Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Ekonomi KÖŞE YAZISI 17.08.2026 12:05 21 okunma

Mobilyada Devrim: Yapay Zeka ve Akıllı Teknolojiler Türk Tasarımlarını Yeniden Şekillendiriyor!

Türk mobilya sektörü, küresel eğilimlere ayak uydurarak yenilikçi bir dönüşüm geçiriyor. Akıllı ev teknolojileri ve yapay zeka entegrasyonuyla geleceğin mobilyaları üretiliyor.

Mobilyada Devrim: Yapay Zeka ve Akıllı Teknolojiler Türk Tasarımlarını Yeniden Şekillendiriyor!

Geleneksel çizgileriyle tanınan Türk mobilya sektörü, çağrı değiştiren bir vizyonla geleceğe yelken açıyor. Sektör oyuncuları, global pazardaki dinamik değişimleri yakından takip ederek, ürün yelpazelerini akıllı teknolojiler ve yapay zeka destekli yeniliklerle zenginleştiriyor. Bu dönüşüm, sadece estetik anlayışı değil, aynı zamanda kullanıcı deneyimini de kökten değiştirmeyi hedefliyor.

Teknolojinin Tasarımla Buluştuğu Yeni Dönem

Türk mobilya üreticileri, artık sadece konforlu ve estetik ürünler sunmakla yetinmiyor. Hedef, yaşam alanlarını daha işlevsel, verimli ve kişiselleştirilebilir hale getirecek çözümler üretmek. Bu doğrultuda geliştirilen akıllı mobilyalar, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre otomatik olarak adapte olabiliyor. Örneğin, ayarlanabilir masalar, ışık ve sıcaklık sensörleriyle entegre edilebilen koltuklar veya sesli komutla yönlendirilebilen depolama üniteleri gibi yenilikler, sektörün geldiği son noktayı gözler önüne seriyor.

Yapay Zeka: Mobilyanın Beyni Oluyor

Yapay zeka (YZ) teknolojisinin entegrasyonu, mobilya sektöründe yeni bir boyut açıyor. Akıllı mobilyalar artık sadece bağlı cihazlar olmanın ötesine geçerek, kullanıcı davranışlarını analiz edebiliyor ve bu verilere göre öğrenerek kendini optimize edebiliyor. Bu, enerji verimliliğinden kişisel sağlık takibine kadar geniş bir yelpazede faydalar sunuyor. Örneğin, bir yatak odasındaki akıllı gardırop, kullanıcının giyim tercihlerini öğrenerek günün hava durumuna uygun kombinleri önerebilir veya bir çalışma masası, kullanıcının çalışma alışkanlıklarına göre ergonomik ayarlamalar yapabilir.

Çevre Dostu Üretim Anlayışı Ön Planda

Yenilikçi teknolojilerin yanı sıra, sürdürülebilirlik ve çevre dostu üretim prensipleri de Türk mobilya sektörünün yeni stratejilerinde merkezi bir rol oynuyor. Artan küresel bilinçle birlikte, üreticiler geri dönüştürülmüş malzemeler kullanmaya, üretim süreçlerinde enerji tüketimini minimize etmeye ve zararlı kimyasallardan kaçınmaya özen gösteriyor. Bu yaklaşım, hem tüketicilerin çevresel kaygılarını gideriyor hem de markaların sosyal sorumluluk bilincini pekiştiriyor. Geleceğin mobilyaları, hem teknolojik olarak gelişmiş hem de gezegenimize duyarlı olacak.

Pazarın Geleceği: Dijitalleşme ve İnovasyon

Türk mobilya sektörünün bu cesur adımları, uluslararası pazarda da rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Yüksek kaliteli üretim kapasitesi ve tasarım yeteneğiyle bilinen Türk firmaları, teknoloji entegrasyonuyla birlikte katma değerli ürünler sunarak küresel trendlere yön verme potansiyeli taşıyor. Sektör analistleri, önümüzdeki yıllarda dijitalleşmenin ve inovasyonun daha da hızlanarak, mobilya sektörünün geleceğini şekillendireceğini öngörüyor. Akıllı ev sistemleriyle tam uyumlu, kişiye özel çözümler üreten firmalar, pazar liderliği koltuğuna oturacaktır.

