Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 07.08.2026 00:35 17 okunma

Otomotiv Sektöründe HAZİRAN SALLANTISI: Pazar Daraldı, Zirvede Sürpriz İsimler!

Haziran 2026'da Türkiye otomotiv pazarı geçen yıla göre daralma gösterirken, Renault zirvedeki yerini korudu. Elektrikli araç pazarında ise dikkat çekici gelişmeler yaşandı.

Otomotiv Sektöründe HAZİRAN SALLANTISI: Pazar Daraldı, Zirvede Sürpriz İsimler!

Otomotiv sektörü, Haziran 2026'da beklenmedik bir daralma ile karşılaştı. Yılın ikinci yarısına girilirken, otomobil ve hafif ticari araç pazarında toplamda 105.041 adetlik satış gerçekleşti. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %11,44'lük bir düşüşe işaret ediyor. Otomobil satışları 83.978 adetle daralırken, hafif ticari araç segmenti de 21.063 adetle önemli bir gerileme kaydetti.

Pazardaki Genel Daralma ve Etkileri

Haziran ayı satış rakamları, sektörde bir süredir hissedilen yavaşlama trendinin devam ettiğini gösteriyor. Otomobil satışlarında yaşanan %10,35'lik düşüş, pazarın genel sağlığı hakkında önemli sinyaller veriyor. Hafif ticari araç segmentindeki %15,53'lük azalış ise özellikle ticari faaliyetlerdeki olası bir yavaşlamanın göstergesi olabilir. Bu daralma, yılın ilk yarısında toplamda 558.179 adetlik satış rakamına ulaşılmasına rağmen, geçen yıla göre %8,19'luk bir düşüşü de beraberinde getirdi. Ocak-Haziran 2026 döneminde otomobil satışları 440.234, hafif ticari araç satışları ise 117.945 adet olarak gerçekleşti.

Marka Yarışında Renault Liderliğini Sürdürüyor

Ayın en çok satan markası unvanını 14.423 adetlik satışla Renault elinde tuttu. Marka, bu başarısıyla en yakın rakibi Fiat'a önemli bir fark attı. Fiat, 6.534 adetle ikinci sırada yer alırken, Volkswagen, Hyundai ve Toyota gibi köklü markalar da ilk beşteki yerlerini korumayı başardı. Togg, 4.503 adetlik satışıyla dikkat çeken markalar arasında yer alırken, Skoda, Citroen, Peugeot ve BMW de ilk 10'daki yerlerini aldı. Yılın ilk altı ayına bakıldığında da Renault, 69.236 adetle liderliğini sürdürüyor. Volkswagen ve Toyota ilk üçte yer alırken, Togg'un 21 bini aşan satışı da pazardaki konumunu güçlendirdi.

Model Bazında Rekabet Kızıştı: Clio ve Egea Öne Çıkıyor

Haziran ayında otomobil modelleri sıralamasında Renault Clio HB, 4.807 adetle zirveye yerleşti. Fiat Egea Sedan, 4.742 adetle ikinci olurken, Renault Megane Sedan 3.467 adetle üçüncü sırayı aldı. Bu ayın en çarpıcı sonuçlarından biri ise Togg T10X'in dördüncü sıraya yükselmesi oldu. Elektrikli ve SUV segmentindeki bu yükseliş, tüketici tercihlerindeki değişimin bir yansıması olarak yorumlanıyor. Yılın tamamında ise Renault Clio HB, 28.892 adetlik satışla liderliğini koruyor. Renault Megane Sedan ve Toyota Corolla arasındaki çekişme ise nefesleri kesiyor.

Elektrikli Araç Pazarı Büyüyor, Togg Fark Yaratıyor

Elektrikli otomobil pazarında Haziran ayında Togg T10X, 2.933 adetlik satışla açık ara liderliğini ilan etti. KG Mobility Torres ve Togg T10F gibi modeller de listede üst sıralarda yer alarak elektrikli araçlara olan ilginin arttığını gösterdi. Yılın ilk yarısında da Togg T10X, 12.003 adetle liderliğini sürdürürken, Togg T10F ve KG Mobility Torres de güçlü performanslarıyla dikkat çekti. Elektrikli otomobil pazarında SUV modellerinin ağırlığı da dikkatlerden kaçmadı.

