Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Ekonomi KÖŞE YAZISI 27.07.2026 13:05 23 okunma

Muğla'da Gizli Bahçeler Açığa Çıktı: Çilek Tarlaları Rekor Büyüme ile Kırsalı Dönüştürüyor!

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Muğla'da başlattığı 'Muğla Çileği Projesi' ile atıl araziler adeta altın tarlalara dönüştü. Üretim 3.5 kat artarken, kırsal kalkınma ve istihdamda dikkat çekici bir ivme yaşanıyor.

Muğla'da Gizli Bahçeler Açığa Çıktı: Çilek Tarlaları Rekor Büyüme ile Kırsalı Dönüştürüyor!

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın vizyoner yaklaşımıyla hayata geçirilen ve Muğla'nın tarımsal potansiyelini yeniden şekillendiren 'Muğla Çileği Projesi', bölgedeki atıl durumdaki arazileri bereketli üretim alanlarına dönüştürmeyi başardı. Bu stratejik hamle sayesinde, çilek yetiştiriciliği için ayrılan alanlar adeta üç buçuk katına çıkarak dikkat çekici bir büyüme gösterdi. Proje, sadece arazi kullanımını optimize etmekle kalmayıp, aynı zamanda kırsal bölgelerde yeni istihdam olanakları yaratarak bölge halkının sosyo-ekonomik refahına da önemli katkılar sağlıyor.

Kırsalın Yeni Gözdesi: Çilek Tarlaları Refahı Artırıyor

Muğla'nın eşsiz coğrafi yapısı ve iklim koşulları, çilek yetiştiriciliği için son derece elverişli bir ortam sunuyor. Bakanlığın başlattığı proje, bu doğal avantajları modern tarım teknikleriyle birleştirerek bölge çiftçileri için yepyeni bir gelir kapısı araladı. Önceleri boş ve atıl bekleyen araziler, artık Türkiye'nin dört bir yanına gönderilen kaliteli ve lezzetli Muğla çileklerinin yetiştiği modern tarlalara ev sahipliği yapıyor. Bu dönüşüm, özellikle genç nüfusun tarıma yönelmesini teşvik ederken, kırsaldaki göçü tersine çevirme potansiyeli de taşıyor.

Üretimde Devrim: 3.5 Kat Artışın Ardındaki Sırlar

Muğla Çileği Projesi'nin en çarpıcı sonuçlarından biri, şüphesiz üretim alanlarındaki muazzam artış. Projenin devreye girmesiyle birlikte çilek ekilen alanlar, kısa sürede yaklaşık 3.5 kat büyüdü. Bu hızlı ve etkileyici büyümenin ardında, modern sulama sistemleri, kaliteli fide kullanımı, doğru gübreleme teknikleri ve çiftçilere sağlanan teknik destek gibi unsurlar yatıyor. Bakanlık yetkilileri, projenin başarısını sürdürülebilir tarım ilkeleriyle birleştirdiklerini ve gelecekte de bu tür projelerle tarımsal üretimi çeşitlendirmeyi hedeflediklerini belirtiyor. Bu başarı öyküsü, Türkiye'nin dört bir yanındaki benzer potansiyele sahip bölgeler için de ilham verici bir model oluşturuyor.

İstihdama Katkı ve Sosyal Kalkınma: Projenin Geleceği Parlak

Muğla Çileği Projesi, ekonomik getirilerinin yanı sıra sosyal kalkınma açısından da önemli kazanımlar sağlıyor. Yeni kurulan çilek tarlaları, mevsimlik ve sürekli iş imkanları yaratarak bölge halkının gelir düzeyini yükseltiyor. Özellikle kadın istihdamına sağladığı katkı dikkat çekiyor. Çiftçilere verilen eğitimler ve kooperatifleşme destekleri sayesinde, üreticiler pazarlama ve satış konularında da güçlendiriliyor. Bu sayede, aracılara olan bağımlılık azalırken, çiftçinin emeğinin karşılığını daha adil bir şekilde alması hedefleniyor. Projenin önümüzdeki yıllarda da katlanarak büyümesi ve Muğla'nın tarımsal ekonomisindeki yerinin daha da sağlamlaşması bekleniyor. Bu gelişme, yerel ekonomiyi canlandırmanın yanı sıra, bölgeye özgü ürünlerin ulusal ve uluslararası pazarlarda daha fazla tanıtılmasına da olanak tanıyacak.

