Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Spor 16.08.2026 02:35 2 okunma

İstanbul Semaları Genç Mucizelere Sahne Oluyor: Red Bull Uçuş Günü'nde Rekor Başvuru ve Akıl Almaz Tasarımlar!

Dört yıl aradan sonra İstanbul'a dönen Red Bull Uçuş Günü, gençlerin yaratıcılığına kapı aralıyor. 8 bin başvuru arasından seçilen 32 takım, kendi tasarımlarıyla gökyüzünde şov yapmaya hazırlanıyor.

İstanbul Semaları Genç Mucizelere Sahne Oluyor: Red Bull Uçuş Günü'nde Rekor Başvuru ve Akıl Almaz Tasarımlar!

Türkiye'nin en prestijli havacılık ve yaratıcılık festivali Red Bull Uçuş Günü, dört yıllık bir aranın ardından yeniden İstanbul semalarında yankılanmaya hazırlanıyor. Bu yılki etkinlik, özellikle gençlerin mühendislik ve sanatsal yeteneklerini sergileyecekleri unutulmaz bir platform sunuyor. Toplamda yaklaşık 8 bin başvurunun yapıldığı devasa organizasyonda, nefes kesen uçuş makineleri tasarlayan 32 seçkin takım yer alacak.

Genç Zihinler Gökyüzüyle Buluşuyor

Etkinlikte yer alacak takımların yüzde 60'ı, Türkiye'nin en saygın üniversitelerinden geliyor. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Boğaziçi Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi gibi eğitim kurumlarından gelen öğrenciler, kendi tasarımlarını hayata geçirmek için geri sayıma başladı. Kendi tasarladıkları, insan gücüyle çalışan bu sıra dışı uçuş makineleriyle, 23 Ağustos tarihinde Caddebostan Sahili'nde adeta bir görsel şölen sunacaklar.

Yaratıcılığın Sınırları Zorlanıyor

Bu yılki Red Bull Uçuş Günü'nde yarışacak takımların konseptleri, hayal gücünün sınırlarını zorlayacak nitelikte. Popüler kültür ikonlarından, bilim kurgu dünyasına, mühendislik harikalarından gündelik yaşamın ilham veren anlarına kadar geniş bir yelpazede projeler dikkat çekiyor. Bazı ekipler, devasa karakter tasarımlarını gökyüzüyle buluşturmayı hedeflerken, kimileri müzik, sinema ve teknoloji temalı uçuş makineleriyle izleyicileri büyülemeyi amaçlıyor. Sahne şovları, renkli kostümler ve birbirinden sıra dışı araç tasarımları ile Caddebostan Sahili, adeta bir festival alanına dönüşecek.

Puanlama Sistemi ve Kazananlar Nasıl Belirlenecek?

Red Bull Uçuş Günü'nde takımlar sadece en uzağa uçmakla kalmayacak, aynı zamanda yaratıcılıklarını da sergileyecekler. Etkinlikte puanlama sistemi oldukça kapsamlı. Jüri, takımların uçuş araçlarının tasarımındaki yaratıcılığını, rampadaki performanslarını ve tabii ki kat ettikleri mesafeyi titizlikle değerlendirecek. Eşitlik durumlarında ise öncelik sırasıyla yaratıcılık ve performans puanlarına verilecek. Bu da, sadece mesafe değil, aynı zamanda projelerin özgünlüğü ve sunumu kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Tarihten Günümüze Red Bull Uçuş Günü

İlk kez 1992 yılında Avusturya'nın Viyana kentinde düzenlenen Red Bull Uçuş Günü, bugüne kadar dünya genelinde 185'ten fazla kez başarılı bir şekilde gerçekleştirildi. Türkiye'deki geçmişine bakıldığında ise etkinlik; 2008, 2010, 2013, 2019 ve 2022 yıllarında düzenlendi ve her seferinde izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Bu yılki 23 Ağustos Pazar günü, Caddebostan Sahili'nde kurulacak özel rampada, takımlar 'Uç… 2… 1!’ anonsuyla kendilerini boşluğa bırakarak izleyenlere heyecan dolu anlar yaşatmaya hazırlanıyor.

