Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Spor KÖŞE YAZISI 06.08.2026 03:35 28 okunma

Fenerbahçe'den Rekor Fiyata Ayrılmıştı: Galatasaray'dan Yusuf Akçiçek İçin Şaşırtıcı Hamle!

Galatasaray, bir dönem altyapısından yetişen ve Fenerbahçe'den 22 milyon avro bedelle Al-Hilal'e transfer olan genç stoper Yusuf Akçiçek'i Türkiye'ye geri döndürmek için temaslara başladı.

Fenerbahçe'den Rekor Fiyata Ayrılmıştı: Galatasaray'dan Yusuf Akçiçek İçin Şaşırtıcı Hamle!

Süper Lig'de şampiyonluk yolunda kritik adımlar atan ve yeni sezon için transfer pazarında hareketli günler geçiren Galatasaray, kadrosunu güçlendirme çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Sarı-Kırmızılılar, taraftarların merakla beklediği Mauro Icardi'nin durumunu netleştirmeye çalışırken, dikkat çeken bir başka potansiyel transferle gündeme oturdu. Yönetim, savunma hattına genç, dinamik ve gelecek vadeden bir isim katmak amacıyla, ezeli rakibi Fenerbahçe'den ayrılarak yüksek bir bonservis bedeliyle Suudi Arabistan'ın yolunu tutan Yusuf Akçiçek için nabız yoklamaya başladı.

Yusuf Akçiçek Kimdir? Geçmişten Bugüne Bir Kariyer Yolculuğu

20 yaşındaki yetenekli stoper Yusuf Akçiçek, futbolculuk serüvenine aslında Galatasaray altyapısında start vermişti. Sarı-Kırmızılı renklerle ilk adımlarını atan genç oyuncu, daha sonra spor kamuoyunu şaşırtarak Fenerbahçe altyapısına geçiş yapmış ve burada gösterdiği gelişimle dikkatleri üzerine çekmişti. Genç yaşına rağmen sergilediği olgun futbol ve fiziksel yetkinliğiyle kısa sürede Avrupa kulüplerinin de radarına girmeyi başaran Akçiçek, geçtiğimiz sezon başında beklenmedik bir şekilde Fenerbahçe'den ayrılarak, Suudi Arabistan'ın dev kulüplerinden Al-Hilal'e transfer olmuştu. Bu transfer, Türk futbol tarihinde genç bir savunmacı için ödenen 22 milyon avroluk rekor bedeliyle uzun süre gündemde kalmış ve büyük yankı uyandırmıştı.

Al-Hilal forması altında geride kalan sezonda 22 resmi müsabakada görev alan genç stoper, bu maçlarda bir kez fileleri havalandırırken, iki kez de sarı kartla cezalandırılmıştı. Suudi Arabistan deneyimi boyunca belirli bir istikrar yakalamasına rağmen, Türkiye'ye dönüş ihtimali ve özellikle eski kulübünün de ilgisini çeken Galatasaray'ın devreye girmesi, transferi çok daha heyecan verici bir noktaya taşıdı.

Galatasaray'ın Savunma Planları ve Akçiçek Faktörü

Galatasaray'ın transfer stratejisinde, hem yerli oyuncu rotasyonunu güçlendirme hem de geleceğe yönelik sürdürülebilir bir kadro yapısı oluşturma hedefleri büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, Yusuf Akçiçek gibi genç, Türk ve uluslararası tecrübeye sahip bir ismin kadroya katılması, hem sportif başarıya hem de ileride potansiyel bir transfer değeri yaratmaya yönelik akıllıca bir hamle olarak görülüyor. Sarı-Kırmızılı yöneticilerin, genç savunmacının temsilcileriyle yoğun temas halinde olduğu ve transferin maliyet ile detaylarını müzakere ettiği belirtiliyor. Bu girişim, sadece anlık bir güçlendirme değil, aynı zamanda kulübün orta ve uzun vadeli hedeflerine hizmet eden stratejik bir yatırım olarak değerlendiriliyor.