Yakıt Tipi Tercihlerinde Değişim Sinayalleri

Haziran 2026'da otomobil tercihlerinde benzinli modeller, 34.417 adetlik satışla ilk sıradaki yerini korudu. Ancak hibrit otomobillerin 26.782 adetlik satışla ikinci sıraya yerleşmesi, bu segmentteki büyüme potansiyelini ortaya koyuyor. Elektrikli otomobiller de %17,8 pazar payıyla önemli bir yer tutmaya devam ediyor. Dizel ve otogazlı araçların payı ise giderek azalıyor. Bu durum, gelecekte yakıt tipi tercihlerinin daha da çeşitleneceğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 21.09.2026 04:05 0 okunma

Batı Şeria'da İsrail Operasyonu: Minik Yürekler ve Gençler Gözaltında! Neler Oluyor?

İşgal altındaki Batı Şeria'da İsrail güçleri tarafından gerçekleştirilen baskınlarda bir çocuk ve bir gencin gözaltına alınması uluslararası toplumda endişelere neden oldu. Olayın detayları ve bölgedeki gerilim artıyor.

Batı Şeria'da İsrail Operasyonu: Minik Yürekler ve Gençler Gözaltında! Neler Oluyor?

İşgal altındaki Batı Şeria'da tansiyonun yükseldiği anlarda, İsrail ordusuna bağlı güçler tarafından sabahın erken saatlerinde çeşitli bölgelere yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Baskınlar sonucunda, aralarında bir çocuğun da bulunduğu iki Filistinlinin gözaltına alındığı bildirildi. Bu durum, bölgedeki zaten var olan hassas atmosferi daha da gerginleştirdi.

Gerginliğin Ortasında Bir Gözaltı Operasyonu

İsrail Savunma Kuvvetleri'nden yapılan ve bölgeye yakın kaynaklarca doğrulanan açıklamalarda, Batı Şeria'nın farklı noktalarında eş zamanlı olarak operasyonlar düzenlendiği belirtildi. Operasyonların hedefi ve gerekçesi hakkında detaylı bilgi paylaşılmazken, gözaltıların rutin güvenlik önlemleri kapsamında yapıldığı iddia edildi. Ancak, gözaltına alınanların yaşlarının küçüklüğü ve bölgedeki siyasi durum göz önüne alındığında, bu operasyonların uluslararası insan hakları hukuku açısından da değerlendirilmesi gerektiği yorumları yapılıyor.

Özellikle Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar, İsrail'in Filistinlilere yönelik gözaltı politikalarını sık sık eleştirmekte. Bu tür operasyonlarda çocukların hedef alınması, uluslararası kamuoyunda büyük tepkilere yol açabiliyor. Bu son gözaltıların da benzer yankılar uyandırması bekleniyor.

Çocuk Hakları ve Uluslararası Hukuk Tartışmaları Alevleniyor

Gözaltına alınan çocuğun yaşı ve kimliği hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, bu durumun Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olabileceği endişesini taşıyan uzmanlar bulunuyor. Uluslararası hukuka göre, çocukların gözaltına alınması özel koruma gerektiren bir durumdur ve bu süreçte adil yargılanma haklarının güvence altına alınması esastır. Ancak, işgal altındaki topraklarda yaşananlar genellikle bu standartlardan uzak kalabiliyor.

Filistinli yetkililer ise bu tür operasyonları işgal politikasının bir parçası olarak nitelendiriyor. Gözaltına alınan kişilerin serbest bırakılması için gerekli girişimlerin başlatılacağı ve uluslararası platformlarda konunun gündeme getirileceği ifade edildi. Bölgedeki sivil toplum kuruluşları da, gözaltına alınanların ailelerine destek olmak ve durumlarını takip etmek için çalışmalara başladıklarını duyurdular.

Geleceğe Yönelik Endişeler ve Bölgesel Etkiler

Bu tür gözaltı olayları, Batı Şeria'da süregelen çatışma ve gerilim ortamını daha da besliyor. İsrail'in güvenlik endişeleri ile Filistinlilerin temel hak ve özgürlük talepleri arasındaki denge, her geçen gün daha da zorlanıyor. Uzmanlar, bu tür gerilimin tırmanmasının bölgesel istikrar açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyorlar.

