Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 22.06.2026 17:09 11 okunma

Hepiyi Sigorta'dan Dev Atılım: Saniyeler İçinde Hasar Ödemesi, 2 Milyar TL Kârla Sektöre Damga Vurdu!

Hepiyi Sigorta Genel Müdürü Şenol Ortaç, yapay zeka destekli sistemlerle saniyeler içinde hasar ödemesi yaptıklarını ve ilk çeyrekte 2 milyar TL net kâr elde ederek sektörün en kârlı şirketlerinden biri olduklarını açıkladı.

Hepiyi Sigorta'dan Dev Atılım: Saniyeler İçinde Hasar Ödemesi, 2 Milyar TL Kârla Sektöre Damga Vurdu!

Hepiyi Sigorta, kurulduğu günden bu yana sergilediği istikrarlı büyüme ve yenilikçi yaklaşımıyla sigortacılık sektöründe dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Dördüncü yaşını kutlayan şirket, Genel Müdür Şenol Ortaç'ın açıklamalarıyla başarı grafiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle teknolojiye yapılan dev yatırımlar ve yapay zeka entegrasyonu sayesinde, sigorta sektöründe çığır açan uygulamalara imza atan Hepiyi Sigorta, hem müşteri memnuniyetini zirveye taşıdı hem de finansal başarılarıyla adından söz ettirdi.

Teknoloji Odaklı Büyüme Sırrı: "Sigorta Ruhsatlı Teknoloji Şirketi"

Hepiyi Sigorta Genel Müdürü Şenol Ortaç, şirketin başarısının temelinde yatan stratejiyi, adeta bir teknoloji şirketi gibi hareket etmelerinde gizli olduğunu belirtti. Yabancı yatırımcılar tarafından da zaman zaman bu şekilde tanımlandıklarını ifade eden Ortaç, teknolojinin kendileri için sadece bir araç değil, iş modelinin temel taşı olduğunu vurguladı. Bu vizyon sayesinde, elementer branşta sektörün en düşük genel gider oranlarına sahip şirketlerinden biri olmayı başardıklarını söyledi.

Ortaç, teknolojinin operasyonlardaki somut etkilerini rakamlarla ortaya koydu: "Sistemlerimiz günde ortalama 250 bin teklif üretiyor, 12-13 bin poliçe düzenliyor ve 1.200-1.300 hasar dosyasını yönetiyor. Bu işlemlerin neredeyse tamamı, insan müdahalesi olmaksızın ve fiziksel evraka ihtiyaç duymadan gerçekleşiyor." Bu verimlilik, hem maliyet avantajı sağlıyor hem de müşterilere ve iş ortaklarına daha rekabetçi fiyatlar sunulmasının önünü açıyor. Şirket genelinde dijitalleşmenin sadece operasyonel verimlilikle sınırlı kalmadığı, aynı zamanda daha hızlı, verimli ve sürdürülebilir bir yapı kurma amacına hizmet ettiği belirtildi.

Yapay Zeka Devrimi: Hasardan Fiyatlamaya Her Alanda

Hepiyi Sigorta'nın yapay zeka ve makine öğrenmesi teknolojilerini kullanım alanı oldukça geniş. Ortaç, bu teknolojilerin sadece hasar süreçlerinde değil, risk değerlendirme, fiyatlama, acente yönetimi, tahsilat ve operasyon yönetimi gibi sigortacılığın tüm kritik alanlarında aktif olarak kullanıldığını açıkladı. Yapay zeka sayesinde elde edilen kazanımların sadece hızla sınırlı kalmadığını belirten Ortaç, "Yapay zeka bize sadece hız kazandırmıyor. Daha doğru kararlar almamızı, süreçleri daha tutarlı yürütmemizi ve hata oranlarını azaltmamızı sağlıyor." şeklinde konuştu.

