Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji 14.10.2026 14:05 4 okunma

Narnia Efsanesi Nasıl Başladı? Greta Gerwig'den Nefes Kesen Fragman: Aslan'ın Doğuşu ve Beyaz Cadı İlk Kez Görüldü!

Greta Gerwig'in yönettiği 'Narnia: Büyücünün Yeğeni' filminin ilk fragmanı yayınlandı. Fragman, efsanevi Narnia evreninin başlangıcını, Aslan'ın doğuşunu ve Beyaz Cadı'nın ilk hallerini gözler önüne seriyor.

Narnia Efsanesi Nasıl Başladı? Greta Gerwig'den Nefes Kesen Fragman: Aslan'ın Doğuşu ve Beyaz Cadı İlk Kez Görüldü!

Sinema dünyasının son dönemdeki parlayan yönetmenlerinden **Greta Gerwig**, 'Barbie' ile yakaladığı muazzam başarının ardından şimdi de C.S. Lewis'in ölümsüz eseri Narnia'ya adım atıyor. Ancak bu kez karşımızda Pevensie kardeşlerin tanıdık maceraları yok; Gerwig, bizleri Narnia'nın henüz var olmadığı, büyülü dünyanın temellerinin atıldığı o kritik döneme taşıyor. 'Narnia: Büyücünün Yeğeni' adını taşıyan bu yeni yapımın ilk fragmanı yayınlandı ve şimdiden büyük bir merak uyandırdı.

Narnia'nın Kozmik Doğuşu: Aslan'ın Sesi Meryl Streep'ten!

Yayınlanan fragman, izleyiciyi adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Hikaye, **Dünyalar Arasındaki Orman**'ın gizemli atmosferinden başlıyor ve efsanevi karakter **Aslan**'ın görkemli ortaya çıkışına kadar uzanıyor. Bu kritik rol için **Meryl Streep**'in usta sesi kullanılmış. Aslan'ın, adeta kozmik bir toz bulutunun içinden yükselerek Narnia'nın yaratılışına eşlik ettiği sahne, fragmanın en etkileyici anlarından biri olarak dikkat çekiyor. Bu, izleyicinin serinin merkezindeki bu ikonik karakteri sadece yeni bir macerada değil, aynı zamanda bir dünyanın doğuşunda görmesi anlamına geliyor.

Beyaz Cadı Jadis ve Çılgın Amca Andrew Sahneye Çıkıyor

'Barbie'deki performansıyla akıllara kazınan **Emma Mackey**, bu kez Narnia evreninin en unutulmaz kötü karakterlerinden biri olan **Jadis**'in gençlik hallerine hayat veriyor. Fragmandaki görüntüsüyle geleceğin acımasız Beyaz Cadısı'nı daha önce hiç görmediğimiz bir yorumla karşımıza çıkarıyor. Metalik, gümüş renkli kostümü ve tekinsiz duruşuyla karakterin potansiyelini şimdiden hissettiriyor. Öte yandan, **Daniel Craig** ise **çılgın Amca Andrew** karakteriyle izleyici karşısına çıkıyor. Çocukları sihirli yüzükler aracılığıyla farklı dünyalara gönderen bu gizemli ve biraz da kaçık karakter, Narnia'nın kapılarının aralanmasında kilit bir rol oynuyor ve hikayenin fantastik dokusuna kendine has bir hava katıyor.

Led Zeppelin Eşliğinde Unutulmaz Bir Yolculuk

Greta Gerwig'in sanatsal vizyonu, fragmanın müzik seçiminde de kendini gösteriyor. Rock tarihinin en önemli gruplarından **Led Zeppelin**'in 1971 tarihli efsanevi parçası 'Stairway to Heaven', fragmanın fon müziği olarak kullanılmış. Fantastik ve epik sahnelerle iç içe geçen bu ikonik şarkı, Narnia'nın mitolojik ve büyülü atmosferiyle rock müziğin asi ruhunu ustaca harmanlayarak izleyiciye unutulmaz bir deneyim sunuyor. Bu seçim, filmin sadece görsel olarak değil, işitsel olarak da güçlü bir etki bırakacağının sinyallerini veriyor.