Transfer Formülleri ve Beklentiler

Yusuf Akçiçek'in Al-Hilal ile devam eden sözleşmesi ve ödenen yüksek bonservis bedeli nedeniyle, Galatasaray'ın transfer için farklı formüller üzerinde durması bekleniyor. Kiralık anlaşması, satın alma opsiyonlu kiralama ya da doğrudan transfer için Al-Hilal yönetimiyle titiz pazarlıklar yürütüleceği tahmin ediliyor. Genç oyuncunun da yeniden Süper Lig'in rekabetçi atmosferine dönmeye ve Avrupa vitrininde kendisini göstermeye sıcak bakması, transfer sürecini hızlandırabilecek kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Eğer taraflar arasında ortak bir zemin bulunabilirse, Yusuf Akçiçek'in Sarı-Kırmızılı formayı giymesi an meselesi olabilir.

Fenerbahçe ve Galatasaray Arasındaki Rekabet Yeniden Kızışıyor mu?

Yusuf Akçiçek'in potansiyel Galatasaray transferi, iki ezeli rakip Fenerbahçe ve Galatasaray arasındaki transfer rekabetine yeni bir boyut kazandıracak. Galatasaray altyapısında yetişip Fenerbahçe'ye transfer olan ve oradan da rekor bir bedelle ayrılan bir ismin, şimdi Fenerbahçe'nin ardından yeniden eski yuvasının ezeli rakibine dönme ihtimali, futbol kamuoyunda büyük bir ilgi uyandıracak gibi duruyor. Bu hamle, sadece bir oyuncunun kulüp değiştirmesi değil, aynı zamanda Türk futbolunun en büyük rekabetlerinden birinin yeni bir cephesini gözler önüne serebilir. Galatasaray'ın bu transfer girişiminin önümüzdeki günlerde nasıl bir sonuçla neticeleneceği merakla bekleniyor.

Tarık Yiğit

Tarık Yiğit

Spor Yorumları & Toplum

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Teknoloji 04.11.2026 11:35 2 okunma

Bellek Piyasasında Fırtına Yaklaşıyor: En Kötü Günler Henüz Kapıda!

Team Group'un raporuna göre, küresel bellek krizi zirveye 2026 sonu ve 2027 ortasında ulaşacak. En büyük üreticilerin 2027 kapasitesini şimdiden satması, RAM bulmayı zorlaştıracak ve dengenin 2028'e kadar düzelmesi beklenmiyor.

Bellek Piyasasında Fırtına Yaklaşıyor: En Kötü Günler Henüz Kapıda!

Küresel Bellek Piyasası Zirveye Koşuyor: Kriz Kapıda!

Teknoloji dünyasının nabzını tutan bellek sektöründe tansiyon yükseliyor. Sektörün önde gelen oyuncularından Team Group'un son raporu, bellek krizi için en kötü senaryoların henüz yaşanmadığına işaret ediyor. Rapor, küresel bellek talebinde zirvenin 2026 yılının son çeyreği ile 2027'nin ikinci çeyreği arasına denk geleceğini öngörüyor. Bu durum, piyasadaki mevcut sıkıntıların daha da derinleşebileceği anlamına geliyor.

Sadece talep tarafında değil, üretim tarafında da tablo pek iç açıcı değil. DRAM pazarının devleri olan SK Hynix, Samsung ve Micron gibi firmalar, 2027 yılına ait üretim kapasitelerinin tamamını şimdiden satmış durumda. Bu kritik gelişme, piyasaya sürülebilecek yeni bellek modüllerinin miktarını ciddi şekilde sınırlıyor ve perakende satış noktalarında RAM bulmayı giderek zorlaştıracak bir senaryonun önünü açıyor. Uzmanlar, mevcut arz-talep dengesinin 2028 yılının ikinci yarısından önce dengelenmesinin pek mümkün görünmediği konusunda hemfikir.

Neden Bellek Krizi Derinleşiyor? Üreticiler Neden Kapasite Satıyor?

