Karanlıktan Aydınlığa: Görme Engelli Abdülkadir'den İnanılmaz Başarı Hikayesi! 11 Yıl Sonra Okuluna Öğretmen Olarak Döndü
Doğuştan görme engelli Abdülkadir Gürbüz, hayallerinin peşinden giderek mezun olduğu ortaokula beden eğitimi öğretmeni olarak atandı. Başarısı ve azmiyle ilham veren Gürbüz'ün hikayesi, engellerin sadece zihinlerde var olduğunu kanıtlıyor.
Hayallerinin peşinden koşmanın ve azmin sınır tanımadığını bir kez daha gözler önüne seren Abdülkadir Gürbüz, ilham veren bir başarı öyküsüne imza attı. Doğuştan görme engelli olmasına rağmen eğitim hayatında zirvelere tırmanan Gürbüz, 11 yıl önce mezun olduğu ortaokula bu kez beden eğitimi öğretmeni olarak geri döndü. Bu anlamlı dönüşüm, hem Gürbüz için hem de öğrencileri için unutulmaz bir başlangıç oldu.
Engelleri Aşan Bir Kariyer Yolculuğu
Abdülkadir Gürbüz'ün eğitim serüveni, ilkokuldan başlayıp lise sona kadar kesintisiz bir başarı grafiği çizdi. Aksaray Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü'nü bölüm üçüncüsü olarak tamamlayan Gürbüz, mezuniyetinin ardından girdiği Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda (EKPSS) gösterdiği üstün başarıyla da dikkatleri üzerine çekti. Sınavda elde ettiği Türkiye 27'nciliği ile hayallerine bir adım daha yaklaşan Gürbüz, kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından birini yaşadı.
Tüm bu başarıların ardından Gürbüz'ün atama tercihi ise, duygusal bir anlam taşıyordu. 2013 yılında ortaokul eğitimini tamamladığı Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu'nu ilk tercihi olarak belirleyen Gürbüz, kaderin cilvesiyle bu kutsal görevi kendi yuvasında yapma fırsatı buldu. Okul sıralarında ter döktüğü sıraların, şimdi öğrencilerine ışık tutacağı bir sınıfa dönüşmesi, Gürbüz için tarif edilemez bir gurur kaynağı oldu.
Mezun Olduğu Okula Dönüşün Anlamı
Eski okulunda öğretmen olarak göreve başlamanın kendisi için büyük bir onur olduğunu belirten Abdülkadir Gürbüz, yaşadığı duyguları şu sözlerle ifade etti: "Öğrenciyken koştuğum bu koridorlarda, oynadığım bu bahçede şimdi öğretmen olarak yürüyebilmek tarif edilemez bir duygu. Aksaray Üniversitesi'ni bölüm üçüncüsü olarak bitirdim, EKPSS'de de beden eğitimi öğretmenleri arasında Türkiye 27'ncisi oldum. İlk tercihim mezun olduğum bu okuldu ve Allah bana burada görev yapmayı nasip etti. Eski öğretmenlerimle karşılaştım, beni hatırlayıp çok mutlu oldular. Hâlâ görevde olan 5-6 öğretmenimle eski günleri yad etmek beni çok sevindiriyor."
Gürbüz, görme engelli olmasının kariyer hedeflerine ulaşmasında hiçbir zaman bir engel teşkil etmediğini vurgulayarak, "Bu benim için bir engel değil. Kendimi sürekli geliştirmeye odaklandım. Hayallerime asla sınır koymadım, bu benim için en önemlisiydi." dedi.
Birbirine Destek Olan İki Engel Tanımaz Dost
Abdülkadir Gürbüz'ün ilham veren hikayesi, okulda karşılaştığı başka bir isimle daha anlam kazandı. Aynı okulda kütüphane görevlisi olarak çalışan ve yüzde 90 görme engelli olan Ahmet Karacaer, Gürbüz'ün okuluna atanmasıyla ilgili yaşadığı mutluluğu dile getirdi. Gürbüz ile aynı apartmanda oturan ve yakın dostluğu bulunan Karacaer, "Abdülkadir, üniversiteyi bitirince hemen atan ve aynı okulda çalışalım' derdi. Bu isteği bana sanki içine doğmuş gibiydi." şeklinde konuştu.
Karacaer, Gürbüz'ün atanmasıyla birlikte üzerindeki iş yükünün azaldığını belirterek, şunları söyledi: "Abdülkadir'in öğretmen olarak atanacağını duyduğumda çok sevindim. Okulumuzun eski öğrencisi olduğu için ona her zaman 'İnşallah bizim okulda göreve başlarsın' derdim. Hatta tayin haberi geldiğinde ilk müjdeyi veren bendim. Onunla aynı binada, aynı okulda çalışmak nasip oldu, bu bizim için büyük bir mutluluk." Gürbüz ve Karacaer'in bu birlikteliği, engelleri aşarak hayallerine ulaşan bireylerin birbirlerine nasıl destek olabileceğinin de güzel bir örneğini teşkil ediyor. İki dostun aynı okulda, farklı görevlerde de olsa bir araya gelmesi, hem kendileri hem de çevrelerindekiler için büyük bir motivasyon kaynağı oluşturuyor.
Geleceğe Yönelik Umut Işıkları
Abdülkadir Gürbüz'ün başarı öyküsü, yalnızca engelli bireyler için değil, tüm öğrenciler için ilham verici bir rol model olma niteliği taşıyor. Zorluklar karşısında pes etmemek, hedeflere odaklanmak ve sürekli gelişim anlayışıyla hareket etmenin, aşılamayacak hiçbir engel olmadığını gösteriyor. Gürbüz'ün beden eğitimi öğretmeni olarak öğrencilerine aktaracağı bilgi ve deneyimler, şüphesiz ki onların da hayatlarına değerli katkılar sunacaktır.
Bu başarılı atama, eğitim sisteminde engelli bireylerin potansiyellerini ortaya çıkaracak fırsatların ne kadar önemli olduğunu da bir kez daha hatırlatıyor. Abdülkadir Gürbüz gibi parlak zihinlerin, kendi topluluklarına değer katmalarını sağlamak, geleceğin daha aydınlık ve kapsayıcı bir şekilde inşa edilmesi için atılmış büyük bir adımdır.