Hız Rekorları Kırılıyor: Saniyeler İçinde Hasar Ödemesi

2024 yılı hedeflerinden birinin Türkiye'nin en hızlı hasar ödeyen sigorta şirketi olmak olduğunu hatırlatan Şenol Ortaç, bu hedefe ulaştıklarını müjdeledi. Hem kasko hem de trafik branşlarında sektörün en hızlı hasar ödeyen şirketi konumuna geldiklerini belirten Ortaç, bu başarının ardında 2 yıllık yoğun bir çalışmanın ve özellikle yapay zeka kullanımının yattığını söyledi. Daha da çarpıcı olanı ise, Hepiyi Sigorta'nın artık haftanın 7 günü, hatta günde iki kez (sabah ve öğlen) hasar ödemesi yapabiliyor olması. Bu yenilikçi yaklaşım, müşteri memnuniyetini artırırken, acentelerin iş süreçlerini de önemli ölçüde kolaylaştırıyor.

Canlı yayında detayları paylaşılan Anlık Hasar Ödeme Sistemi ise, Türkiye ve Avrupa'da pek rastlanmayan bir model olarak öne çıkıyor. Müşteriler, hasar evraklarını, fotoğraflarını ve tutanaklarını dijital olarak yükleyebiliyor. Ardından yapay zeka tarafından yapılan analizle anında teklif sunuluyor ve teklifin kabulü durumunda ödeme doğrudan hesaba aktarılıyor.

Adaletli Acentelik Modeli ve Oto Sigortalarında Liderlik Hedefi

Hepiyi Sigorta, acenteleriyle olan ilişkilerinde de adalet ve eşitlik ilkelerinden taviz vermiyor. Ortaç, şirketin kuruluşundan bu yana acentelik sözleşmelerinde; adalet, fiyat ve teminatlarda eşitlik, portföy haklarının korunması gibi temel beklentilere yer verildiğini belirtti. Yaklaşık 9.500 acentenin tamamının, ürettikleri poliçe sayısına bakılmaksızın aynı komisyon yapısına sahip olduğunu vurgulayan Ortaç, hiçbir acente ile zarar ettiği gerekçesiyle yolların ayrılmadığını sözlerine ekledi. Bu anlayış, iş modelinin temelini oluşturuyor.

Uzun vadeli hedeflerine de değinen Genel Müdür Ortaç, oto sigortalarının şirketin en güçlü alanlarından biri olduğunu belirtti. Hem trafik hem de kasko branşlarında sektörün ilk 5 oyuncusu arasında yer aldıklarını hatırlatan Ortaç, güçlü sermaye yapısı, teknoloji yatırımları ve deneyimli ekibiyle önümüzdeki 5 yıl içinde oto branşında sektör liderliğini hedeflediklerini iddialı bir şekilde dile getirdi.

Gençlerin sigortacılık sektörüne olan ilgisinden duyduğu memnuniyeti de dile getiren Ortaç, üniversite etkinliklerine katılarak gençlerle buluşmaya özen gösterdiklerini ve sigortacılığın onlar için önemli kariyer fırsatları sunduğunu vurguladı. Elde edilen tüm başarıların ardında, özverili ve uyumlu bir ekip çalışmasının bulunduğunu belirterek tüm Hepiyi Sigorta çalışanlarına teşekkür etti.

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 27.08.2026 08:05 0 okunma

Üniversiteli Rojin Kabaiş'in Ölümü Soru İşaretleriyle Dolu! Zehirlenme İddiası ve Gerçekler Ortaya Çıkıyor

Van'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölüm nedeni belirsizliğini koruyor. Zehirlenme şüphesini Adli Tıp raporu aydınlattı ancak soruşturma derinleşiyor.

Üniversiteli Rojin Kabaiş'in Ölümü Soru İşaretleriyle Dolu! Zehirlenme İddiası ve Gerçekler Ortaya Çıkıyor

Van'da kaybolduktan tam 18 gün sonra cansız bedeni bulunan ve ölümüyle ilgili pek çok iddia ortaya atılan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş vakası, aydınlatılmayı bekleyen sırlarla dolu. İlk başlarda 'zehirlenerek öldüğü' yönündeki güçlü şüpheler, Adli Tıp raporuyla birlikte farklı bir boyut kazandı. Ancak bu rapor dahi, genç kızın ardında bıraktığı büyük gizemi tam olarak çözemedi. Soruşturma, dosyanın karmaşıklığı ve elde edilen yeni bilgilerle birlikte giderek daha da derinleşiyor.

