Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 16.09.2026 12:05 21 okunma

Göklerin Hakimi Bayraktar AKINCI, Düşman Hatlarına Kabus Oldu! SUNGUR Füzesiyle Nefes Kesen Test Başarısı!

Bayraktar AKINCI TİHA, Roketsan'ın SUNGUR Hava Savunma Füzesi ile gerçekleştirdiği atış testinde hedefini tam 12'den vurdu. Bu kritik entegrasyon, Türkiye'nin hava savunma ve taarruz kabiliyetlerini yeni bir boyuta taşıyor.

Göklerin Hakimi Bayraktar AKINCI, Düşman Hatlarına Kabus Oldu! SUNGUR Füzesiyle Nefes Kesen Test Başarısı!

Baykar'ın milli imkanlarla geliştirdiği ve göklerin tartışmasız hakimi konumuna yükselen Bayraktar AKINCI TİHA, bir kez daha sınırlarını aştı. Son olarak Roketsan tarafından üretilen SUNGUR Hava Savunma Füzesi ile gerçekleştirilen etkili bir test atışında, havada süzülen hedef platform tam isabetle imha edildi. Bu başarı, AKINCI'nın hava-hava muharebesi yeteneklerini daha da güçlendirerek, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) caydırıcılık gücüne önemli bir katkı sağladı.

Hava Savunmasında Yeni Bir Sayfa: AKINCI ve SUNGUR İş Birliği

Tekirdağ'daki Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden havalanan AKINCI TİHA, Karadeniz üzerinde belirlenen operasyon sahasına intikal etti. Sinop açıklarında icra edilen bu kritik test esnasında, gökyüzünde tespit edilen hedef insansız hava aracı, AKINCI platformundan ateşlenen SUNGUR füzeleri tarafından etkisiz hale getirildi. Görevini kusursuz bir şekilde tamamlayan AKINCI, planlanan rotasını takip ederek üssüne sorunsuz bir şekilde geri döndü. Bu başarılı entegrasyon, AKINCI'nın sadece yer hedeflerini değil, aynı zamanda hareketli hava hedeflerini de yüksek hassasiyetle vurabilme kapasitesini gözler önüne serdi.

Mühimmat Yelpazesi Genişliyor: AKINCI'nın Farklı Silah Sistemleriyle Gücü

Bayraktar AKINCI TİHA, daha önce de KEMANKEŞ 1 Yapay Zekâ Tabanlı Mini Seyir Füzesi ve Roketsan'ın EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmatı gibi farklı milli mühimmatlarla hava-hava sortileri gerçekleştirmişti. SUNGUR Hava Savunma Füzesi'nin bu gelişmiş platforma entegre edilmesi, AKINCI'nın farklı sınıflardaki ve tehdit seviyelerindeki milli mühimmatları kullanarak hava hedeflerine karşı daha esnek ve katmanlı bir mücadele yürütmesini sağlıyor. Bu durum, Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerlileştirme ve millileştirme hamlelerinin ne kadar başarılı bir şekilde ilerlediğini de teyit ediyor.

AKINCI'ya Entegre Edilen Başlıca Milli Mühimmatlar

AKINCI TİHA'nın bugüne kadar başarıyla entegre ettiği ve operasyonel kabiliyetlerini artıran mühimmatlar arasında şunlar bulunuyor:

  • MAM-L, MAM-C, MAM-T (ve IIR/TV varyantları)
  • TOLUN mühimmat ailesi
  • TEBER-81, TEBER-82 ve LAÇİN
  • LGK ve HGK serisi güdüm kitleri
  • GÖKÇE ve GÖZDE İHA-300, İHA-230 ve İHA-122 Süpersonik Füzeler
  • ÇAKIR Seyir Füzesi
  • EREN Mühimmatı

Bu geniş ve çeşitli mühimmat yelpazesi, AKINCI'nın yakın menzilden uzun menzile kadar farklı türdeki hedeflere karşı etkili taarruzlar gerçekleştirmesine olanak tanıyor. Bu sayede, TSK'nın harekat alanındaki esnekliği ve müdahale gücü önemli ölçüde artırılmış oluyor.

