Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Spor KÖŞE YAZISI 15.08.2026 23:35 2 okunma

Scaloni'den 'Tarihin En İyisi' Açıklaması! Messi'nin Sahadaki Rolü ve Unutulmaz Final Karşılaşması

Arjantin Teknik Direktörü Lionel Scaloni, büyük bir zafer sonrası yaptığı açıklamada Lionel Messi'nin futbol tarihinin en iyisi olduğunu vurguladı. İspanya ile oynanacak final öncesi takımın ruhunu ve Messi'nin önemini anlattı.

Scaloni'den 'Tarihin En İyisi' Açıklaması! Messi'nin Sahadaki Rolü ve Unutulmaz Final Karşılaşması

Arjantin'in Savaşçı Ruhu: 'En İyi Oynadığımız Zaman Zorlanıyoruz!'

Atlanta Stadı'nda coşkuyla karşılanan Arjantinli teknik direktör Lionel Scaloni, maç sonu basın toplantısında oyuncularının sergilediği performansı ve takımın ruhunu övdü. Zaferin tadını çıkarmak isteyen Arjantin halkına seslenen Scaloni, oyuncularına minnettarlığını dile getirdi. Sesinin kısıldığını belirten Scaloni, “Bu galibiyet birçok şeyin kanıtı. Kardeşlikten, vazgeçmemekten, sonuna kadar savaşmaktan bahsediyorum” ifadeleriyle takımın kenetlenmiş yapısına dikkat çekti. Özellikle yedek kalan ve dışarıdan destek veren oyuncularına da teşekkür eden Scaloni, “Bugün oyuna girenlerin çok önemli ve özel olduğunu düşünüyorum. Evinize her şeyinizi verdiğinizi bilerek gitmek çok önemli. Bugün bunu gösterdik” dedi. Scaloni, takımın en zorlu anlarda bile nasıl bir mücadele ortaya koyduğuna vurgu yaparak, “Bu takımın en iyi oynadığı zaman zorluk yaşadığı zamandır. Zorluk yaşadığımızda ve rakip biraz şüphe duyduğunda, nereye kadar gitmemiz gerekiyorsa gidiyoruz” şeklinde konuştu. Gol arayışlarında karşılaştıkları zorluklara rağmen pes etmediklerini belirten Scaloni, “Gol için her şeyi yaptık. Direkten döndü, kaleci çıkardı, auta gitti. 1-0 kaybetseydik ne olacaktı, 7 gol pozisyonu bulduk. Yine mutlu olurdum çünkü takım savaştığını gösterdi” diyerek, sonucun ötesinde gösterilen çabanın değerini vurguladı. Öne geçtikten sonra savunma disiplinini koruduklarını ve bunu “sonuna kadar” yaptıklarını sözlerine ekledi.

Messi Faktörü ve Tarihi Karşılaştırmalar: 'Bugün Oyun Seviyesi İnanılmazdı'

Diego Maradona'nın efsanevi performansıyla hatırlanan 1986 Dünya Kupası'na dair soruları da yanıtlayan Scaloni, günümüzdeki oyun seviyesinin inanılmaz olduğunu belirtti. Kendi küçüklüğüne ve Maradona'nın gollerine atıfta bulunarak, “O günleri bugünle kıyaslayamam. O zaman çok küçüktüm. Diego'nun özellikle ikinci golü tarihe geçti ama bugün oyun seviyesi inanılmazdı” dedi. Messi'nin maç sonundaki performansı ve takım arkadaşlarının ona verdiği destek üzerine duran Scaloni, “Bugün Messi, son bölümde topu aldığında De Paul, Montiel hep gol aradı. Bugün 'Ya hata yaparsam, ya yarı finalde elenirsek' diye düşünmeden oynadılar. Sadece futbol oynamak istediler. Bu bana çok gurur veriyor” diyerek, oyuncuların mental olarak ne kadar güçlü olduklarını ve sadece oyuna odaklandıklarını ifade etti.

Unutulmaz Bir Final Yolda: 'İspanya Harika Bir Takım, Ama Hazırız!'

