Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Spor 26.09.2026 19:35 2 okunma

Mohamed Salah Milli Takımdan Ayrıldı! Gerginlik Mi, Teknik Karar Mı? Mısır'da Şok Gelişme

Mısır Milli Takımı'nın yıldız oyuncusu Mohamed Salah, Angola maçının ardından kamptan ayrıldı. Teknik direktörün 'teknik karar' açıklamasına rağmen oyuncunun ayrılığının perde arkası merak ediliyor.

Mohamed Salah Milli Takımdan Ayrıldı! Gerginlik Mi, Teknik Karar Mı? Mısır'da Şok Gelişme

Salah Milli Takım Kampından Ayrıldı: Büyük Soru İşaretleri

Afrika Uluslar Kupası Elemeleri B Grubu'nda Mısır Milli Futbol Takımı'nın Angola ile 0-0 berabere kaldığı karşılaşma sonrası beklenmedik bir gelişme yaşandı. Maça ilk 11'de başlayan ve 61. dakikada yerini Zizo'ya bırakan yıldız oyuncu Mohamed Salah, mücadelenin ardından milli takım kampından ayrıldı. Bu ayrılık, Mısır futbol kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, ayrılığın nedenleri hakkında çeşitli spekülasyonlar ortaya atıldı.

Teknik Direktör Açıklaması ve Ayrılığın Perde Arkası

Maç sonrası düzenlenen basın toplantısında Mısır Teknik Direktörü Hossam Hassan'a Mohamed Salah'ın sakatlığıyla ilgili sorular yöneltildi. Hassan, bu sorulara net bir yanıt vererek oyuncunun kesinlikle sakat olmadığını belirtti. Salah'ın oyundan alınmasının tamamen teknik bir karara dayandığını ve bu kararın maçın gereklilikleri doğrultusunda teknik ekibin en doğal hakkı olduğunu vurguladı. Ancak, Mısır'da yayın yapan Yolyou adlı yerel bir yayın organı, maç sonrası soyunma odasında yaşanan gerginliğin Salah'ın kamptan ayrılmasına neden olduğunu iddia etti. Habere göre, tecrübeli futbolcu, yaşanan gerginliğin daha büyük bir krize dönüşmesini engellemek amacıyla sessizce kamptan ayrıldı.

Federasyondan Resmi Açıklama: Güney Sudan Maçı İptali ve Anlaşma

Mısır Futbol Federasyonu, konuyla ilgili resmi bir açıklama yaparak kafa karışıklığını gidermeye çalıştı. Federasyondan yapılan açıklamada, teknik ekibin, 29 Eylül'de oynanması planlanan Güney Sudan maçı öncesinde Mohamed Salah'ı dinlendirme kararı aldığı belirtildi. Açıklamada, Güney Sudan maçının oynanacağı sahanın suni çim olmasının bu kararda etkili olduğu vurgulandı. Federasyon, teknik heyet ile Mohamed Salah arasında Angola maçından önce bir anlaşmaya varıldığını ve bu anlaşma çerçevesinde oyuncunun, kendisini korumak amacıyla Güney Sudan maçında forma giymeyeceği konusunda mutabık kalındığı ifade edildi. Teknik ekibin bu kararı uygulamayı uygun gördüğü kaydedildi.

Salah'ın Ayrılığı ve Gelecek Maçlar

Bu gelişmeler, Mısır Milli Takımı'nın önündeki süreçte nasıl bir yol izleyeceği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Mohamed Salah gibi bir yıldızın milli takım kadrosundan ayrılması, ister teknik bir karar isterse bir anlaşmazlık sonucu olsun, takımın moral ve motivasyonu üzerinde etkili olabilir. Federasyonun yaptığı açıklama, Salah'ın Güney Sudan maçında yer almayacağını kesinleştirirken, ilerleyen haftalarda oyuncunun milli takım kariyerindeki durumuyla ilgili daha net bilgilerin ortaya çıkması bekleniyor. Mısır Milli Takımı, Salah'sız bir şekilde Güney Sudan karşısına çıkacak ve bu zorlu mücadele, takımın Salah'ın yokluğuna ne kadar adapte olabildiğini gösterecek.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Teknoloji 26.09.2026 18:35 2 okunma

Türk Hava Kuvvetleri'nin Yeni Gözdesi HÜRKUŞ-II Geliyor: Teknoloji ve Performans Devrimi Kapıda!