Bu dönüşüm, sadece firmalar için değil, aynı zamanda son kullanıcılar için de büyük avantajlar barındırıyor. Daha konforlu, daha akıllı ve daha çevre dostu yaşam alanları inşa etme imkanı, günlük hayat kalitesini doğrudan etkiliyor. Türk mobilya sektörü, teknoloji ve tasarımın gücünü birleştirerek, geleceğin evlerini bugünden tasarlıyor.

Buse Aydın

Buse Aydın

Ekonomi & Finans Analisti

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Spor 01.10.2026 16:35 1 okunma

Fenerbahçe'den Dev Maç! Sahaya Çıkıyor: Dubai Takımına Karşı Tarihi Rövanş Fırsatı!

Fenerbahçe Beko, EuroLeague'de evinde Dubai temsilcisiyle kritik bir maça çıkıyor. Sarı-lacivertliler, geçen sezonki mağlubiyetlerin ardından bu kez parkede galibiyetle ayrılmayı hedefliyor.

Fenerbahçe'den Dev Maç! Sahaya Çıkıyor: Dubai Takımına Karşı Tarihi Rövanş Fırsatı!

Ülker Spor ve Etkinlik Salonu, bu akşam basketbolseverlere unutulmaz anlar yaşatmaya hazırlanıyor. Fenerbahçe Beko, EuroLeague'deki dördüncü hafta mücadelesinde Dubai Basketbol takımını ağırlayacak. Saat 20:45'te başlayacak dev karşılaşma, sarı-lacivertliler için hem ligdeki konumunu pekiştirmek hem de geçmişte aldığı yenilgilerin rövanşını almak adına büyük önem taşıyor.

Gündem 01.10.2026 16:05 1 okunma

Savaş Kulağıyla Okula: Lübnanlı Çocuklar Bombalar Altında Eğitimden Vazgeçmiyor!

Lübnan'ın güneyindeki öğrenciler, İsrail savaş uçaklarının yoğun bombardımanı ve patlama seslerine rağmen derslikleri doldurarak eğitime devam etmenin direnişini sergiliyor. Enkaz ve korku dolu bir ortamda geleceğe umutla bakıyorlar.

Savaş Kulağıyla Okula: Lübnanlı Çocuklar Bombalar Altında Eğitimden Vazgeçmiyor!

Lübnan'ın savaşın gölgesindeki güney bölgelerinde, özellikle Kakaiyyet Cisir beldesinde yürek burkan bir manzara yaşanıyor. İsrail'in sürdürdüğü yoğun hava saldırıları, bölge halkı için déjà vu etkisi yaratırken, en büyük bedeli ise çocuklar ödüyor. Ancak bu zorlu koşullar, genç zihinlerin bilgiye ulaşma arzusunu kırmış değil. Savaş uçaklarının uğultusu ve ardı ardına gelen patlama seslerinin eşlik ettiği bu ürkütücü atmosferde, öğrenciler ders başı yapmanın çabasını gösteriyor.

Savaş Sirenleri Eşliğinde Ders Zili

Görünüşte sıradan bir okul günü gibi başlayan bu anlar, aslında büyük bir dramı barındırıyor. İsrail'in hava operasyonlarının yarattığı derin korku ve travma, çocukların ruhunda silinmez izler bırakırken, eğitimden kopmamak için gösterdikleri azim, hayranlık uyandırıyor. Okul bahçelerindeki oyunların yerini, gökyüzündeki tehdidin yarattığı gerginlik alıyor. Her savaş uçağının geçişi, her patlama sesi, öğrencilerin ve öğretmenlerin yüreklerini ağızlarına getiriyor. Buna rağmen, sınıflar doluyor, sıralar boş kalmıyor. Öğretmenler, çocukların yaşadığı dehşete rağmen onları bir nebze olsun normalleştirebilmek, zihinlerini derslere odaklayabilmek için büyük bir çaba sarf ediyor. Bu durum, savaşın en acımasız yüzüyle eğitim hakkının ne kadar dirençli bir şekilde kesiştiğinin bir kanıtı niteliğinde.