Ameliyat Sonrası Gelişmeler ve Adli Tıp Raporunun Aydınlattığı Gerçekler

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş'in trajik hikayesi, 2024 yılında kaybolmasıyla başladı. Uzun süren arama çalışmalarının ardından, genç kızın cansız bedeni Van Gölü kenarında bulundu. Otopside tespit edilen Roküronyum ve Ornidazol adlı etken maddeler, ilk anda 'zehirlenme' ihtimalini gündeme getirdi. Bu bulgu, Kabaiş ailesi ve kamuoyunda büyük bir şok etkisi yarattı. Acaba genç kız, bu maddelerle kim tarafından ve hangi amaçla zehirlenmişti? Bu sorular, soruşturmanın odak noktası haline geldi.

Ancak Adli Tıp Kurumu'ndan gelen rapor, bu iddialara tıbbi bir açıklama getirdi. Rapora göre, Roküronyum etken maddesi, 11 Eylül 2024'te geçirdiği bir ameliyat sırasında kullanılan bir anestezik maddeydi. Bu maddenin vücutta tıbben iki aya kadar tespit edilebilmesi, raporun en kritik bulgularından biri olarak öne çıktı. Diğer madde olan Ornidazol'un ise enfeksiyon tedavisinde kullanılan bir ilaç etken maddesi olduğu belirtildi. Otopsi raporunda yer alan alkol düzeyinin tek başına ölüme neden olacak seviyede olmadığı ve çürüme sürecinden kaynaklandığı değerlendirmesi de yapıldı. Tüm bu veriler ışığında, Adli Tıp raporu, Rojin Kabaiş'in zehirlenerek öldüğüne dair somut bir tıbbi kanıt bulunmadığını kesin bir dille ortaya koydu. Raporda ayrıca, genç kızın travmatik bir etki sonucu hayatını kaybettiğine dair de bir bulguya rastlanmadığı vurgulandı.

Soruşturma Yeniden Şekilleniyor: Gözaltı Talebi ve DNA Kanıtları

Adli Tıp raporunun zehirlenme ihtimalini ortadan kaldırması, olayın farklı yönlere evrilmesine neden oldu. Ancak ailenin avukatı Şahin Cangüleç, dosyadaki incelemelerin ardından Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na yeni bir başvuruda bulundu. Avukat Cangüleç, soruşturmada şüpheli olarak değerlendirdikleri iki kişinin gözaltına alınmasını, olayla olan bağlantılarının derinlemesine araştırılmasını ve bu kişilerden DNA örnekleri alınmasını talep etti. Bu talep, soruşturmanın hala cinayet ihtimali üzerinde durduğunu ve yeni deliller peşinde olduğunu gösteriyor.

Daha önceki soruşturma sürecinde elde edilen bulgular da dikkat çekiciydi. Rojin Kabaiş'in yüksek güvenlikli ve şifreli cep telefonunun şifresi kırılamadığı için incelenememiş olması, olaydaki gizemi artırıyordu. Ancak 10 Ekim 2025 tarihli bir diğer Adli Tıp Raporu, genç kızın göğüs ve vajina bölgesinde iki farklı erkeğe ait DNA bulunduğunu ortaya koymuştu. Bu DNA bulgusu, soruşturmanın genişletilmesine ve 195 kişiden alınan DNA profillerinin incelenmesine yol açmıştı. Daha sonra bu sayının Adalet Bakanlığı'nın talimatıyla 413'e çıkarılması, dosyanın ne kadar karmaşık ve hassas olduğunu gözler önüne seriyordu.

Faili Meçhul Suçlar Birimi Devrede: Umutlar Yeniden Yeşeriyor

Mayıs ayında dosyanın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'na devredilmesi, ailenin umutlarını yeniden yeşertti. Bu birimin kuruluş amacı zaten bu türden çözülemeyen, karanlıkta kalmış vakaları aydınlatmak. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, olayın hemen ardından Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş ile bir araya gelerek verdiği güvenceler de dikkat çekiciydi. Bakan Gürlek, 'Rojin hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz' diyerek, soruşturmanın titizlikle yürütüleceğinin altını çizdi.