Bu özel etkinlik, genç mühendislerin ve yaratıcı beyinlerin buluşma noktası olurken, aynı zamanda havacılık tutkunları için de kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor. İstanbul'un eşsiz manzarası eşliğinde, gençlerin hayal gücünün kanatlandığı bu coşkulu günde yerinizi alın!

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 16.08.2026 03:35 0 okunma

Bahçeli'den Tarihi Çıkış: 'Netanyahu'nun Telaşı Tükenmişliğinin İlanı!' ABD-İran Mutabakatı ve Filistin Ateşiyle İlgili Kritik Açıklamalar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada ABD-İran mutabakatı ve Gazze'deki insani krize dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, Netanyahu yönetimini hedef alarak 'Telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır' dedi.

Bahçeli'den Tarihi Çıkış: 'Netanyahu'nun Telaşı Tükenmişliğinin İlanı!' ABD-İran Mutabakatı ve Filistin Ateşiyle İlgili Kritik Açıklamalar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, ABD ile İran arasında varılan mutabakata ilişkin yaptığı değerlendirmede, İsviçre'de atılacağı açıklanan imzaların bölgede sulh ve sükunun hakim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu'da ateşi körükleyen oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ettiklerini belirtti.

Filistin Halkının Haklı Mücadelesi ve İsrail'in Acımasız Politikaları

Konuşmasının büyük bölümünü Filistin meselesine ayıran Bahçeli, 1948'den bu yana Filistin halkının özgür ve bağımsız yaşama arzusunun sürekli ertelendiğini, 1967'den beri ise işgalin derinleştiğini vurguladı. Kudüs'ün statüsüyle ilgili yaşanan belirsizliklere ve yerleşim politikalarıyla Filistin topraklarının adım adım daraltılmasına dikkat çeken Bahçeli, Gazze'nin yıllardır süregelen abluka, açlık, yıkım ve ölümle sınandığını söyledi. 7 Ekim'den bu yana İsrail yönetiminin izlediği politikaların, savaş hukukunun meşruiyet sınırlarını aştığını ve vicdan sahibi milletleri derinden sarstığını ifade etti.

Bahçeli, İsrail'in günahsız sivilleri hedef aldığını, şehirleri harabeye çevirdiğini, hastaneler, okullar, ibadethaneler ve yardım noktalarını dahi savaş alanına dönüştürdüğünü belirterek, İsrail'in artık ölüm ve intikam makinesi siyasetine büründüğünü söyledi. Bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş bu kan delisi kriz makinesinin, ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırdığını, söylem ve demeçleriyle dünya milletlerinin dört gözle beklediği ABD-İran mutabakatına dahi karşı durduğunu ve Doğu Akdeniz ile Kıbrıs çevresinde istikrarsızlık merkezi olmaya devam ettiğini dile getirdi.

Netanyahu Yönetimi'ne Sert Eleştiriler: 'Acziyetinin ve Telaşının İlanı'

MHP lideri, Netanyahu yönetiminin bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizması olduğunu vurgulayarak, Netanyahu'nun siyasi geleceğinin belirsiz olduğunu söyledi. Başrolünde olduğu yolsuzluk dosyaları, iç siyasette derinleşen meşruiyet krizi ve İsrail toplumunu bölen iktidar hırsının, ayrıca uluslararası yargı mercilerindeki ağır süreçlerin Netanyahu'nun gölgesinde yaşadığını kaydetti.