Arjantin Teknik Direktörü, İspanya ile oynanacak final maçı öncesinde de önemli açıklamalarda bulundu. Yaşanan durumların nasıl göğüslendiğinin, elde edilen başarıların kendisi kadar önemli olduğunu vurgulayan Scaloni, takımındaki her oyuncunun elinden gelenin en iyisini yaptığına inandığını söyledi. İspanya'nın gücüne dikkat çeken Scaloni, “İspanya harika bir takım. Yenilmesinin zor olduğunu düşündüğüm bir takım karşısında çok iyi oynayıp kazandılar. Biz bu maça hazırız” dedi. Finalin seyir zevkinin yüksek olacağına dair beklentisini dile getiren Scaloni, “İnsanların tadını çıkaracağı bir final olacak” öngörüsünde bulundu. İspanya Teknik Direktörü Luis de la Fuente ile olan kişisel ilişkisine de değinen Scaloni, “Luis de la Fuente teknik direktörlük kursumda eğitmenlerimdendi. Onunla özel bir ilişkim vardı. Şimdi finalde karşılaşacağız” şeklinde konuştu. İspanya'da yaşamanın ve İspanyol bir aileye sahip olmanın kendisi için ne ifade ettiğini belirten Scaloni, pazar günkü maçta kazanmak için mücadele edeceklerini ancak bunu “maksimum saygıyla” yapacaklarını sözlerine ekledi. Messi'nin İspanya'daki uzun kariyerine vurgu yaparak, Arjantin'in finalde olmasından İspanyolların da memnuniyet duymasını umduğunu belirten Scaloni, son olarak Messi hakkındaki tartışılmaz görüşünü yineledi: “Messi tarihin en iyisi. Zaten bunu kanıtlaması için artık daha fazla ne yapması gerekiyor?” Bu sözleriyle, Arjantinli yıldızın futbol üzerindeki eşsiz etkisini ve başarılarını bir kez daha tescillemiş oldu.

Tarık Yiğit

Tarık Yiğit

Spor Yorumları & Toplum

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 16.08.2026 00:35 0 okunma

Netanyahu'nun Erdoğan'ı Hedef Alması Acziyetinin İlanı Mı? Bahçeli'den BM'ye Sert Tepki!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'in Gazze'deki politikalarını ve BM'nin bu konudaki tutumunu sert dille eleştirerek, Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef almasını 'tükenmişliğinin ilanı' olarak nitelendirdi.

Netanyahu'nun Erdoğan'ı Hedef Alması Acziyetinin İlanı Mı? Bahçeli'den BM'ye Sert Tepki!

Bahçeli'den Netanyahu'ya Sert Yanıt: Acziyetinin ve Tükenmişliğinin İlanı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert tepki göstererek, bu durumun Netanyahu'nun acziyetinin ve tükenmişliğinin açık bir ilanı olduğunu belirtti. Bahçeli, konuşmasında, 1948'den bu yana süregelen Filistin meselesinin derinleşen insani krizine dikkat çekerek, İsrail yönetiminin 7 Ekim'den sonra izlediği politikaların savaş hukukunun sınırlarını aştığını vurguladı. Gazze'de yaşanan insanlık dramının vicdanları yaraladığını ifade eden Bahçeli, İsrail'in sivilleri hedef alan, hastaneleri ve okulları dahi vuran bir ölüm makinesine dönüştüğünü söyledi. Netanyahu yönetiminin bölgedeki huzursuzluğun kaynağı olduğunu ve Kudüs'ün statüsüyle oynayarak Filistin topraklarını daralttığını dile getiren Bahçeli, İsrail'in ateşkes ihlallerine ve Doğu Akdeniz'deki istikrarsızlık politikalarına da değindi.

Netanyahu'nun Siyasi Krizleri ve Türkiye'yi Hedef Alma Nedenleri

Bahçeli, Netanyahu'nun siyasi geleceğinin yolsuzluk dosyaları, meşruiyet krizi ve toplumdaki derin bölünmelerle gölgelendiğini belirtti. Bu içsel sorunlardan kaçmak amacıyla Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef aldığını öne süren Bahçeli, “Netanyahu'nun siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlaması, koltuğunu korumak için yangına körükle gitmesi ve yarattığı mezalimi örtmeye çalışması kabul edilemez. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun telaşının ve tükenmişliğinin göstergesidir” dedi. Gazze'de yaşananlara, Filistinli esirlerin durumuna ve Batı Şeria'daki gelişmelere rağmen Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmanın, akıl karargahlarının teslim bayrağını çekmesi anlamına geldiğini savundu. Bebek kanıyla ikbal arayanların gaddarlığının ortada olduğunu ve bu uğursuz sayıklamalara kulak asmayacaklarını ifade etti.