Eğitim Bir Direniş Biçimi Haline Geliyor

Lübnan'ın güneyinde, özellikle çatışmaların yoğunlaştığı Kakaiyyet Cisir gibi bölgelerde eğitim görmek, artık sadece bilgi edinme süreci değil, aynı zamanda bir direniş biçimi olarak da algılanıyor. Çocuklar, bu zorlu şartlar altında okula giderek, bombaların ve yıkımın değil, bilginin ve geleceğin egemen olacağını haykırıyor. İsrail savaş uçaklarının sürekli yarattığı gürültü kirliliği ve patlama seslerinin ortasında ders işleyen bu minik yürekler, gelecek nesiller için bir umut ışığı yakıyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşları, bölgedeki insani krize dikkat çekmeye çalışırken, bu okul manzarası savaşın yıkıcı etkisine karşı eğitimin ne denli güçlü bir kalkan olabileceğini gözler önüne seriyor. Eğitimciler ve veliler, bu olağanüstü şartlarda dahi çocuklarının eğitim hakkından mahrum kalmaması için imkanlarını zorluyor.

Geleceğe Yatırım: Korkuya Rağmen Okul

Savaşın ve çatışmaların gölgesinde bir hayat sürmek zorunda kalan bu çocuklar için okul, sadece bir bina değil, aynı zamanda güvenli bir liman, bir kaçış noktası ve en önemlisi geleceğe yapılan bir yatırım anlamına geliyor. Her ne kadar dışarıdaki dünya bombalarla sarsılsa da, sınıfların içinde bilgiye açılan kapılar, onları bu karanlıktan bir nebze olsun uzaklaştırıyor. Okulların açık kalması ve öğrencilerin düzenli olarak derslere katılması, hem psikolojik dayanıklılığı artırıyor hem de çocukların ileriki yaşamlarında daha iyi bir gelecek kurmalarına olanak tanıyor. Bölgedeki zorlu altyapı koşulları ve güvenlik endişelerine rağmen, eğitimdeki bu süreklilik, Lübnan'ın güneyindeki halkın geleceğe olan inancının ve direncini simgeliyor.

Spor 01.10.2026 15:35 2 okunma

Recep Uçar'dan Fenerbahçe Maçı Öncesi Sıkı Çıkış: 'Ligin En Golcüsüyle Kapışıyoruz, Taraftarı Mutlu Etmek İstiyoruz!'

Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, Fenerbahçe maçı öncesi iddialı açıklamalarda bulundu. Ligin en golcü takımıyla karşılaşacaklarını belirten Uçar, seyirciyi mutlu edecek bir sonuç almak istediklerini vurguladı. Uçar ayrıca ligin zorluğunu ve VAR süreçlerini de değerlendirdi.

Recep Uçar'dan Fenerbahçe Maçı Öncesi Sıkı Çıkış: 'Ligin En Golcüsüyle Kapışıyoruz, Taraftarı Mutlu Etmek İstiyoruz!'

Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, takımın ligdeki mevcut durumunu ve önlerindeki zorlu Fenerbahçe maçı öncesi hedeflerini gözler önüne seren dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Alipaşa Sosyal Tesisleri'nde gazetecilerle bir araya gelen Uçar, geride kalan 6 haftada 3 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 mağlubiyetle topladıkları 10 puanla ligde 9. sırada yer aldıklarını belirterek, 'Daha iyi bir noktada olabilirdik' ifadesini kullandı.

Fenerbahçe Tehlikesi ve Ev Sahibi Avantajı

Lig lideriyle arasındaki 3 puan farkına dikkat çeken Uçar, 'Ligin 6'ncısı ile aynı puandayız, hatta averajla gerisindeyiz' diyerek rekabetin kızıştığının altını çizdi. Özellikle hücum gücüyle öne çıkan Fenerbahçe'nin mevcut kadrosunun ve Eyüpspor maçındaki performansının altını çizen Uçar, 'Fenerbahçe, bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde de ülkemizi iyi temsil eden bir takım' yorumunu yaptı. Ancak Rizespor'un her koşulda galibiyet hedeflediğini belirten Uçar, 'İçeride de dışarıda da amacımız net; her maçı kazanmak. Fenerbahçe maçı da bunlardan birisi olacak' dedi. Taraftarları da unutmayan Uçar, 'Kendi sahamızda seyircimizi ilk iki maçta mutlu edemedik. Bu sefer onları mutlu evlerine göndermek istiyoruz' diyerek galibiyet sözü verdi.