Baykar'dan Rekor İhracat: Türkiye'nin Savunma Sanayiindeki Liderliği

Tüm projelerini öz kaynaklarıyla hayata geçiren Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı pazarındaki liderliğini perçinledi. Şirket, 2025 yılı içerisinde 2.2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek kendi rekorunu tazeledi. Elde ettiği gelirin yüzde 90'ını ihracattan karşılayan Baykar, Türkiye'nin yüksek teknoloji ihracatında adeta bir lokomotif görevi görüyor. Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektöründe uzun yıllardır ihracat şampiyonu olan şirket, 2024 yılında sektör ihracatının dörtte birini tek başına üstlenmişti. Dünyanın en büyük İHA firması konumundaki Baykar, Bayraktar TB2 için 36, AKINCI TİHA için ise 16 farklı ülkeyle ihracat anlaşması imzalamış durumda. Bu platformları ortak kullanan ülkelerle birlikte Baykar'ın toplam ihracat yaptığı ülke sayısı 39'a ulaşmış bulunuyor.

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 01.11.2026 07:35 1 okunma

İstismar İddiası Ortasında Dehşet: Baba Kızını Hastanede Vurmak İstedi, Özel Harekat Peşine Düştü!

Adana'da, istismara uğradığını söyleyen kızını hastanede bulup silahla vurmaya çalışan baba, özel harekat polislerinin operasyonuyla yakalanarak tutuklandı. Kız ise devlet korumasına alındı.

İstismar İddiası Ortasında Dehşet: Baba Kızını Hastanede Vurmak İstedi, Özel Harekat Peşine Düştü!

Adana'nın Seyhan ilçesinde yaşanan olay, hem toplumda derin üzüntüye hem de güvenlik güçlerinde yoğun bir mesaiye neden oldu. 29 Ekim tarihinde polis merkezine başvuran E.D. isimli genç kızın, maruz kaldığı iddia edilen istismarın ardından hastaneye götürülmesiyle başlayan süreç, beklenmedik bir şiddet eylemiyle doruk noktasına ulaştı. Olayın duyulmasıyla birlikte adeta bir kabus senaryosu yaşanmaya başlandı.

Korkunç Plan: Baba Kızını Hastanede Hedef Aldı

Kızının başına gelenleri öğrenen baba M.D. (47), akıl almaz bir eylem planladı. Gece yarısı otomobiline atlayarak hastaneye giden M.D., elindeki tabancayla dehşet saçmaya hazır bir şekilde içeri girdi. Amacı, istismara uğradığını belirttiği kendi kızını vurmaktı. Bu vahşi niyet, sadece bir babanın öfkesi değil, aynı zamanda bir adaletsizlik duygusunun da çarpık bir tezahürü olarak yorumlandı. Ancak polis ekiplerinin anında müdahalesi, genç kızın daha büyük bir felaket yaşamasına engel oldu. Polis, E.D.'yi derhal koruma altına alarak hastanenin güvenlik noktasına nakletti.

Özel Harekat Devrede: Hastanede Nefes Kesen Operasyon

M.D.'nin paniği ve öfkesi, hastanenin camlarına doğru tabancayla ateş etmesiyle daha da arttı. Binaya girmeyi başaran şüpheli baba, izini kaybettirmeye çalıştı. Ancak hastane polisinin telsiz anonsuyla birlikte durumun ciddiyeti anlaşıldı ve bölgeye çok sayıda takviye ekip sevk edildi. Adana polisi, kısa sürede hastaneyi adeta abluka altına aldı. Özel harekat polislerinin de dahil olduğu kapsamlı bir operasyon başlatıldı. Gün ağarmadan şüphelinin yerini tespit etmek için yoğun bir çalışma yürütüldü. Ekipler, M.D.'nin hastanenin Beyin Cerrahi Bölümü'ndeki boş bir odada saklandığını belirledi.

Teslim Olmadı, Polisle Çatıştı ve Tutuklandı

Polisin tüm çağrılarına rağmen teslim olmayı reddeden baba M.D., bu kez de polise doğru tabancayla ateş açtı. Güvenlik güçleri, hem kendilerinin hem de hastanedeki diğer masum insanların güvenliğini sağlamak adına kararlılıkla karşılık verdi. Uzun süren bir mücadelenin ardından, şüpheli baba güçlükle yakalanıp gözaltına alındı. Yaşananların ardından geniş güvenlik önlemleri altında hastaneden çıkarılan M.D. emniyet müdürlüğüne götürüldü. Öte yandan, travmatik bir süreçten geçen E.D. ise yapılan muayenesinin ardından devlet korumasına alındı. Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen baba M.D., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu olay, hem aile içi şiddetin hem de çocuk istismarının vahim boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.

