelere yapacağı nokta atışı transferler için kullanması bekleniyor. Teknik direktör İsmail Kartal'ın raporu doğrultusunda, orta sahanın merkezine güçlü ve dinamik bir oyuncu kazandırılması öncelikli hedefler arasında yer alabilir. Amrabat'ın vedası, bu anlamda yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.

Fenerbahçe'nin bu önemli transfer kararının detayları ve sürecin nasıl ilerleyeceği merakla beklenirken, taraftarların da bu konudaki gelişmeleri yakından takip ettiği biliniyor. Kulübün finansal sağlığını güçlendirme ve aynı zamanda sportif başarıyı hedefleme yolundaki stratejisi, Amrabat transferiyle birlikte daha net bir şekilde ortaya çıkacak.

Tarık Yiğit

Tarık Yiğit

Spor Yorumları & Toplum

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Teknoloji 13.08.2026 00:05 0 okunma

Apple Watch'ta Devrim Kapıda! Kordonun İçine Gizlenen Sır Ortaya Çıktı: Sağlık Takibinde Yeni Dönem Başlıyor Mu?

Apple Watch Series 12 ile ilgili dikkat çekici sızıntılar, akıllı saatin kordonuna entegre edilecek yeni nesil bir sensörü işaret ediyor. Bu teknoloji, sağlık takibinde çığır açabilir.

Apple Watch'ta Devrim Kapıda! Kordonun İçine Gizlenen Sır Ortaya Çıktı: Sağlık Takibinde Yeni Dönem Başlıyor Mu?

Teknoloji devleri arasındaki yenilik yarışı hız kesmeden devam ederken, Apple'ın bir sonraki amiral gemisi akıllı saati Apple Watch Series 12 hakkında heyecan verici iddialar ortaya atıldı. Kaynaklara göre, Cupertino merkezli şirket, kullanıcıların sağlık verilerini çok daha yakından ve zahmetsizce takip etmelerini sağlayacak çığır açıcı bir teknoloji üzerinde çalışıyor olabilir. İddialara göre, yeni modelde kordonun içine entegre edilmiş gelişmiş sağlık sensörleri yer alacak.

Gizemli Sensörün Detayları Neler?

Teknoloji dünyasındaki güvenilir sızıntı kaynaklarından biri olarak bilinen Kosutami tarafından paylaşılan bilgilere göre, Apple'ın bu yeni donanımı, silikon kordonların içine doğrudan enjekte edilecek. Bu, kordonun kendisinin artık sadece bir aksesuar olmaktan çıkıp, giyilebilir teknolojinin en kritik parçalarından biri haline geleceğini gösteriyor. Ancak mevcut bilgilere göre, Apple'ın bu teknolojiyi silikon dışındaki materyallerle de uyumlu hale getirme konusunda henüz bir çözüm bulamadığı belirtiliyor. Sensörün tam olarak hangi spesifik sağlık verilerini ölçeceği konusunda ise henüz net bir açıklama yapılmamış olması, merakları daha da artırıyor. Kan şekeri takibi, daha gelişmiş nabız ölçümü, stres seviyesi analizi veya hatta kan basıncı gibi devrim niteliğinde özelliklerin bu sensörle mümkün olabileceği tahmin ediliyor.

Patent Kütüphanesindeki Gelişmiş Teknolojiler

Apple'ın akıllı saat kordonlarına sensör yerleştirme fikri aslında oldukça eskilere dayanıyor. Şirket, bu alanda yıllardır süren yoğun bir patent çalışması yürütüyor. Daha 2017 yılında modüler kordon bağlantıları ve hatta tansiyon ölçümü gibi yenilikçi özellikler üzerine patentler almıştı. Aynı dönemde, biyometrik verilerin doğruluğunu artıracak, kullanıcının hareketlerine göre kendini ayarlayabilen akıllı kordon tasarımları üzerinde de çalıştığı biliniyor. İlerleyen yıllarda bu patent başvuruları, cilt dokusu analiziyle kimlik doğrulama veya terdeki elektrolit yoğunluğunu ölçerek vücudun hidrasyon seviyesini belirleyen sensörler gibi daha da ileri teknolojilere doğru genişledi. Ancak bugüne kadar bu patentlerden herhangi birinin ticari bir ürüne dönüşüp kullanıcılarla buluşmadığı görülüyor. Apple'ın bu konudaki ısrarcı tutumu, gelecekte akıllı saatlerde sağlık takibini kökten değiştirecek bir yeniliğin habercisi olabilir.