Milli Takım Engeli ve Ligin Zorlu Rekabeti

Milli takım kamplarına giden oyuncuların durumuna da değinen Uçar, Laçi'nin sakatlığı nedeniyle kadroya katılamadığını, Atilla ve Alikulov'un ise çeşitli sebeplerle takımla kalmayı tercih ettiğini belirtti. Ligin genel seviyesinin bu sene oldukça yükseldiğini vurgulayan Uçar, 'Geçen seneye göre namağlup takım sayısı sadece bire düştü. Her takım her takımdan puan alabilecek güçte' diyerek ligin ne kadar çekişmeli geçtiğini ortaya koydu. Kendi sahalarında Fenerbahçe ve Trabzonspor gibi güçlü rakiplerle oynayacak olmalarının altını çizen Uçar, 'Her maç rakipten bağımsız, özellikle kendi sahamızda en iyi şekilde mücadele edip iyi sonuçlar almak istiyoruz' diye konuştu. Geçen seneki iç saha başarılarına bu sene de devam etmek istediklerini söyledi.

VAR ve Adil Oyun Talebi

Merkez Hakem Kurulu Başkanı'nın gözaltına alınması ve VAR süreçlerine dair gelen bir soruya Uçar, VAR sistemini genel olarak savunduğunu belirterek, 'İnsan faktörünü ne kadar azaltırsak lig daha adaletli olur' dedi. Geçen seneki Beşiktaş maçında iptal edilen gol gibi hakem hatalarından dolayı çok maç kaybettiklerini ifade eden Uçar, 'Biz adaletli bir oyun istiyoruz, hak edenin kazandığı mücadeleler olsun' çağrısında bulundu. Yasa dışı bahis iddialarına da değinen Uçar, sürecin yargıya intikal ettiğini belirterek, 'Futbolun kendisi temiz ve güzel bir oyun. Bırakalım mümkün olduğunca futbol da temiz ve güzel kalsın' diyerek Türkiye Futbol Federasyonu'nun bu konudaki çalışmalarını desteklediğini ve en kısa sürede temiz bir oyun beklentisi içinde olduğunu dile getirdi.

Spor 01.10.2026 15:05 5 okunma

TFF'ye Şok Baskın: Başsavcılık 'Bahis Soruşturması'nda Koordinasyon İstemedi, Federasyon Sessiz Kaldı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, futbolda bahis soruşturmasında TFF'den koordinasyon istedi. Ancak TFF'nin sevk kararlarını Başsavcılığa bildirmemesi kafaları karıştırdı.

TFF'ye Şok Baskın: Başsavcılık 'Bahis Soruşturması'nda Koordinasyon İstemedi, Federasyon Sessiz Kaldı!

Futbol dünyası, son dönemde 'bahis soruşturması' ile çalkalanırken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan Türkiye Futbol Federasyonu'na (TFF) yönelik dikkat çekici bir adım geldi. Spor Suçları Soruşturma Bürosu'nun yürüttüğü geniş çaplı soruşturma kapsamında TFF'ye gönderilen yazı, idari süreçlerle adli soruşturmanın arasındaki hassas dengeyi gözler önüne serdi.

Başsavcılık Uyardı: Adli Soruşturmanın Selameti Tehlikede Olabilir

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10 Aralık 2025 tarihinde TFF'ye ilettiği resmi yazıda, federasyonun yürüteceği disiplin süreçlerinin, devam eden adli soruşturmanın selameti açısından risk taşıyabileceği vurgulandı. Yazıda, bahis soruşturmasının şüphelisi konumunda olabilecek kişilere yönelik alınacak idari kararlar veya yapılacak açıklamaların, delillerin karartılmasına, değiştirilmesine veya yok edilmesine neden olabileceği belirtildi. Dahası, henüz kimlikleri belirlenmemiş veya yakalanmamış şüphelilerin firar etme ihtimaline dikkat çekildi. Bu potansiyel riskler nedeniyle, TFF'nin atacağı her adımda ve yapacağı her açıklamadan önce Başsavcılıkla koordineli hareket etmesi talep edildi.