Narnia: Büyücünün Yeğeni Vizyon Tarihleri Belli Oldu

'Narnia: Büyücünün Yeğeni'nin izleyiciyle buluşma takvimi de açıklandı. Yapım, **12 Şubat 2027** tarihinde dünya genelinde sinema salonlarındaki yerini alacak. Ardından, dijital platform devi Netflix'te **2 Nisan 2027** tarihinde izleyicilerin beğenisine sunulacak. Bu çift aşamalı vizyon stratejisi, filmin hem sinema salonlarındaki büyük perde deneyimini hem de dijital platformlardaki erişilebilirliğini hedefliyor. Narnia evreninin kökenlerine inecek bu merak uyandıran yapım için geri sayım başlamış durumda.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 14.10.2026 15:35 1 okunma

Türkiye'den Kritik NATO Hamlesi: Kosova'da Komuta Devri Tamamlandı!

Türkiye, NATO'nun Kosova misyonundaki (KFOR) kritik komuta görevini İtalya'ya devretti. Ekim 2025'te tekrar üstlenilecek görev öncesi tansiyonu düşüren devir, bölgedeki dengeleri yeniden şekillendiriyor.

Türkiye'den Kritik NATO Hamlesi: Kosova'da Komuta Devri Tamamlandı!

Türkiye, NATO'nun Balkanlar'daki önemli barış misyonlarından biri olan Kosova Gücü (KFOR) bünyesindeki komuta görevini, beklenen bir devirle İtalya'ya teslim etti. Bu stratejik devir, bölgedeki güvenlik mimarisinin dinamik yapısını ve NATO'nun ortak hareket kabiliyetinin bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Ekim 2025'te Türkiye'nin görevi tekrar devralacak olması, bu süreçteki uzun vadeli stratejik planlamanın altını çiziyor.

Balkanlar'da Güvenlik Dinamikleri ve KFOR'un Rolü

Kosova'da yaklaşık 20 yıldır görev yapan KFOR, NATO'nun liderliğinde bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Tarihsel olarak hassas bir bölgede yer alan Kosova, farklı etnik grupların bir arada yaşadığı ve zaman zaman gerilimlerin tırmanabildiği bir coğrafya. Bu nedenle KFOR'un varlığı ve etkinliği, Avrupa'nın güvenlik mimarisi açısından büyük önem taşıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin KFOR misyonuna katkısı, hem nitelik hem de nicelik olarak önemli bir yere sahip olmuştur. Görevi devralan İtalya, NATO'nun güney kanadındaki kilit ülkelerden biri olarak bu sorumluluğu üstlenmiş oldu.

Stratejik Komuta Devri: Ne Anlama Geliyor?

NATO'nun KFOR misyonunun komutasının Türkiye'den İtalya'ya devredilmesi, ittifak içindeki iş birliği ve sorumluluk paylaşımının bir örneğini teşkil ediyor. Bu tür komuta devirleri, NATO'nun operasyonel kabiliyetini canlı tutmak, farklı müttefiklerin deneyimlerinden faydalanmak ve rotasyonel bir anlayışla görev yükünü adil bir şekilde dağıtmak amacıyla düzenleniyor. Türkiye'nin Ekim 2025'te tekrar komutayı devralacak olması, bu süreçte stratejik derinliğin ve NATO'nun ortak savunma anlayışına olan bağlılığının bir teyidi niteliğinde. Bu durum, Türkiye'nin bölgedeki istikrar çabalarına olan katkısının devamlılığını da güvence altına alıyor.

Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Bölgesel Etkiler

KFOR'un komuta devri süreci, Kosova'nın kendi güvenlik mekanizmalarını güçlendirme yolunda attığı adımlarla birlikte değerlendiriliyor. Türkiye ve İtalya gibi iki önemli NATO üyesinin bu görevdeki rolü, Balkanlar'daki jeopolitik dengeler üzerinde de dolaylı etkiler yaratabilir. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde KFOR'un misyonunun, Kosova'nın kendi kurumlarını sağlamlaştırması ve Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecini desteklemeye odaklanacağını öngörüyor. Bu kapsamda, komuta devrinin sorunsuz bir şekilde tamamlanması ve yeni komuta kademesinin etkin bir şekilde çalışmaya başlaması, istikrarın korunması açısından kritik öneme sahip. Ekim 2025'te görevi yeniden devralacak olan Türkiye'nin, bu süreçte edindiği tecrübeleri kullanarak bölgedeki barışa katkısını sürdürmesi bekleniyor.

