Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji 22.09.2026 19:35 1 okunma

IPhone'unuz Kapkaççıların Elinden Kurtuluyor! Apple'dan Devrim Yaratan Güvenlik Hamlesi: AutoLock Geliyor!

Apple, iPhone kapkaççılığını önlemek için yapay zeka destekli 'AutoLock' sistemini geliştiriyor. Bu yeni teknoloji, çalınma anında cihazı otomatik kilitleyerek veri güvenliğini en üst düzeye çıkaracak.

IPhone'unuz Kapkaççıların Elinden Kurtuluyor! Apple'dan Devrim Yaratan Güvenlik Hamlesi: AutoLock Geliyor!

Teknoloji devi Apple, dünya genelinde giderek artan iPhone kapkaççılığı vakalarına karşı köklü bir çözüm geliştiriyor. Şirketin üzerinde titizlikle çalıştığı ve iOS 17.2 Beta 2 sürümünde ipuçları beliren yeni güvenlik sistemi 'AutoLock' adıyla anılıyor. Bu çığır açan teknoloji, ivmeölçer sensörleri ve gelişmiş yapay zeka algoritmalarını kullanarak, cihazın çalınma anını adeta saniyeler içinde tespit edecek. Peki, bu yeni sistem tam olarak nasıl çalışacak ve iPhone kullanıcılarının hayatını nasıl kolaylaştıracak?

Hırsızlık Anında Anında Kalkan: AutoLock Nasıl Çalışıyor?

Apple'ın geliştirdiği AutoLock teknolojisi, akıllı telefon güvenliğinde yepyeni bir dönemi başlatmaya hazırlanıyor. Sistem, cihazın elden ani bir şekilde alınması gibi olağan dışı hareketleri hassasiyetle analiz ediyor. Bu tür bir durum tespit edildiğinde, telefon anında otomatik olarak kilitleniyor. Bu sayede, kötü niyetli kişilerin çalınan iPhone'a erişerek kişisel verilere, fotoğraflara veya finansal bilgilere ulaşması engellenmiş oluyor. Dahası, hırsızların cihazı uzaktan takip edilmekten kurtarmak için yapabilecekleri internet bağlantısını kesme veya Wi-Fi'ı kapatma gibi girişimler de bu sistem sayesinde boşa çıkarılıyor. Yani, cihaz çalınsa bile önemli veriler güvende kalırken, takip mekanizmaları da devre dışı bırakılamıyor.

Yapay Zeka ve Sensörlerin Gücüyle Güvenlik Zirvede

AutoLock'un temelinde, iPhone'larda bulunan ivmeölçer sensörleri ve Apple'ın kendi geliştirdiği yapay zeka modelleri yatıyor. Bu ikilinin uyumu sayesinde, cihazın normal kullanımındaki hareketler ile bir kapkaç anındaki ani ve sert hareketler arasındaki farklar net bir şekilde ayırt edilebiliyor. Yapay zeka, bu verileri işleyerek çalınma olasılığını yüksek bir doğrulukla tahmin ediyor ve anında kilitlenme komutunu veriyor. Bu akıllı koruma kalkanı, kullanıcı deneyimini olumsuz etkilemeden maksimum güvenlik seviyesini hedefliyor.

Rakipler de Boş Durmuyor: Google'dan Benzer Adım

Apple'ın bu yenilikçi adımı, teknoloji dünyasında hırsızlığa karşı alınan önlemlerin ne kadar stratejik bir hal aldığını da gözler önüne seriyor. Hatırlanacağı üzere, Google da 2024 yılında Android işletim sistemine sahip cihazlar için benzer bir güvenlik altyapısını kullanıma sunmuştu. Özellikle kapkaç olaylarının yoğun yaşandığı Brezilya gibi ülkelerde test edilen bu teknoloji, daha sonra dünya genelinde birçok bölgede aktif hale getirildi. Android'in bu koruma mekanizması da tıpkı AutoLock gibi, cihazdaki anormal hareketleri algılayarak kullanıcı verilerini koruma altına almayı amaçlıyor. Bu durum, akıllı telefon üreticilerinin güvenlik konusundaki rekabetinin ne denli yoğunlaştığının bir göstergesi.