Türk Hava Kuvvetleri'nin envanterine katılmaya hazırlanan yerli eğitim uçağı HÜRKUŞ-II, sunduğu yenilikler ve geliştirilmiş özellikleriyle dikkat çekiyor. Projenin detayları ve uçağın yetenekleri ortaya çıktı.

Türk Hava Kuvvetleri'nin Yeni Gözdesi HÜRKUŞ-II Geliyor: Teknoloji ve Performans Devrimi Kapıda!

Türk savunma sanayisinin gurur projelerinden biri olan HÜRKUŞ, yeni nesil versiyonu HÜRKUŞ-II ile Türk Hava Kuvvetleri'nin envanterine adım atmak üzere geri sayıma geçti. Yaklaşık 20 yıllık bir geliştirme sürecinin ardından, ilk HÜRKUŞ projesinden elde edilen zengin tecrübelerle yeniden tasarlanan HÜRKUŞ-II, temel eğitim ve muharebe görevlerinde önemli bir rol üstlenmeye hazırlanıyor.

HÜRKUŞ-II: Kritik Eşikleri Aştı, Göreve Hazır

Türk Hava Kuvvetleri'nin geleceğinde kritik bir rol oynaması beklenen HÜRKUŞ-II, 9 Eylül 2026 tarihinde Askerî Tip Sertifikası'nı alarak önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.) tarafından titizlikle yürütülen çalışmalar sonucunda, uçağın kabul faaliyetinin 28 Eylül 2026'da gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bu tarihin ardından HÜRKUŞ-II'nin Türk Hava Kuvvetleri bünyesindeki aktif görevine başlaması için son aşamaya gelindiği belirtiliyor.

Projenin Kökleri ve HÜRKUŞ-II'nin Doğuşu

HÜRKUŞ projesinin temelleri aslında 2006 yılına dayanıyor. Dönemin Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile TUSAŞ arasında imzalanan tasarım ve üretim sözleşmesiyle yerli temel eğitim uçağı geliştirme süreci resmen başlamıştı. 29 Ağustos 2013'te ilk prototip HÜRKUŞ'un başarıyla ilk uçuşunu gerçekleştirmesi, projenin en önemli dönüm noktalarından biriydi. Yaklaşık 9.500 feet irtifaya ulaşan ve 33 dakika havada kalan prototip, test ve sertifikasyon süreçlerinin de başarıyla tamamlanmasıyla dikkat çekti. HÜRKUŞ'un en büyük başarılarından biri de Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı'ndan (EASA) aldığı tip sertifikası oldu; bu unvanla HÜRKUŞ, EASA'dan tip sertifikası alan ilk Türk uçağı unvanını kazandı.

Proje kapsamında zamanla farklı ihtiyaçlara yönelik varyantlar geliştirildi. HÜRKUŞ-A sivil sertifikasyonlu temel eğitim uçağı olarak öne çıkarken, HÜRKUŞ-B daha gelişmiş aviyoniklerle askeri eğitim görevleri için donatıldı. Silahlı keşif ve hafif taarruz görevleri için tasarlanan HÜRKUŞ-C varyantının ise özellikle uluslararası pazarda önemli bir ilgi gördüğü TUSAŞ tarafından aktarılıyor.

HÜRKUŞ-II: Neden Yenilendi ve Neler Getirdi?

HÜRKUŞ-II, ilk versiyonun sadece küçük bir güncellemesi olarak görülemez. Bu yeni nesil uçak, ilk HÜRKUŞ projesinden alınan derslerle birlikte ağırlık, aerodinamik, aviyonik sistemler ve yerlilik oranları açısından köklü değişikliklere uğradı. 3 Mayıs 2021'deki sözleşme değişikliğiyle temeli atılan Yeni Nesil Temel Eğitim Uçağı programı, TUSAŞ'ın güncel ürün bilgilerinde de bu değişikliğin ardından geliştirilmeye başlandığını doğruluyor.