Gündem 14.10.2026 15:05 1 okunma

FETÖ ve DEAŞ'a Nefes Kestiren Operasyon: 33 Şüpheliyi Kapsayan Ağlardan Birini Kopardılar!

Türkiye, FETÖ ve DEAŞ terör örgütlerine yönelik eş zamanlı olarak düzenlediği dört ayrı operasyonla adeta nefes kesti. İzmir, Eskişehir ve Ağrı merkezli operasyonlarda 33 şüpheli gözaltına alınırken, terörle mücadelede önemli bir eşik daha aşıldı.

FETÖ ve DEAŞ'a Nefes Kestiren Operasyon: 33 Şüpheliyi Kapsayan Ağlardan Birini Kopardılar!

İçişleri Bakanlığı'nın koordinesinde, Türkiye'nin dört bir yanında terör örgütlerine karşı amansız mücadele devam ediyor. Son olarak, FETÖ (Fethullahçı Terör Örgütü) ve DEAŞ (Irak ve Şam İslam Devleti) adlı iki kanlı terör örgütüne yönelik eş zamanlı olarak düzenlenen dört ayrı operasyonda 33 şüpheli yakalanarak adalet önüne çıkarıldı.

Gündem 14.10.2026 14:35 1 okunma

Müzik Dünyası Yasta: 'Eylülde Gel'in Efsane Sesi Alpay'ın Ardından Gözyaşları Sel Oldu! 91 Yıllık Dev Çınar Son Yolculuğuna Uğurlandı

Türk pop ve romantik folk müziğinin unutulmaz seslerinden, 'Fabrika Kızı' ve 'Kara Tren' gibi ölümsüz eserlere imza atan Alpay, 91 yaşında hayatını kaybetti. Efsane ismin vefatı, sevenlerini yasa boğdu.

Müzik Dünyası Yasta: 'Eylülde Gel'in Efsane Sesi Alpay'ın Ardından Gözyaşları Sel Oldu! 91 Yıllık Dev Çınar Son Yolculuğuna Uğurlandı

Türk müziğinin duayen isimlerinden, unutulmaz sesi ve besteci kimliğiyle gönüllerde taht kuran Alpay, 91 yaşında hayata gözlerini yumdu. 'Eylülde Gel', 'Fabrika Kızı', 'Kara Tren' ve 'Ayrılık Rüzgarı' gibi efsaneleşmiş şarkılarıyla hafızalarımıza kazınan sanatçı, uzun yıllar boyunca Türk pop ve romantik folk müziğine yön vermişti. Alpay'ın vefatı, müzik camiasında ve sevenleri arasında büyük bir üzüntüye neden oldu.

Müziğe Adanmış 91 Yıllık Bir Ömür

Sanat hayatına başladığı ilk günden itibaren kendine özgü yorumu ve samimi sahne duruşuyla dikkat çeken Alpay, dönemin popüler müziğine taze bir soluk getirmişti. Sadece bir yorumcu değil, aynı zamanda yetenekli bir besteci olarak da bilinen sanatçı, kendi eserleriyle de dinleyicilerin kalbinde özel bir yer edinmişti. Şarkılarındaki derin duygusallık ve hayatın içinden hikayeler anlatma biçimi, onu diğer sanatçılardan ayıran en önemli özelliklerindendi.

Özellikle 1970'ler ve 1980'ler popüler müziğin altın çağını yaşadığı dönemde, Alpay'ın şarkıları radyoların vazgeçilmezleri arasında yer alıyordu. 'Eylülde Gel' ile dinleyicilere hüzünlü bir aşk hikayesi anlatırken, 'Fabrika Kızı' ile toplumsal bir konuya parmak basıyordu. 'Kara Tren'deki melankolik tınılar ve 'Ayrılık Rüzgarı'ndaki ayrılığın kaçınılmazlığını dile getiren sözleri, yıllar geçse de tazeliğini korudu ve kuşaklardır sevilerek dinlendi. Alpay'ın müziği, sadece eğlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda düşündüren ve hissettiren bir özelliğe sahipti.