Buse Aydın

Buse Aydın

Ekonomi & Finans Analisti

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 25.10.2026 18:35 2 okunma

Dakikalar İçinde Düşman İHA'sını Vurdu: TUNGA-X Gelişmiş Avcı Yetenekleriyle Sahneye Çıktı!

STM'nin geliştirdiği TUNGA-X avcı İHA'sı, Türk Deniz Kuvvetleri tatbikatında üstün başarı göstererek düşman İHA'sını radar ve görüntü güdümüyle anında imha etti. Saatte 300 km hıza ulaşabilen sistem, yeni nesil hava tehditlerine karşı kritik bir savunma kalkanı sunuyor.

Dakikalar İçinde Düşman İHA'sını Vurdu: TUNGA-X Gelişmiş Avcı Yetenekleriyle Sahneye Çıktı!

Türk savunma sanayisinin gurur kaynaklarından STM, geliştirdiği yenilikçi insansız sistemlerle adından söz ettirmeye devam ediyor. Son olarak, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın Antalya Körfezi ve Doğu Akdeniz'de icra ettiği TURNAs-2026 İnsansız Deniz Sistemleri Tatbikatı, STM'nin TUNGA-X adlı avcı İHA'sının ne denli etkili bir platform olduğunu gözler önüne serdi. Tatbikat kapsamında temsili bir düşman İHA unsuru belirlenerek, TUNGA-X'e önleme görevi verildi.

Hava Savunmasında Yeni Bir Dönem: TUNGA-X'in Hassas Vuruşu

Bu kritik görevde TUNGA-X, sergilediği üstün performansla büyük beğeni topladı. Gelişmiş radar ve görüntü güdüm sistemlerini eş zamanlı kullanarak hedefi milimetrik hassasiyetle takip eden TUNGA-X, gerçek zamanlı bir atışla hedefi havada imha etmeyi başardı. Bu başarılı operasyon, modern harp sahasındaki insansız hava araçlarının yarattığı tehditlere karşı geliştirilen çözümlerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurguladı.

Saat Saatte 300 Kilometre: TUNGA-X'in Üstün Hız ve Maliyet Etkinliği

Özellikle günümüzde artan ve düşük maliyetli kamikaze İHA tehditlerine karşı savunma ihtiyacının ne kadar acil olduğu biliniyor. TUNGA-X, tam da bu noktada devreye giriyor. Saatte 300 kilometre gibi etkileyici bir hıza ulaşabilen bu avcı İHA, kritik tesisleri ve askeri birlikleri koruma görevinde önemli bir rol üstleniyor. İHA tespit radarlarıyla kusursuz bir entegrasyon sağlayarak, tehditleri anlık olarak izleyebilme kabiliyetine sahip. Görüntü işleme teknolojisindeki son gelişmelerle desteklenen otonom hedef takibi ve hassas vuruş yetenekleri, TUNGA-X'i rakiplerinden ayırıyor. Bu özellikleriyle, özellikle asimetrik hava tehditlerine karşı maliyet etkin bir savunma çözümü sunması, sistemin stratejik önemini artırıyor.

Her Yer Kalkış Noktası: Dikey İniş Kabiliyeti ve Geniş Harekat Menzili

TUNGA-X'in en dikkat çekici özelliklerinden biri de launcher gerektirmeyen dikey kalkış yeteneği. Bu sayede, kara araçlarından deniz platformlarına kadar çok çeşitli taşıyıcılardan kolaylıkla göreve başlayabiliyor. Bu esneklik, operasyonel planlamada büyük bir avantaj sağlıyor. Sistem, gece ve gündüz fark etmeksizin her koşulda görev yapabilme kapasitesine sahip. 25 kilometrelik operasyon menzili ile geniş bir alanda etkili olabilen TUNGA-X, otonom görev yetenekleri ve gelişmiş sensörleriyle Türkiye'nin hava savunma sistemlerine dikkat çekici bir katkı sağlamaya devam edecek.

Bu tatbikat, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin modern teknolojiyi etkin kullanımı ve savunma sanayii ile olan güçlü iş birliğinin bir göstergesi olarak kayıtlara geçti. TUNGA-X gibi yerli ve milli imkanlarla geliştirilen sistemler, Türkiye'nin bölgesel ve küresel güvenlikteki rolünü daha da güçlendiriyor.