Yeni tasarımın en dikkat çekici hedeflerinden biri, uçağın ağırlığını düşürmekti. HÜRKUŞ-II'nin azami kalkış ağırlığı 3.300 kilogram olarak belirlendi. Bu rakam, ilk neslin yaklaşık 3.750 kilogramlık ağırlığına kıyasla önemli bir hafifleme anlamına geliyor. Daha düşük ağırlık, performansı doğrudan etkileyen aerodinamik iyileştirmeleri de beraberinde getirdi. Burun, hava alığı, egzoz, kanat uçları, kuyruk ve gövde yapısındaki kapsamlı değişiklikler, uçağın hem aerodinamik performansını artırmayı hem de daha yüksek çeviklik kazanmasını amaçlıyor.

Yerlilik oranı da HÜRKUŞ-II'nin geliştirilmesinde öncelikli konular arasındaydı. Kanopi, soğutma sistemleri, hidrolik pompalar, telsiz ve IFF (Dost-Düşman Tanıma) gibi kritik sistemlerde gerçekleştirilen yerlileştirme çalışmaları, hem tedarik zincirinin kontrolünü TUSAŞ'ın elinde topluyor hem de ihracat pazarlarında üçüncü ülke kısıtlamalarını azaltma potansiyeli taşıyor.

İlk Uçuş ve Sertifikasyon Süreci

HÜRKUŞ-II'nin ilk uçuşu 30 Aralık 2024 tarihinde başarıyla gerçekleştirildi. Yaklaşık 20 dakika süren bu ilk denemede uçak, 6.500 feet irtifaya ve 140 knot hıza ulaştı. İlk uçuşun ardından başlayan test ve sertifikasyon süreci, Eylül 2026'da askeri tip sertifikasının alınmasıyla zirveye ulaştı. TUSAŞ'ın belirttiğine göre, bu sertifikasyon sürecinde 1.790 farklı gereksinim doğrulandı, 950 doküman incelendi ve 153 sertifikasyon testi gerçekleştirildi. Bu yoğun süreç, uçağın Türk Hava Kuvvetleri'ne teslim edilebilmesi için gereken tüm teknik ve güvenlik standartlarının karşılandığını gösteriyor.

Teslimat Takvimi ve Teknik Özellikler

Türk Hava Kuvvetleri için toplam 55 adet HÜRKUŞ-II siparişi bulunuyor. Daha önceki planlamalarda ilk 15 uçağın 2025'te teslim edilmesi ve kalan 40 uçağın 2027'ye kadar tamamlanması öngörülüyordu. Ancak, projenin ilerleyen takvimine paralel olarak teslimat planlarında güncellemeler yapıldı. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu'nun daha önceki açıklamalarına göre, 2026 yılı içinde 22 adet HÜRKUŞ teslimatı planlanıyordu. Güncel durumda, askeri tip sertifikasının tamamlanması ve kabul faaliyetinin 28 Eylül 2026 olarak duyurulmasıyla birlikte, 26 Eylül 2026 itibarıyla envantere girişin hemen öncesinde olunduğu anlaşılıyor.

HÜRKUŞ-II, modern teknolojisiyle öne çıkıyor. 10,86 metre kanat açıklığı, 11,35 metre uzunluk ve 3,66 metre yüksekliğe sahip olan uçak, 1.600 shp gücündeki Pratt & Whitney Canada PT6A-68T turboprop motoru ile güçlendiriliyor. Azami seyir hızı saatte 533 kilometreye (288 knot) ulaşan HÜRKUŞ-II'nin servis tavanı 39.270 feet ve azami menzili ise yaklaşık 1.190 kilometre (589 deniz mili) olarak açıklanıyor.

Uçağın dikkat çeken diğer özellikleri arasında anti-G sistemi, OBOGS (On-Board Oxygen Generation System), dünyaca bilinen Martin-Baker fırlatma koltukları, yüksek şok emici iniş takımları ve 30 saniyeye kadar ters uçuş kabiliyeti bulunuyor. Bu özellikler, HÜRKUŞ-II'yi hem eğitim hem de hafif taarruz görevleri için son derece yetenekli bir platform haline getiriyor.