Seri 12'den Neler Bekleniyor?

Kosutami'nin paylaştığı bu son iddia henüz resmi olarak doğrulanmamış olsa da, teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı. Mevcut beklentilere göre, Apple Watch Series 12'nin, Series 10 ile başlayan tasarım dilini koruması ve yeni nesil bir işlemciye kavuşması bekleniyor. Yeni sensör teknolojisi, eğer hayata geçerse, bu küçük güncellemelerin çok ötesinde, cihazın sağlık odağını tamamen farklı bir boyuta taşıyacak. Apple'ın bu sonbahar döneminde yeni iPhone modelleri ve diğer merakla beklenen ürünleriyle birlikte Series 12'yi de tanıtması öngörülüyor. Bu potansiyel adım, akıllı saat pazarında rekabeti kızıştırırken, kullanıcıların sağlıklarını yönetme biçimlerinde de önemli bir dönüşüme yol açabilir. Apple'ın sağlık takibi konusundaki bu yenilikçi yaklaşımı, gelecekte giyilebilir teknolojinin sağlık sektöründeki rolünü daha da pekiştirecek gibi görünüyor.

Gündem 12.08.2026 21:35 3 okunma

Dünyanın Üçüncü En Büyük Vinci Boğaz'da Yaptığıyla Nefesleri Kesti: Trafik Durdu!

Dünyanın en büyük vinç gemilerinden biri olan SAIPEM 7000'in Çanakkale Boğazı'ndaki geçişi, deniz trafiğini felç etti. Dev geminin manevraları ve boğazın çift yönlü olarak trafiğe kapatılması dikkat çekti.

Dünyanın Üçüncü En Büyük Vinci Boğaz'da Yaptığıyla Nefesleri Kesti: Trafik Durdu!

İzmir'den Romanya'ya doğru yola çıkan ve denizcilik dünyasının en dikkat çekici yapılarından biri olan devasa vinç gemisi 'SAIPEM 7000', Çanakkale Boğazı'nda sergilediği performansla hem profesyonelleri hem de meraklı gözleri büyüledi. Bahamalar bayrağı taşıyan ve 200 metre uzunluk, 87 metre genişlik ile göz dolduran bu devasa yapı, dünyanın en büyük üçüncü vinç gemisi olma özelliğini taşıyor. Dün sabah saat 06.30 sularında Ege Denizi'nden Çanakkale Boğazı'na giriş yapan gemi, adeta bir yüzen dev kule gibi suları yararak ilerledi.

Dev Geminin Akılalmaz Manevraları ve Boğaz'daki Görevi

Özellikle deniz altı doğalgaz boru hattı döşeme projelerinde kritik görevler üstlenen SAIPEM 7000, iki devasa vinciyle toplamda 14 bin tonluk tandem kaldırma kapasitesine sahip. Bu inanılmaz güç, gemiyi devasa projelerin vazgeçilmez bir parçası haline getiriyor. Sabah saat 09.30 sularında Çanakkale'nin Kepez önlerine ulaşan gemi, boğaz geçişi sırasında sadece kendi başına değil, aynı zamanda deniz güvenliğini ve koordinasyonunu sağlamak üzere 'KEGM-9', 'Kurtarma-10', 'Kurtarma-15', 'Kurtarma-18' ve 'Kurtarma-21' gibi deniz emniyeti ve kurtarma gemilerinin refakatinde ilerledi. Bu yoğun güvenlik önlemi, geminin boyutlarının ve geçişinin hassasiyetinin bir göstergesiydi.