Bellek krizinin beklenenden daha uzun sürmesi ve hatta derinleşmesi, birkaç temel nedene dayanıyor. Başta gelen sebep, büyük teknoloji firmalarının bellek üreticileriyle yaptığı uzun vadeli tedarik anlaşmaları. Bu anlaşmalar, söz konusu üreticilerin ürünlerinin büyük bir kısmının doğrudan bu dev firmalara yönlendirilmesine neden oluyor. Sonuç olarak, üçüncü taraf pazar yerlerinde veya perakende kanallarında bellek modüllerine ulaşmak giderek güçleşiyor. Piyasaya kalan ürün miktarı o kadar azalıyor ki, Team Group'un belirttiğine göre paranız olsa bile istediğiniz bellek modülünü bulmakta zorlanabilirsiniz.

Mevcut durumda bellek fiyatları zaten rekor seviyelerde seyrediyor. Ancak Team Group'un uyarıları, bu durumun sadece bir fiyat artışı meselesi olmaktan çıkıp, ürünün fiziksel olarak bulunamaması sorununa evrilebileceğini gösteriyor. Şirketin öngörüsü, bellek sıkıntısının kısa vadede çözülmeyeceği, aksine daha da karmaşık bir hal alabileceği yönünde. Bu durum, özellikle oyun bilgisayarı toplayanlar, profesyonel iş istasyonları kuranlar ve teknoloji meraklıları için endişe verici bir gelişme.

Çinli Üreticiler Talebi Karşılayabilir mi? Dengeler Nasıl Değişiyor?

Pazardaki son oyuncular arasında yer alan Çinli üreticiler Changxin Memory ve Yangtze Memory, küresel bellek pazarında yaklaşık %10'luk bir paya sahip. Ancak bu payın, artan global talebi karşılamada yeterli olmadığı görülüyor. Bu durum, pazarın hala büyük üreticilerin kapasite kararlarına ne kadar bağımlı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Dolayısıyla, ana üreticilerin kapasite planlamaları ve satış stratejileri, genel arz-talep dengesini belirlemede kilit rol oynamaya devam edecek.

Team Group'un satış stratejisindeki kayma da dikkat çekici. Şirket, 2025'in üçüncü çeyreğinde satışlarının %75,4'ünü bireysel tüketicilere (B2C) yaparken, bu oran günümüzde %35,4'e gerilemiş durumda. Buna karşılık, kurumsal müşterilere yönelik iş (B2B) satışlarının payı ise %24,6'dan %64,6'ya fırlamış durumda. Bu çarpıcı değişim, Team Group'un artık bireysel kullanıcıların ihtiyaçlarından çok kurumsal firmaların devasa bellek taleplerini karşılamaya odaklandığını gösteriyor. Bu stratejik kayma, genel piyasa dinamiklerini ve tüketiciye ulaşacak ürün miktarını da doğrudan etkiliyor. Tüm bu gelişmeler ışığında, bellek sektöründeki dengenin yeniden kurulması için en azından 2028 yılının ikinci yarısına kadar sabretmek gerekebileceği düşünülüyor. Hatta talep zirvesinin 2027'nin ikinci çeyreğine kadar sürebileceği öngörüsü, bu sürenin daha da uzayabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

Gündem 04.11.2026 10:05 4 okunma

Erdoğan'dan Güney Kore Devlerine Kritik Buluşma: Yeni Yatırımlar mı Geliyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore'nin dev şirketlerinin CEO'ları ve üst düzey yöneticileriyle bir araya gelerek Türkiye'ye yönelik potansiyel yatırımları ve iş birliği fırsatlarını masaya yatırdı.

Erdoğan'dan Güney Kore Devlerine Kritik Buluşma: Yeni Yatırımlar mı Geliyor?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore'deki temasları kapsamında, teknoloji ve sanayi devlerinin en üst düzey yöneticileriyle kritik bir toplantı gerçekleştirdi. Bu önemli buluşmada, Türkiye'nin ekonomik geleceğini şekillendirebilecek dev adımlar konuşuldu. Erdoğan, konakladığı otelde, LG Electronics'in CEO'su Lyu Jae-cheol, Celltrion'un CEO'su Seo Jin-seok ve SK Chemicals ile SK Plasma CEO'su Jaehyun Ahn gibi isimlerle bir araya geldi. Bu görüşmeler, küresel ekonominin nabzını tutan bu şirketlerin Türkiye pazarına olan ilgisini ve yatırım iştahını gözler önüne serdi.