Teknoloji 25.10.2026 18:05 1 okunma

Google'dan Büyük Sürpriz! Gmail ve Drive Verileriniz Artık Reklamlar İçin Kullanılabilir Mi? İşte Detaylar!

Google'ın gizlilik politikasında yaptığı son güncelleme, Gmail, Drive ve Fotoğraflar gibi hizmetlerdeki kişisel verilerin reklam hedeflemesinde kullanılmasına kapı aralıyor. Kullanıcıların tercihleri artık daha büyük önem kazanıyor.

Google'dan Büyük Sürpriz! Gmail ve Drive Verileriniz Artık Reklamlar İçin Kullanılabilir Mi? İşte Detaylar!

Google, dijital dünyadaki kullanıcı deneyimini şekillendiren devrim niteliğindeki bir politika değişikliğiyle gündemde. Şirket, 25 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni gizlilik kurallarıyla, kullanıcıların kişisel verilerinin reklam hedeflemesinde nasıl kullanılacağına dair köklü düzenlemeler getirdi. Bu değişiklik, özellikle Google Drive, Gmail ve Fotoğraflar gibi günlük hayatta sıkça kullanılan hizmetlerdeki verilerin reklamlarla olan ilişkisini yeniden tanımlıyor.

Veri Paylaşımında Yeni Dönem: Siz Onay Vermezseniz Olmaz Mı?

Daha önce Google, kullanıcılarına açıkça “Drive, Gmail veya Fotoğraflar’daki içeriklerinize dayanarak size kişiselleştirilmiş reklamlar göstermeyiz” güvencesi veriyordu. Ancak, yapılan son güncellemeyle bu net ifade yerini daha esnek bir yapıya bıraktı. Yeni politika metni artık şöyle diyor: “Kişiselleştirilmiş reklamları destekleyen diğer Google hizmetlerinde bu verilerin kullanılmasını tercih etmediğiniz sürece Drive, Gmail veya Fotoğraflar’daki içeriklerinize dayanarak size kişiselleştirilmiş reklamlar göstermeyiz.” Bu ince ancak kritik değişiklik, kullanıcıların verileri üzerindeki kontrolünün arttığı yönünde bir izlenim yaratsa da, aslında veri paylaşımında kullanıcının inisiyatif alması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Google, artık kullanıcıların açık onayını alması durumunda, bu hassas verileri reklam süreçlerine dahil edebilecek.

Kişisel Zeka ve Reklamların Gizemli Dansı

Bu politika değişikliğinin merkezinde, Google’ın gelişmiş yapay zeka teknolojileri ve kullanıcı verilerini analiz etme yeteneği yatıyor. Özellikle Google’ın “Kişisel Zeka” (Personal Intelligence) olarak adlandırdığı özellik, bu yeni düzenlemenin anahtarı konumunda. Bu teknoloji, kullanıcılara daha doğru ve kişiselleştirilmiş yanıtlar ile öneriler sunabilmek amacıyla Drive, Gmail ve Fotoğraflar gibi platformlardaki verilerden besleniyor. Kullanıcılar, hesaplarını bu “Kişisel Zeka” özelliğiyle veya benzeri yapay zeka destekli araçlarla entegre ettiklerinde, verilerinin işlenme kapsamı genişliyor. İşte tam da bu noktada, kullanıcıların opt-in (katılım) seçeneğini onaylaması durumunda, ilgili içeriklere dayalı hedefli reklamlarla karşılaşma süreci başlıyor. Google’ın bu hamlesi, kullanıcıların kendilerine sunulan gelişmiş hizmetlerden faydalanırken, bir yandan da reklam hedeflemelerine daha açık hale gelmesi beklentisini yansıtıyor.

Hesap Ayarları Kritik Öneme Sahip: Kullanıcılar Ne Yapmalı?