Gündem 26.09.2026 18:05 2 okunma

İstanbul'da Kiralık Sosyal Konut Devrimi Başlıyor: Örnek Daireler Görücüye Çıktı! Fiyatlar Dudak Uçuklatacak mı?

TOKİ'nin 'Kiralık Sosyal Konut Projesi' İstanbul'da hayat buluyor. Ataşehir'de tanıtılan örnek daireler, uygun fiyatlı barınma arayışında olan binlerce İstanbullu için umut ışığı oldu. Peki, bu devrim niteliğindeki proje vatandaşın cebini nasıl etkileyecek?

İstanbul'da Kiralık Sosyal Konut Devrimi Başlıyor: Örnek Daireler Görücüye Çıktı! Fiyatlar Dudak Uçuklatacak mı?

Sosyal konut alanında atılan dev adımlarla vatandaşın barınma sorununa çözüm üretme hedefiyle yola çıkan Çevre, Ş Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), hayata geçirdiği 'Kiralık Sosyal Konut Projesi'ni İstanbul'da somutlaştırdı. Ataşehir'de düzenlenen özel bir etkinlikle, projenin en önemli unsurlarından biri olan örnek daireler kamuoyunun beğenisine sunuldu. Bu tanıtım, özellikle uygun fiyatlı ve kaliteli konut arayışında olan on binlerce İstanbullu için büyük bir heyecan kaynağı oldu.

Kiralık Sosyal Konut Vizyonu Hayat Buluyor

İstanbul'un hızla artan nüfusu ve buna paralel olarak yükselen konut fiyatları, özellikle genç aileler ve dar gelirli vatandaşlar için önemli bir sorun teşkil ediyordu. TOKİ'nin 'Kiralık Sosyal Konut Projesi' tam da bu noktada kritik bir rol üstleniyor. Proje kapsamında inşa edilecek konutlar, standartların üzerinde bir yaşam kalitesi sunarken, piyasa koşullarının çok altında kiralarla vatandaşa nefes aldırmayı amaçlıyor. Ataşehir'de sergilenen örnek daireler, bu vizyonun ne kadar gerçekçi ve ulaşılabilir olduğunun da bir kanıtı niteliğinde. Modern mimari anlayışıyla tasarlanan daireler, ferah yaşam alanları, kullanışlı mutfakları ve banyolarıyla dikkat çekiyor.

Neler Bekleniyor? Detaylar Şaşırttı!

Tanıtılan örnek daireler, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmadı, aynı zamanda projenin detaylarına dair de önemli ipuçları verdi. Yetkililer, konutların enerji verimliliği yüksek malzemelerle inşa edildiğini ve akıllı ev teknolojilerine yakın çözümler barındırdığını belirtti. Çevreye duyarlı projeler geliştirme misyonuyla hareket eden TOKİ, bu projede de yeşil alanlara ve sosyal donatılara geniş yer ayırmış durumda. Çocuk oyun parkları, spor alanları ve yeşil kamelyalar gibi detaylar, yaşam kalitesini artırmaya yönelik özenli bir planlamanın ürünü. Ayrıca, projenin toplu ulaşıma yakınlığı da önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor. Bu durum, ulaşım maliyetlerini düşürerek vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştıracak.

Fiyat Politikası Merak Konusu

Her ne kadar örnek daireler büyük beğeni toplasa da, vatandaşların en çok merak ettiği konu kuşkusuz kira bedellerinin ne olacağı. TOKİ'nin geçmiş projelerindeki başarılı fiyatlandırma stratejileri göz önüne alındığında, 'Kiralık Sosyal Konut Projesi'nde de oldukça uygun ve erişilebilir rakamların belirlenmesi bekleniyor. Bu tür projelerde genellikle gelire endeksli veya sabit ve düşük zam oranları uygulandığı biliniyor. İstanbul gibi dev bir metropolde, böylesine nitelikli konutların ekonomik kiralarla sunulacak olması, kentsel dönüşüm ve sosyal devlet ilkesinin en güzel örneklerinden biri olarak tarihe geçecek. Detaylı fiyat tarifesinin ve başvuru koşullarının yakın zamanda duyurulması bekleniyor. Bu projenin, benzer projeler için de bir model teşkil edeceği öngörülüyor.