Bahçeli, siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu korumak için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu'daki mezalimini örtmeye çalışan bu zihniyetin, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef almasının, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanı olduğunu sert bir dille ifade etti. Gazze'de çocukların cenazeleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onurunun çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken ve Lübnan'da tarihi doku bombaların altında yok edilirken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmanın, Cumhurbaşkanı'na parmak sallamanın, akıl karargahlarının teslim bayrağını çektiğini gösterdiğini söyledi. Bebek kanıyla ikbal arayanların gaddarlıkları tüm dünyanın gözleri önündeyken uğursuz sayıklamalara kulak asmayacaklarını belirtti.

BM'nin Acze Düştüğü Tablo ve Uluslararası Hukukun Sınavı

Dünyanın içinde bulunduğu hazin tablo karşısında sorgulanması gereken kurumlardan birinin de Birleşmiş Milletler olduğunu söyleyen Bahçeli, Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgede acı ve katliam kol gezerken BM'nin adeta üç maymunu oynadığını ifade etti. Veto sopasıyla adaletin yolunun kesildiğini, Güvenlik Konseyi'nde tek bir ülkenin İsrail'e kol kanat geren himaye refleksine takıldığını belirtti.

Gazze'de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebinin, insani yardım yollarının açılması çağrısının ve sivillerin can güvenliğini sağlama mecburiyetinin, 14 üyenin desteğine rağmen Washington'un veto duvarına tosladığını ifade eden Bahçeli, meselenin sadece karar alınamaması değil, aynı zamanda zulme zaman kazandırılması olduğunu vurguladı. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkarmasını hatırlatan Bahçeli, asıl meselenin tam da burada başladığını ve bu kararın icrasının devletlerin siyasi cesaretine ve hukuka riayetine bağlı olduğunu söyledi. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin bir kolluk gücünün bulunmadığını hatırlatan Bahçeli, Netanyahu'yu adalete teslim edecek olanın yine devletler olduğunu belirtti.

Bahçeli, küresel düzenin çelişkisinin ve BM'nin iki yüzlülüğünün bu noktada bütün çarpıklığıyla ortaya çıktığını vurgulayarak, New York'ta veto kalkanı açanların, Lahey'de ise işlevsiz söylemlerle vitrinleri süslediğini kaydetti. İsrail yönetiminin hesap vermesi ihtimali belirince Netanyahu etrafına bir dokunulmazlık zırhı örülmek istendiğini söyledi. Güvenlik Konseyi'nde korunan, Lahey'de kollanan bu imtiyazın kimin hukuku olduğunu soran Bahçeli, burada karşımızda İsrail'in katliam ve kıyım düzeni değil, bu düzeni besleyen, arkasını kollayan ve savaş hukukunu ayaklar altına alan her eylemde cesaretlendiren küresel düzenin ahlaki iflası olduğunu dile getirdi. BM'nin de bu iflas tablosunun tam ortasında durduğunu, İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıntıları üzerinde kurulan yapının, Gazze'deki katliam karşısında vazifesini yerine getiremediğini sözlerine ekledi. Bahçeli, 'Çocuklar açlıktan ölürken yazılan raporlar kimin karnını doyurmaktadır?' sorusuyla BM'nin aczini gözler önüne serdi.

Gündem 16.08.2026 03:05 0 okunma

Uzman Çavuş Tatilde Değil Savaş Alanındaydı! Adana'da Eğlence Mekanında Kan Döktü: Detaylar Şoke Etti

Hakkari'de görevli bir uzman çavuş, Adana'da tatilini geçirdiği eğlence mekanında çıkan tartışma sonrası 2 kişiyi silahla yaraladı. Şüpheli, emniyetteki ifadesinde 'Çok içmiştim, hatırlamıyorum' dese de mahkeme tutuklama kararı verdi.

Uzman Çavuş Tatilde Değil Savaş Alanındaydı! Adana'da Eğlence Mekanında Kan Döktü: Detaylar Şoke Etti

Adana'nın merkez Seyhan ilçesinde, dün akşam saatlerinde yaşanan olay, kentteki gece hayatına gölge düşürdü. Hakkari'de görevli Uzman Çavuş Mehmet C., yıllık iznini geçirmek üzere geldiği memleketi Adana'da, bir eğlence mekanında akıl almaz bir olaya karıştı. Olayın detayları, hem gece mekanının atmosferini hem de şüphelinin savunmasını adeta havada bıraktı.