Toplumsal Yaralar ve Koruma Mekanizmaları

Bu tür olaylar, toplumun en hassas noktalarına dokunuyor ve çocukların korunmasının ne denli hayati bir mesele olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. E.D.'nin maruz kaldığı iddia edilen istismar ve sonrasında babasının sergilediği şiddet dolu tepki, hem bireysel travmaların hem de toplumsal destek mekanizmalarının önemini vurguluyor. Devletin koruması altına alınan E.D.'nin yaşadığı travmayı atlatması için uzman desteğinin sürdürüleceği belirtildi. Bu vakanın, istismar ve şiddetle mücadelede daha etkin ve proaktif adımların atılması gerektiği yönündeki çağrıları güçlendirmesi bekleniyor.

Gündem 01.11.2026 07:05 2 okunma

Sarıgül Ailesi'nin 'Kara Kutusu' Konuştu: Jetle Kaçırılan Altınlar ve Elmaslar Ortaya Çıktı!

Sarıgül ailesine yönelik soruşturmada tutuklanan 'kara kutu' Cihan Tunç'un ek ifadesi, şok iddiaları gün yüzüne çıkardı. Jetle yurt dışına taşınan servet ve yalı devri gibi detaylar, soruşturmanın seyrini değiştirebilir.

Sarıgül Ailesi'nin 'Kara Kutusu' Konuştu: Jetle Kaçırılan Altınlar ve Elmaslar Ortaya Çıktı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve 'kara para aklama' ile 'cinsel saldırı' iddialarını mercek altına alan soruşturmada, kilit isimlerden Cihan Tunç'un ek ifadesi, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Ailenin 'kara kutusu' olarak bilinen Tunç'un yaklaşık 4 sayfalık ifadesi, dosyanın en çarpıcı belgelerinden biri haline geldi. Bu detaylı itiraflar, daha önce kamuoyuna yansımayan pek çok gerçeği de aydınlatıyor.

Tunç'tan Çarpıcı İfadeler: '25 Yıllık Tanışıklık ve Özel Oda'

28 Ekim 2026 tarihinde savcılığa ek ifade veren Cihan Tunç, ilk ifadesinde yaşadığı şok nedeniyle tüm bildiklerini anlatamadığını belirterek, bu kez bildiği her şeyi detaylarıyla paylaşacağını dile getirdi. Tunç, özellikle Emir Sarıgül ile olan 25 yıllık tanışıklığına vurgu yaparak, Mustafa Sarıgül'ün belediye başkanlığı döneminde Emir Sarıgül'e belediyenin 6. katında özel bir oda tahsis edildiğini ve burada çeşitli iş takiplerinin yürütüldüğünü anlattı.

Bu özel odanın, inşaat süreçleri devam eden projelerin sahipleriyle yapılan görüşmelere ev sahipliği yaptığını belirten Tunç, o dönem belediyede bilgi işlem müdürü olarak görev yapan Davut Kaymak'ın, vatandaşların ödediği vergilerle ilgili kayıtlarda değişiklikler yaptığını ve bazı bilgileri sildiğini duyduğunu aktardı. Tunç, bu usulsüzlüklerin, Osman Aslan'ın hastanede olduğu dönemde yapılan imar işlemleriyle bağlantılı olabileceği yönündeki tahminlerini de paylaştı.

'İsviçre'ye Para Gönderdiler': Jetle Taşınan Servet İddiaları

Tunç'un ifadesinde en dikkat çekici bölümlerden biri de, Altınbaş Ailesi ile olan bağlantılar ve yurt dışına para transferi iddiaları oldu. Kredi West Faktoring adlı şirketin Altınbaş Ailesi'ne ait olduğunu ve ailenin İsviçre vatandaşı olan İlhami Kaymak ile yakın ilişkiler içinde olduğunu belirtti. İlhami Kaymak'ın sık sık Mustafa Sarıgül'ün konutuna, Emir Sarıgül'ün ise Levent'teki ofisine gittiğini aktaran Tunç, Emir Sarıgül ile yaptığı telefon görüşmelerinden yola çıkarak, Mustafa ve Emir Sarıgül'ün, İlhami Kaymak ile göstermelik senetler imzalayarak sözde bir alacak-verecek ilişkisi yarattıklarını ve bu yolla İsviçre'ye düzenli olarak para gönderdiklerini anladığını ifade etti.