Boğaz Trafiğe Kapandı: Günlerce Sürebilecek Bir Etki

Ancak SAIPEM 7000'in boğaz geçişi sıradan bir olay değildi. Dev geminin güvenli bir şekilde yol alabilmesi ve olası risklerin önüne geçilebilmesi amacıyla, Çanakkale Boğazı çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı. Bu karar, deniz taşımacılığı açısından önemli bir aksaklık yaratırken, gemi trafiğini de geçici olarak durma noktasına getirdi. Boğazın trafiğe kapatılması, geminin manevra kabiliyetini en üst düzeyde kullanabilmesi ve çevresindeki diğer deniz araçları için tehlike oluşturmaması adına atılmış stratejik bir adımdı. Bu durum, Boğaz'ı kullanacak diğer gemiler ve lojistik operasyonlar üzerinde beklenmedik bir etki yarattı. Denizcilik otoriteleri, geminin geçişinin sorunsuz tamamlanması için yoğun bir çaba sarf etti.

SAIPEM 7000'in Önemi ve Gelecek Projeler

SAIPEM 7000, sadece boyutlarıyla değil, taşıdığı teknoloji ve üstlendiği görevlerle de öne çıkıyor. Ağır yük kaldırma kapasitesiyle bilinen gemi, enerji sektöründeki büyük ölçekli altyapı projelerinde kilit rol oynuyor. Özellikle derin denizlere boru hattı döşeme gibi karmaşık operasyonlarda sahip olduğu yetenekler, onu küresel ölçekte aranan bir çözüm ortağı yapıyor. Bu tür geçişler, denizcilik mühendisliğinin sınırlarını zorlarken, aynı zamanda bölgedeki enerji güvenliği ve tedarik zincirleri açısından da stratejik öneme sahip projelerin habercisi niteliğinde. Uzmanlar, SAIPEM 7000 gibi gemilerin gelecekte de enerji sektöründeki dev yatırımlarda başrolü üstlenmeye devam edeceğini öngörüyor. Boğaz geçişinin tamamlanmasının ardından geminin Romanya'daki varış noktasına ulaşarak görevine başlaması bekleniyor.

Gündem 12.08.2026 21:05 2 okunma

Mankenin Şoke Eden İddiaları: 'Nikahıma Aldım, 700 Bin Lira Mehrimi Vermedi!'

Eski manken Andrea Catalina Ladunca, müteahhit Murat Y. hakkında nikah sırasında anlaşılan 700 bin TL'lik mehir bedelini ödemediği ve evlendikten sonra psikolojik şiddet uyguladığı iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Mankenin Şoke Eden İddiaları: 'Nikahıma Aldım, 700 Bin Lira Mehrimi Vermedi!'

Romanya uyruklu eski manken Andrea Catalina Ladunca, birlikte hayat kurmayı hayal ettiği müteahhit Murat Y. tarafından nikah vaadiyle dolandırıldığını iddia ederek savcılığa başvurdu. 2016 yılında tanışan çiftin ilişkisi, Murat Y.'nin Andrea Catalina Ladunca'ya yönelik yoğun ilgi ve evlilik vaatleriyle şekillendi. Ladunca, eski eşinden olan çocuklarını sahiplenmesi ve her türlü sorumluluğu üstleneceği sözüyle Murat Y.'ye güvendiğini belirtti.

Aşk Sarhoşuyken Yapılan Mehir Anlaşması

İddialara göre, çift 13 Şubat 2017'de Mecidiyeköy'deki bir camide kıyılan dini nikah sırasında, Murat Y.'nin Andrea Catalina Ladunca'ya 700 bin Türk Lirası değerinde bir mehir ödemeyi taahhüt ettiği bir sözleşme imzaladı. Bu sözleşmenin bir nüshasının nikahı kıyan imamda, diğerinin ise çiftte bulunduğu öne sürüldü. Mehir, İslam hukukunda erkeğin evlenirken kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para, mal veya güvence olarak biliniyor. Yargıtay kararlarında da geçerli bir akit olarak kabul edilen mehir sözleşmeleri, Türkiye'de de belirli koşullarda hukuki geçerliliğe sahip.

Evlilik Sonrası Kabus: Psikolojik Baskı ve Dolandırıcılık

Andrea Catalina Ladunca, evliliklerinin ilerleyen dönemlerinde Murat Y.'nin kendisine ve çocuklarına karşı sistematik psikolojik baskı, kötü muamele ve aşağılayıcı davranışlarda bulunmaya başladığını iddia etti. İddialara göre Murat Y., Ladunca'yı iş kurmak bahanesiyle Romanya'ya göndererek orada bir restoran açtırdı. Ancak Ladunca, restoranın tüm yükünü omuzlarken, Murat Y.'nin sürekli kumar oynayarak işletmeyle ilgilenmediğini ve kendisini müşteriler önünde ağır hakaretlerle aşağıladığını belirtti. Bu durumun işletmenin itibarını zedelediğini ve ekonomik olarak büyük zarara uğradığını ifade eden Ladunca, tehdit, hakaret ve aşağılamalar sonrası eşi tarafından terk edildiğini dile getirdi.