BM'nin Üç Maymunu ve Küresel Düzenin Çifte Standardı

Bahçeli, dünya genelindeki hazin tablonun sorumlularından birinin de Birleşmiş Milletler (BM) olduğunu belirterek, BM'nin Gazze'deki katliamlara karşı kayıtsız kaldığını söyledi. Güvenlik Konseyi'ndeki veto hakkının adaletin yolunu kestiğini ve tek bir ülkenin İsrail'e kol kanat gerdiğini ifade etti. Acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes çağrılarının ve insani yardım taleplerinin Washington'un veto duvarına takıldığını dile getiren Bahçeli, bu durumun karar alınamaması değil, zulme zaman kazandırılması anlamına geldiğini vurguladı. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkardığını hatırlatan Bahçeli, ancak bu kararın icrasının devletlerin siyasi cesaretine bırakıldığını ve UCM'nin bir kolluk gücü olmadığını belirtti. Bahçeli, “New York'ta veto kalkanı açanlar, Lahey'de işlevsiz söylemlerle vitrinleri süslemekte, icraat vakti gelince dut yemiş bülbül misali köşelerine çekilmektedir. İsrail yönetiminin hesap vermesi ihtimali belirince, Netanyahu'nun etrafına bir dokunulmazlık zırhı örülmek istenmektedir” dedi. Bu durumun, İsrail'in açtığı katliam düzeninden ziyade, bu düzeni besleyen ve koruyan küresel düzenin ahlaki iflasını gözler önüne serdiğini söyledi. İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıntıları üzerinde barışı korumak iddiasıyla kurulan BM'nin, Gazze'deki katliam karşısında vazifesini yerine getiremediğini belirten Bahçeli, “Çocuklar açlıktan ölürken yazılan raporlar kimin karnını doyurmaktadır?” sorusuyla BM'nin durumunu özetledi.

Teknoloji 16.08.2026 00:05 2 okunma

Sony'nin Dijital Oyun Fırtınası Beklenenden Büyük: 100.000 Oyuncu Ayağa Kalktı! Fiziksel Diskler Son Çırpınışlarını mı Yaşıyor?

PlayStation'ın fiziksel disk üretimini durdurma kararı, oyuncuları ayağa kaldırdı. Sadece 4 günde 100.000 imza toplayan 'Don’t Kill the Disc' kampanyası, Sony'nin gelecekteki oyun politikalarına dair büyük soru işaretleri yarattı.

Sony'nin Dijital Oyun Fırtınası Beklenenden Büyük: 100.000 Oyuncu Ayağa Kalktı! Fiziksel Diskler Son Çırpınışlarını mı Yaşıyor?

Sony'nin oyun dünyasında yarattığı son bomba etkisi yaratan karar, milyonlarca oyuncuyu ikiye böldü. Japon teknoloji devi, Ocak 2028'den itibaren yeni PlayStation oyunları için fiziksel disklerin üretimini tamamen sonlandıracağını duyurdu. Bu hamle, özellikle fiziksel oyun koleksiyonerleri ve geleneksel yöntemlerle oyun edinmeyi tercih eden geniş bir kitlede büyük bir hayal kırıklığı ve endişe yarattı.

Oyuncu Tepkisi Çığ Gibi Büyüdü: Kampanya İlk Günlerde Hedefe Ulaştı

Sony'nin bu radikal kararına karşı sessiz kalmayan oyuncular, sosyal medya platformlarında adeta bir kampanya başlattı. Kısa sürede küresel çapta yankı bulan ve 'Don’t Kill the Disc' (Diskleri Öldürmeyin) adı verilen çevrimiçi imza kampanyası, inanılması güç bir hızla büyüdü. Sadece ilk dört gün içinde 100.000'den fazla oyuncu bu çağrıya destek vererek imzasını attı. Bu sayı, kararın ne denli büyük bir tepkiyle karşılandığının net bir göstergesi.