Bakanın, 'Olay tam belli değil. Cinayet mi, intihar mı? Bunu çözmemiz lazım. Savcılığın bunun tespitini yapması lazım. İntihar ya da cinayet. Siz aile olarak cinayet olduğunu düşünüyorsunuz' şeklindeki sözleri, dosyanın hala cinayet şüphesiyle soruşturulduğunu ve intihar ihtimalinin de değerlendirildiğini gösteriyor. Ancak ailenin güçlü cinayet şüphesi karşısında, tüm delillerin en ince ayrıntısına kadar araştırılacağı ve gerçeğin bir gün mutlaka ortaya çıkacağı bekleniyor. Rojin Kabaiş'in neden ve nasıl hayatını kaybettiği sorusu, Türkiye'nin gündemindeki yerini korumaya devam ediyor.

Arka Plan: Kayboluş Süreci ve İlk Bulgular

Rojin Kabaiş'in kaybolma süreci de pek çok detayı barındırıyor. 27 Eylül 2024'te Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampüsündeki kız öğrenci yurdunda annesiyle telefonda konuşan Rojin, markete gideceğini söylemişti. Ancak ertesi gün polisin aramasıyla yurda dönmediği anlaşılmıştı. 28 Eylül 2024'te ise Van Gölü sahilinde genç kıza ait cep telefonu, kulaklık, kek ve bir şişe su bulundu. Cesedinin ise iki hafta sonra, yani yaklaşık 14 gün sonra, 24 kilometre uzaklıktaki Molla Kasım Köyü sahilinde bulunması dikkat çekiciydi. Cesedi bulanlar, bir temizlik görevlisi ve sitenin bekçisiydi. Cesedin üzerinde kıyafetlerinin tam olduğu ancak sarı terliklerinin kayıp olduğu bilgisi de soruşturmanın ilk aşamalarında yer almıştı.

Gündem 27.08.2026 07:35 1 okunma

CHP'de 'FETÖ' İddiaları ve Kulisler Kaynadı: 49 İsim Birdenbire Disipline Sevk Edildi! Genel Merkez Ne Hesaplıyor?

CHP'de tansiyon yükseldi. Genel Başkan Özgür Özel'in yönetimindeki Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu'nda görevli 49 isim, 'başka partiye çalıştıkları' iddiasıyla disipline gönderildi. Kulislerde şok etkisi yaratan bu gelişmenin perde arkası ve olası sonuçları mercek altında.

CHP'de 'FETÖ' İddiaları ve Kulisler Kaynadı: 49 İsim Birdenbire Disipline Sevk Edildi! Genel Merkez Ne Hesaplıyor?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kulislerinde son dönemde yaşanan en dikkat çekici gelişmelerden biri, 49 üyenin birdenbire disiplin sürecine dahil edilmesi oldu. Parti Sözcüsü Müslim Sarı'nın duyurduğu bu karar, özellikle Özgür Özel'in genel başkanlık döneminde Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) gibi kritik görevlerde bulunan isimleri kapsıyor. Bu durum, partinin iç işleyişi ve gelecek stratejileri hakkında ciddi soruları da beraberinde getiriyor.

Parti İçinden Sesler: 'Başka Bir Yapıya Çalışıyorlar' İddiası

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, disipline sevk edilen isimler hakkında yaptığı açıklamada, bu kişilerin Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde yer alırken, ‘başka bir siyasal parti için çalıştıkları’ iddiasını dile getirdi. Sarı, “Parti Meclisimizde bir grup arkadaşımızı hâlâ Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde bulundukları halde başka bir siyasal parti için çalışan arkadaşlarımızı tedbirli bir biçimde disipline sevk etmiş bulunuyoruz” ifadelerini kullandı. Bu sert açıklama, parti içindeki ayrışmaların ve hassas dengelerin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Disipline Sevk Edilen 49 İsmin Listesi ve Kilit İsimler

Disiplin sürecine alınan isimler arasında dikkat çeken pek çok önemli figür bulunuyor. Parti Meclisi ve YDK gibi organlarda görev almış isimlerin yoğunlukta olması, kararın üst düzey bir kulis operasyonu olabileceği spekülasyonlarını güçlendiriyor. İşte disipline sevk edilen o isimler:

Ali Abbas Ertürk, Asiye Ergül, Aylin Nazlıaka, Bahattin Bahadır Erdem, Barış Övgün, Bedirhan Berk Doğru, Berk Kılıç, Burcu Mazıcıoğlu, Canan Taşer, Cansel Çiftçi, Ecevit Keleş, Elif Leyla Gümüş, Emine Uçak Erdoğan, Güldem Atabay, Hikmet Erbilgin, İlhan Cihaner, Kerim Rota, Kübra Gökdemir, Mahir Yüksel, Melisa Uğraş, Meryem Gül Çiftçi Binici, Nazan Güneysu, Ozan Işık, Önder Kurnaz, Polat Şaroğlu, Selin Sayek Böke, Sercan Çığgın, Serkan Özcan, Sevgi Kılıç, Sinem Kırçiçek, Tolga Sağ, Turgay Özcan, Uğurcan İrak, Uygar Parçal, Yalçın Karatepe, Zeliha Aksaz Şahbaz, Tuğçe Hilal Özkan, Yankı Bağcıoğlu, Baran Seyhan, Emre Kartaloğlu, Ozan Varal, Emre Yılmaz, Pınar Uzun Okakın, Oya Ünlü Kızıl, Deniz Çakır, Remzi Kazmaz, Oğuzhan Cenan, Aysemin Gülmez, Mesut Kırşanlı.

Parti İçi Dengeler ve Gelecek Senaryoları

CHP'de disipline sevk edilen isimlerin çeşitliliği ve taşıdığı siyasi ağırlık, bu kararın parti içindeki dengeleri nasıl etkileyeceği sorusunu gündeme getiriyor. Özellikle, Özgür Özel'in genel başkanlık vizyonuna ne kadar destek verildiği veya bu kararın iç kamuoyunda nasıl bir yankı uyandıracağı merak ediliyor. Bazı parti içi kaynaklar, bu hamlenin genel başkanlık seçimlerine yönelik bir hazırlık olabileceği veya mevcut yönetime karşı bir duruş sergileyen gruplara karşı bir hamle olabileceği yönünde yorumlar yapıyor. Diğer yandan, partinin bütünlüğünü koruma çabası olarak da görülebilecek bu adımın, ilerleyen günlerde nasıl bir sürece evrileceği yakından takip edilecek. Bu türden toplu disiplin sevklerinin, parti içi tartışmaları alevlendirmesi ve yeni bölünmelere yol açma potansiyeli taşıması da olasılıklar arasında.

Olası Sonuçlar ve Siyasi Analiz

Bu disiplin süreci, partinin önümüzdeki dönemdeki siyasi stratejilerini ve ittifaklarını da etkileyebilir. Özellikle, ‘başka partiye çalıştıkları’ iddiasının somut delillere dayanıp dayanmadığı ve bu durumun mahkemelere taşınıp taşınmayacağı gibi konular, kamuoyunda geniş yankı bulacaktır. Partinin bu türden kritik kararlar alırken gösterdiği şeffaflık ve kararlılık, seçmen nezdinde de önemli bir etken olacaktır. Selin Sayek Böke gibi tanınmış isimlerin de listede yer alması, kararın siyasi etkisinin ne kadar geniş bir alana yayılacağının bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu gelişmenin, CHP’nin yerel seçimler sonrası yenilenme sürecindeki iddiasını nasıl şekillendireceği de merakla bekleniyor.

Spor 27.08.2026 07:05 1 okunma

Santarelli'den Kritik Zafer Sonrası İtiraf: 'Gelişime Açık Yanlarımız Var!' Ama Sahada Tarih Yazdık!

Filenin Sultanları, Avrupa Şampiyonası'nda Almanya'yı devirerek önemli bir galibiyet aldı. Başantrenör Daniele Santarelli, maçın ardından takımın performansını değerlendirirken, gelişime açık alanlara dikkat çekti ancak zaferin altını çizdi.

Santarelli'den Kritik Zafer Sonrası İtiraf: 'Gelişime Açık Yanlarımız Var!' Ama Sahada Tarih Yazdık!

A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 CEV Trendyol Avrupa Voleybol Şampiyonası grup elemelerinde çıktığı dördüncü maçta Almanya karşısında muhteşem bir mücadele sergileyerek sahadan 3-1 galip ayrıldı. Bu kritik galibiyetle Milliler, şampiyonluk yolundaki iddiasını bir kez daha ortaya koydu.

Spor 27.08.2026 06:05 2 okunma

18 Yıl Sonra Geri Döndü: Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'ne Damga Vururken Tarihi Bir Rekora İmza Attı!