Geleceğe Yatırım: Sosyal Konutların Rolü

Sosyal konut projeleri, yalnızca barınma ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda şehirlerin sosyo-ekonomik dengesini de güçlendiren stratejik yatırımlardır. TOKİ'nin bu yeni girişimi, konut spekülasyonunu azaltma ve fahiş kira artışlarının önüne geçme potansiyeli taşıyor. Vatandaşların temel bir ihtiyaç olan barınmaya daha kolay erişiminin sağlanması, toplumsal refahın artmasına doğrudan katkı sağlıyor. İstanbul'da hayata geçen bu proje, Türkiye genelindeki diğer büyükşehirler için de ilham verici bir rol model olabilir. Güvenli, modern ve ekonomik konutlara erişim, vatandaşların yaşam standartlarını yükselterek daha mutlu ve huzurlu bir toplumun temellerini atıyor.

Teknoloji 26.09.2026 17:35 3 okunma

Elektrikli ID. Buzz'dan İnanılmaz Başarı: 100 Bin Kilometreyi Tek Bir Arıza Bile Vermeden Tamamladı!

Volkswagen'in tamamen elektrikli ID. Buzz modeli, 92 ülkeyi kapsayan 100 bin kilometrelik destansı dünya turunu sıfır hata ile tamamlayarak Guinness Dünya Rekorları'na adını yazdırdı.

Elektrikli ID. Buzz'dan İnanılmaz Başarı: 100 Bin Kilometreyi Tek Bir Arıza Bile Vermeden Tamamladı!

Otomotiv dünyasında uzun süredir konuşulan ve elektrikli araçların geleceğine dair önemli ipuçları barındıran bir başarıya imza atıldı. Volkswagen'in ikonik minibüsünün modern elektrikli versiyonu olan ID. Buzz, sınırları zorlayan bir yolculukla adından söz ettirmeyi başardı. Tam tamına 92 ülkeyi kapsayan ve tam 100 bin kilometreyi aşan bir rotayı, tek bir teknik arıza bile yaşamadan tamamlayan ID. Buzz, Guinness Dünya Rekorları'na girmeyi başardı.

Elektrikli Devrimde Kilometre Taşı: ID. Buzz'ın Destansı Yolculuğu

Bu olağanüstü yolculuk, sadece bir rekor denemesi olmanın ötesinde, elektrikli araçların uzun mesafe yolculuklarındaki dayanıklılığını ve güvenilirliğini gözler önüne serdi. Altı farklı kıtayı birbirine bağlayan bu macera, modern ulaşım teknolojilerinin geldiği noktayı simgeleyen önemli bir kilometre taşı olarak kabul ediliyor. Yolculuğun organizatörü ve direksiyonunda oturan isim ise deneyimli kaşif Rainer Zietlow oldu. Zietlow, 1 Temmuz 2025 tarihinde, aracın üretiminin de yapıldığı Almanya'nın Hannover şehrinden yola çıkarak bu unutulmaz serüveni başlattı. Tam 445 gün süren yolculuk boyunca araç, toplamda 99.767 kilometre yol kat etti. Bu süreçte ise 300'den fazla şarj istasyonu kullanılarak rotanın başarıyla tamamlanması sağlandı.

Lojistik Harikası ve Teknik Dayanıklılık Testi

Kıtalararası geçişlerin 16'sının deniz yoluyla gerçekleştirilmesi, bu yolculuğun sadece teknik değil, aynı zamanda lojistik açıdan da ne kadar karmaşık bir operasyon olduğunu gösteriyor. Ancak tüm bu zorluklara rağmen, ID. Buzz'ın başladığı yer olan Hannover'a hatasız bir şekilde dönmesi, mühendislik başarısının altını çiziyor. Yolculuk boyunca aracın hiçbir teknik arıza vermemesi, elektrikli araçların uzun süreli ve zorlu koşullardaki performansına dair değerli veriler sundu. Bu başarı, IAA Transportation fuarında yetkililer tarafından Zietlow'a teslim edilen rekor sertifikası ile taçlandırıldı. Bu sertifika, bir elektrikli araçla seyahat edilen en fazla ülke rekoru olarak tescillendi.