Daha da çarpıcı bir iddia ise, Emir Sarıgül'ün eski eşi Fatoş Altınbaş ile evli olduğu dönemde, Burak Kaya'ya ait özel jetle sık sık yurt dışı seyahatleri yaptıklarına dair. Tunç, Emir Sarıgül'ün kendisine, Fatoş Altınbaş'ın Kapalıçarşı'dan yüklü miktarda altın ve pırlanta alıp, bunları yine Burak Kaya'nın jetiyle yurt dışına kaçıracağını söylediğini aktardı. Hatta Atatürk Havalimanı'nda Erol isimli bir görevlinin, bu işlemleri kolaylaştırdığını ve kendilerinin aranmadığını sağladığını belirtti. Bu olayların 2014-2015 yılları arasında başladığına ve boşanmaya kadar devam ettiğine inanıyor.

Boğaz'daki Yalı Satışı ve Tekne Detayları

Cihan Tunç, Altınbaş Ailesi'ne ait olan ve Boğaz'da bulunan bir yalının da dosyadaki önemli konularından biri olduğunu belirtti. Ali Altınbaş'a ait olan bu yalının, 2020-2021 yıllarında Emir Sarıgül'e devredildiğini söyledi. Devirden sonra Emir Sarıgül'ün, yalının bir kısmını Serkan Korkutata'ya devrettiğini anlattı. Ardından Emir Sarıgül'ün yalıyı satmak istediğini ve bu satış için Alman vatandaşlarla Sinan Çampınar isimli kişi aracılığıyla görüştüğünü, sözleşmelerin dahi hazırlandığını aktardı.

Ancak birkaç hafta sonra satışın iptal olduğunu, tarafların anlaşamadığını ancak bir tekneyi bedelsiz olarak alarak yaşadıkları mağduriyetleri gidereceklerini öğrendiğini belirten Tunç, yalının satışı için Sinan'a ödenecek komisyon yerine bu teknenin alındığını tahmin ettiğini söyledi. Emir Sarıgül'ün, maddi zorluklar nedeniyle yalıyı satmak istediğini ve 30 milyon dolar gibi astronomik bir rakam talep ettiğini de Tunç'un ifadelerinde yer aldı. Tunç, bu olayın ardından Emir Sarıgül'ün tekneyi devraldığını ve son olarak birkaç ay önce Mercedes Maybach ve Range Rover marka araçlarını Serkan Korkutata'nın kardeşi Sercan Korkutata'ya devrettiğini de ekledi.

Sinir Krizi ve Malların Paylaşımı

Emir Sarıgül ile Fatoş Altınbaş'ın boşanma sürecinin ardından Süzer Plaza'da yapılan mal paylaşımı toplantısına da değinen Tunç, bu toplantıda Zekeriya Yasemin'in hakem olarak bulunduğunu ancak diğer kişinin kim olduğunu bilmediğini belirtti. Toplantı sırasında Emir Sarıgül'ün sinirlenerek eline aldığı bir sandalyeyi Ali Altınbaş'a fırlattığını, bu olayı bizzat Emir Sarıgül'den duyduğunu aktardı.

Siyasi Tartışmalara Vurulan Darbe: Daire İddiası

Tunç'un son ve belki de en dikkat çekici iddialarından biri de, Mustafa Sarıgül'ün Beşir Ömer Demir ile olan gayriahlaki görüntüleri sonrasında yaşandı. Emir Sarıgül ile yaptığı mesajlaşmada, durumdan dolayı büyük üzüntü duyduklarını ve rezil olduklarını belirttiğini anlatan Tunç, bu olayın hemen ardından Beşir Ömer Demir'e, sessiz kalması karşılığında Çekmeköy'de bir daire verildiğini iddia etti. Bu iddia, soruşturmanın siyasi boyutunu da derinleştirebilecek nitelikte.