Tatilci Uzman Çavuşun Dehşet Veren Anları

Edinilen bilgilere göre, Mehmet C., tatilini fırsat bilerek gittiği Kurtuluş Mahallesi'ndeki bir eğlence mekanında, mekanın çalışanlarından Buse S. ile henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışmaya başladı. İddialara göre, tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine, Buse S.'nin yanında bulunan diğer çalışan Muhammet Ş. de kavgaya dahil oldu. Bu noktada Mehmet C.'nin soğukkanlılığını yitirerek beylik tabancasına sarıldığı ve iki çalışana doğru ateş ettiği belirtildi. Silah seslerinin yükseldiği mekanda, panik dolu anlar yaşandı.

Kaçmaya Çalıştı Ama Polisten Kurtulamadı

Silahlı saldırının ardından Mehmet C., olay yerinden hızla uzaklaşarak kaçmaya çalıştı. Ancak şanssızlığı, olayın hemen ardından bölgede rutin devriye görevi yapan trafik polisleri tarafından fark edilmesi oldu. Polis ekipleri, durumu derhal merkeze bildirerek takviye istedi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralanan Buse S. ve Muhammet Ş.'ye ilk müdahaleyi yaparak ambulanslarla Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk etti. Yaralıların durumunun 'ciddi' olduğu ancak hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.

İfadesi Şoke Etti: 'Hatırlamıyorum'

Gözaltına alınan Uzman Çavuş Mehmet C. ise sorgulanmak üzere Yarbaşı Polis Merkezi Amirliği'ne götürüldü. Burada alınan ifadesi, olayın vahametini daha da artırdı. Mehmet C., savunmasında 'Çok içmiştim. Ne olduğunu hatırlamıyorum. Vurduğum kişileri tanımıyorum' diyerek olayın etkisinde olduğunu ve alkolün tesiriyle hareket ettiğini ima etti. Ancak bu savunma, mahkeme salonunda karşılık bulmadı.

Mahkemeden Sert Karar: Tutuklandı

Polis merkezindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Mehmet C., çıkarıldığı mahkemede tutuklama istemiyle yargılandı. Mahkeme, dosyadaki delilleri ve olayın ciddiyetini göz önünde bulundurarak, Uzman Çavuş Mehmet C. hakkında 'kasten yaralama' suçlamasıyla tutuklama kararı verdi. Mehmet C., cezaevine gönderilirken, olayın nedeni ve zanlının savunmasındaki tutarsızlıklar üzerindeki araştırmaların sürdüğü bildirildi. Bu olay, Adana'nın gece hayatında güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Gündem 16.08.2026 02:05 2 okunma

Mecidiyeköy'de Kan Donduran Anlar: Taksi Ücreti Kavgası Cinayetle Bitti! Saniye Saniye Kaydedildi

Şişli'de taksi ücreti yüzünden çıkan tartışma, taksi şoförünün ölümüyle sonuçlandı. Olayın araç kamerası görüntüleri nefesleri kesti. Yolcu tutuklandı.

Mecidiyeköy'de Kan Donduran Anlar: Taksi Ücreti Kavgası Cinayetle Bitti! Saniye Saniye Kaydedildi

İstanbul'un en işlek semtlerinden Mecidiyeköy'de, 5 Haziran Cuma gecesi saat 00.10 sularında yaşanan trajik bir olay, taksici esnafını yasa boğdu. Şişli Merkez Mahallesi'nde meydana gelen ve tüm Türkiye'yi sarsan bu olayda, taksi şoförü Erdal Çiçek ile yolcu olduğu iddia edilen Burak İ. arasında başlayan ücret tartışması, maalesef ölümle sonuçlandı. Kavgada aldığı darbe sonucu ağır yaralanan Çiçek, hastanede verdiği yaşam mücadelesini kaybetti.