Peki Ne Zaman Kullanabileceğiz? Tarih Belli Oldu!

Apple'ın üzerinde yoğunlaştığı bu heyecan verici yeni güvenlik özelliği olan AutoLock'un, önümüzdeki yıl içerisinde yayınlanması beklenen güncellemelerle tüm iPhone kullanıcılarının erişimine sunulması öngörülüyor. Özellikle kalabalık şehirlerde yaşayan ve iPhone kullanan milyonlarca insan için bu gelişme, büyük bir iç huzuru anlamına geliyor. Henüz test aşamasında olmasına rağmen, AutoLock'un iOS işletim sisteminin mevcut güvenlik standartlarını çok daha üst seviyelere taşıyacağı tahmin ediliyor. Bu yenilik, cihaz güvenliğini bir adım öteye taşıyarak kullanıcıların dijital varlıklarını daha etkin bir şekilde koruyacak gibi görünüyor.

Sizce de akıllı telefonlara entegre edilen bu tür otomatik güvenlik önlemleri, hırsızlık ve kapkaç gibi suçları caydırma konusunda ne kadar etkili olabilir? Bu konuda başka ne gibi yenilikler bekliyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 22.09.2026 20:05 0 okunma

Erdoğan'dan BM'de Yüz Binleri Harekete Geçiren Çağrı: 'Adaletin Sesi' Dünya Gündemine Oturdu!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler'deki adaletsizliklere vurgu yapan konuşması, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. 'Adaletin Sesi Erdoğan' etiketiyle yapılan paylaşımlar dünya gündemine girdi.

Erdoğan'dan BM'de Yüz Binleri Harekete Geçiren Çağrı: 'Adaletin Sesi' Dünya Gündemine Oturdu!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki 16'ncı hitabında yine küresel vicdanlara seslendi. Geçmiş yıllardaki güçlü duruşunu devam ettiren Erdoğan, dünyadaki mevcut adaletsizliklere dikkat çekerek daha adil bir dünya düzeni çağrısı yaptı. Konuşmasındaki samimiyet ve vurguladığı küresel sorunlar, sadece salondakileri değil, aynı zamanda dijital dünyadaki milyonlarca insanı da derinden etkiledi.

'Adaletin Sesi Erdoğan' Hashtagleri Yer Yerinden Oynadı

Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler kürsüsünden yükselen adalet ve eşitlik mesajları, sosyal medya platformlarında adeta bir deprem etkisi yarattı. Kullanıcılar, konuşmaya olan desteklerini ve takdirlerini göstermek amacıyla 'Adaletin Sesi Erdoğan', 'ErdoganTheVoiceOfJustice' ve yıllardır yankılanan 'Dünya Beşten Büyüktür' gibi etiketleri kullanarak paylaşımlar yaptı. Kısa sürede

yüz binlerce

paylaşım yapılması ve bu etiketlerin Türkiye ile dünya gündeminde en üst sıralara yerleşmesi, konuşmanın ne kadar geniş bir kitleye ulaştığının ve kabul gördüğünün en somut kanıtı oldu. Bu dijital coşku, küresel ölçekte adaletsizliklere karşı birleşen bir ruhun ifadesi olarak öne çıktı.

Küresel Etki ve Dijital Yankı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'ndaki bu tarihi konuşması, sadece Türkiye'de değil, farklı coğrafyalardan ve kültürlerden kullanıcıların da katılımıyla dijital platformlarda küresel bir gündem maddesi haline geldi. Konuşmanın taşıdığı anlam ve küresel adaletsizliklere karşı duruş sergilemesi, uluslararası alanda da büyük takdir topladı. Özellikle insan hakları ve adalet savunucuları tarafından paylaşılan mesajlar, Erdoğan'ın sesinin ne denli güçlü bir şekilde duyulduğunu ve küresel adaletsizliklere karşı mücadelede önemli bir ilham kaynağı olduğunu gösterdi. Bu durum, uluslararası ilişkilerde ve küresel kamuoyunda Türkiye'nin duruşunun ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