Öte yandan, soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 24'e yükseldi. Yurtiçi ve yurtdışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz paraların aklandığı iddialarına ilişkin Emir ve Ömer Sarıgül'ün de aralarında bulunduğu 22 şüphelinin tutuklanmasının ardından, son operasyonla gözaltına alınan 8 kişiden 2'si daha tutuklanarak sayı 24'e ulaştı. 6 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Gündem 01.11.2026 06:35 3 okunma

İstanbul Maratonu Dev Gibi Geliyor: Şehrin Kalbi Binlerce Kilometre Sıkışacak! İşte Kapatılan Tüm Yollar!

Dev maraton heyecanı İstanbul'u sardı! Binlerce sporcunun koşacağı dev organizasyon nedeniyle şehrin ana arterleri trafiğe kapatıldı. İşte alternatif güzergahlar ve etkilenen bölgeler...

İstanbul Maratonu Dev Gibi Geliyor: Şehrin Kalbi Binlerce Kilometre Sıkışacak! İşte Kapatılan Tüm Yollar!

İstanbul'un tarihi dokusu ve modern silüeti eşliğinde düzenlenen geleneksel maraton coşkusu bu yıl da şehri etkisi altına alıyor. Binlerce yerli ve yabancı sporcunun katılımıyla gerçekleşecek olan dev organizasyon, ulaşımda önemli değişiklikleri beraberinde getirdi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, maraton güzergahı boyunca kapsamlı trafik önlemleri alındı ve pek çok ana arter trafiğe kapatıldı.

Gündem 01.11.2026 06:05 4 okunma

Türk Dünyası Ankara'da Buluştu: Stratejik Gelecek Masaya Yatırıldı!

Türkiye'nin ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenen Türk Dünyası Diyalog Forumu'nda, üye ve gözlemci ülkelerden gelen yüzlerce katılımcıyla Türk dünyasının medya, diplomasi, güvenlik ve ekonomik işbirliği konuları masaya yatırıldı. Lider isimlerin yer aldığı forumda, 'Fikirden Diyaloğa, İleri' temasıyla geleceğe yönelik stratejiler belirlendi.

Türk Dünyası Ankara'da Buluştu: Stratejik Gelecek Masaya Yatırıldı!

Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi kapsamında, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 30-31 Ekim tarihlerinde Ankara'da görkemli bir buluşma gerçekleştirildi. 'Fikirden Diyaloğa, İleri' temasıyla düzenlenen Türk Dünyası Diyalog Forumu, Türk dünyasının geleceğine yön verecek kritik konuların ele alındığı kapsamlı bir platform sundu.

Fikir Üretiminden Somut Adımlara: Zirvenin Açılış ve Temel Tartışma Başlıkları

Forumun ilk günü, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran'ın açılış konuşmalarıyla start verdi. Konuşmalarda, Türk dünyasının küresel ölçekteki yeri ve potansiyeli vurgulanırken, fikir birliğinden somut diyalog mekanizmalarına geçişin önemi üzerinde duruldu. Forum boyunca düzenlenen panel ve yuvarlak masa toplantıları, üye ve gözlemci ülkelerden gelen temsilcileri, uluslararası alandan değerli konuşmacıları ve geniş bir katılımcı kitlesini bir araya getirdi. Bu etkileşimli oturumlarda, Türk dünyasının karşı karşıya olduğu güncel meydan okumalar ve geleceğe yönelik fırsatlar derinlemesine incelendi.

Medya, Diplomasi ve Güvenlik: Türk Dünyasının Stratejik Öncelikleri Neler?

Forumun gündeminde öne çıkan başlıklar arasında Türk dünyasında medya ve iletişimin rolü, diplomaside kadın temsilinin artırılması ve etkinleştirilmesi, parlamenter diplomasinin güçlendirilmesi yer aldı. Değişen küresel düzende Türk dünyasının stratejik önceliklerinin belirlenmesi, enerji güvenliği ve işbirliği olanaklarının değerlendirilmesi de kritik önem taşıyan konular arasındaydı. Ayrıca, Türk devletlerinin stratejik iletişim kapasitesini artırma ve dezenformasyonla mücadeledeki kararlılığı, kalkınma vizyonu ve medeniyet perspektifinden Türk dünyasının gelecek tasavvuru gibi konular da kapsamlı bir şekilde tartışıldı. Küresel dönüşüm çağında Türk dünyasının jeopolitik rolü ile iletişim perspektifinden yapay zekanın getirdiği sınamalar ve Orta Koridor üzerinden şekillenecek ortak üretim ekosistemlerine uzanan ekonomik işbirliği modeli de değerlendirildi.