Batarya Performansı ve Geleceğe Yönelik Sinyaller

Rekor yolculuğunda kullanılan araç, seri üretim bir Volkswagen ID. Buzz Pro modeliydi. 86 kWh kapasiteli bataryasıyla öne çıkan bu model, WLTP standartlarına göre yaklaşık 480 kilometre menzil sunuyor ve 200 kW hızlı şarj desteğine sahip. Yolculuk sonrasında Alman bağımsız denetim kuruluşu TÜV Nord tarafından yapılan detaylı incelemeler, aracın bataryasının zorlu şartlara rağmen orijinal kapasitesinin %95.75'ini koruduğunu ortaya koydu. Bu durum, elektrikli araçların uzun vadeli batarya ömrü ve performansı konusunda oldukça umut verici bir tablo çiziyor. Organizatör Rainer Zietlow'un da belirttiği gibi, aracın tüm yolculuk boyunca sorunsuz çalışması, elektrikli teknolojinin sadece günlük kullanımda değil, kıtalararası seyahatlerde de ne kadar güvenilir bir alternatif olabileceğinin kanıtı. Volkswagen'in bu başarısı, sektördeki diğer üreticilere de ilham kaynağı olacak gibi görünüyor. Peki sizce elektrikli araçlar, bu denli zorlu ve uzun soluklu dünya turları için tam anlamıyla hazır mı, yoksa bu yolculuklar teknolojik gelişimin sadece bir göstergesi mi olmaya devam edecek?

Gündem 26.09.2026 17:05 5 okunma

Sıfır Atık Devrimi 9 Yaşında: Türkiye'den Dünyaya Yayılan Başarı Hikayesi COP31'e Damgasını Vuracak!

Türkiye'nin öncülüğünde hayata geçirilen ve küresel bir fenomene dönüşen Sıfır Atık Hareketi, 9. yaşını kutluyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda ilerleyen bu devrim niteliğindeki hareket, Antalya'da düzenlenecek COP31'in ana gündem maddelerinden biri olmaya hazırlanıyor.

Sıfır Atık Devrimi 9 Yaşında: Türkiye'den Dünyaya Yayılan Başarı Hikayesi COP31'e Damgasını Vuracak!

27 Eylül 2017 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde başlatılan ve küresel çapta yankı uyandıran Sıfır Atık Hareketi, dokuzuncu yaşını kutluyor. 'Dünya Ortak Evimiz' sloganıyla yola çıkan bu büyük çevre girişimi, bu yıl kutlamalarını '0’dan COP31’e Dünya İçin Hep Birlikte' temasıyla taçlandırıyor. Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde, Sıfır Atık projesinin geldiği nokta ve geleceğe dair hedefler, dünya gündeminin en üst sıralarına yerleşti.

Sıfır Atık, COP31’in En Önemli Gündem Maddesi

Antalya'da düzenlenecek olan COP31 zirvesinin 10 öncelikli eylem başlığı arasında Sıfır Atık'ın yer alması, projenin uluslararası alandaki önemini bir kez daha gözler önüne serdi. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 'Sıfır Atık ve metan azaltımı' başlığı altında, küresel atık üretiminin 2035 yılına kadar yarı yarıya azaltılması gibi iddialı hedefler belirlediklerini duyurdu. Bu hedef, gezegenimizin karşı karşıya olduğu çevresel tehditlere karşı kararlı bir mücadele verilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Ekonomiye Trilyonlarca Liralık Katkı, Milyarlarca Ağaç Kurtuldu