Fenerbahçe, Olimpik Lyon'u devirerek 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'ne yükselirken, Avrupa kupalarındaki galibiyet sayısında Galatasaray'ı da geride bırakarak Türk futbol tarihine geçti.

18 Yıl Sonra Geri Döndü: Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'ne Damga Vururken Tarihi Bir Rekora İmza Attı!

Şampiyonlar Ligi'nde Devler Sahnesi: Fenerbahçe 18 Yıl Sonra Yeniden

UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda Fransa'nın güçlü temsilcisi Olimpik Lyon'u deplasmanda 2-1 mağlup eden Fenerbahçe, Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki en prestijli organizasyonunda gruplara kalmayı başardı. Bu zaferle birlikte sarı-lacivertliler, tam 18 yıllık Şampiyonlar Ligi hasretini sona erdirdi. En son 2008-2009 sezonunda bu arenada boy gösteren Fenerbahçe, Groupama Stadı'nda sergilediği performansla taraftarlarına büyük sevinç yaşattı.

Tarihi Maçta Geri Sayım ve Muhteşem Başlangıç

Karşılaşmaya fırtına gibi başlayan Fenerbahçe, ilk dakikalardan itibaren rakip kalede etkili oldu. 20. dakikada Oğuz Aydın'ın şutunun direkten dönmesiyle yüreklere dokunan sarı-lacivertliler, pes etmedi. 24. dakikada Vedat Muric'in attığı golle 1-0 öne geçen Fenerbahçe, henüz 4 dakika sonra 28. dakikada Archie Brown'un golüyle farkı ikiye çıkardı. İlk yarıyı 2-0'lık üstünlükle tamamlayan teknik direktör Jorge Jesus'un öğrencileri, soyunma odasına moralli girdi.

İkinci Yarıda Skorboard Korundu, Lyon Üretemedi

İkinci yarıya kontrollü başlayan Fenerbahçe, savunma güvenliğini ön planda tuttu. 61. dakikada Olimpik Lyon'un Fofana ile bulduğu gole engel olamasa da, maçın kalan bölümünde üstünlüğünü korumayı başardı. Temsilcimiz, sahadan 2-1 galip ayrılırken, Şampiyonlar Ligi gruplarına adını yazdırdı. Bu sonuçla birlikte Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'nde gruplara kalma başarısını beşinci kez elemelerden gerçekleştirdi.

Avrupa Arenasında Rekor Güncellemesi: En Fazla Kazanan Türk Takımı Fenerbahçe

Fenerbahçe'nin Olimpik Lyon karşısındaki galibiyeti, sadece Şampiyonlar Ligi'ne dönüş anlamına gelmiyordu. Aynı zamanda sarı-lacivertliler, Avrupa kupalarındaki toplam galibiyet sayısında ezeli rakibi Galatasaray'ı geride bırakarak, Türk futbol tarihinde bu alanda en başarılı takım unvanını elde etti. Avrupa'daki toplam 121 galibiyetle bu önemli zirveye oturan Fenerbahçe, tarih yazmaya devam ediyor.

Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi Yolculuğu: Beşinci Kez Devler Ligi Bileti

Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne elemelerden katılma serüveni, geçmişte de başarılarla doluydu. İşte sarı-lacivertlilerin Devler Ligi'ne yükseldiği o unutulmaz sezonlar:

  • 1996-1997 Sezonu: Maccabi Tel Aviv'i eleyerek ilk kez gruplara kalma başarısı gösterdi.
  • 2001-2002 Sezonu: Rangers'ı saf dışı bırakarak gruplara yükseldi.
  • 2007-2008 Sezonu: Anderlecht'i eleyerek gruplara kaldı ve o sezon çeyrek finale kadar yükselme başarısı gösterdi. Bu sezon aynı zamanda sarı-lacivertlilerin Avrupa'daki en büyük başarılarından biri olarak tarihe geçti.
  • 2008-2009 Sezonu: MTK Budapeşte ve Partizan'ı eleyerek gruplara adını yazdırdı.
  • 2024-2025 Sezonu (Bu Sezon): Olimpik Lyon'u devirerek tam 18 yıl sonra yeniden gruplarda yer alma hakkı kazandı.