114 Konuşmacıdan Gelecek Vizyonu: Kültürden Savunmaya Geniş Perspektif

Ankara'daki bu önemli buluşmada, toplam 114 konuşmacı yer alarak Türk dünyasının geleceğine dair zengin bir perspektif sundu. Çok kutuplu dünya düzeninde Türk dünyasının konumu, Türk savunma sanayisinin geleceği ve ortak bilgi ile düşünce ekosistemlerinin oluşturulması gibi konular ele alındı. Forumda ayrıca, Türk dünyasının geleceğinde aile ve toplumun rolü, İsmail Gaspıralı'nın düşünce mirası ışığında dil, kültür ve hafızanın korunması, diaspora aracılığıyla küresel ağların güçlendirilmesi ve ortak kimlik inşası gibi toplumsal değerlere vurgu yapıldı. Gelenekten geleceğe kültür ve sanatın korunması ve tanıtılması da programın önemli bir parçasını oluşturdu. Bu kapsamda, Türk dünyasının önde gelen şahsiyetleri, bürokratları, akademisyenleri, medya profesyonelleri ve sanatçıları bir araya gelerek fikir alışverişinde bulundular. Forum, çeşitli kültür-sanat etkinlikleri ve sergilerle de zenginleştirildi.

Etkinliğe katılan önemli isimler arasında Eski Başbakan ve TDT Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, SESRIC Genel Direktörü Zehra Zümrüt Selçuk, TİKA Başkanı Abdullah Eren, YTB Başkanı Abdulhadi Turus, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Selim Argun gibi isimlerin yanı sıra, TDT üye ve gözlemci ülkelerden gelen milletvekilleri, bürokratlar ve kültürel temsilciler de yer aldı. Bu geniş katılım, forumun Türk dünyası için ne denli önemli bir platform haline geldiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Spor 01.11.2026 05:35 4 okunma

Milan'dan Geldi, Tam 9 Maç Bekledi! Galatasaray'ın Yeni Yıldızı Rakip Tanımaz Bir Performansla Sahneye Çıktı!

Galatasaray'ın Milan'dan transfer ettiği yıldız ismi Rafa Leao, Konyaspor karşısında attığı golle hem takımını galibiyete taşıdı hem de İtalyan basınında günün manşetlerinden biri oldu. Leao'nun performansı ve attığı golün detayları merak ediliyor.

Milan'dan Geldi, Tam 9 Maç Bekledi! Galatasaray'ın Yeni Yıldızı Rakip Tanımaz Bir Performansla Sahneye Çıktı!

Süper Lig'in 10. haftasında nefesleri kesen bir mücadeleye sahne olan Konyaspor-Galatasaray karşılaşmasında sarı-kırmızılılar, rakibini deplasmanda 4-0 gibi net bir skorla mağlup etti. Bu farklı galibiyetin en dikkat çekici anlarından biri ise, Galatasaray'ın büyük umutlarla transfer ettiği yıldız oyuncusu Rafael Leao'nun attığı ilk gol oldu. Portekizli futbolcu, tam dokuzuncu maçında gol sevinci yaşayarak hem taraftarların hem de İtalyan medyasının gündemine oturdu.

Gol Hasreti Bitti, Sahne Leao'nun!

Galatasaray formasıyla lige başlangıcı beklediği gibi gollerle süsleyemeyen Rafael Leao, Konyaspor deplasmanında adeta kabuğunu kırdı. Eski Milanlı yıldız, ilk kez fileleri havalandırırken, bu gol aynı zamanda takımının galibiyetini perçinledi. Karşılaşmaya ilk 11'de başlayan ve 90 dakika sahada kalan Leao, 55. dakikada kazanılan penaltının başına geçti. Normalde takımın penaltı atışlarındaki ilk tercihi olan Victor Osimhen'in topu Leao'ya bırakmasıyla, Portekizli yıldız bu önemli fırsatı muhteşem bir vuruşla gole çevirdi.

Topu kalecinin sağından, üst direğe yakın bir noktadan ağlarla buluşturan Leao, uzun süren gol bekleyişine son verirken, aynı zamanda üzerindeki baskıyı da hafifletti. Bu golle birlikte, Galatasaray'ın 4-0'lık üstünlüğünü pekiştirmesi, oyuncunun moralini de önemli ölçüde yükseltti. İtalyan basını, Leao'nun bu performansını, Milan'dan ayrıldıktan sonra Türkiye'de kendisini bulduğuna dair bir işaret olarak yorumladı.