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın açıkladığı rakamlar, Sıfır Atık Hareketi'nin başarısını somut verilerle ortaya koyuyor. Projenin başladığı 2017'den 2025 sonuna kadar olan süreçte, 90 milyon ton atığın geri kazanılarak ekonomiye 365 milyar TL'lik devasa bir katkı sağlaması hedefleniyor. Bu geri kazanılan atığın büyük bir kısmını 36,1 milyon ton kağıt ve karton, 10,2 milyon ton plastik, 3,5 milyon ton cam ve 9,6 milyon ton metal oluşturuyor. Geri kazanım oranları da dikkat çekici bir artış gösterdi; 2017'de yalnızca %13 olan bu oran, 2025'te %37,53'e ulaşacak. Bakanlık, bu oranı 2035'te %60'a, 2053'te ise %70'e çıkarma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu başarılar sayesinde 270 milyar kilovatsaat enerji, 2 trilyon litre su ve 60 milyar litre petrol tasarrufu sağlandı. Dahası, 613 milyon ağacın kesilmesi engellendi ve tam 180 milyon ton sera gazı salımı önlendi.

Küresel Tanınırlık ve Uluslararası Başarılar

Türkiye'nin öncülüğünde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 2022 yılında 30 Mart'ı “Uluslararası Sıfır Atık Günü” olarak ilan etti. Bu gelişme, projenin küresel ölçekte ne denli önemli kabul edildiğinin bir göstergesi. 2023 yılında Emine Erdoğan başkanlığında kurulan BM Sıfır Atık Danışma Kurulu da projenin uluslararası alandaki gücünü pekiştirdi. Bugüne kadar 136 ülkeden 459 binden fazla kişi Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı'nı imzalarken, 50'den fazla lider eşi, uluslararası kuruluş temsilcileri ve yabancı bakanlar da bu beyana destek verdi. Sıfır Atık Hareketi, bu küresel başarılarının yanı sıra bugüne kadar tam yedi uluslararası ödüle layık görüldü.

Denizleri Koruyan 'Sıfır Atık Mavi' ve Geleceğin Sistemi: Depozito

Denizlerin korunmasına yönelik yürütülen “Sıfır Atık Mavi” projesi de büyük ilgi görüyor. 2019'da başlatılan bu kapsamlı çalışma ile 28 kıyı ilinde deniz çöpleri toplanıyor ve farkındalık çalışmaları yapılıyor. Eylül 2026'ya kadar yaklaşık 375 bin ton deniz çöpünün toplanması hedefleniyor. Fethiye Körfezi'nde başlatılan özel bir proje ile dip çamurlarının temizlenmesi ve deniz çayırlarının korunması için yenilikçi çözümler üretiliyor. Ayrıca, Göcek'teki 17 koyda deniz ekosistemini korumak amacıyla mapa ve şamandıra sistemleri kuruldu. Diğer yandan, Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Yönetim Sistemi de hızla yaygınlaşıyor. 25 Eylül itibarıyla 326 milyonu aşkın içecek ambalajının toplandığı sistemde, kayıtlı kullanıcı sayısı 3,3 milyonu geçti. Vatandaşlara ambalaj başına 1 TL teşvik verildiği bu sistemle, yılda 25 milyar ambalajın toplanması ve ekonomiye 30 milyar TL'lik katkı sağlanması öngörülüyor. Tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanımını azaltmaya yönelik yönetmelik hazırlıkları da tamamlanma aşamasında.

Yerel Uygulamalar ve Eğitimle Gelecek Nesiller Bilinçleniyor

Sıfır Atık Hareketi'nin yaygınlaşması için yerel uygulamalar ve eğitim faaliyetleri de büyük önem taşıyor. COP31 kapsamında Antalya'nın Aksu, Manavgat ve İbradı ilçelerinde Sıfır Atık Köyleri kuruluyor. Bu köylerde, yeniden kullanım, geri dönüşüm ve organik atıkların değerlendirilmesi konularında örnek uygulamalar hayata geçirilecek. Milli Eğitim Bakanlığı ve TEMA Vakfı iş birliğiyle oluşturulan Sıfır Atık Eğitim Portalı üzerinden 1,2 milyon çocuğa ulaşıldı. TRT ile yapılan iş birliğiyle hazırlanan 20 özel çizgi dizi bölümü ise, en küçük yaştaki vatandaşlara sıfır atık bilincini aşılamayı hedefliyor.

