Kaşif Kozinoğlu'nun Ölümü: Kalp Krizi Raporu Şok İddiaları Yeniden Alevlendirdi mi?
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüyle ilgili adli tıp raporu tamamlandı. Raporda ölümün kalp rahatsızlığına bağlı olduğu belirtilirken, geçmişte ortaya atılan zehirlenme ve müdahale iddiaları yeniden gündeme geldi.
Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'ndeki ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Kozinoğlu'nun hayatını kaybetmesinin ardından ortaya atılan şüpheler ve iddialar üzerine başlatılan incelemelerde, Adli Tıp Kurumu'ndan gelen resmi rapor başsavcılığa iletildi. Bu raporun detayları, yıllardır süregelen tartışmalara yeni bir boyut katabilecek nitelikte.
Adli Tıp Raporu Açıklandı: Kalp Hastalığı Vurgusu
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na ulaşan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'nun raporu, Kaşif Kozinoğlu'nun ölüm nedenini net bir şekilde ortaya koyuyor. Raporun bulgularına göre, Kozinoğlu'nun ölümünde herhangi bir travmatik etki veya zehirlenme izine rastlanmadığı tıbbi olarak belirtildi. Kurul, ölümün temel nedeninin mevcut bir kalp hastalığı olduğunu tespit etti. Bu bulgu, ilk başta dile getirilen şüpheli ölüm senaryolarını zayıflatırken, cenazenin yeniden incelenmesi için yapılan 'feth-i kabir' işleminin de sonuçlarını etkiliyor.
'Feth-i Kabir' İşlemi ve Elde Edilen Bulgular
Kaşif Kozinoğlu'nun vefatının kesin nedenini ve olası bir üçüncü şahıs müdahalesini belirlemek amacıyla, 12 Eylül tarihinde mezarı açılarak 'feth-i kabir' işlemi gerçekleştirilmişti. Bu işlem sırasında üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan özel bir heyet görev aldı. Kemik, toprak ve çeşitli tıbbi örnekler titizlikle toplandı. Yaklaşık 1.5 aylık bir süre zarfında, cezaevinde Kozinoğlu'na farklı bir ilaç verilip verilmediği gibi hassas konular da uzmanlar tarafından mercek altına alındı. Bu süreçte elde edilen numunelerin analizi, raporun temelini oluşturdu.
Kozinoğlu'nun Geçmişi ve Ölüm Anı İddiaları
Kaşif Kozinoğlu, Türk istihbaratının önemli isimlerinden biriydi. Eski bir bordo bereli subay olan Kozinoğlu, MİT bünyesinde Bosna-Hersek ve Afganistan gibi kritik bölgelerde uzun yıllar görev yapmıştı. Afganistan'dan Türkiye'ye döndükten sonra 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı. 12 Kasım 2011'de, mahkemeye çıkmasına sadece 13 gün kala cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Spor yaparken rahatsızlandığı belirtilen Kozinoğlu'nun ölümü, ailesi tarafından 'sporcu olduğu için normal değil, araştırılsın' denilerek itirazlara neden olmuştu. Ancak, açılan ilk soruşturma yaklaşık bir yıl sonra kapatılmıştı.
Yeniden Açılan Dosyada FETÖ İddiaları ve Koğuş Görüntüleri
Zamanla ortaya çıkan yeni iddialar, özellikle FETÖ bağlantılı kişilerin soruşturma sürecindeki rolüne işaret ediyordu. İddialara göre, Kozinoğlu kalp krizi geçirdiğinde yardım çığlıklarının duyulmasını engellemek için gardiyanın radyo sesini yükselttiği ve bu gardiyanın daha sonra FETÖ üyesi olduğunun ortaya çıktığı konuşuluyordu. Bu durum, Kozinoğlu'nun zehirlenmiş olabileceği yönündeki şüpheleri artırdı. Ayrıca, geçtiğimiz aylarda Kozinoğlu'nun fenalaşıp hastaneye kaldırıldığı gün çekilen koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur'un cezaevindeki görüntüleri de kamuoyuna yansımıştı. Bu görüntülerde, ortak yaşam alanındaki ışıkların 14 dakika kapalı kalması ve Uğur'un elindeki beyaz nesnenin ne olduğu gibi detaylar da soruşturmanın yeniden alevlenmesinde etkili oldu. Hatta Uğur'un Kozinoğlu'nun koğuşuna girip yıkadığı kahve bardağının da incelenmeye alındığı belirtilmişti.
Gözaltılar ve Tutuklamalar: Soruşturmada Yeni Perde
Ortaya çıkan bu yeni deliller ve iddialar üzerine Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur ile birlikte, dönemin soruşturma savcısı Ali İşgören (FETÖ'den ihraç edildi) ve cezaevi savcısı Necip Doğan (FETÖ'den ihraç edildi) gözaltına alındı. Yıldırım ve Uğur hakkında yaşları ve sağlık durumları göz önünde bulundurularak ev hapsi kararı verilirken, eski savcılar İşgören ve Doğan hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Bu gelişmeler, dosyanın ne kadar karmaşık ve hassas olduğunun bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Koğuş Arkadaşının Detaylı Anlatımı: O Gün Neler Oldu?
Emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, cezaevinde tutuklu bulunduğu sırada bir dilekçe ile Kozinoğlu'nun ölüm gününü detaylı bir şekilde anlatmıştı. Yıldırım'ın ifadelerine göre, Kozinoğlu hasta olan koğuş arkadaşı Atilla Uğur için sabaha kadar nöbet tutmuştu. Gün içinde spor yapan Kozinoğlu, akşam saatlerinde şiddetli göğüs ağrısı yaşamaya başladı. Ölçülen tansiyon değerinin yüksek olduğu ve acil butonuna basıldığı belirtildi. Kendisine dil altı hapı verildiği, ancak ambulansla taşınırken bilincinin açık ve konuşur durumda olduğu aktarıldı. Hastaneye kaldırıldığı sırada ise bilincini yitirdiği ve vefat ettiği bilgisi paylaşıldı. Yıldırım, Kozinoğlu'nun ilk ağrısının başlamasından yaklaşık bir saat sonra hastaneye ulaştırıldığını da iddia ederek, süreçteki gecikmelere dikkat çekmişti.