İtalyan Basını Ayağa Kalktı: 'Sonunda Kendisini Gösterdi!'

Rafael Leao'nun Galatasaray formasıyla attığı ilk gol, yalnızca Türkiye'de değil, İtalya'da da geniş yankı buldu. Sky Sport Italia, 'Türkiye'de Serie A'nın eski yıldızlarının performansı' başlığı altında Leao'nun golüne geniş yer verirken, 'Dokuzuncu denemesinde ilk sevincini yaşadı. Rafael Leao sonunda golle tanıştı.' ifadeleri kullanıldı. Eski Milanlı futbolcunun Galatasaray formasıyla çıktığı ilk sekiz maçta gol atamamış olmasına rağmen, bu karşılaşmada penaltıdan attığı golle bekleyişe son vermesi dikkat çekici bulundu.

La Gazzetta dello Sport ise, 'Portekizli futbolcu, Konyaspor karşısında penaltıyı kazandı. Eski Napoli oyuncusu Osimhen ise penaltıyı kullanması için topu ona bıraktı. Leao, böylece Türkiye ligindeki ilk golünü kaydetti.' diyerek olayı özetledi. Gazete ayrıca, Leao'nun gol sonrası sevinç gösterilerine de değinerek, bunun oyuncu için ne kadar önemli bir an olduğunu vurguladı. Kollarını iki yana açıp kameralara selam vermesi ve alışılmış sörf hareketi yapması, Milan'dan ayrıldıktan sonraki ilk büyük sevincinin habercisi olarak yorumlandı.

Okan Buruk'tan Kritik Hamle, Leao'ya Güven Tazeledi

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk'un, Konyaspor karşısında Leao'ya ilk 11'de şans vermesi ve Victor Osimhen'in penaltı vuruşunu Leao'ya bırakması, teknik ekibin oyuncuya olan güvenini gösteriyor. 43 milyon euro ve bonuslarla Milan'dan transfer edilen Leao'nun, üzerindeki beklentiyi karşılaması için bu tür anlara ihtiyacı vardı. Konyaspor deplasmanında kazanılan penaltı, Leao'nun kariyerinde yeni bir sayfa açmasına yardımcı olabilir.

Virgilio Sport ise, Galatasaray'ın Konyaspor deplasmanında aldığı farklı galibiyete dikkat çekerek, 'Sarı-kırmızılılar, Rafa Leao ve Victor Osimhen'in özel gecelerine tanıklık etti.' yorumunu yaptı. Leao'nun ilk golünü atması, Osimhen'in ise ikinci çocuğunun dünyaya gelmesi nedeniyle yaşadığı özel anların ardından takıma katkı sağlaması, bu maçın iki yıldız için de unutulmaz olacağını belirtti.

Beklentiler Yüksek, Leao Hedef Büyütüyor

Rafael Leao, Milan'dan transfer edildiği günden bu yana hem taraftarlar hem de kulüp yönetimi tarafından büyük beklentilerle karşılandı. Transferi için ödenen yüksek bonservis bedeli, oyuncu üzerindeki baskıyı artırıyordu. Konyaspor karşısında attığı penaltı golü, bu baskıyı azaltmanın yanı sıra, oyuncunun kendine olan inancını da tazeledi. Leao'nun artık istikrarı yakalayarak, Galatasaray forması altında Türkiye liginde de gerçek değerini göstermesi bekleniyor.

Tuttomercatoweb'in de belirttiği gibi, Leao, Konyaspor'u 4-0 mağlup ettikleri karşılaşmada takımının son golünü kaydederek önemli bir başarıya imza attı. Üç hafta aradan sonra ilk 11'de sahaya çıkıp etkili bir performans sergilemesi, Okan Buruk'un hücum hattındaki planlarının bir parçası olduğunu gösteriyor. Leao'nun bu çıkışı, Galatasaray'ın ligdeki iddiasını güçlendirecek gibi görünüyor. Eurosport Italia da, 'Rafael Leao gol hasretini sona erdirdi ve Galatasaray formasıyla uzun süredir beklediği ilk golünü kutladı.' diyerek, bu önemli ana vurgu yaptı.