Federasyonun Sessizliği ve Adli Kaynaklardan Sızan Bilgiler

Ancak yaşananlar, Başsavcılığın uyarılarının dikkate alınmadığı yönündeki iddiaları güçlendirdi. Adli kaynaklardan edinilen bilgilere göre, TFF'nin, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na sevk edilecek kulüp idarecileriyle ilgili kararlarını almadan hemen önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nı bilgilendirmediği ortaya çıktı. Başsavcılığın ısrarlı koordinasyon çağrısına rağmen, federasyonun kendi takvimine göre hareket etmesi, soruşturmanın delil bütünlüğü ve şüphelilere yönelik adli işlemlerin sağlıklı yürütülmesi açısından ciddi soru işaretleri doğurdu.

'Sevk' Konusunda Bilgi Verilmedi: İletişim Kopukluğu mu, Bilinçli Bir Adım mı?

Yaşanan bu durum, futbol camiasında büyük yankı uyandırdı. TFF'nin, bahis soruşturması kapsamında adı geçen kulüp yöneticilerini disiplin kuruluna sevk ederken neden Başsavcılığı bilgilendirmediği konusu, kulislerde en çok konuşulan konuların başında geliyor. Bu durumun bir iletişim kopukluğu mu yoksa bilinçli bir tercih mi olduğu henüz netlik kazanmazken, spor hukuku uzmanları, adli makamlarla işbirliğinin bu denli kritik bir soruşturmada hayati önem taşıdığını vurguluyor.

Federasyonun Rolü ve Sorumluluğu Ne Olmalı?

Futbolda şike ve bahis iddiaları, uzun yıllardır Türkiye'de sporun temiz kalması adına en önemli gündem maddelerinden biri oldu. Bu tür soruşturmaların hem adli hem de idari boyutta titizlikle yürütülmesi, adaletin tecelli etmesi açısından büyük önem taşıyor. TFF'nin bu noktadaki rolü ise sadece disiplin cezaları vermekle sınırlı kalmamalı; aynı zamanda devam eden adli soruşturmalara destek olarak, sporun tüm paydaşları nezdinde güvenilirlik ilkesini pekiştirmelidir. Başsavcılığın talebine rağmen koordinasyondan kaçınılması veya bu konuda yeterli şeffaflığın sağlanamaması, kamuoyunda federasyonun sürece olan yaklaşımı hakkında farklı yorumlara yol açabilir.

Özellikle daha önce benzer skandalların yaşandığı uluslararası örnekler (örneğin İtalya'daki 'Calciopoli' skandalı), bu tür soruşturmaların ne kadar hassas ve karmaşık olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle, TFF'nin şeffaf bir iletişim politikası izlemesi ve adli makamlarla tam bir işbirliği içinde hareket etmesi, futbolumuzun geleceği adına büyük önem taşıyor.

Spor 01.10.2026 14:35 5 okunma

Vlahovic'in Gol Kutusundaki Sırrı Ortaya Çıktı: Beşiktaş'ta Yeniden Parlayan Yıldızın Arkasındaki İtalyan Dokunuşu!

Beşiktaş'ın golcü yıldızı Dusan Vlahovic'in performansındaki ani yükselişin perde arkası aralandı. Teknik direktör Vincenzo Italiano'nun Vlahovic üzerindeki özel taktiklerinin, Sırp forvetin gol istatistiklerini adeta patlattığı ortaya çıktı.

Vlahovic'in Gol Kutusundaki Sırrı Ortaya Çıktı: Beşiktaş'ta Yeniden Parlayan Yıldızın Arkasındaki İtalyan Dokunuşu!

Beşiktaş'ın bu sezon başında kadrosuna kattığı Sırp golcü Dusan Vlahovic, forma giydiği kısa sürede ortaya koyduğu performansla adından söz ettirmeyi başardı. Süper Lig'de geride kalan 4 karşılaşmada sahada kaldığı 279 dakika boyunca rakip fileleri tam 5 kez havalandırarak takımının gol yükünü çeken 26 yaşındaki santrfor, özellikle Çorum FK deplasmanında sergilediği hat-trick performansı ve Fenerbahçe derbisindeki kritik galibiyet golüyle taraftarların sevgilisi haline geldi. Diyarbakır deplasmanında da boş geçmeyen Vlahovic, istikrarlı golcülüğünü gözler önüne serdi.