Dijital mahremiyetine önem veren kullanıcılar için bu güncelleme, hesap ayarlarını yeniden gözden geçirme zorunluluğu doğuruyor. Google’ın sunduğu “Kişisel Zeka” gibi yenilikçi özelliklerin sağladığı kullanım kolaylığı, beraberinde reklam hedeflemesi gibi bir “bedel” ile geliyor olabilir. Şirket, kullanıcıların bu verileri paylaşmayı açıkça tercih etmedikleri sürece reklam hedeflemesi yapılmayacağını vurgulasa da, bu tercihlerin varsayılan ayarlarının nasıl yönetildiği ve kullanıcıların bu konuda ne kadar şeffaf bir şekilde bilgilendirildiği konusu büyük önem taşıyor. Kullanıcıların, hesaplarını hangi uygulamalara ve özelliklere bağladıklarını dikkatle takip etmeleri ve bu bağlantıların gizlilik politikaları üzerindeki etkilerini anlamaları, günümüz dijital ekosisteminde bir zorunluluk haline gelmiş durumda.

Geleceğe Yönelik Etkiler ve Kullanıcı Soruları

Google’ın bu adımının, kişiselleştirilmiş reklamcılığın sınırlarını daha da genişletme amacı taşıdığı yorumları yapılıyor. Kullanıcılar, bir yandan kendi verileriyle daha zenginleştirilmiş hizmetler alırken, diğer yandan da daha hedeflenmiş reklamlara maruz kalma riskiyle karşı karşıya. Bu durum, dijital dünyada veri gizliliği ile kişiselleştirilmiş deneyimler arasındaki hassas dengeyi yeniden tartışmaya açıyor. Peki, sizce Google’ın sunduğu bu yeni seçenek, kullanıcı deneyimi açısından kabul edilebilir bir gelişme mi? Yoksa mahremiyet endişelerini mi artıracak?

Teknoloji 25.10.2026 17:35 3 okunma

Capcom Şoku! 12 Milyon Oyuncu Bilgisi Siber Saldırganların Elinde Mi? Kredi Kartları Güvende mi?

Dünyaca ünlü oyun devi Capcom, milyonlarca kullanıcısını etkileyen devasa bir veri ihlaliyle sarsıldı. 11,7 milyondan fazla kullanıcının kişisel bilgileri tehlikeye girerken, güvenlik uzmanları kimlik avı saldırılarına karşı uyarıyor.

Capcom Şoku! 12 Milyon Oyuncu Bilgisi Siber Saldırganların Elinde Mi? Kredi Kartları Güvende mi?

Oyun dünyasının dev isimlerinden Capcom, siber güvenlik alanında büyük bir kabusu yaşıyor. Şirket, gerçekleştirdiği resmi açıklamada, yakın zamanda maruz kaldığı siber saldırının bilançosunu paylaştı. Bu saldırı sonucunda, dünya genelinde 11,7 milyondan fazla Capcom ID kullanıcısının kişisel bilgilerinin yetkisiz kişilerce ele geçirildiği doğrulandı. Bu gelişme, oyun sektöründe veri güvenliği konusundaki endişeleri bir kez daha zirveye taşıdı.

Dev Veri Sızıntısının Detayları ve Etkilenen Bilgiler

Capcom tarafından yapılan detaylı incelemeler ve kamuoyuyla paylaşılan bilgiler, sızdırılan verilerin kapsamını gözler önüne seriyor. İhlalden etkilenen kullanıcılar arasında en dikkat çekici olanı, milyonlarca kişinin e-posta adreslerinin çalınması. Bununla birlikte, 43 farklı hesaba ait doğum tarihi, cinsiyet, ülke/bölge bilgileri ve kullanılan takma adlar (nickname) gibi kritik verilerin de sızıntıdan etkilendiği belirtildi. Ancak şirket, bu noktada kullanıcıların kredi kartı bilgilerinin bu veri ihlali kapsamında güvende olduğunu ve kesinlikle tehlikeye girmediğini özellikle vurguladı.

Saldırının vuku bulduğu tarih olarak 19 Ekim gösteriliyor. Capcom, bu tarihte Capcom ID sistemlerinde şüpheli aktiviteler fark ettiğini ve potansiyel bir yetkisiz erişim sinyali aldığını belirtti. Tespitin hemen ardından şirket, ilgili erişimi derhal engellediğini ve olayın kök nedenini, boyutunu anlamak üzere kapsamlı bir araştırmaya başladığını duyurdu. Yetkililer, yetkisiz erişimin gerçekleştiğini teyit ederek, olayın şeffaf bir şekilde yürütülmesi adına gerekli adımları attıklarını ifade ettiler.