Önümüzdeki günlerde, gözaltına alınan kişilerin akıbetinin ne olacağı ve uluslararası tepkilerin nasıl şekilleneceği merak konusu. Bu olayın, İsrail-Filistin meselesinin çözümü yolunda atılacak adımları nasıl etkileyeceği ise belirsizliğini koruyor. Bölgedeki insan hakları ihlallerine karşı uluslararası duyarlılığın artması, bu tür olayların tekrar yaşanmaması adına büyük önem taşıyor.

Gündem 21.09.2026 03:05 0 okunma

Erdoğan New York'ta Dev Bir Kalabalıkla Karşılandı! Türkevi'nde Görülmemiş İlgi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu için bulunduğu New York'ta Türkevi'ni ziyaret etti. Vatandaşların yoğun sevgi gösterileriyle karşılanan Erdoğan, dikkatleri üzerine çekti.

Erdoğan New York'ta Dev Bir Kalabalıkla Karşılandı! Türkevi'nde Görülmemiş İlgi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'na katılmak ve önemli temaslarda bulunmak üzere geldiği ABD'nin New York şehrinde, Türkiye'nin temsil gücü olan Türkevi'ni ziyaret etti. Bu ziyaret, yalnızca diplomatik bir buluşma olmanın ötesinde, binlerce Türk vatandaşının coşkulu karşılamasıyla adeta bir şölene dönüştü.

New York Sokakları Erdoğan İçin Kırmızı Halıya Döndü

Amerika'ya adım attığı ilk andan itibaren yoğun bir ilgiyle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkevi'ne giriş yaparken adeta sevgi seliyle yüzleşti. Uzun zamandır bu anı bekleyen Türk diasporası, Türk bayraklarıyla donatılmış bir görsel şölen sunarak, liderlerine olan bağlılıklarını ve desteklerini haykırdı. Kadınlar, erkekler, gençler ve çocuklar; hepsi tek yürek olmuş, sloganlar ve alkışlarla Erdoğan'ı selamladılar. Bu görüntüler, Amerika'daki Türk varlığının gücünü ve birliğini gözler önüne sererken, aynı zamanda siyasi etkinliğin de bir göstergesiydi.

Türkevi: Sadece Bir Bina Değil, Bir Güç Sembolü

New York'un kalbinde yükselen Türkevi, artık yalnızca bir 'ev' olmanın ötesinde, Türk kültürünün, sanatının ve diplomatik gücünün bir sembolü haline geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ziyareti sırasında Türkevi'nin çevresinde oluşan kalabalık, bu yapının sadece mimari bir başarı olmadığını, aynı zamanda vatandaşlar için bir buluşma noktası, bir aidiyet hissi kaynağı olduğunu da kanıtladı. Etkinliğe katılanlar, özellikle gençlerin yoğun ilgisi dikkat çekiciydi. Geleceğin Türkiye'sini temsil eden bu gençlerin, liderleriyle kurdukları bağ, Türkiye'nin uluslararası alandaki köklerini ne kadar sağlamlaştırdığının da bir göstergesiydi.

Erdoğan'dan Vatandaşlara Mesajlar ve Anılar

Türkevi'ndeki buluşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla birebir ilgilenerek, onların taleplerini dinledi ve samimi sohbetlerde bulundu. Bu buluşma, sadece protokol çerçevesinde kalan bir ziyaret olmaktan çok, halkla bütünleşmenin en güzel örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti. Erdoğan'ın, ABD'deki Türklerin karşılaştığı zorluklara ve başarılarına dair yaptığı konuşmalar, dinleyenler tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. Türkevi'nin modern yapısı ve sunduğu imkanlar da takdir toplarken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yapıların Türk milletinin gücünü ve birikimini temsil ettiğini vurguladı.

Uluslararası Arenada Dikkat Çeken Buluşma

New York'ta yaşanan bu coşkulu karşılama, uluslararası basının da dikkatinden kaçmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkevi'ndeki bu halk buluşması, Amerika'daki Türk lobisinin etkinliği ve Türkiye'nin uluslararası alandaki diplomatik ağırlığı hakkında önemli mesajlar verdi. BM Genel Kurulu öncesinde gerçekleşen bu samimi buluşma, Erdoğan'ın dünya liderleriyle yapacağı görüşmeler öncesinde moral ve motivasyon kaynağı oldu. Ziyaret, hem Türkiye iç kamuoyunda hem de yurt dışındaki Türk topluluklarında büyük yankı uyandırarak, milli birlik ve beraberlik duygularını pekiştirdi.