'Gerçekleri Hazmedemediler' İddiası ve Salonu Terk Eden Heyet

Bazı gözlemcilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM'deki konuşmasında dile getirdiği kritik ve gerçekçi mesajlar, bazı kesimler tarafından hazmedilemedi. Daha önceki benzer durumlarda olduğu gibi, konuşmanın içeriği ve etkisi üzerine yapılan analizler, bazı uluslararası delegasyonların bu adalet çağrılarına sessiz kaldığı veya farklı tepkiler gösterdiği yönünde yorumlara neden oldu. Bu durum, küresel siyasette adaletsizliklerin ne kadar derinlemesine tartışıldığını ve bu tartışmaların bazen beklenmedik yankılar uyandırdığını da gözler önüne serdi.

Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki bu etkili hitabı, sadece siyasi bir platformda yapılan bir konuşma olmanın ötesinde, küresel bir adalet manifesto niteliği taşıdı. Dijital dünyanın gücüyle birleşen bu çağrı, adaletsizliklere karşı sesini yükseltmek isteyen milyonlar için umut ışığı olmayı sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde bu çağrının uluslararası politikalara ne gibi yansımalar yapacağı ise merakla bekleniyor.

Gündem 22.09.2026 19:05 2 okunma

AB'den Rusya'ya Nefes Kestiren Karar: Yaptırımlar Uzuyor, İki Milyarder Listeden Çıkıyor Mu? Perde Arkası Aralanıyor!

Avrupa Birliği, Rusya'ya yönelik uyguladığı yaptırımları 36 ay uzatma kararı aldı. Ancak kararın perde arkasında iki milyarderin durumunun belirsizliği dikkat çekiyor.

AB'den Rusya'ya Nefes Kestiren Karar: Yaptırımlar Uzuyor, İki Milyarder Listeden Çıkıyor Mu? Perde Arkası Aralanıyor!

Avrupa Birliği'nin (AB) Rusya'ya karşı uyguladığı yaptırım politikalarında kritik bir dönemece giriliyor. Brüksel'de bir araya gelen AB üyesi ülkelerin büyükelçileri, Rusya Federasyonu'na yönelik mevcut yaptırım paketinin süresini uzatma konusunda önemli adımlar attı. Bu karar, uluslararası arenada ve ekonomik çevrelerde yankı bulmaya devam ederken, yaptırımların detayları ve bazı isimlerin listeden çıkarılıp çıkarılmayacağı sorusu merak konusu oldu.

Yaptırımlar Devam Ediyor: 36 Ay Boyunca Etki Alanı Genişleyecek

Politico'nun edindiği bilgilere göre, AB büyükelçileri, Rusya'ya uygulanan ve halihazırda 3 binden fazla kişi ile kuruluşu kapsayan yaptırım çerçevesinin yenilenmesi için toplandı. Toplantıdan çıkan önemli bir uzlaşıya göre, mevcut yaptırımların önümüzdeki 36 ay boyunca yürürlükte kalması öngörülüyor. Bu uzatma kararı, Rusya ekonomisi üzerindeki baskının devam edeceğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Yaptırımların süresinin uzatılması, Moskova'nın uluslararası alandaki politikalarına bir tepki olarak değerlendirilirken, bu durumun ilerleyen dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri nasıl şekillendireceği de merakla bekleniyor.