Teknoloji ve İnovasyonun Kalbinde Buluşma

Toplantının bir diğer önemli konukları arasında, otomotiv devriminin öncülerinden Hyundai Motor Group'un CEO'su Chung Euisun da yer aldı. Chung Euisun ve beraberindeki heyetle yapılan görüşmeler, Türkiye'nin otomotiv sektöründeki potansiyelini ve geleceğe yönelik stratejilerini ele aldı. Bu tür üst düzey temaslar, Türkiye'nin küresel tedarik zincirlerindeki yerini güçlendirme ve teknoloji transferini artırma hedefleri açısından büyük önem taşıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir önceki günkü yoğun programı sadece bu görüşmelerle sınırlı kalmadı. Güney Kore'nin teknoloji devi Samsung'un CEO'su Roh Tae-moon, yenilikçi kimya şirketi Chemtronics Wits'in Yönetim Kurulu Başkanı Kim Bokyun ve enerji sektörünün önde gelen kuruluşlarından Korea Electric Power Corporation'ın (KEPCO) Başkan Yardımcısı Chan-hyuk Chun da Erdoğan tarafından kabul edilen önemli isimlerdendi. Bu görüşmeler, enerji, telekomünikasyon ve ileri teknoloji alanlarında Türkiye ile Güney Kore arasındaki iş birliği potansiyelini ortaya koyuyor.

Türkiye'nin Ekonomik Vizyonu Masada

Bu kritik görüşmelerde, Türkiye'den de önemli isimler hazır bulundu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Halit Yerebakan, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Zafer Çubukçu, farklı heyetlerle gerçekleştirilen görüşmelerde yer alarak Türkiye'nin ekonomik ve stratejik hedeflerini anlattılar.

Yatırım ve İş Birliği Fırsatları Değerlendirildi

Toplantılarda, Güney Koreli şirketlerin Türkiye'deki mevcut yatırımlarının yanı sıra, geleceğe yönelik potansiyel projeleri de masaya yatırıldı. Özellikle teknoloji, otomotiv, enerji ve sağlık sektörlerinde yeni yatırım fırsatları üzerinde duruldu. Türkiye'nin sunduğu teşvikler, genç ve dinamik nüfusu, stratejik konumu ve gelişmiş altyapısı, Güney Koreli yatırımcılar için cazip unsurlar olarak öne çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, bu dev şirketlerin yöneticileriyle kurduğu doğrudan diyalog, Türkiye'nin küresel ekonomideki yerini sağlamlaştırma ve uluslararası yatırımcılar için güvenli bir liman olduğunu vurgulama stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Geleceğe Yönelik Stratejik İş Birlikleri

Görüşmelerin, sadece mevcut ekonomik durumu değerlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda geleceğe yönelik stratejik iş birliklerinin de temellerini attığı belirtiliyor. Yapay zeka, elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji ve biyoteknoloji gibi alanlarda ortak projelerin geliştirilmesi gündeme geldi. Bu tür iş birlikleri, Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığını artırma ve cari açığı azaltma hedeflerine de önemli katkılar sağlayabilir. Güney Kore'nin bu alanlardaki üstün teknolojik kapasitesi ile Türkiye'nin üretim gücünün bir araya gelmesi, her iki ülke için de büyük bir sinerji yaratma potansiyeli taşıyor.

Bu üst düzey temasların sonuçlarının önümüzdeki dönemde somut yatırım ve iş birliği anlaşmalarına dönüşmesi bekleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore temasları, Türkiye'nin küresel ekonomideki etkinliğini artırma ve stratejik ortaklıklarını derinleştirme yolunda önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.