Ücret İddiası Kanlı Bitti: Gözleri Önünde Can Verdi

Edinilen ilk bilgilere göre, gece yarısı taksisine binen Burak İ. ile şoför Erdal Çiçek arasında, taksimetre ücreti konusunda hararetli bir münakaşa yaşandı. Kısa sürede kontrolden çıkan tartışma, kısa sürede fiziksel kavgaya dönüştü. İddialara göre, Burak İ. adlı şahıs, taksi şoförü Erdal Çiçek'e kafa veya yumruk atarak saldırdı. Bu ani ve şiddetli saldırı sonucu yere düşen Çiçek, başından aldığı darbeyle ağır yaralandı. Olayın görgü tanıklarının bildirmesi üzerine, bölgeye derhal polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Şok Anlar Kamerada: Yolcu Taksiciyi Nasıl Öldürdü?

Olay yerine gelen sağlık ekipleri, durumu ağır olan Erdal Çiçek'e ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Bilinci kapalı halde ambulansa alınan Çiçek, Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak doktorların tüm çabasına rağmen, Çiçek 14 Haziran Pazar günü hayatını kaybetti. Öte yandan, olayın ardından kaçmaya yeltenen saldırgan Burak İ. ise, olay yerine intikal eden polis ekiplerince kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Çevredekilerin zanlıya büyük tepki gösterdiği anlar da cep telefonu kameralarına yansıdı.

Yeni Görüntüler Ortaya Çıktı: Takside Neler Oldu?

Bu olayın üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen, olaya ait yeni ve çarpıcı görüntüler gün yüzüne çıktı. Özellikle taksinin araç içi kamerası tarafından kaydedilen görüntüler, olayın dehşet verici boyutunu gözler önüne seriyor. Görüntülerde, Burak İ.'nin taksi şoförü Erdal Çiçek'e saldırdığı ve yumruk attığı, bunun sonucunda Çiçek'in kontrolünü kaybederek yere yığıldığı anlar saniye saniye kaydedilmiş. Diğer bazı kayıtlarda ise, olayın ardından bazı taksicilerin trafikte durdurdukları saldırganı darp ettiği anlar görülüyor. Bu görüntüler, olayın karmaşıklığını ve tarafların durumunu farklı açılardan ortaya koyuyor. Emniyet güçlerinin olayla ilgili soruşturması ise tüm hızıyla devam ediyor. Polis kayıtlarında daha önce 1 adet suç kaydı bulunan Burak İ.'nin, tutuklanarak cezaevine gönderildiği bildirildi.

Taksiciler Aleminde Şok: Adalet Yerini Bulacak mı?

Bu acı olay, özellikle İstanbul'daki taksici esnafı arasında büyük bir üzüntü ve öfkeye neden oldu. Meslektaşlarının böylesine vahşi bir saldırıya uğraması, güvenlik endişelerini de beraberinde getirdi. Taksici odaları ve dernekleri, benzer olayların yaşanmaması için acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Vatandaşların da taksicilere karşı daha anlayışlı ve saygılı olması gerektiği yönünde çağrılar yapılıyor. Bu trajik vaka, toplu taşıma araçlarındaki şiddet olaylarının ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne sererken, hukukun en ağır şekilde tecelli etmesi bekleniyor.

Gündem 16.08.2026 01:35 1 okunma

Erken Seçim İddialarına Nokta Koyan Açıklama: Bahçeli'den Kritik Mesaj!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, erken seçim tartışmalarına net bir yanıt vererek, seçimlerin zamanında yapılmasının önemini vurguladı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un 2028'e işaret ettiği tarih tartışmalarını değerlendiren Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın arkasında olduklarını belirtti.