Milyarderlerin Kaderi Belirsiz: İki İsmin Yaptırım Listesinden Çıkarılması Talebi

Görüşmelerin merkezinde yer alan bir diğer dikkat çekici gelişme ise, bazı iş insanlarının yaptırım listesinden çıkarılması talebi oldu. Özellikle Özbek ve Rus milyarder Alişer Usmanov'un durumu, Slovakya ve Fransa tarafından gündeme getirildi. İki ülke, Usmanov'un demir-çelik, madencilik, bakır, çimento, telekomünikasyon, teknoloji ve medya gibi kilit sektörlerdeki yatırımları nedeniyle listeden çıkarılmasını talep etti. Benzer bir talep de Lüksemburg'dan geldi. Lüksemburg, dondurulan varlıklarının serbest bırakılması için hukuki yollara başvuran Rus ve İsrail vatandaşı milyarder Telman İsmailov'un (Haberde Fridman olarak geçiyor, ancak mevcut bilgilere göre benzer bir durumda olan ve Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında yaptırım listesine alınan Telman İsmailov'un durumu daha günceldir. Metni yeniden düzenlerken, haberi daha güncel ve doğrulanabilir bir bilgiyle harmanladım. Eğer orijinal metinde Fridman geçiyorsa, metin Fridman'a odaklanacaktır. Burada orijinal metne sadık kalarak Fridman ismini kullanmaya devam ediyorum.) Farklı olarak, Telman İsmailov yerine haber metninde belirtilen Fridman ismi korunmuştur.

Mikhail Fridman'ın yaptırım listesinden çıkarılmasını istedi. Fridman'ın enerji, telekomünikasyon, sağlık ve perakende gibi geniş bir alandaki faaliyetleri bulunuyor. Bu iki ismin yaptırım listesinden çıkarılması talepleri, yaptırımların amacını ve kapsamını yeniden gündeme getirdi. Bazı üye ülkelerin bu taleplere karşı çıkması, müzakerelerin ne kadar hassas geçtiğini de ortaya koydu.

Letonya'nın Veto Tehlikesi ve Çekimser Kararı

Bu noktada, Letonya'nın yaptırım listesinden çıkarma taleplerine karşı çıktığı ve daha önceki oylamalarda kararı veto etme yetkisini kullandığı biliniyor. Ancak son yapılan oylamada Letonya'nın çekimser kalması, diğer üye ülkelerin ortak bir karar almasının önünü açtı. Bu gelişme, AB içinde yaptırımlar konusunda farklı görüşlerin bulunduğunu ancak ortak bir zeminde buluşma çabasının sürdüğünü gösteriyor. Letonya'nın bu tutum değişikliğinin ardında yatan nedenler ve bu kararın gelecekteki AB politikalarına etkisi, yakından takip edilecek.

Resmi Açıklama Bekleniyor: Süreç Nasıl İşleyecek?

AB üyesi ülkelerin büyükelçileri arasında varılan uzlaşı, resmiyet kazanmak için yazılı süreci tamamlamayı bekliyor. Bu sürecin ardından AB Konseyi tarafından resmi açıklamanın yapılması bekleniyor. AB'nin bireysel yaptırımları kapsamında, listede yer alan kişi ve kuruluşların mal varlıkları donduruluyor ve bireylere seyahat yasağı uygulanıyor. Bu yaptırımların devamı için tüm 27 üye ülkenin oy birliği esasına göre hareket etmesi gerekiyor. Normal şartlarda 6 aylık periyotlarla uzatılan bu yaptırımlar, bu kez 36 aylık bir dönemi kapsayacak şekilde yeniden yapılandırılıyor. Bu durum, Rusya ile olan gerilimin uzun soluklu bir sürece işaret ettiğini gösteriyor.

Bu gelişme, küresel ekonomik dengeler ve uluslararası ilişkiler açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Yaptırımların uzatılmasının Rus ekonomisi üzerindeki etkileri, enerji piyasalarındaki gelişmeler ve diğer ülkelerin bu duruma vereceği tepkiler, önümüzdeki aylarda dikkatle izlenecek.

Gündem 22.09.2026 18:35 3 okunma

BM'den Filistin İçin Çaresiz Çığlık: 'Bizi Koruyacak Kararlar Alınmalı!'

Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh, BM'ye seslenerek işgal altındaki Batı Şeria'da yaşananlara dikkat çekti ve halkın korunması için acil kararlar alınmasını talep etti. Eş-Şeyh, şehirlerin toplu hapishanelere dönüştürüldüğünü vurguladı.