Capcom'dan Atılan Adımlar ve Güvenlik Önlemleri

Yaşanan bu büyük veri ihlalinin ardından Capcom, durumu kontrol altına almak ve gelecekte benzer olayların yaşanmasını önlemek adına bir dizi önlem aldı. Şirket, olayın ardından yerel kolluk kuvvetlerine ve siber güvenlik denetiminden sorumlu harici danışma kuruluna gerekli bildirimleri ve raporlamaları eksiksiz bir şekilde ilettiğini açıkladı. Kullanılan saldırı yönteminin başarıyla tespit edildiği ve sorunun çözüldüğü bildirildi. Capcom ID hizmetinin normal işleyişine devam ettiği, kullanıcıların hesaplarını sorunsuz bir şekilde kullanmaya devam edebilecekleri belirtildi. Bununla birlikte, şirket, kullanıcılarını olası şüpheli aktivitelere karşı son derece dikkatli olmaları konusunda güçlü bir şekilde uyardı.

Capcom, saldırının teknik altyapısını detaylı bir şekilde analiz ederek, gelecekteki siber tehditlere karşı savunma mekanizmalarını güncellediğini ifade etti. Bu süreçte, ilgili otoritelerle yakın iş birliği içinde çalışıldığı ve şirketin genel güvenlik standartlarının en üst seviyeye çıkarıldığı kaydedildi. Street Fighter 6 gibi Capcom ID gerektiren çevrimiçi oyunlar ve diğer platformlardaki hizmetler şu an için kesintisiz olarak devam ediyor.

Oyuncular İçin Kritik Uyarılar: Kimlik Avı Tehlikesi

Capcom, elde edilen bilgilerin kötü niyetli kişiler tarafından kimlik avı (phishing) saldırıları başta olmak üzere çeşitli dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılabileceği konusunda kullanıcılarını ciddi bir dille uyardı. Özellikle Capcom'dan geliyormuş gibi görünen sahte e-postaların, oyuncular için en büyük tehditlerden biri olabileceği belirtiliyor. Şirket, bu tür şüpheli iletişimlere karşı maksimum düzeyde dikkatli olunması gerektiğini önemle hatırlatıyor. Kullanıcılardan, hesap bilgilerini isteyen veya şüpheli linkler içeren e-postalara kesinlikle itibar etmemeleri isteniyor.

Oyun sektöründe veri ihlalleri, ne yazık ki son dönemde giderek artan bir eğilim gösteriyor. Daha önce de Rockstar Games gibi büyük yapımcıların benzer siber saldırılara maruz kaldığı biliniyor. Bu durum, oyun şirketlerinin kullanıcı verilerini koruma konusundaki sorumluluklarının ne kadar büyük olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Capcom, bu olaydan ders çıkararak güvenlik altyapısını güçlendirme ve kullanıcılarının verilerini en üst düzeyde koruma taahhüdünde bulunuyor.

Teknoloji 25.10.2026 17:05 4 okunma

SİPER Füzesi Görev Başında Şapkadan Tavşan Çıkardı: İki Hedefi Tek Dalışta İmha!

Türkiye'nin milli gururu SİPER Blok-2 füzesi, test atışında eşi benzeri görülmemiş bir başarıya imza attı. İlk hedefine kilitlendikten sonra havadayken rotasını değiştiren füze, ikinci hedefi de başarıyla imha ederek savunma sanayinde devrim niteliğinde bir yeteneği kanıtladı.

SİPER Füzesi Görev Başında Şapkadan Tavşan Çıkardı: İki Hedefi Tek Dalışta İmha!

Türkiye'nin hava ve füze savunma alanındaki en gözde projelerinden biri olan SİPER Blok-2, 25 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen kritik bir test atışıyla adından söz ettirmeyi başardı. Milli savunma sanayiimizin gücünü bir kez daha gözler önüne seren bu testte, SİPER Blok-2 füzesi, uçuş esnasında hedef değiştirme kabiliyetini ilk kez başarıyla sergileyerek adeta nefes kesti.

Uçuş Sırasında Hedef Değiştirme: Savunma Sanayiinde Yeni Dönem

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün'ün da yakından takip ettiği testte, SİPER Blok-2, belirlenen ilk hedefine doğru ateşlendikten sonra, gelen güncel bilgilerle rotasını başarıyla değiştirdi. Füze, ilk angajman sonrası güncellenen yeni hedefi üzerine yönlendirilerek ikinci hedefi de tam isabetle imha etti. Bu durum, füzenin sadece güçlü bir angajman yeteneğine sahip olmadığını, aynı zamanda değişen ve gelişen tehditlere karşı üstün bir çevikliğe sahip olduğunu da kanıtladı.