Erken Seçim İddialarına Nokta Koyan Açıklama: Bahçeli'den Kritik Mesaj!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son günlerde yeniden alevlenen erken seçim tartışmalarına partisinin grup toplantısı çıkışında noktayı koydu. Bahçeli, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un gündeme getirdiği ve 16 Nisan 2028 Pazar gününe işaret ettiği seçim tarihiyle ilgili yaptığı değerlendirmede, 'Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı yoktur. Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır' ifadelerini kullandı.

Erken Seçim Tartışmalarına Resmi Yanıt

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir kez daha aday olabilmesi için yeni bir anayasaya veya anayasa değişikliğine gerek olmadığını belirtmesi ve TBMM'nin erken seçim kararı alması halinde bunun 16 Nisan 2028'de yapılabileceğine dair açıklamaları, siyaset gündemini hareketlendirmişti. Uçum, Meclis'in 9-15 Şubat 2028 tarihleri arasında böyle bir karar alması durumunda, seçimlerin kanun gereği 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılacağını ve bunun 'güçlü bir sembolik mana taşıyacağını' söylemişti. Bu açıklamaların ardından gözler MHP lideri Bahçeli'ye çevrilmişti.

Bahçeli'den Net Mesaj: "Cumhurbaşkanımızın Arkasındayız"

MHP Grup toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçeli, erken seçim iddialarına dair soruyu net bir şekilde yanıtladı. Bahçeli, 'Seçimlerin zamanında yapılmasının öncelikli olduğunu' vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mevcut görev süresinin altını çizdi. 'Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan görevdedir ve biz de onun arkasındayız' diyerek cumhur ittifakının kararlılığını ortaya koydu. Bu açıklama, erken seçim spekülasyonlarına karşı net bir duruş sergilerken, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin istikrarının korunması gerektiği mesajını verdi.

Mehmet Uçum'un Değerlendirmeleri ve Tarihi Sembolizm

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un erken seçim ve Cumhurbaşkanı adaylığına ilişkin değerlendirmeleri, özellikle anayasal zeminde yapılan tespitler dikkat çekmişti. Uçum, mevcut Anayasa'da Cumhurbaşkanı'nın tekrar aday olabilmesi için özel bir düzenlemeye ihtiyaç olmadığını, ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) 'seçimlerin yenilenmesi' kararı alması durumunda süreci hızlandırabileceğini ifade etmişti. Bu kararın alınması halinde, 16 Nisan 2028 Pazar tarihinin, hem genel seçimler hem de 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine karşı verilen mücadelenin yıl dönümüne yakınlığı nedeniyle 'güçlü bir sembolik mana' taşıyacağını belirtmesi, tartışmalara farklı bir boyut katmıştı.

Siyasi İstikrar Vurgusu ve Gelecek Perspektifi

Devlet Bahçeli'nin bu açıklamaları, sadece erken seçim tartışmalarını sonlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye'nin siyasi istikrarına ve önümüzdeki dönemdeki yol haritasına dair önemli ipuçları veriyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan'ın görev süresinin tamamlanması ve sistemin oturması açısından, zamanında seçim yapılması, siyasi çevrelerce de genel kabul gören bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Bahçeli'nin bu net tavrı, MHP'nin Cumhur İttifakı içindeki konumunu ve hükümete verdiği desteği de pekiştiriyor. Önümüzdeki süreçte, siyasi gündemin erken seçim yerine daha çok ekonomik ve toplumsal konulara odaklanması bekleniyor.

Gündem 16.08.2026 00:35 3 okunma

Netanyahu'nun Erdoğan'ı Hedef Alması Acziyetinin İlanı Mı? Bahçeli'den BM'ye Sert Tepki!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'in Gazze'deki politikalarını ve BM'nin bu konudaki tutumunu sert dille eleştirerek, Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef almasını 'tükenmişliğinin ilanı' olarak nitelendirdi.

Netanyahu'nun Erdoğan'ı Hedef Alması Acziyetinin İlanı Mı? Bahçeli'den BM'ye Sert Tepki!