Gündem 26.09.2026 16:35 4 okunma

Hesap Kavgası Kanlı Bitti: Köfteciyi Kaldırım Taşıyla Öldüren Şüpheli Ağları Sardı!

Ankara'da seyyar köfteci Ali Arduç, müşteriyle girdiği hesap tartışması sonucu başına aldığı darbeyle hayatını kaybetti. Olayın ardından yakalanan şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Hesap Kavgası Kanlı Bitti: Köfteciyi Kaldırım Taşıyla Öldüren Şüpheli Ağları Sardı!

Ankara'nın Karapürçek Mahallesi'nde 23 Eylül tarihinde yaşanan ve tüm şehri yasa boğan trajik olayda, seyyar köfte tezgahı işleten Ali Arduç, bir müşteriyle girdiği hesaplaşma sonucu hayatını kaybetti. Olayın ardından başlatılan soruşturmada, şüpheli şahıs kısa sürede yakalanarak adalete teslim edildi. Mahkeme, şüpheli hakkında tutuklama kararı verdi.

Tartışma Aniden Şiddete Döndü: Köfteci Hayatını Kaybetti

Edinilen bilgilere göre, olay, Ali Arduç'un oğluyla birlikte işlettiği seyyar köfte tezgahında meydana geldi. İddiaya göre, müşteri olduğu öğrenilen İ.Ö. ile Arduç arasında, ödenen hesapla ilgili bir anlaşmazlık yaşandı. Kısa sürede büyüyen tartışma, ne yazık ki beklenmedik bir şiddete dönüştü. İ.Ö.'nün, Arduç'u tekme tokat darp ettiği ve ardından yerden aldığı kaldırım taşıyla başına vurduğu öne sürüldü. Aldığı darbenin etkisiyle yere yığılan Arduç, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Tüm tıbbi müdahalelere rağmen Arduç, kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Acı Haberle Yıkılan Esnaf Dostları: 'Kimseye Zararı Yoktu'

Hayatını kaybeden Ali Arduç'un cenazesi, Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi. Olayın ardından polis ekipleri, hızla harekete geçerek şüpheli İ.Ö.'yü gözaltına aldı. Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen İ.Ö., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ali Arduç'un aynı bölgede esnaflık yapan arkadaşı Bahadır İnce, olayın ardından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. İnce, şunları söyledi: "Burada yaklaşık 4-5 aydır esnaflık yapan Ali kardeşimizdi. Yemek sonrası ödeme meselesi yüzünden bir tartışma çıkmış. Sonrasında böyle bir vahşet yaşanmış. Yoğun bakımdan kötü haber geldi, vefat etti. Allah rahmet eylesin. Gerçekten kimseye zararı olmayan, son derece düzgün bir esnaf arkadaşımızdı. Bu olayın nasıl bu noktaya geldiğini anlamakta güçlük çekiyoruz."

Toplumsal Öfke ve Güvenlik Önlemleri

Karapürçek'te yaşanan bu menfur olay, bölge halkında ve esnaf camiasında büyük bir üzüntü ve öfkeye neden oldu. Bir hesap meselesinin, bir insanın hayatına mal olması, toplumsal vicdanı derinden yaraladı. Vatandaşlar, benzer olayların yaşanmaması için güvenlik önlemlerinin artırılmasını talep ediyor. Özellikle seyyar satıcılık gibi iş kollarında yaşanan gerilimlerin daha hassas yönetilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Olayın Ardından Gündeme Gelen Sorular

Bu trajik olayın ardından akıllara şu sorular takılıyor:

  • Olay anında yaşanan tartışmanın boyutu neydi?
  • Şüphelinin daha önceki sabıka kaydı var mıydı?
  • Benzer olayların önüne geçmek için ne gibi önlemler alınmalı?

Yetkililer, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için titiz bir çalışma yürütüyor. Kamuoyunun adalet beklentisi ise en üst düzeyde. Bu olay, şiddetin her türlüsüne karşı topyekûn bir mücadele verilmesi gerektiğinin altını bir kez daha çizdi.