Prof. Dr. Görgün, testin ardından yaptığı açıklamada, "Millî hava ve füze savunmamızın etkinliğini artıracak kritik yetkinlikleri kazanmaya devam ediyoruz. SİPER Ürün-2, belirli bir hedefe doğru ateşlendikten sonra havadayken güncellenen yeni hedefini imha ederek çevikliğini ve etkinliğini bir kez daha başarıyla sergiledi. Gök Vatan'ın savunmasında Çelik Kubbe'nin uzun menzilli katmanını güçlendiriyor, değişken tehditlere karşı reaksiyon kapasitemizi artırıyoruz." ifadeleriyle gelişmenin önemini vurguladı.

Teknoloji Harikası: SİPER Blok-2'nin Kilit Yetenekleri

Bu başarılı test, SİPER Blok-2'nin sadece menzil ve irtifa kapasitesiyle değil, aynı zamanda dinamik angajman yetenekleriyle de öne çıktığını gösteriyor. Füzenin ilk hedefine kilitlendikten sonra, operasyonel şartların değişmesiyle ikincil bir hedefe yönlendirilmesi, hava savunma sistemlerinde aranan esneklik ve adaptasyon kabiliyetinin en somut göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu yetenek, özellikle yoğun hava trafiği veya beklenmedik tehdit durumlarında operasyonel başarı şansını önemli ölçüde artırıyor.

Test kapsamında, füzenin hem ara safha güdüm hem de terminal safha güdüm yetenekleri titizlikle sınandı. Ara safha güdümü, füzenin hedefe yaklaşırken doğru rota üzerinde kalmasını sağlarken, terminal safha güdümü ise son aşamada hedefe en etkili şekilde kilitlenerek imhayı gerçekleştiriyor. Bu iki kademeli güdüm sistemi, füzenin her türlü hava koşulunda ve karmaşık tehdit ortamlarında dahi yüksek hassasiyetle görevini yerine getirmesini sağlıyor.

Deniz Seviyesine Yakın Hedeflere Karşı Üstün Performans

Testlerin bir diğer dikkat çekici yanı ise, SİPER Blok-2'nin deniz seviyesine yakın uçan hedeflere karşı sergilediği başarılı performans oldu. Radar sistemlerinin görüş hattı kısıtlamaları ve çevresel faktörler nedeniyle bu tür hedeflerin tespiti ve takibi her zaman zorlu bir süreçtir. SİPER Blok-2'nin, böylesine zorlu koşullarda dahi hedefini başarıyla angaje edip imha etmesi, sistemin radar entegrasyonu ve angajman algoritmalarının ne denli gelişmiş olduğunun bir kanıtı niteliğinde.

Çelik Kubbe'nin Güçlü Uzun Menzilli Katmanı

SİPER projesi, Türkiye'nin milli hava ve füze savunma mimarisi olan Çelik Kubbe'nin uzun menzilli katmanını oluşturuyor. Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda ASELSAN, ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE gibi yerli teknoloji devlerinin iş birliğiyle yürütülen proje, farklı tehditlere karşı geniş bir koruma kalkanı sunmayı hedefliyor. Blok-2 konfigürasyonu, önceki versiyonlarına göre daha uzun menzil ve daha yüksek irtifalarda görev yapma kapasitesiyle öne çıkıyor.

Bu gelişme, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde inşa edilen tam bağımsız savunma sanayii vizyonunun önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor. SİPER Projesi kapsamında görev alan yaklaşık 1.000 alt yüklenici firma ve yetiştirilen nitelikli insan gücü, bu başarıda büyük rol oynuyor. ASELSAN'ın radar ve entegrasyon uzmanlığı, ROKETSAN'ın füze teknolojisi konusundaki ustalığı ve TÜBİTAK SAGE'nin Ar-Ge gücü, projenin başarısını perçinliyor.

Prof. Dr. Haluk Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı teşekkürde, "SİPER Ürün-2 projesinde görev alan Başkanlığımız personeline, @aselsan, @roketsan ve @SageTubitak ekipleri ile tüm alt yüklenici firmalarımıza müteşekkiriz. Millî Yetkinlik Hamlesi ve Millî Teknoloji Hamlesi ile geleceğe yürüyoruz." sözleriyle milli iş birliğinin önemini vurguladı.