Neden Bu Kadar Öfke? Fiziksel Oyunun Değeri ve Dijitalin Riskleri

Oyuncuların bu denli sert tepki göstermesinin ardında yatan temel nedenler oldukça mantıklı. Kampanyayı başlatanların ve destekçilerinin en güçlü argümanı, fiziksel oyunların gerçek sahiplik hissini vermesi. Bir disk aldığınızda, o oyuna gerçekten sahip olursunuz; onu arkadaşlarınızla ödünç verebilir, elden çıkarabilir, hatta satabilirsiniz. Ancak sadece bir indirme koduyla gelen dijital oyunlar, pratikte bir sahiplikten çok, sınırlı bir kullanım lisansı kiralamak anlamına geliyor. Bu durum, gelecekteki olası dijital hizmet kesintileri, hesapların askıya alınması veya oyunların satıştan kaldırılması gibi riskleri de beraberinde getiriyor. Nitekim geçmişte, satın alınan dijital filmlerin kullanıcıların kütüphanelerinden kaldırıldığı veya oyunların dijital mağazalardan ani bir şekilde silindiği vakalar, bu endişeleri daha da alevlendiriyor.

Sony'nin 2013 Sözü ve Seçim Hakkının Elinden Alınması

İmza kampanyasında dikkat çekilen bir diğer önemli nokta ise Sony'nin 2013 yılında yaptığı bir açıklama. O dönemde, şirketin 'PlayStation oyuncularının oyunlarını sonsuza kadar saklayabilecekleri' yönündeki taahhüdü, birçok oyuncu tarafından güven kaynağı olarak görülmüştü. Şimdi ise bu kararla birlikte oyuncuların bu hakkının elinden alındığı düşünülüyor. Oyuncular, dijitalleşmeye tamamen karşı olmadıklarını, ancak seçeneklerinin ellerinden alınmasından rahatsız olduklarını belirtiyor. Fiziksel disklerin ortadan kalkmasıyla birlikte, bu alanda faaliyet gösteren dev perakende zincirleri ve bu sektörde ekmek yiyen binlerce insanın istihdamı da büyük bir tehdit altına girmiş durumda.

Sony'den Beklenen Sessizlik: Gelecek Nasıl Şekillenecek?

Şu ana kadar Sony cephesinden bu tepkilere yönelik resmi bir açıklama gelmiş değil. Şirketin bu türden önemli bir kararı almadan önce kapsamlı pazar analizleri yaptığı, potansiyel tepkileri öngördüğü ve stratejik bir plan dahilinde hareket ettiği aşikâr. Ancak 100.000'i aşan oyuncu imzası ve artan kamuoyu baskısı, Sony'yi bu kararını yeniden gözden geçirmeye itebilir mi, henüz bilinmiyor. Oyuncuların ise bu konudaki kararlılıkları ve pes etmeyecekleri mesajı, teknoloji devine güçlü bir uyarı niteliği taşıyor. Bu gelişme, oyun dünyasının gelecekteki dağıtım modelleri ve oyuncu hakları açısından kritik bir dönüm noktası olabilir.

Teknoloji 15.08.2026 23:05 2 okunma

Apple'ın Sır Gibi Sakladığı iPhone Ultra Sızmadan Lüks Dokunuşla Karşımızda: Fiyatı Dudak Uçuklatıyor!

Apple'ın merakla beklenen katlanabilir iPhone Ultra'sı henüz tanıtılmadan, lüks aksesuar devi Caviar'dan şaşırtıcı bir hamle geldi. Tanıtılmamış modelin ultra lüks versiyonları görücüye çıktı, fiyatlar ise dudak uçuklatıyor.

Apple'ın Sır Gibi Sakladığı iPhone Ultra Sızmadan Lüks Dokunuşla Karşımızda: Fiyatı Dudak Uçuklatıyor!

Teknoloji dünyası, Apple'ın bu yılın eylül ayında gerçekleştireceği büyük lansman etkinliğini nefeslerini tutarak bekliyor. Yıllardır süregelen beklentilerin ardından, şirket ilk katlanabilir akıllı telefonu olması beklenen iPhone Ultra modelini nihayet teknoloji sahnesine çıkarmaya hazırlanıyor. Ancak resmi tanıtıma henüz aylar olmasına rağmen, teknoloji devi dışından gelen sürpriz bir adım, gözleri şimdiden bu yenilikçi cihaza çevirdi.