Sanat Dünyasından Veda Mesajları

Usta sanatçı Alpay'ın vefat haberinin ardından sanat dünyasından taziye mesajları yağdı. Meslektaşları, sevenleri ve müzik otoriteleri, Alpay'ı kaybetmenin derin üzüntüsünü dile getirerek, onun müziğe ve kültüre olan katkılarının asla unutulmayacağını vurguladı. Birçok sanatçı, Alpay'ın kendileri için bir ilham kaynağı olduğunu belirterek, onunla çalışmanın kendileri için bir onur olduğunu ifade etti. Sosyal medya platformlarında da binlerce kişi duygularını paylaşarak Alpay'a veda etti.

Alpay'ın Mirası Yaşayacak

91 yıllık dolu dolu bir yaşam süren ve geride nesiller boyu dinlenecek bir müzik mirası bırakan Alpay, ardında unutulmaz şarkılar ve derin izler bıraktı. Onun müziği, sadece dönemin değil, gelecek nesillerin de ruhuna dokunmaya devam edecek. Sanatçının sanatsal duruşu, müziğe olan tutkusu ve insanlara dokunan eserleri, her zaman hatırlanacak ve yaşatılacaktır. Alpay'ın sesi, artık gökyüzünde yankılanacak olsa da, kalplerdeki yeri her zaman baki kalacaktır.

Gündem 14.10.2026 13:35 4 okunma

Dışişleri Bakanı Fidan Azerbaycan'da Kilit Zirveye Katılıyor: Gazze'den Orta Koridor'a Uzanan Kritik Mesajlar!

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Azerbaycan'da düzenlenecek CICA Zirvesi'ne Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı temsilen katılıyor. Zirvede bölgesel işbirliği, Gazze'deki insani kriz ve küresel gelişmeler ele alınacak.

Dışişleri Bakanı Fidan Azerbaycan'da Kilit Zirveye Katılıyor: Gazze'den Orta Koridor'a Uzanan Kritik Mesajlar!

Türkiye'nin dış politika gündemindeki önemli isimlerden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Azerbaycan'ın ev sahipliğinde düzenlenecek olan Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi Yedinci Toplantısı'nda boy gösterecek. Bakan Fidan, bu önemli uluslararası platformda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen Türkiye'nin duruşunu sergileyecek.

Fidan'dan Kritik Birleşmiş Milletler Sahnesinde Azerbaycan Çıkarması

Azerbaycan'ın CICA Dönem Başkanlığı'nda gerçekleşecek olan zirve, sadece bölgesel değil, küresel çapta da önemli aktörleri bir araya getirecek. Asya kıtasının siyasi ve ekonomik anlamda belirleyici konumdaki ülkelerinin temsil edileceği toplantıda, uluslararası güvenlik, ekonomik kalkınma ve küresel sorunlara yönelik stratejik işbirlikleri masaya yatırılacak. Zirvenin bu yılki ana teması, 'Asya'da Daha Güçlü CICA, Bağlantısallık, Dijitalleşme ve Sürdürülebilir Kalkınma' olarak belirlenmiş durumda. Bu çerçevede, üye ülkelerin ortak öncelikleri ve işbirliği potansiyelleri derinlemesine incelenecek.

Bakü Deklarasyonu ve Çığır Açan Anlaşmalar Yolda

Toplantının somut çıktıları arasında yer alması beklenen 'Bakü Deklarasyonu', geleceğe yönelik yol haritasını çizmesi açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca, 'İş Güvenliği ve Sağlığı Alanında İşbirliğine İlişkin Açıklama' gibi önemli belgelerin de kabul edilmesi öngörülüyor. Bu belgeler, bölgesel işbirliğinin yanı sıra insani boyutun da güçlendirilmesine katkı sağlayacak. Laos'un CICA'ya yeni üye olarak katılımının ilan edilmesi de zirvenin dikkat çeken gelişmelerinden biri olacak.