Spor 25.10.2026 16:35 6 okunma

Samsunspor'dan Hakeme Ağır Suçlama: 'Futbolumuz Sabote Ediliyor! Kartlar Oyunu Mahvetti!'

Süper Lig'de Amedspor'a 2-1 yenilen Samsunspor, maçın hakeminin kararlarını sert dille eleştirdi. Kulüp, 'Temiz futbol çağrılarına rağmen tartışmalı kararlar devam ediyor' diyerek TFF'yi göreve çağırdı.

Samsunspor'dan Hakeme Ağır Suçlama: 'Futbolumuz Sabote Ediliyor! Kartlar Oyunu Mahvetti!'

Süper Lig'in 9. haftasında sahasında Amedspor'a 2-1 mağlup olan Samsunspor, karşılaşmanın ardından hakem performansına yönelik sert bir açıklama yaparak adeta isyan etti. Kırmızı-beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, futbolun temel değerlerinin zarar gördüğü ve hakem kararlarının maçın seyrini doğrudan etkilediği iddia edildi.

Hakem Kararları Sahayı Ateşe Verdi: 'Kara Bir Gece'

Samsunspor Kulübü, yaptığı açıklamada “Dün gece futbol adına kara bir gece yaşanmıştır” diyerek maçta yaşananlara tepki gösterdi. Kulübün ifadelerine göre, temiz, adil ve eşit futbol çağrılarına rağmen, müsabakalarda tartışmalı hakem kararlarıyla karşılaşılmaya devam edilmesi büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor. Açıklamada, özellikle Amedspor ile oynanan karşılaşmadaki bazı kararların kamuoyunun malumu olduğu ve bu durumun kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Afone Sousa Kırmızı Kartı ve Tartışmalı Pozisyonlar

Maçın kırılma anlarından biri olarak gösterilen 37. dakika pozisyonunda, oyuncu Afonso Sousa'nın rakibiyle girdiği mücadele sonrası sarı kartla cezalandırıldığı belirtildi. Kulüp, pozisyonun niteliği ve verilen kararın doğruluğunun tartışmaya açık olduğunu ifade ederken, devamında yaşanan bir iletişim problemi sonrası Sousa'ya gösterilen ikinci sarı kartın ve çıkan kırmızı kartın maçın seyrini doğrudan etkilediği açıkça dile getirildi. Bu kararların, oyunun adil bir şekilde yönetilmesini engellediği ve Samsunspor'un üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.

Teknik Direktör Nenad Bjelica'ya Kırmızı Kart: 'Maçın Ağırlığını Kaldıramadı'

Açıklamada, maçın hakeminin “maçın ağırlığını kaldıramadığı” iddiasına da yer verildi. Hakemin, maç sonunda Samsunspor Teknik Direktörü Nenad Bjelica'nın yönelttiği bir soruya dahi kırmızı kartla karşılık vermesi, kulüp tarafından eleştirildi. Bu durumun, hakemin içinde bulunduğu ruh halini ve kararlarının tutarlılığını sorgulanır hale getirdiği ima edildi. Kırmızı kartların oyunu durdurduğu ve gerilimi artırdığı görüşü hakim.

TFF'ye Çağrı: Türk Futbolu Tehlikede!

Samsunspor Kulübü, Türk futbolunun itibarını korumak ve adalet duygusunu yeniden tesis etmek adına, bu tür kararların ve bu kararlara imza atanların ilgili kurullar tarafından ivedilikle değerlendirilmesi gerektiğine inanıyor. Yapılan açıklamada, aksi takdirde “ülkemizin ortak değeri olan Türk futbolunun zarar görmeye devam edeceği” uyarısı yapıldı. Türkiye Futbol Federasyonu’nu (TFF) ve ilgili diğer kurulları, yaşanan olaylar karşısında gerekli incelemeleri yapmaya ve gereken adımları gecikmeksizin atmaya davet ederek, adaletli bir zeminde futbolun oynanması gerektiği vurgulandı. Bu tür hakem performanslarının, ligin genel kalitesini düşürdüğü ve taraftarların futbola olan inancını zedelediği belirtiliyor.