Cami İmamıyla İşbirliği İddiası ve Suç Duyurusu

Murat Y.'nin kendisini dini nikah yoluyla kandırarak dolandırdığını ileri süren Andrea Catalina Ladunca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek suç duyurusunda bulundu. Nikahı kıyan cami imamını da tanık olarak gösteren Ladunca, Murat Y.'nin imamla işbirliği içinde hareket ederek 700 bin liralık mehrini ödemediğini öne sürdü. Ayrıca, Murat Y.'nin annesini de 24 bin Euro dolandırdığını iddia eden Ladunca, annesinin evi satmak zorunda kaldığını ve kendisinin de çocuklarıyla birlikte zor durumda kaldığını belirtti. Dilekçesinde Murat Y.'nin kendisine, 'Beni memleketine götür. Orada arsa alıp ev yapıp satarım, sana mehrini veririm' diyerek kandırdığını ve güvenini kötüye kullandığını ifade etti.

Hukuki Süreç ve Kadının Talepleri

Andrea Catalina Ladunca, Murat Y.'nin kendisine zulümler ve rezillikler yaşattıktan sonra evi terk ettiğini ve 700 bin liralık mehrini ödemeyerek kendisini dolandırdığını belirterek şikayetçi oldu. Ladunca, sözleşmenin yapıldığı Mecidiyeköy'deki camide bulunan mehir sözleşmesinin savcılığa getirilmesini talep etti. Hukuki süreçte mehir alacağına dair davaların açılabildiği ve mehir sözleşmelerinin geçerli kabul edildiği belirtilirken, Ladunca'nın bu süreçte adaleti arayacağı öğrenildi.

Teknoloji 12.08.2026 20:05 3 okunma

IPhone 18 Pro'nun Sırrı Çözüldü: 13 Yıllık Geleneği Yıkan Devrimsel Bellek Teknolojisi Geliyor!

Apple, iPhone 18 Pro modellerinde kullanılacak A20 Pro çipiyle 64-bit'ten 96-bit LPDDR6 bellek teknolojisine geçerek yapay zeka performansını katlamayı hedefliyor. Bu geçiş, cihaz maliyetlerini de etkileyecek.

IPhone 18 Pro'nun Sırrı Çözüldü: 13 Yıllık Geleneği Yıkan Devrimsel Bellek Teknolojisi Geliyor!

Apple'ın merakla beklenen yeni amiral gemisi iPhone 18 Pro serisi hakkında şaşırtıcı bir gelişme yaşanıyor. Sektör kulislerinde dolaşan iddialara göre, Apple, iPhone 18 Pro ve Pro Max modellerinde kullanacağı A20 Pro çipiyle birlikte, teknoloji dünyasında adeta bir dönüm noktası olabilecek bir hamleye hazırlanıyor. Yaklaşık 13 yıldır iPhone'larda standart olarak kullanılan 64-bit bellek bant genişliği geleneğini bozarak, tamamen yeni bir teknolojiye geçiş yapılması bekleniyor.

Bellek Teknolojisinde Yüzde 50 Artış: Yapay Zeka Devrimi Kapıda!

Edinilen bilgilere göre, Apple'ın yeni nesil çipinde odak noktası, 96-bit LPDDR6 bellek teknolojisi olacak. Bu geçiş, özellikle cihaz üzerinde çalışan yapay zeka modelleri ve yeniden tasarlanan Siri altyapısının performansında gözle görülür bir artış vaat ediyor. Mevcut 64-bit mimariden 96-bit'e yapılan yükseltme, bellek odaklı işlemlerde %50'ye varan bir hız artışı anlamına geliyor. Bu durum, iPhone 18 Pro'nun, yerel olarak çalışacak büyük dil modellerini (LLM'ler) ve karmaşık yapay zeka görevlerini çok daha hızlı ve verimli bir şekilde yerine getirmesini sağlayacak.