Fidan'ın Gündemi Yoğun: İkili Görüşmelerde Sürpriz Mesajlar

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın zirvedeki programı oldukça yoğun. Bakan, hem genel oturumlarda hitapta bulunacak hem de birçok ikili görüşme gerçekleştirecek. Bu görüşmelerde, mevcut küresel krizler ve jeopolitik gelişmeler karşısında istikşar, uzlaşı ve bölgesel sahiplenme vurgusu yapması bekleniyor. Etkin çok taraflı diplomasinin önemine değinerek, küresel barış ve istikrara yönelik ortak çözümlerin üretilmesi gerekliliğini vurgulayacak. Fidan'ın, özellikle Gazze'deki vahim insani durum ve İsrail'in işgalci politikalarına karşı Türkiye'nin duruşunu net bir şekilde ortaya koyması bekleniyor. Filistin halkına yönelik uygulanan ağır yaşam koşullarına ve insani yardımların engellenmesine dikkat çekerek, uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskısını artırması gerektiğini yineleyecek. İki devletli çözüm temelinde adil ve kalıcı bir barışın tesis edilmesinin altını çizecek.

Bağlantısallık ve Dijitalleşme Vurgusu: Orta Koridor'un Önemi

Zirvede, CICA çatısı altında ekonomi, ticaret, dijitalleşme, enerji, bağlantısallık ve teknoloji gibi alanlarda atılabilecek ortak adımlar da gündeme gelecek. Bakan Fidan'ın, Türkiye'nin büyük önem verdiği Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi bölgesel bağlantısallık projelerinin, CICA coğrafyasındaki istikrar ve refahı artırıcı rolünü vurgulaması bekleniyor. Orta Koridor Girişimi ile Kuşak ve Yol Girişimi'nin uyumlaştırılmasının, bölgesel ekonomik işbirliğini nasıl güçlendireceğine dair analizler paylaşılacak.

İklim Değişikliği ve Yapay Zeka: Geleceğe Yönelik Vizyon

Bakan Fidan'ın konuşmalarında, dijital dönüşüm ve yapay zeka gibi gelişmekte olan teknolojilerin, insan odaklı, güvenilir ve eşitlikçi bir çerçevede geliştirilmesinin önemini vurgulaması öngörülüyor. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerini doğrudan etkileyen küresel çevre sorunları ve iklim değişikliğiyle mücadele için güçlü bir siyasi irade gerektiğini belirtecek. Türkiye'nin COP31 ev sahipliği ve öncülük rolünü hatırlatarak, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesi yönündeki kararlılığını dile getirecek.

CICA: Asya'nın Güven ve İşbirliği Çatısı

Asya kıtasında güvenlik alanında etkili çok taraflı örgütlerin eksikliğinde ortaya çıkan CICA, farklı önceliklere sahip 28 ülkeyi ortak bir diyalog zemininde buluşturan benzersiz bir platform. Asya kıtasının yüzde 90'ını ve dünya nüfusunun yarısından fazlasını kapsayan bu yapı, işbirliğini; askeri-siyasi, ekonomik, insani, çevresel ve yeni tehdit ve sınamalar boyutlarında yürütüyor. Bugüne kadar Kazakistan, Türkiye, Çin, Tacikistan, Kazakistan ve şimdi de Azerbaycan'ın dönem başkanlığı yaptığı CICA, bölgede güven artırıcı önlemler ve işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor.

Spor 14.10.2026 13:05 4 okunma

Beşiktaş'ı ŞOK Etti: Yıldız Futbolcu Hoffenheim Maçı Öncesi Sahadan Çekildi! Mide İşkencesi Yaşıyor

Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'ndeki kritik Hoffenheim maçı öncesinde yıldız oyuncusu Dusan Vlahovic'ten kötü haber geldi. Mide rahatsızlığı yaşayan Vlahovic'in durumu belirsizliğini korurken, takımda başka sakatlıklar da yaşanıyor.