Gündem 21.09.2026 02:35 1 okunma

Almanya'da Şok Sonuç: Neo-Naziler Mi İktidar Yolunda? AfD Eyalette Zirveye Yerleşti!

Almanya'nın Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde yapılan seçimlerde AfD, yüzde 38,2'lik oy oranıyla birinci sıraya yerleşerek sürpriz bir zafere imza attı. Sosyal Demokratlar ise ikinci sırada kaldı.

Almanya'da Şok Sonuç: Neo-Naziler Mi İktidar Yolunda? AfD Eyalette Zirveye Yerleşti!

Almanya'da Siyasi Deprem: AfD Tarihi Bir Başarıya İmza Attı

Almanya'nın kuzeydoğusunda yer alan Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde dün gerçekleştirilen eyalet meclisi seçimleri, ülkenin siyasi haritasını derinden sarsacak sonuçlara sahne oldu. Almanya için Alternatif (AfD) partisi, elde ettiği %38,2'lik etkileyici oy oranıyla sandıktan birinci parti olarak çıktı. Bu sonuç, özellikle ana akım partiler tarafından aşırı sağ olarak nitelendirilen AfD'nin yükselişini gözler önüne sererken, Almanya'nın siyasi geleceğine dair önemli soru işaretleri doğurdu.

SPD'nin Geleneksel Kalesi Sallanıyor: Sosyal Demokratlar İkinci Sırada

Seçimlerin diğer kritik sonucu ise, uzun yıllardır eyalette güçlü bir tabana sahip olan Sosyal Demokrat Parti (SPD) cephesinde yaşandı. SPD, oy oranını %35,5'e gerileyerek, tarihinde ilk kez AfD'nin gerisinde kalarak ikinci sırada yer aldı. Bu durum, SPD için ciddi bir başarı düşüşü olarak yorumlanırken, parti liderleri üzerinde de büyük bir baskı oluşturması bekleniyor. Özellikle genç seçmenlerin ve geleneksel olarak SPD'ye oy veren kesimlerin AfD'ye yönelmesi, partinin stratejilerini gözden geçirmesi gerektiği sinyallerini veriyor.

AfD'nin Yükselişinin Ardındaki Nedenler: Göçmen Politikaları ve Ekonomik Kaygılar

AfD'nin bu önemli zaferinin ardında yatan temel nedenler arasında, Almanya'nın son yıllarda yaşadığı göçmen akını ve bu konudaki hükümet politikalarına yönelik artan toplumsal rahatsızlık öne çıkıyor. Parti, özellikle göçmen kabulü, entegrasyon süreçleri ve güvenlik konularında sert eleştiriler yönelterek seçmenlerin önemli bir kesiminin desteğini almayı başardı. Bunun yanı sıra, küresel ekonomik dalgalanmaların ve yerel ekonomik sorunların da seçmenlerin alternatif çözümler arayışına girmesine neden olduğu belirtiliyor. AfD'nin popülist söylemleri ve net vaatleri, özellikle ekonomik belirsizlik yaşayan kesimler için çekici bir alternatif sunuyor.

Mecklenburg-Vorpommern'da Yeni Dönem: Koalisyon Arayışları Başlıyor

Seçim sonuçlarının ardından Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde yeni bir siyasi dönem başlıyor. Hiçbir partinin tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamaması nedeniyle, koalisyon görüşmeleri kaçınılmaz hale geldi. AfD'nin birinci parti olması, özellikle diğer büyük partiler için zorlu bir müzakere süreci anlamına geliyor. SPD, Yeşiller ve Sol Parti gibi geleneksel olarak iş birliği yapma eğiliminde olan partilerin, AfD ile aynı masaya oturup oturmayacağı veya AfD'nin hükümete dahil olması durumunda nasıl bir tavır sergileyecekleri merak konusu. Bu seçimler, sadece Mecklenburg-Vorpommern için değil, tüm Almanya için siyasi dengelerin nasıl şekilleneceğine dair önemli bir gösterge niteliği taşıyor.

Uzmanlar, AfD'nin bu başarısının, önümüzdeki federal seçimler öncesinde diğer eyaletlerde de benzer sonuçların alınabileceği yönünde yorumlar yapıyor. Partinin ulusal düzeydeki yükselişi, Angela Merkel sonrası Almanya'da siyasi kutuplaşmanın artabileceği endişelerini de beraberinde getiriyor. Bu kritik seçimin sonuçları, önümüzdeki aylarda Almanya'nın siyasi ve toplumsal dinamiklerini yakından ilgilendirecek.