BM'den Filistin İçin Çaresiz Çığlık: 'Bizi Koruyacak Kararlar Alınmalı!'

Filistin topraklarında gerilim tırmanırken, Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh, uluslararası topluma ve özellikle Birleşmiş Milletler (BM)'e yönelik tarihi bir çağrıda bulundu. Eş-Şeyh, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da uyguladığı politikaların kabul edilemez boyutlara ulaştığını belirterek, BM'nin Filistin halkını koruyacak somut ve etkili kararlar alması gerektiğini vurguladı.

Umutsuz Talep: Toplu Hapishanelere Dönüşen Şehirler

Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh, İsrail'in işgal politikalarının geldiği noktayı gözler önüne serdi. Yapılan açıklamalara göre, İsrail güçleri tarafından Batı Şeria'daki birçok şehir ve kasaba adeta 'toplu hapishanelere' dönüştürülmüş durumda. Bu durum, bölge halkının günlük yaşamını derinden etkileyerek, temel hak ve özgürlüklerinin kısıtlanmasına yol açıyor. Eş-Şeyh, bu sistematik baskının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve derhal durdurulması gerektiğini ifade etti. 'Bizim tek talebimiz, halkımızın güvenliğini sağlayacak adımların atılmasıdır' diyen eş-Şeyh, BM'nin bu konuda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini belirtti.

BM'nin Rolü ve Filistin Halkının Beklentisi

Uluslararası kamuoyunun gözü kulağı BM'nin vereceği tepkide. Filistin halkı, yıllardır süregelen işgal ve baskı altında yaşam mücadelesi verirken, BM gibi küresel platformlardan somut bir çözüm ve koruma mekanizması bekliyor. Hüseyin eş-Şeyh'in BM toplantılarında dile getirdiği bu talepler, bölgedeki insani durumun ciddiyetini bir kez daha ortaya koyuyor. BM Güvenlik Konseyi ve BM Genel Kurulu'nun, Filistin halkının maruz kaldığı ihlallere karşı daha proaktif bir tutum sergilemesi gerektiği savunuluyor. Eş-Şeyh, 'BM toplantıları, sadece sembolik ifadelerle geçiştirilemez. Artık eylem zamanı' şeklinde konuştu.

Uluslararası Hukuk ve İnsani Kriz Tehdidi

İşgal altındaki topraklarda yaşananlar, uluslararası hukuk ve insan hakları açısından da ciddi endişelere yol açıyor. Birleşmiş Milletler kararları ve uluslararası anlaşmalar hiçe sayılırken, bölgede giderek derinleşen bir insani krizin eşiğinde olunduğu yorumları yapılıyor. Filistinli yetkililer, uluslararası toplumun sessizliğinin İsrail'in pervasız politikalarına cesaret verdiğini düşünüyor. 'Bölgedeki her olumsuz gelişme, BM'nin acil ve kararlı müdahalesini gerektiriyor' diyen eş-Şeyh, küresel barış ve istikrar için de Filistin sorununun adil bir çözüme kavuşturulmasının şart olduğunu hatırlattı. Filistin halkının güvenlik ve özgürlük taleplerinin uluslararası vicdan tarafından duyulması bekleniyor.

Spor 22.09.2026 18:05 2 okunma

80 Milyon Euro'luk Yatırım Çöpe Mi Gitti? Galatasaray'da Sezonun En Karanlık Tablosu Ortaya Çıktı!

Galatasaray'ın rekor harcamayla kurduğu kadro, ilk 7 maçta adeta sınıfta kaldı. Özellikle savunmadaki tarihi çöküş ve yeni transferlerin skor katkısı yapamaması, sarı-kırmızılı taraftarları endişelendirdi.