Bahçeli'den Netanyahu'ya Sert Yanıt: Acziyetinin ve Tükenmişliğinin İlanı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert tepki göstererek, bu durumun Netanyahu'nun acziyetinin ve tükenmişliğinin açık bir ilanı olduğunu belirtti. Bahçeli, konuşmasında, 1948'den bu yana süregelen Filistin meselesinin derinleşen insani krizine dikkat çekerek, İsrail yönetiminin 7 Ekim'den sonra izlediği politikaların savaş hukukunun sınırlarını aştığını vurguladı. Gazze'de yaşanan insanlık dramının vicdanları yaraladığını ifade eden Bahçeli, İsrail'in sivilleri hedef alan, hastaneleri ve okulları dahi vuran bir ölüm makinesine dönüştüğünü söyledi. Netanyahu yönetiminin bölgedeki huzursuzluğun kaynağı olduğunu ve Kudüs'ün statüsüyle oynayarak Filistin topraklarını daralttığını dile getiren Bahçeli, İsrail'in ateşkes ihlallerine ve Doğu Akdeniz'deki istikrarsızlık politikalarına da değindi.

Netanyahu'nun Siyasi Krizleri ve Türkiye'yi Hedef Alma Nedenleri

Bahçeli, Netanyahu'nun siyasi geleceğinin yolsuzluk dosyaları, meşruiyet krizi ve toplumdaki derin bölünmelerle gölgelendiğini belirtti. Bu içsel sorunlardan kaçmak amacıyla Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef aldığını öne süren Bahçeli, “Netanyahu'nun siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlaması, koltuğunu korumak için yangına körükle gitmesi ve yarattığı mezalimi örtmeye çalışması kabul edilemez. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun telaşının ve tükenmişliğinin göstergesidir” dedi. Gazze'de yaşananlara, Filistinli esirlerin durumuna ve Batı Şeria'daki gelişmelere rağmen Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmanın, akıl karargahlarının teslim bayrağını çekmesi anlamına geldiğini savundu. Bebek kanıyla ikbal arayanların gaddarlığının ortada olduğunu ve bu uğursuz sayıklamalara kulak asmayacaklarını ifade etti.

BM'nin Üç Maymunu ve Küresel Düzenin Çifte Standardı

Bahçeli, dünya genelindeki hazin tablonun sorumlularından birinin de Birleşmiş Milletler (BM) olduğunu belirterek, BM'nin Gazze'deki katliamlara karşı kayıtsız kaldığını söyledi. Güvenlik Konseyi'ndeki veto hakkının adaletin yolunu kestiğini ve tek bir ülkenin İsrail'e kol kanat gerdiğini ifade etti. Acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes çağrılarının ve insani yardım taleplerinin Washington'un veto duvarına takıldığını dile getiren Bahçeli, bu durumun karar alınamaması değil, zulme zaman kazandırılması anlamına geldiğini vurguladı. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkardığını hatırlatan Bahçeli, ancak bu kararın icrasının devletlerin siyasi cesaretine bırakıldığını ve UCM'nin bir kolluk gücü olmadığını belirtti. Bahçeli, “New York'ta veto kalkanı açanlar, Lahey'de işlevsiz söylemlerle vitrinleri süslemekte, icraat vakti gelince dut yemiş bülbül misali köşelerine çekilmektedir. İsrail yönetiminin hesap vermesi ihtimali belirince, Netanyahu'nun etrafına bir dokunulmazlık zırhı örülmek istenmektedir” dedi. Bu durumun, İsrail'in açtığı katliam düzeninden ziyade, bu düzeni besleyen ve koruyan küresel düzenin ahlaki iflasını gözler önüne serdiğini söyledi. İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıntıları üzerinde barışı korumak iddiasıyla kurulan BM'nin, Gazze'deki katliam karşısında vazifesini yerine getiremediğini belirten Bahçeli, “Çocuklar açlıktan ölürken yazılan raporlar kimin karnını doyurmaktadır?” sorusuyla BM'nin durumunu özetledi.