Gündem 21.09.2026 01:35 1 okunma

Süveyş Kanalı'nda Gerginlik Sona Erdi mi? Mısır'dan Net Yanıt Geldi: Trafik Tamamen Normal!

Küresel ticaretin can damarı Süveyş Kanalı'ndaki son durumu Mısır netleştirdi. Kanalın tamamen güvenli olduğu ve deniz trafiğinin aksamadan sürdüğü bildirildi. Peki, bu açıklama piyasaları nasıl etkileyecek?

Süveyş Kanalı'nda Gerginlik Sona Erdi mi? Mısır'dan Net Yanıt Geldi: Trafik Tamamen Normal!

Dünyanın en kritik deniz yollarından biri olan ve küresel ticaretin bel kemiğini oluşturan Süveyş Kanalı'nda yaşanan güvenlik endişeleri Mısır tarafından giderildi. Kahire yönetimi, kanalın tamamen güvenli olduğunu ve gemi trafiğinin olağan seyrinde devam ettiğini resmen duyurdu. Bu açıklama, uluslararası denizcilik ve finans piyasalarında yaşanan belirsizliği sona erdirmeye yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Kanalda Güvenlik Tatbikatı Mı, Gerçek Tehdit Mi?

Son dönemde bölgedeki jeopolitik gelişmeler ve artan güvenlik riskleri, Süveyş Kanalı'nın işleyişine dair soru işaretleri doğurmuştu. Bazı spekülasyonlar, kanalın hedef alınabileceğine işaret ederken, Mısır Ulaştırma Bakanlığı bu iddiaları kesin bir dille yalanladı. Yapılan resmi açıklamada, kanalın her koşulda güvenli olduğunun altı çizilirken, uluslararası denizcilik kurallarına ve standartlarına uygun olarak seyreden tüm gemilerin sorunsuz bir geçiş deneyimi yaşadığı vurgulandı. Bakanlık yetkilileri, kanalın güvenliğini sağlamak için gerekli tüm tedbirlerin alındığını ve güvenlik güçlerinin 7/24 görevinin başında olduğunu belirtti. Bu durum, özellikle küresel tedarik zincirlerinin hassasiyeti göz önüne alındığında, olası bir aksamanın yaratacağı ekonomik fırtınayı da önlemiş oldu.

Küresel Ticarete Nefes Aldıran Açıklama

Süveyş Kanalı, günde ortalama 50 geminin geçiş yaptığı ve dünya deniz ticaretinin yaklaşık %12'sini oluşturan hayati bir su yoludur. Asya ile Avrupa arasındaki en kısa deniz rotasını sunması, onu küresel lojistiğin vazgeçilmez bir parçası haline getiriyor. Kanalda yaşanabilecek herhangi bir kesinti veya güvenlik sorunu, tankerlerden konteyner gemilerine kadar geniş bir yelpazedeki taşımacılık faaliyetlerini olumsuz etkileyerek maliyetleri artırabilir ve teslimat sürelerini uzatabilirdi. Mısır'ın bu net açıklaması, küresel ticaretteki bu kritik bağlantının sağlamlığını teyit ederek, uluslararası firmalara ve yatırımcılara güvence verdi. Finans analistleri, bu açıklamanın petrol fiyatları ve emtia piyasaları üzerinde de olumlu bir etki yaratmasını beklediklerini ifade ediyor.

Mısır'ın Kanal Güvenliği Konusundaki Kararlılığı

Mısır yönetimi, Süveyş Kanalı'nın stratejik öneminin bilinciyle hareket ediyor. Kanalın işletmeciliğini yürüten Süveyş Kanalı İdaresi (SCA), modern teknolojiler ve gelişmiş güvenlik sistemleri kullanarak olası risklere karşı proaktif bir yaklaşım sergiliyor. Kanalın her iki girişinde ve boyunca alınan sıkı güvenlik önlemleri, hem ticari gemilerin hem de bölgenin güvenliğini teminat altına alıyor. Yetkililer, uluslararası denizcilik otoriteleriyle de sürekli iletişim halinde olduklarını ve güvenlik standartlarını en üst düzeyde tuttuklarını ekledi. Bu durum, Süveyş Kanalı'nın sadece bir geçiş yolu olmanın ötesinde, küresel barış ve istikrarın da bir sembolü haline geldiğini gösteriyor.