Teknoloji 04.11.2026 09:05 5 okunma

Google'dan Çığır Açan Hamle: Gemini 4 Carbon, Rakibini Fiyatıyla Ezdi!

Yapay zeka dünyasında kıyasıya rekabet devam ederken, Google'ın yeni modeli Gemini 4 Carbon, Anthropic'in Claude Opus 5.5'ini geride bırakarak zirveye yaklaştı. Ancak asıl bomba fiyatlarda patladı: Gemini 4 Carbon, benzer performansı adeta üçe katlanan bir maliyetle sunuyor.

Google'dan Çığır Açan Hamle: Gemini 4 Carbon, Rakibini Fiyatıyla Ezdi!

Yapay zeka alanındaki en yeni gelişmeler, teknoloji devlerinin kıyasıya mücadelesine sahne oluyor. Bu arenada son olarak Google'ın merakla beklenen modeli Gemini 4 Carbon, rakibi Anthropic'in Claude Opus 5.5'iyle karşılaştırıldı. Yapılan detaylı analizler, Gemini 4 Carbon'un performansıyla göz doldurduğunu ancak asıl çarpıcı farkın maliyet kaleminde ortaya çıktığını gösteriyor.

Performans Zirvesi: İki Dev Karşı Karşıya

Önde gelen analiz firmalarından SemiAnalysis tarafından hazırlanan ve 206 farklı görevi kapsayan kapsamlı GDPx testleri, yapay zeka modellerinin yeteneklerini mercek altına aldı. Bu testlerde genel sıralamada Claude Opus 5.5 birinciliği elde ederken, Google'ın gözbebeği Gemini 4 Carbon ise hemen arkasından ikinci sıraya yerleşti. İki model arasındaki performans farkının oldukça minimal düzeyde kaldığı belirtilirken, bu durum yapay zeka rekabetinin ne denli çekişmeli geçtiğinin bir kanıtı niteliğinde.

Fiyat Devrimi: Üçe Katlanan Maliyet Farkı

Performans açısından birbirine yakın iki modelin arasındaki asıl uçurum, maliyet tarafında belirginleşiyor. SemiAnalysis’in raporuna göre, Claude Opus 5.5 ile bir görevi tamamlamanın bedeli yaklaşık 51 dolar civarındayken, Gemini 4 Carbon aynı iş yükünü ortalama 16 doların biraz üzerinde bir maliyetle gerçekleştiriyor. Bu da, Google'ın yeni modelinin, rakiplerine kıyasla adeta üçte biri fiyatına hizmet sunduğu anlamına geliyor. Özellikle büyük ölçekli projeler yürüten veya yoğun yapay zeka kullanımı gerektiren şirketler için bu maliyet avantajı, karar verme süreçlerinde kritik bir rol oynayabilir.

Siber Güvenlikte Rakip Tanımayan Güç

Gemini 4 Carbon, genel sıralamadaki başarısının yanı sıra, özellikle siber güvenlik alanındaki görevlerde rakiplerini açık ara geride bıraktı. Yapılan testlerde, Google'ın bu modelinin, OpenAI ve Anthropic'in benzer modellerinden çok daha üstün bir performans sergilediği gözlemlendi. Bu durum, Google'ın siber güvenlik çözümlerindeki gücünü ve bu alana yaptığı yatırımları gözler önüne seriyor. Bununla birlikte, Meta'nın Muse modelleri bu kategoride liderliği alırken, Gemini 4 Carbon yine de Google ve Anthropic gibi devlerin önünde yer almayı başardı. Siber güvenlik ve biyoloji gibi özel kategoriler dışarıda bırakıldığında ise sıralamanın tekrar değiştiği ve bazı durumlarda GPT-6 Astra gibi modellerin öne çıktığı da rapor edildi.

Google Gemini 4 Carbon: Ne Zaman Sahneye Çıkacak?