İtalyan Dehası Vlahovic'i Yeniden Şekillendirdi

Ancak Vlahovic'in bu etkileyici çıkışının altında yatan en önemli faktörlerden biri, teknik direktör Vincenzo Italiano ile olan geçmişine dayanıyor. İtalyan teknik adam, 2021-2022 sezonunda Fiorentina'nın başına geçtiği dönemde hücum hattının merkezine genç golcüyü yerleştirmişti. Bu strateji meyvesini hızla verdi. Sırp forvet, Juventus'a transfer olmadan önce Italiano yönetiminde çıktığı yalnızca 21 Serie A maçında 17 gol gibi olağanüstü bir rakama imza atmayı başardı. Bu istatistik, Vlahovic'in potansiyelini ve Italiano'nun onu nasıl bir gol makinesine dönüştürebileceğini açıkça ortaya koyuyordu.

Yeniden Buluşma: Floransa'dan İstanbul'a Başarı Reçetesi

Yıllar sonra Beşiktaş'ta yeniden bir araya gelen ikili, kaldıkları yerden başarıya devam ediyor. Vlahovic'in Italiano yönetimindeki genel lig performansı ise dudak uçuklatıyor: Toplamda 25 maçta 22 gol kaydederek maç başına 0.88'lik etkileyici bir ortalama yakaladı. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Vlahovic'in diğer teknik direktörlerle olan lig maçlarındaki ortalaması yalnızca 0.38 seviyesinde bulunuyor. Bu muazzam farkın temelinde ise Italiano'nun Vlahovic'i basit bir ceza sahası santrforu olmaktan çıkarması yatıyor.

Taktiksel Üstünlük: Vlahovic'in Yeni Rolü

Vincenzo Italiano'nun taktik dehası, Vlahovic'in sahadaki etkinliğini farklı bir boyuta taşıdı. İtalyan çalıştırıcı, Sırp golcüyü sadece rakip ceza sahasında bekleyen bir forvet olarak konumlandırmıyor. Bunun yerine, Vlahovic'i geriye gelip rakip stoperleri kendi üzerine çekmeye teşvik ediyor. Ardından beklenmedik bir anda ani yön değiştiren golcü, tekrar ceza sahasına doğru tehlikeli bir koşu gerçekleştiriyor. Bu dinamik oyun anlayışı, takım arkadaşlarının da geniş alan bulmasını sağlıyor. Kanatların sağladığı genişlik, beklerin hücuma bindirmeleri ve orta saha oyuncularının desteği, rakip savunmaların tüm dikkatini Vlahovic üzerinde toplamasını engelliyor. Bu durum, savunmanın dengesini bozarak gol pozisyonları yaratılmasını kolaylaştırıyor.

Tek Vuruş Yeteneği Zirveye Taşıyor

Bu özel sistemin en büyük faydası ise Vlahovic'in en güçlü silahlarından biri olan tek vuruş kalitesini maksimum düzeyde kullanmasını sağlaması. Fiorentina döneminde, 2021-2022 sezonunda 211 rakip ceza sahası dokunuşuyla Serie A'nın zirvesinde yer alan Vlahovic, Italiano'nun taktiksel zekası sayesinde artık oyun kurmaktan çok, hücumun nihai noktasında, doğru zamanda doğru yerde bulunmayı başarıyor. İlk buluşmalarında 17 gol, ikinci buluşmaları olan Beşiktaş'ta ise şimdiden 5 gole ulaşan golcü oyuncu, ilk işaretlerin çok net olduğunu gösteriyor. Her ne kadar Beşiktaş'taki örnekler henüz erken aşamada olsa da, Milano'daki başarı formülünün İstanbul'da da işe yaradığının somut kanıtları ortaya çıkıyor. Italiano, Vlahovic'i sürekli top almaya zorlamak yerine, onu takımın bitirici vuruşlarını yapacağı merkeze taşıyarak, Sırp yıldızın ceza sahası içinde daha sık ve daha temiz pozisyonlarda golle buluşmasını sağlıyor. Elde edilen veriler, yıllar önce Floransa'da yakalanan bu muhteşem uyumun ve başarının, İstanbul'da da aynı şekilde karşılık bulduğunu net bir şekilde teyit ediyor.