Spor 21.09.2026 01:05 1 okunma

İsmail Kartal'dan Şok İtiraf: Baskıyı Attık, Sahada Resmen Coştuk! Rakip Ağlarına Gönderilen 8 Golün Perde Arkası...

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Eyüpspor karşısında alınan 8-0'lık tarihi galibiyetin ardından çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kartal, 'Bizim için büyük bir baskı vardı, ancak bu baskı bizi daha da motive etti ve sahada resmen coşmamızı sağladı' dedi.

İsmail Kartal'dan Şok İtiraf: Baskıyı Attık, Sahada Resmen Coştuk! Rakip Ağlarına Gönderilen 8 Golün Perde Arkası...

Süper Lig'de fırtırtına gibi esen Fenerbahçe, ligin zayıf halkalarından Eyüpspor'u evinde adeta gole boğdu. Karşılaşma boyunca sergilediği üstün performansla rakip filelere tam 8 gol gönderen sarı-lacivertlilerde Teknik Direktör İsmail Kartal, maç sonunda mikrofon başına geçti. Maçın ardından yaptığı değerlendirmelerde, takım üzerindeki baskıyı ve bu baskının nasıl bir motivasyon kaynağına dönüştüğünü ilk kez bu kadar net bir şekilde dile getirdi.

Kartal: 'Baskı Bizi Daha da Güçlendirdi'

Geride bıraktığımız haftalarda alınan sonuçların ardından camiada oluşan yoğun baskı ortamına dikkat çeken Kartal, “Son iki maçımızı kazanamamanın getirdiği bir baskı vardı üzerimizde. Bu baskıyı atmak ve taraftarımızı mutlu etmek istiyorduk. İyi bir hazırlık süreci geçirdik ve oyuncularım sahada beklediğimizden çok daha iyi bir reaksiyon gösterdiler. Bu galibiyet, bizim için adeta bir moral dopingi oldu.” ifadelerini kullandı. Teknik direktör, oyuncularıyla kurduğu güçlü iletişimin ve sahadaki fiziksel ile mental gelişimin altını çizerek, takımın her geçen gün daha iyi bir noktaya geldiğini vurguladı.

'Sahada Coştuğumuzu Hissediyorduk'

Maçın skorundan ziyade, takımın ortaya koyduğu oyundan memnuniyetini dile getiren Kartal, “Sadece bir maç kazandık. Elbette bu skor harika ama bizim için önemli olan, oyuncularımızın sahada gösterdiği performans ve azim. Fiziksel ve mental olarak her geçen gün gelişiyoruz. Bu kadar farklı kazanacağımızı aslında tahmin etmiyorduk ama kazanacağımızdan emindim. Taraftarımızı mutlu etmek, bizi daha da mutlu etti. Bu galibiyeti büyük Fenerbahçe taraftarına armağan ediyorum.” şeklinde konuştu. Maçın başlangıcından son düdüğüne kadar sahada bir coşku ve enerji hakim olduğunu belirten Kartal, “Bugün gol oldu. Lig sonuna kadar bu oyunumuzu geliştirerek devam ettireceğiz.” diyerek geleceğe dair umutlu konuştu.

Hedef Belli: Her Maçı Kazanmak!

Fenerbahçe'nin her zaman şampiyonluk hedeflediğini ve her maçı kazanmak için sahaya çıktığını yineleyen İsmail Kartal, “Biz her maçı kazanmak istiyoruz. Golün ne zaman geleceğinin bir önemi yok. Attığımız gollerden sonra tehlikeli pozisyonlarımız da oldu, kaçırdığımız net fırsatlar da… Oyuncularımız ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.” dedi. Kartal, bu önemli galibiyetle birlikte milli maç arasına moralli girdiklerini ve ikinci yarıya daha güçlü başlayacaklarını sözlerine ekledi. Maçın gidişatında şanssızlıkların da yaşandığına değinen Kartal, “Bugüne kadar vurduğumuz toplar direkten dönüyordu, pozisyonlar olmuyordu. Bugün ise her şey üst üste geldi ve gol oldu.” diyerek, takımın üzerindeki şanssızlığın da kırıldığına işaret etti.