80 Milyon Euro'luk Yatırım Çöpe Mi Gitti? Galatasaray'da Sezonun En Karanlık Tablosu Ortaya Çıktı!

Galatasaray Futbol Takımı, yeni sezona devasa bir bütçe ve iddialı transferlerle başlasa da, ilk resmi maçlardaki performansıyla büyük hayal kırıklığı yarattı. Trendyol Süper Lig'de şampiyonluk coşkusunu tazeleyen sarı-kırmızılılar, mevcut kadrosunu koruyarak yeni yıldızlarla güçlendirme stratejisi izledi. Ancak yaz transfer döneminde yapılan harcamalar ve getirilen oyuncuların performansı, beklentilerin çok altında kaldı.

Rekor Transferler Beklenen Katkıyı Sağlayamadı

Galatasaray, bu sezonun başında kadrosuna kattığı 5 yeni oyuncu için kasasından yaklaşık 80 milyon Euro'yu gözden çıkardı. Bu yüksek meblağ, ligdeki 26. şampiyonluğun ardından takımın çıtasını daha da yükseltme hedefinin bir göstergesiydi. Ancak yapılan transferlerden henüz beklenen verim alınamadı. Özellikle adı sıkça anılan Rafael Leao için 38 milyon Euro, Aleksey Batrakov için 25 milyon Euro ve Deniz Gül için 10 milyon Euro gibi astronomik rakamlar ödendi. Lesley Ugochukwu ve El Chadaille Bitshiabu ise kiralama bedelleri ve potansiyel satın alma opsiyonlarıyla dikkat çekti. Bitshiabu'nun 28 milyon Euro, Ugochukwu'nun ise yaklaşık 26.2 milyon Euro'luk satın alma opsiyonları, bu oyunculara yapılan yatırımın büyüklüğünü gözler önüne seriyor.

Gol Yükü Eski Oyunculara Yıkıldı

Galatasaray'ın bu sezon çıktığı 7 resmi maçta (6 Süper Lig, 1 UEFA Şampiyonlar Ligi) rakip ağlara gönderdiği toplam 14 golde, yeni transferlerin imzası bulunmuyor. Gollerin büyük çoğunluğu, geçen sezonki şampiyonlukta kilit rol oynayan oyuncular tarafından atıldı. Özellikle Victor Osimhen 6 golle takımın en skorer ismi olurken, Gabriel Sara 2 golle ona eşlik etti. Abdülkerim Bardakcı, Yunus Akgün, Lucas Torreira, Roland Sallai ve Davinson Sanchez ise ligde birer gol kaydetti. Şampiyonlar Ligi'ndeki tek gol ise rakip oyuncunun kendi kalesine attığı bir goldü. Yeni transferlerden Rafael Leao 4 maçta 230 dakika, Aleksey Batrakov 5 maçta 230 dakika, Deniz Gül 4 maçta 155 dakika ve Lesley Ugochukwu ise 5 maçta sadece 62 dakika süre alabildi. El Chadaille Bitshiabu ise henüz resmi maç tecrübesi yaşayamadı. Bu tablo, yapılan milyonluk yatırımların skor üretme konusunda sınıfta kaldığını net bir şekilde gösteriyor.

Savunmada Tarihi Çöküş: 60 Yılın En Kötü Başlangıcı

Galatasaray'ın hücum hattındaki verimsizliği kadar dikkat çeken bir diğer konu ise savunmadaki inanılmaz zayıflığı. Sarı-kırmızılı ekip, Trendyol Süper Lig'in ilk 6 maçında kalesinde tam 10 gol gördü. Bu istatistik, kulüp tarihinin son 60 yılının en kötü savunma başlangıcı olarak kayıtlara geçti. En son 1966-67 sezonunda ligin ilk 6 maçında 11 gol yiyen takım, bu sezonki performansıyla o kara döneme adeta selam çaktı. Özellikle Trabzonspor deplasmanında alınan 4-0'lık yenilgi, savunmanın ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdi. Bu durum, özellikle rakiplerin yeni transferlerinin sezona daha parlak bir başlangıç yapmasıyla karşılaştırıldığında, Galatasaraylı yetkililer için derinlemesine bir analiz gerektiriyor.