Tanıtılmamış iPhone Ultra'nın Göz Kamaştıran Lüks Versiyonları Ortaya Çıktı

Apple ürünlerine ultra lüks dokunuşlarıyla tanınan ve bu alanda adından sıkça söz ettiren Caviar, akıllı telefon dünyasında yine ses getirecek bir projeye imza attı. Firma, henüz Apple tarafından resmi olarak tanıtılmamış olan katlanabilir iPhone Ultra için özel bir koleksiyon hazırlayarak, teknoloji meraklılarının ve lüks tutkunlarının ilgisini şimdiden çekti. Bu özel tasarımlar, mevcut sızıntılar ve teknoloji dünyasındaki iddialar temel alınarak hayata geçirildi. Henüz Apple'ın resmi onayını almamış olsa da, Caviar bu özel koleksiyon için ön talep toplamaya başladı bile.

728 Bin TL'ye Ulaşan Koleksiyon: Sanat ve Teknolojinin Buluşması

Caviar'ın bu yeni ve iddialı koleksiyonu, adeta bir sanat eseri niteliği taşıyor. Dünya genelinde yalnızca 19 adetle sınırlı üretim yapılması planlanan dört farklı özel modelden oluşuyor. Caviar yetkilileri, bu tasarımlarla Apple'ın genellikle tercih ettiği, daha sakin ve sınırlı renk paletlerinin dışına çıkarak, kullanıcılara daha cesur ve dikkat çekici seçenekler sunmayı amaçladıklarını belirtiyor. Koleksiyondaki tüm modellerin ortak ve en dikkat çekici özelliği ise, arka panelde göz alıcı bir şekilde yer alan üç boyutlu Apple logosu.

Model İncelemeleri: Titan'dan Altın'a Uzanan Yolculuk

Koleksiyonun başlangıç seviyesinde yer alan Titan modeli, 13.840 dolarlık (yaklaşık 430 bin TL) bir fiyat etiketine sahip. Bu özel modelde, şıklığı ve dayanıklılığı bir araya getiren siyah PVD kaplamalı titanyum gövde, tamamlayıcı olarak siyah hakiki timsah derisi ile zenginleştirilmiş. Bir adım ötesinde ise 14.270 dolarlık (yaklaşık 445 bin TL) Dark Cherry modeli bulunuyor. Apple'ın yeni özel rengiyle dikkat çeken bu versiyonda, yine timsah derisi kullanımı ön planda olurken, 24 ayar altın kaplama detaylar lüksü bir üst seviyeye taşıyor.

Daha gösterişli ve dikkat çekici bir tasarıma sahip olmak isteyenler içinse 15.270 dolarlık (yaklaşık 475 bin TL) Silver modeli öne çıkıyor. Bu modelde, standart titanyum üst yarı som gümüş ile değiştirilmiş, siyah timsah derisi elde tutma alanını güzelleştirirken, arka panelde yer alan 3D Apple logosu da yine som gümüşten üretilmiş. Koleksiyonun zirve noktasında ise tam 15.560 dolarlık (yaklaşık 485 bin TL) Gold modeli yer alıyor. Caviar, bu en üst düzey modelde deri kaplamadan vazgeçerek, altın ipliklerle dokunmuş özel bir karbon fiber kompozit malzeme kullanmış. Cihazın çerçevesi 24 ayar altınla kaplanırken, arka paneldeki üç boyutlu Apple logosu ise tam 18 ayar katı altından dökülerek adeta bir mücevher havası katıyor. Şirket, bu ultra lüks tasarımın, Apple'ın gelecekteki 50. yıl dönümü kutlamalarıyla uyumlu bir vizyon taşıdığını da vurguluyor. Bu özel koleksiyonun, teknoloji ve lüksün bir araya geldiği eşsiz bir örnek teşkil ettiği şimdiden aşikar.

Gündem 15.08.2026 22:35 3 okunma

ABD-İran Anlaşması Kağıt Üzerinde Kalırsa İşte Olay Çıkar! Bahçeli'den Sert Uyarı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD ve İran arasındaki mutabakatın somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini belirterek, 'Mutabakat kağıt üzerinde kalmamalı' uyarısında bulundu. Bahçeli, Gazze'deki insanlık dramına ve bölgesel gerilimlere de dikkat çekti.

ABD-İran Anlaşması Kağıt Üzerinde Kalırsa İşte Olay Çıkar! Bahçeli'den Sert Uyarı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, güncel uluslararası gelişmeleri ve bölgesel sorunları masaya yatırdı. Bahçeli'nin özellikle ABD ile İran arasında sağlanan ve gözlerin çevrildiği mutabakat konusundaki değerlendirmeleri dikkat çekiciydi. Bahçeli, bu anlaşmanın sadece kağıt üzerinde kalmaması, sahaya da yansıması gerektiği mesajını verdi.