Google, Gemini 4 Carbon modelini 28 Ekim tarihinde duyurmuş ve rakiplerine kıyasla önemli bir performans artışı vaat etmişti. Ancak modelin net çıkış tarihi henüz şirket tarafından açıklanmadı. Buna rağmen, yapay zeka topluluğunda modelin yakın zamanda Google'ın çeşitli platformlarındaki yerini alması bekleniyor. Bu gelişme, yapay zeka pazarında dengeleri yeniden şekillendirebilecek nitelikte.

Piyasanın Gözü Google'da

Yapay zeka teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde, modellerin yalnızca yetenekleri değil, aynı zamanda erişilebilirlikleri ve maliyetleri de büyük önem taşıyor. Gemini 4 Carbon'un sunduğu yüksek performans ve dikkat çekici maliyet avantajı, onu pazarda cazip bir seçenek haline getiriyor. Bu durum, yapay zeka çözümlerini daha geniş kitlelere ulaştırma potansiyeli taşıyor ve Google'ın bu alandaki stratejik hamlelerinin altını çiziyor. Uzmanlar, Gemini 4 Carbon'un piyasaya sürülmesiyle birlikte yapay zeka pazarında yeni bir dönemin başlayabileceğini öngörüyor.

Gündem 04.11.2026 08:05 6 okunma

Çocuklarının Gözleri Önünde Vuruldu: 'Serbest Kalırsa Beni Öldürecek!'

Adana'da boşandığı eşi tarafından çocuklarının gözü önünde bacaklarından vurulan Dilan Öztürk, eski eşi hakkında ağırlaştırılmış müebbet talep edilen davada dehşet anlarını anlattı: 'Son duanı et, seni öldüreceğim' dedi.

Çocuklarının Gözleri Önünde Vuruldu: 'Serbest Kalırsa Beni Öldürecek!'

Adana'nın Çukurova ilçesinde yaşanan olay, aile içi şiddetin karanlık yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi. Biyolog Dilan Öztürk (33), 2023 yılında boşandığı müteahhit eski eşi Ali Kaplan (34) tarafından, 5 ve 7 yaşındaki çocuklarının gözü önünde silahlı saldırıya uğradı. Yaşanan dehşet verici anların ardından Kaplan hakkında 28 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Mahkeme Salonu Önünde Hayat Mücadelesi: Dehşet Anları Canlandı

Olay, 26 Mart sabahı Dilan Öztürk'ün çocuklarını okula götürmeye hazırlandığı sırada meydana geldi. Eski eşi Ali Kaplan, çocuklarla görüşmek bahanesiyle Öztürk'ün yolunu kesti. Apartmandan çıkan Öztürk'ün önünü kesen Kaplan, iddiaya göre belinden çıkardığı silahla Öztürk'ü hedef aldı. İki el ateş eden Kaplan, Öztürk'ü bacaklarından yaraladı. Yaşanan panik anında, Kaplan'ın aracını Öztürk'ün üzerine sürerek ikinci bir saldırı girişiminde bulunduğu da öne sürüldü. Çevredekilerin anında müdahale etmesiyle Kaplan, aracından inip kaçmaya çalıştı ancak polis ekiplerince kısa sürede yakalandı. Kaplan, polise verdiği ilk ifadesinde olayın kazara yaşandığını iddia ederek yaralama kastının olmadığını savundu.

'Son Duamı Et, Seni Öldüreceğim' Tehdidi: Kasten Öldürmeye Teşebbüs

Tutuklanarak cezaevine gönderilen Ali Kaplan hakkında Adana Cumhuriyet Savcılığı'nca yürütülen soruşturma tamamlandı. Kaplan hakkında Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Hazırlanan iddianamede, Kaplan'ın 'boşandığı eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs', 'ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma' ve 'silahla tehdit' suçlarından toplamda 28 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Kaplan'ın yargılanacağı dava 12 Kasım'da görülecek.