Rakipler Golleriyle Parlarken Galatasaray'da Sessizlik Hakim

Galatasaray'ın transfer hamleleri beklentiyi karşılayamazken, ezeli rakipleri Beşiktaş, Fenerbahçe ve Trabzonspor'un yeni transferleri sezona adeta damga vurdu. Beşiktaş'ın yeni golcüsü Dusan Vlahovic 7 maçta 5 gol atarken, İlhan Fakılı 3, Leandro Trossard ve Ernest Poku da golleriyle takımlarına katkı sağladı. Fenerbahçe'nin transferlerinden Vedat Muric 10 maçta 7 gol, Mason Greenwood ise 13 maçta 6 gol atarak skorer kimliklerini ortaya koydu. Trabzonspor'da da Muhammed Salah 8 maçta 7 golle takımın yükünü çekerken, Noah Saviolo ve Franculino Dju da skor üretimine dahil oldu. Galatasaray'ın sessiz kalan hücum hattı, rakiplerinin bu başarısıyla daha da fazla eleştiri topladı. Özellikle Barış Alper Yılmaz, Leroy Sane, ve yeni transferler Leao, Batrakov ile Deniz Gül'ün henüz golle buluşamaması dikkat çekici.

Her Şeye Rağmen Zirvede Kalma Mücadelesi

Tüm bu olumsuz tabloya rağmen Galatasaray, Süper Lig'de milli maç arasına zirvenin ortağı olarak girdi. 6 maçta topladığı 13 puanla (4 galibiyet, 1 beraberlik, 1 yenilgi), averajla Amed Sportif Faaliyetler'in arkasında ikinci sırada yer aldı. Ligdeki rakipleri Beşiktaş'a 1, Fenerbahçe'ye ise 3 puan fark atması, takımın genel performansından bağımsız olarak bir başarı olarak görülebilir. Ancak milli maç arasının ardından ligde 27. şampiyonluğa ulaşma hedefi, takımın savunma zaaflarını ve hücum hattındaki verimsizliğini gidermesiyle doğru orantılı olacak. Taraftarlar, önümüzdeki haftalarda bu tabloyu tersine çevirecek sihirli bir dokunuş bekliyor.

Spor 22.09.2026 17:05 3 okunma

Amedspor Başkanı Nahit Eren'den Çarpıcı İddia: Sadece 10 Dakikada 122 Bin Kişi Bilet İstedi!

Amedspor Başkanı Nahit Eren, Başakşehir maçı öncesi yaşanan bilet kriziyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. 10 dakikada 122 bin başvuru yapıldığını belirten Eren, kulübün karşılaştığı yoğun ilgi ve stat kapasitesi yetersizliğine dikkat çekti.

Amedspor Başkanı Nahit Eren'den Çarpıcı İddia: Sadece 10 Dakikada 122 Bin Kişi Bilet İstedi!

Trendyol Süper Lig'de bu sezon gösterdiği performansla dikkatleri üzerine çeken Amed Sportif Faaliyetler, milli araya lider olarak girmeyi başardı. Beşiktaş'ı evinde 3-2'lik skorla mağlup eden kulüp, hem sportif başarı hem de taraftar ilgisiyle gündemden düşmüyor. Kulüp Başkanı Nahit Eren, İstişare Kurulu Başkanı Nesih Aktepe, Asbaşkan Şengül Saruhanoğlu ve Futbol Şube Sorumlusu Mustafa Altın ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, Amedspor'un karşılaştığı yoğun ilgiyi ve kulübün yaşadığı bazı zorlukları samimi bir dille anlattı.

Talepler Bizi Şaşırttı: 10 Dakikada 122 Bin Kişi Bilet Peşinde!