Sektör analistleri, bu hamlenin Apple'ın akıllı telefon pazarındaki liderliğini pekiştireceğini ve rakiplerine karşı önemli bir teknolojik üstünlük sağlayacağını belirtiyor. Bellek bant genişliğindeki bu devasa artış, aynı zamanda gelecekteki yazılım güncellemeleri ve yeni nesil mobil uygulamalar için de sağlam bir temel oluşturacak.

Fiziksel Sınırlamalar Aşılıyor: LPDDR6'nın Avantajları

Gelen bilgilere göre, 96-bit bellek bant genişliğine geçiş, Apple'ın uzun süredir devam eden teknik tercihlerinde bir kırılma yaratacak. Uzmanlar, daha önceki nesil bellek teknolojilerinde 96-bit bant genişliğine ulaşmanın, RAM modüllerinin fiziksel boyutlarında ciddi bir artışa neden olduğunu belirtiyor. Ancak, yeni nesil LPDDR6 teknolojisi, aynı 96-bit desteğini çok daha verimli ve kompakt bir yapıda sunabiliyor. Bu da Apple'ın, iPhone 18 Pro'nun tasarımını ve iç yerleşimini bozmadan bu önemli performansı elde etmesini mümkün kılıyor. Sızdırılan şematiklerde DRAM boyutunda gözle görülür bir büyümenin olmaması, Apple'ın bu daha verimli standartı tercih edeceği yönündeki beklentileri güçlendiriyor.

Depolama Birimlerinde Maliyet Optimizasyonu

Öte yandan, bu radikal bellek teknolojisi yükseltmesinin cihaz maliyetleri üzerinde de önemli bir etkisi olması bekleniyor. Sektör tahminlerine göre, iPhone 18 Pro modelleri için DRAM maliyetleri, bir önceki nesil iPhone 17 Pro'ya kıyasla önemli ölçüde artış gösterebilir. Bu artan maliyet baskısını dengelemek amacıyla Apple'ın, depolama birimlerinde farklı bir strateji izleyeceği öne sürülüyor.

Şirketin, 256GB ve 512GB gibi daha yaygın depolama seçeneklerinde mevcut TLC NAND teknolojisini kullanmaya devam edeceği belirtiliyor. Ancak, en yüksek kapasiteli modeller olan 1TB ve 2TB'lık iPhone 18 Pro versiyonlarında, maliyeti düşürmek adına daha ekonomik bir alternatif olan QLC NAND teknolojisine geçiş yapılması planlanıyor. Bu hamle, Apple'ın hem en son bellek teknolojilerini sunma hem de genel cihaz maliyetini yönetme arasındaki hassas dengeyi kurma çabasının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Gelecek Vizyonu ve Soru İşaretleri

Apple'ın bu cesur adımı, mobil teknolojinin geleceğine dair önemli ipuçları veriyor. Yapay zeka entegrasyonunun giderek derinleştiği günümüzde, bellek performansındaki bu artış, cihazların sadece akıllı telefon olmanın ötesine geçerek, kişisel asistanlar ve güçlü hesaplama platformları haline gelme yolunda attığı önemli bir adım olarak görülüyor. Ancak, depolama birimlerindeki maliyet odaklı tercihin, uzun vadede performans veya veri güvenliği açısından ne gibi etkiler yaratacağı merak konusu olmaya devam ediyor.

Peki sizce Apple'ın bu radikal bellek yükseltmesi ve depolama stratejisi, akıllı telefon pazarında yeni bir trendi mi başlatacak? Yorumlarınızı bizimle paylaşın.

Gündem 12.08.2026 19:35 2 okunma

Okul Katliamının Sinyali 32 Kez Mi Çaldı? Rehber Öğretmenler Uyarmış!

Kahramanmaraş'ta 10 kişinin hayatını kaybettiği okul saldırısının faili İsa Aras Mersinli'nin ilkokuldan itibaren 32 kez rehberlik servisine yönlendirildiği, ancak ailenin duyarsızlığı nedeniyle facianın önlenemediği ortaya çıktı. TBMM Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu da kapsamlı çalışmalarını sürdürüyor.