Kurban Dilan Öztürk'ten Yürek Burkan Açıklama: 'Serbest Kalırsa Beni Öldürecek'

Mahkeme öncesinde, saldırının gerçekleştiği apartmanın önünde açıklamalarda bulunan Dilan Öztürk, yaşadığı dehşeti gözyaşları içinde anlattı. Eski eşinin acımasızlığını ve tehditlerini dile getiren Öztürk, saldırı anını şu sözlerle aktardı: "İlk kurşunu sıktı. Çocuklarım çığlık atmaya başladı. Hemen arkasından diğer tarafa geçti ve diğer kurşunu sıktı. Silah tutukluk yapınca kendisi hızlıca doldur boşalt yaparak düzeltti ve silahı kafama doğrulttu. Bana, 'Son duanı et, seni öldüreceğim' dedi." Silahın tutukluk yapması ve komşuların çığlıkları sayesinde hayatta kaldığını belirten Öztürk, saldırganın aracını üzerlerine sürme girişiminin de can güvenliğini nasıl hiçe saydığını gözler önüne serdi.

'Her Gün Ölümle Yüzleşiyorum'

Öztürk, yaşadığı travmanın boyutunu şu sözlerle ifade etti: "İnsanlar yerde yattığım için beni sürükleyerek duvar kenarına çektiler ve arabasını üzerimize doğru kırarak üstümüzden geçmeye çalıştı. Bu zanlı sadece benim değil, diğer insanların da canına kastetti. Hiç kimsenin benim gibi korkuyla yaşamak zorunda kalmasını istemiyorum. Her gün buraya gelip o eve girmek, çocuklarımla birlikte aynı psikolojiyi tekrar tekrar yaşamak hiç kolay değil."

Adalet Talebi ve Gelecek Kaygısı

Eski eşinin serbest kalması durumunda kendisini öldüreceğine dair derin bir endişe taşıdığını vurgulayan Öztürk, "Serbest kalması durumunda yarım kalan işi tamamlayarak beni öldüreceğini düşünüyorum. Benim tek amacım çocuklarımla birlikte huzur ve güven içinde yaşamak." diyerek adalet arayışını sürdüreceğini belirtti. Bu davanın, aile içi şiddetle mücadelede emsal teşkil etmesi ve benzer olayların yaşanmaması adına büyük önem taşıdığı vurgulandı.

Gündem 04.11.2026 07:35 7 okunma

Erdoğan-Lee Görüşmesiyle Türkiye-Güney Kore İlişkilerinde Yeni Dönem: Ticaret Hedefi 15 Milyar Dolar!

Türkiye ve Güney Kore, stratejik ortaklıklarını derinleştirerek ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarma hedefiyle 4 kritik anlaşmaya imza attı. Enerjiden savunmaya, nükleerden madenciliğe uzanan işbirliği alanları genişliyor.

Erdoğan-Lee Görüşmesiyle Türkiye-Güney Kore İlişkilerinde Yeni Dönem: Ticaret Hedefi 15 Milyar Dolar!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 8 yıl aradan sonra Güney Kore'ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında, Seul'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile kritik bir görüşme gerçekleştirdi. Bu önemli buluşma, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın mevcut durumunu değerlendirmek ve geleceğe yönelik işbirliği alanlarını genişletmek amacıyla yapıldı. Erdoğan, Seul'deki temaslarına başlarken yaptığı konuşmada, Devlet Başkanı Lee'nin davetine icabetle dost ve stratejik ortak Kore'yi yeniden ziyaret etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Türkiye ve Güney Kore Arasında Kapsamlı İşbirliği Hamlesi

İki liderin stratejik ortaklıklarını bir üst seviyeye taşıma vizyonu, görüşmelerin ana eksenini oluşturdu. Erdoğan, geçtiğimiz yıl 11 milyar doları aşan ikili ticaret hacminin, belirlenen 15 milyar dolarlık hedefe dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ulaştırılması için atılacak adımları ele aldıklarını belirtti. Bu hedefe ulaşma yolunda, Türkiye'de faaliyet gösteren 400'den fazla Koreli firmanın rolünün altını çizen Erdoğan, Koreli şirketlerle sadece Türkiye pazarında değil, aynı zamanda Türkiye'nin güçlü olduğu uluslararası pazarlarda da ortak projelere imza atma potansiyelini vurguladı. Bu işbirliği anlayışı, ekonomik ilişkilerin derinleşmesi ve karşılıklı faydanın maksimize edilmesi amacını taşıyor.