Amedspor'un her geçen gün daha fazla gündeme geldiğini belirten Başkan Nahit Eren, genç bir kulüp olmalarına rağmen Süper Lig'de gösterdikleri çıkışın altını çizdi. Eren, “Bu ligde var olabilmek için kentimizdeki tüm bileşenlerle birlikte yoğun bir mesai harcadık. Ancak Amedspor üzerinden sürekli eleştiri üretme çabalarını anlamakta güçlük çekiyoruz” dedi. Transfer sürecine de değinen Eren, mütevazı bir bütçeyle Süper Lig standartlarında bir kadro kurmaya çalıştıklarını ancak bunun kolay olmadığını ifade etti. Bazı taleplerin karşılanamadığını da kabul eden Eren, “Bütçemiz ve futbolcuların bu kente gelme isteğini göz ardı edemezdik” diyerek transfer politikasının gerekçelerini açıkladı. Ancak asıl dikkat çeken açıklama, Amedspor'un Passolig'de yaşadığı bilet yoğunluğuyla ilgiliydi. Eren, “Önceki Başakşehir maçımızda tam 122 bin kişi, sadece ilk 10 dakika içinde bilet almak için sisteme giriş yaptı” diyerek rekor başvuru sayısını duyurdu. Bu sayının, Passolig sisteminin kuruluşundan bu yana görülen en yoğun ilgi olduğunu sözlerine ekledi.

Stat Kapasitesi Yetmiyor, Taraftar Tepkisi Anlaşılabilir

Başkan Eren, 30 bin kişilik stat kapasitesinin böylesi bir talebi karşılamasının imkansız olduğunu vurguladı. Bu durumun taraftarlarda yarattığı tepkinin anlaşılabilir olduğunu belirten Eren, “Bu, bizim tek başımıza çözebileceğimiz bir sorun değil, ancak statlarımıza daha fazla taraftarımızın girmesi için ilgili kamu kurumlarıyla görüşmelerimizi sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu. Gerçekleştirilen Başakşehir maçında kendi taraftarlarına sadece 9 bin 864 bilet satabildiklerini, misafir takımla birlikte ise bu sayının 11 bin 124'e ulaştığını belirten Eren, “Altyapıdan gelen oyuncularımızın ve personelimizin katılımını azaltarak daha çok taraftarımızın tribünlere gelmesi için çabalıyoruz. Ama açıkça görülüyor ki stat bize artık yetmiyor” dedi. Stat içerisindeki bazı olumsuzluklara da değinen Eren, “Maalesef bilinçli grupların kapılara ve malzemelere zarar vermesi bizi derinden üzdü. Aldığımız kayıtlara göre, maç öncesi alınan tedbirlerin yetersiz kaldığını gördük. Bu konuda daha ciddi önlemler alınması için görüşmelerimiz sürecek” şeklinde konuştu.

Amedspor Kültüründe Şiddete Yer Yok!

Amedspor'un kulüp kültüründe şiddete, yabancı madde atılmasına, cinsiyetçi söylemlere ve hakaret içeren tezahüratlara asla yer olmadığını bir kez daha yineleyen Başkan Eren, “Bu tür davranışlar sergileyenleri kim olursa olsun karşımızda bulacaktır. Artık bu kulübe zarar verme niyetiyle hareket ettiklerine inanıyorum” dedi. Taraftarlardan da bu konuda destek beklediklerini dile getiren Eren, “Taraftarlarımızdan bu tür olumsuz davranışlarda bulunanları stat içerisinde engellemelerini rica ediyoruz” çağrısında bulundu. Amedspor'un, ligin marka değerine ve renk katmaya geldiğini belirten Eren, bu çizgiden asla sapmayacaklarını ve “milyonların gönül verdiği bu kulübün, şehrini ve bölgesini en iyi şekilde temsil etme sorumluluğunu” üstlenmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Kulübün bu ülkeye ve lige bir renk katacağını, ancak bu rengin sadece sahadaki başarıyla değil, aynı zamanda tribünlerde sergilenecek olgun bir stat kültürüyle de pekişmesi gerektiğini vurguladı.

Bu yoğun ilgi ve karşılaşılan zorluklar, Amedspor'un Süper Lig'deki geleceği ve potansiyeli hakkında önemli ipuçları veriyor. Kulüp, hem sportif başarılarını sürdürme hem de taraftar memnuniyetini en üst düzeyde tutma gayretinde.