Beşiktaş'ı ŞOK Etti: Yıldız Futbolcu Hoffenheim Maçı Öncesi Sahadan Çekildi! Mide İşkencesi Yaşıyor

Hoffenheim Deplasmanı Öncesi Kara Bulutlar!

UEFA Avrupa Ligi'nde 2. haftada Almanya'nın güçlü ekibi Hoffenheim ile deplasmanda karşılaşacak olan Beşiktaş'ta, heyecan doruktayken beklenmedik bir gelişme yaşandı. Siyah-beyazlıların süperstarı Dusan Vlahovic'ten gelen haber, teknik heyeti ve taraftarları endişelendirdi. Maçın hazırlıklarının son gününde yaşanan bu gelişme, takımın Almanya'daki kaderini belirleyebilir.

Son Antrenmana Çıkmadı: Mide Bulantısı Ağır Bastı!

14 Ekim Çarşamba günü yapılan kritik antrenmana Dusan Vlahovic'in katılmaması, siyah-beyazlı camiada büyük bir paniğe yol açtı. Edinilen bilgilere göre, Vlahovic'in ciddi bir mide rahatsızlığı yaşadığı ve bu nedenle antrenmanda yer alamadığı belirtildi. Bu beklenmedik durum, özellikle gol yollarında takımın en önemli kozu olan Vlahovic'in sahada olup olamayacağı sorusunu akıllara getirdi. Teknik direktör Sergen Yalçın ve ekibinin, yıldız oyuncunun durumuyla ilgili yoğun mesai harcadığı öğrenildi.

Vlahovic Kadroda Olacak mı? Belirsizlik Sürüyor

Antrenmanda Vlahovic'in yanı sıra Cerny ve Rashica'nın da sakatlıkları nedeniyle yer almadığı öğrenildi. Ancak gelen bilgilere göre, Vlahovic'in kafileyle birlikte Almanya'ya götürüleceği ve teknik heyetin son kararı maç saatinde vereceği ifade edildi. Bu durum, Vlahovic'in sahada olması ihtimalini tamamen ortadan kaldırmasa da, ne kadar süreyle ve hangi performansta oynayabileceği konusunda ciddi soru işaretleri bulunuyor. Cerny ve Rashica'nın durumu ise daha net olmamakla birlikte, bu oyuncuların da forma şansı düşük görünüyor. Beşiktaş, bu önemli deplasman öncesinde adeta sakatlıklarla boğuşuyor.

Takımın Morali ve Hazırlık Süreci

Beşiktaş'ın Hoffenheim maçı hazırlıkları, bu sakatlık haberleriyle birlikte gölgede kaldı. Takım, TSG Hoffenheim mücadelesi için tüm hazırlıklarını tamamlamış olsa da, kilit oyuncularının durumu teknik heyetin planlarını alt üst etmiş durumda. Özellikle Vlahovic'in oynamaması, hücum gücünde ciddi bir kayıp anlamına gelecektir. Teknik direktör Yalçın'ın, bu olumsuz tabloya rağmen oyuncularını motive etmeye çalıştığı ve sahaya çıkacak alternatif kadroyla en iyi sonucu almak için çabaladığı gelen bilgiler arasında. Bu kritik mücadelede Beşiktaş'ın nasıl bir performans sergileyeceği, hem oyuncuların bireysel durumlarına hem de teknik ekibin alacağı doğru kararlara bağlı olacak.

Avrupa Ligi'nde Kritik Viraj

UEFA Avrupa Ligi'ndeki ikinci maçında galibiyet arayacak olan Beşiktaş, bu deplasmandan puan ya da puanlarla dönerek gruptaki iddiasını sürdürmek istiyor. Ancak Hoffenheim gibi zorlu bir deplasmanda, sakatlıkların yaşandığı bir dönemde alınacak olası bir kötü sonuç, grubun ilerleyen haftaları için işleri bir hayli zorlaştırabilir. Siyah-beyazlılar için bu maç, adeta bir kader maçı niteliği taşıyor. Taraftarlar, takımlarının sahadan galip ayrılmasını ve Vlahovic'in sakatlığını atlatarak sahalara dönmesini dört gözle bekliyor.