Enerjiden Savunmaya, Stratejik Alanlarda Güçlü Adımlar

Görüşmelerin öne çıkan diğer önemli başlıklarından biri de nükleer enerji ve savunma sanayii alanlarındaki işbirliği oldu. Erdoğan, Türkiye'nin nükleer enerji alanındaki çalışmalarında Kore ile olan işbirliğinin önemine dikkat çekerek, Kasım 2025'te Türkiye Nükleer Enerji Şirketi ile Kore Elektrik Enerjisi Kurumu arasında imzalanan mutabakat zaptının, gelecekteki projeler için sağlam bir zemin oluşturduğunu ifade etti. Savunma sanayii ise stratejik ortaklığın somut neticeler verdiği en önemli alanlardan biri olarak öne çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerde Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi başarıyla yürütülen müşterek projelerin sayısının artırılması gerekliliğine vurgu yaparak, bu alandaki işbirliğinin daha da geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Güney Kore Devlet Başkanı Lee de nükleer enerji, savunma sanayii ve Altay tankı gibi stratejik alanlarda somut işbirliğini güçlendirme konusunda mutabık kaldıklarını doğruladı. Özellikle Türkiye'deki nükleer santral projesine yönelik işbirliğinin sorunsuz ilerlediğini kaydeden Lee, Nükleer Güç Projesi Finansmanına İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı'nın imzalandığını duyurdu. Ayrıca, ortak üretim ve teknoloji işbirliğini artırarak, iki ülke şirketlerinin üçüncü ülkelere birlikte açılma yollarını arayarak savunma sanayisi işbirliğini derinleştirmeyi hedeflediklerini ekledi.

Kökleri Derin, Geleceği Parlak Bir Dostluk

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek yıl ülkeler arasındaki diplomatik ilişkilerin 70. yıldönümü dolayısıyla özel etkinlikler planlandığını belirterek, iki ülkenin de bölgelerinde ve küresel ölçekte etkin roller üstlendiğini ve küresel barış ile istikrara önem verdiğini vurguladı. Kore Yarımadası'nda kalıcı barış ve istikrarın tesisi yönündeki diyalog temelli yaklaşımı desteklediklerini ifade eden Erdoğan, Birleşmiş Milletler, MIKTA ve G20 gibi çok taraflı platformlarda işbirliğini insanlığın faydası için daha da ileriye taşıma kararlılığını yineledi. Erdoğan, Güney Kore ziyaretinde yaptığı konuşmada, iki ülkenin birbirlerinden coğrafi olarak uzak olsalar da kalben yakın iki millet olduğunu belirterek, Kore Savaşı sırasında Türk askerlerinin gösterdiği fedakarlıklara atıfta bulundu. Lee de bu fedakarlığı anarak, Türkiye'nin halklarının gönlünde 'kan kardeşi' olarak yer ettiğini vurguladı. İki liderin de ortak geçmişin gücünden hareketle, vatandaşlarının müreffeh geleceği ve dünya barışının tesisi için yeni ufuklar açma arzusu dikkat çekti.

4 Kritik Anlaşmaya İmza Atıldı

Gerçekleştirilen üst düzey temasların ardından, Türkiye ile Güney Kore arasında bilim, teknoloji, doğal kaynaklar, madencilik ve enerji alanlarında olmak üzere toplamda 4 adet anlaşma imzalandı. Bu anlaşmalar, iki ülke arasındaki mevcut işbirliği çerçevesini daha da genişleterek, stratejik alanlarda somut adımlar atılmasını sağlayacak. Anlaşmaların, karşılıklı yatırımları artırması ve ekonomik istikrarın güçlendirilmesi hedefleniyor. Resmi karşılama töreninde Güney Kore Milli Tekvando Gösteri Ekibi tarafından sunulan dövüş sanatları gösterisi de iki ülke arasındaki kültürel yakınlığın ve dostluğun sembolik bir göstergesi oldu.