Bu tarihi başarılar, Fenerbahçe'nin Avrupa futbolundaki köklü geçmişini ve mücadelesini gözler önüne seriyor. Sarı-lacivertliler, bu yeni Şampiyonlar Ligi macerasında da adından sıkça söz ettireceğe benziyor.

Gündem 27.08.2026 05:35 4 okunma

İzmit'te Dehşet Anları: Bina 'Ses' Getirdi, Sakinler Nefes Kesti! Tahliye Edildi

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde, bir apartmanın kolon ve kirişlerinden gelen şüpheli sesler üzerine 4 katlı bina tedbir amacıyla boşaltıldı. Bölgede incelemeler sürüyor.

İzmit'te Dehşet Anları: Bina 'Ses' Getirdi, Sakinler Nefes Kesti! Tahliye Edildi

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde yaşayan vatandaşlar, korku dolu anlar yaşadı. Yenişehir Mahallesi Karanfilli Sokak'ta bulunan 4 katlı bir apartmanın içerisinden gelen ürkütücü sesler, mahalle sakinlerini alarma geçirdi. Bina sakinlerinin bildirmesi üzerine olay yerine derhal intikal eden ekipler, gelişmeleri yakından takip ediyor.

Bina İçinden Gelen Sesler Paniğe Yol Açtı

Edinilen bilgilere göre, apartmanın kolon ve kirişlerinden duyulduğu iddia edilen sesler, bölge halkında büyük bir endişe yarattı. Bu durum üzerine, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbarların ardından bölgeye derhal takviye ekipler sevk edildi. Olay yerine ulaşan itfaiye, polis ve zabıta ekipleri, ilk incelemelerini başlattı. Mahalle sakinleri, bina çevresinde toplanarak gelişmeleri endişeyle izlerken, yetkililer de bölgede güvenlik önlemlerini artırdı.

Tedbir Amaçlı Tahliye ve Kapsamlı İnceleme

Vatandaşların can güvenliğini birinci öncelik olarak gören yetkililer, binanın tedbir amaçlı olarak boşaltılmasına karar verdi. Bina sakinleri, ekipler eşliğinde evlerinden dışarı çıkarıldı. Bu sırada, binanın durumuna ilişkin detaylı bir tespit yapılması amacıyla AFAD ekiplerine de bilgi verildi. Bölgeye gelen AFAD ekipleri, binaların statik durumunu ve olası riskleri değerlendirmek üzere harekete geçti. Ekiplerin, binanın kendisi ve hemen yanı başında temeli açılan inşaat alanındaki incelemeleri de sürüyor. Bu inşaat faaliyetinin, binadaki seslere bir etkisinin olup olmadığı da araştırılan konular arasında yer alıyor.

Olası Riskler ve Alınan Önlemler

Yetkililer, şu an için herhangi bir acil risk durumu olmadığını belirtse de, gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceklerini vurguladılar. Bina sakinlerinin güvenliği için tüm önlemlerin alındığını belirten yetkililer, incelemeler tamamlanana kadar bölgedeki çalışmaların süreceğini kaydettiler. Binada oturan vatandaşlar ise geçici olarak yakınlarının yanına veya belirlenecek güvenli alanlara yerleştirilecek. Bu tür durumların, özellikle yapılaşmanın yoğun olduğu bölgelerde sıkça karşılaşılabilecek riskler taşıdığına dikkat çekilirken, kentsel dönüşüm projelerinin bu açıdan önemine bir kez daha vurgu yapıldı.

Bölgedeki İnşaat Faaliyetleri Mercek Altında

İncelemelerin odağında yer alan bir diğer önemli nokta ise, binanın hemen yanında devam eden inşaat çalışması. Temel kazı çalışmalarının, mevcut yapının statiğini olumsuz etkileyip etkilemediği büyük bir merak konusu. Uzmanlar, bu tür kazı işlemlerinin, çevredeki binaların temellerinde titreşim ve hareketlenmelere yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle, AFAD ve belediye yetkililerinin, hem binanın mevcut durumunu hem de inşaat alanındaki çalışmaları yakından ve detaylı bir şekilde inceleyeceği bildirildi. Elde edilecek ilk bulgular ışığında, gerekli görülen ek önlemler de alınacak.