Okul Katliamının Sinyali 32 Kez Mi Çaldı? Rehber Öğretmenler Uyarmış!

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda 15 Nisan'da yaşanan ve bir öğretmenin yanı sıra 9 öğrencinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan vahşi silahlı saldırının yankıları sürerken, olayın perde arkası aydınlatılmaya devam ediyor. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın titizlikle yürüttüğü soruşturma devam ederken, TBMM Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu da olayın tüm yönlerini mercek altına aldı.

Failin Psikolojik Sorunları İlkokul Yıllarına Dayanıyor

Komisyonun çalışmaları sırasında elde edilen bilgiler, saldırgan İsa Aras Mersinli'nin psikolojik sorunlarının aslında çok daha eskilere, ilkokul yıllarına dayandığını gözler önüne serdi. Yapılan incelemelerde, failin ilkokul döneminde tam 3 kez, ortaokulda ise 29 kez olmak üzere toplamda 32 kez öğretmenleri tarafından rehberlik servisine yönlendirildiği belirlendi. Bu durum, olası bir felaketin ilk işaretlerinin uzun zaman önce verildiği ancak gereken adımların atılamadığı endişesini doğurdu.

TBMM Komisyonu'ndan Kapsamlı İnceleme

Benzer olayların bir daha yaşanmaması adına somut adımlar atmayı hedefleyen TBMM Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu, olayı tüm detaylarıyla araştırmak üzere Kahramanmaraş'a geldi. Komisyon, 3 günlük yoğun çalışma temposu içerisinde saldırı sırasında görevde olan okul yönetimi, saldırıdan kısa süre önce görevden alınan okul idarecileri ve öğretmenler, İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevli psikologlar ile hayatını kaybedenlerin ve yaralananların ailelerinden oluşan toplam 53 kişiyi dinledi. Bu kapsamlı dinlemeler, olayın nedenlerine ve alınması gereken önlemlere ışık tutmayı amaçlıyor.

Komisyon Başkanı Beyazıt: 'Nasıl Engelleyeceğimizi Değerlendiriyoruz'

Komisyon Başkanı ve AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, çalışmaların ardından yaptığı değerlendirmede, 32 kez tespit edilen sorunlara dikkat çekerek, failin dijital platformlarda aşırılık yanlısı paylaşımlar yaptığını ve dünyadaki benzer katliamları gerçekleştiren çocukların profillerini incelediğini belirtti. Beyazıt, 'Kimler suçlu, kimler ihmali veya kastı varsa adli teşkilatımız ve Cumhuriyet Başsavcılığımız bu çalışmaları en iyi şekilde yürütüyor. Bizim komisyonumuz ise bu tür olayların nasıl engellenebileceği, Meclis olarak üzerimize düşen görevlerin ne olduğu konularında çalışmalarını sürdürüyor. Önümüzdeki hafta Ankara'da sendika temsilcilerini de dinleyeceğiz.' ifadelerini kullandı. Beyazıt, adli süreç tamamlandıktan sonra elde edilecek raporlarla birlikte somut öneriler sunulacağını da sözlerine ekledi.

Baba İsmail Şişik: 'Ailenin Kayıtsızlığı Facianın Temeli Oldu'

Saldırıda hayatını kaybeden öğrencilerden Bayram Nabi Şişik'in babası İsmail Şişik, yaşadıkları acıyı dile getirirken, çocuklarının okulda ders işlerken katledildiğini ve bu durumun şehitlik olarak kabul edilmesi talebinde bulundu. Şişik, en önemli taleplerinden birinin sınırsız silahlanmanın yasaklanması olduğunu vurguladı. Failin 32 kez rehberlik hocası tarafından ailesine bildirildiği, RAM'a yönlendirilmesi ve tedavi edilmesi gerektiği halde ailenin bu uyarılara kayıtsız kalmasının facianın temelini oluşturduğunu belirtti. Baba Şişik, failin daha 5. sınıftayken kendi elini kalemle oyduğunu ve çantasının ipiyle boğazını sıkmaya çalıştığını hatırlatarak, çocuğun ilkokuldan beri problemli olduğunu ve ailenin bu duruma gereken önemi vermediğini üzülerek ifade etti.