Ortadoğu Ateş Hattında: Mutabakat Umut Mu, Hayal Mi?

Bahçeli, ABD ve İran arasındaki anlaşmayı memnuniyet verici bir gelişme olarak nitelendirse de, bu memnuniyetin rehavete yol açmaması gerektiğini vurguladı. "Diplomasi kapısının aralanması, tedbir kapısının kapanması anlamına gelmeyecektir" diyen Bahçeli, anlaşmanın imzalanacağı ana kadar gerilimi tırmandıracak söylemlerden ve sabotaj girişimlerinden hassasiyetle kaçınılması çağrısında bulundu. Hürmüz Boğazı'nın küresel ekonomi ve enerji arzı için taşıdığı stratejik öneme değinen Bahçeli, bu bölgedeki gerilimin geniş bir coğrafyayı ekonomik ve siyasi türbülans içine sürüklediğini belirtti. Bahçeli, "Mutabakat kağıt üzerinde kalmamalı." ifadesiyle, anlaşmanın somut sonuçlar doğurması gerektiğinin altını çizdi. Aksi takdirde, Ortadoğu'yu ateş çemberine çevirenlerin bunun hesabından kaçamayacağını söyledi.

Netanyahu Yönetimine Ağır Suçlamalar: Siyonist Şer Odakları

MHP lideri, İsrail'in Gazze'deki ve Lübnan'daki eylemlerine de sert tepki gösterdi. 7 Ekim'den bu yana İsrail'in izlediği yolun savaş hukukunu aştığını belirten Bahçeli, Netanyahu yönetimini "ölüm ve intikam makinesi" ile "kriz üretim mekanizması" olarak tanımladı. Batı Şeria'daki toprak gasplarına ve Lübnan'daki yıkıma dikkat çekerek, Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkılmasını akıl karargahlarının teslim bayraklarını çekmesi olarak yorumladı. Netanyahu çetesinin siyasi ömrünü kana bağladığını savunan Bahçeli, Birleşmiş Milletler'in (BM) de Gazze'deki katliamlar karşısında üç maymunu oynadığını ve görevini yerine getiremediğini söyledi. BM'nin sorgulanması gerektiğini belirten Bahçeli, Kudüs için kurulan iradenin nerede olduğunu sorguladı ve Gazze'deki soykırım sürüyorsa çabaların kağıt üstünde kaldığını ifade etti.

Zengezur Değil, Turan Koridoru: Stratejik Bir Fırsat Kapısı

Devlet Bahçeli, konuşmasının son bölümünde Güney Kafkasya'daki gelişmelere ve Türkiye'nin jeopolitik konumuyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Ermenistan'daki siyasi hareketlilik, Karabağ savaşları sonrası oluşan yeni dengeler ve Rusya-Batı rekabetinin bölgesel barış ihtimalini doğrudan etkilediğini belirtti. Özellikle Zengezur bağlantısı üzerinde duran Bahçeli, bu hattın artık doğru adıyla, yani Turan Koridoru olarak adlandırılması gerektiğini savundu. Nahçıvan'ın ana vatan Azerbaycan'la bağını güçlendirecek, Türkiye'yi Hazar üzerinden Türkistan'a ulaştıracak bu geçidin, Türk dünyasının stratejik konumunu güçlendireceğini ifade etti. Bahçeli, "Bu hat, Turan Koridoru'dur. Turan Koridoru, Kars'tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihî ve kültürel istikbal kapısıdır." dedi. Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, birçok hattın krizlerle boğuştuğu bu dönemde Turan Koridoru'nun açılmasının, bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsat olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu hattın ihracat güzergahlarını şekillendireceğini ve Türkiye'nin lojistik kabiliyetini artıracağını dile getirdi.

Bahçeli, Netanyahu yönetiminin Ortadoğu'daki sükunet ihtimalini tehdit olarak gördüğünü belirterek, tavırlarının net olduğunu ve Türk milletinin barış düşmanlarının karşısında, mazlumların ise ebediyen yanında olacağını söyledi. Kanla beslenen siyonist şer odaklarına inat, bu kadim coğrafyanın her köşesinde barışın tesis edileceğini sözlerine ekledi.

Teknoloji 15.08.2026 20:35 4 okunma

Evde Kalma Rehberi: Türkiye Nefesini Tutarak Bu Yapımları İzledi! İşte O LİSTE!

Geride bıraktığımız haftanın en çok izlenen film ve dizi listesi açıklandı. Dijital platformların rekabeti sürerken, hangi yapımların zirveye yerleştiği merak ediliyordu. İşte o heyecan verici sonuçlar!

Evde Kalma Rehberi: Türkiye Nefesini Tutarak Bu Yapımları İzledi! İşte O LİSTE!

Dijital yayın platformları, günümüz eğlence anlayışının merkezine yerleşirken, Türkiye'deki izleyicilerin tercihleri de büyük bir merak konusu olmaya devam ediyor. Milyonlarca aboneye ev sahipliği yapan bu platformlarda, geride bıraktığımız 29 Haziran - 5 Temmuz 2026 haftasında hangi film ve dizilerin zirveye oturduğu, sektör analistleri ve izleyiciler tarafından yakından takip edildi. JustWatch'ın özel verilerine göre, bu dönemde Türkiye'de en çok izlenen yapımlar listesi nihayet ortaya çıktı.

Dizilerde Taht Değişimi: 'Ejderhaların Dansı' Zirvede

Bu haftanın dizi listesinde en dikkat çekici gelişme, HBO Max'in büyük beğeni toplayan yapımı 'House of the Dragon'un zirveye yerleşmesi oldu. Yeni sezonuyla izleyiciyle buluşan ve adından sıkça söz ettiren bu epik yapım, Türk izleyicisinin de gönlünde taht kurmayı başardı. Dizinin fenomenik başarısı, ejderhaların ve Westeros'un karmaşık politik entrikalarının hala ne kadar çekici olduğunu gözler önüne seriyor.

Listede ayrıca, gizem dolu atmosferiyle bilinen 'From' gibi yapımlar da TV+ platformundaki popülerliğini korurken, Prime Video'nun gözdesi 'Off Campus' de kendine üst sıralarda yer buldu. Efsanevi yapım 'Game of Thrones', adeta bir klasik olarak hala izleyicinin radarında kalmayı başarıyor. Netflix'in güçlü yapımlarından 'Zeytin Ağacı' ve 'Agent Kim Reactivated' da listedeki yerlerini sağlamlaştırdı. Yerli yapımlardan 'Prens', 'Doğu' ve özellikle 'Sıfır Bir' gibi yapımların da üst sıralarda yer alması, Türk izleyicisinin yerli içeriklere olan ilgisini ve bu platformlardaki çeşitliliğin ne kadar arttığını gösteriyor. Hatta Disney+ platformunda yer alan ve ilginç içeriğiyle dikkat çeken 'Not Suitable for Work' gibi yapımlar da farklı zevklere hitap eden seçenekler sunuyor.

Filmlerde Popüler Kültür Hakimiyeti: 'Nasıl Seks Yapacağız?' Liderliğini Sürdürüyor

Filmler kategorisinde ise Mubi platformunun iddialı yapımı 'Nasıl Seks Yapacağız?', geçtiğimiz haftaki liderliğini bu hafta da sürdürmeyi başardı. Özgün içeriği ve cesur anlatımıyla dikkat çeken film, izleyiciden tam not alarak zirvedeki yerini korudu. Bu durum, Türk izleyicisinin sadece popüler Hollywood yapımlarına değil, aynı zamanda sanat sinemasına ve indie filmlere de ne kadar açık olduğunu gösteriyor.

Prime Video platformu, bu hafta da film listesinde oldukça iddialı. Klasikleşmiş yapımlardan 'Seks ve Şehir', eğlenceli komedisiyle öne çıkan 'Bir Koyun Polisiyesi', macera dolu 'Jurassic World' ve bolca tercih edilen 'Yaz Evi' gibi yapımlarla dikkat çekiyor. Ayrıca, çocukların ve gençlerin vazgeçilmezi olan 'Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 1' ve 'Harry Potter ve Ateş Kadehi' gibi serinin sevilen filmleri de HBO Max & TV+ platformlarında izleyicilerle buluşmaya devam ediyor. Netflix cephesinde ise 'Uykucu' ve 'İyi ki Aldatılmışım' gibi yapımlar izleyicilerin ilgisini çekmeyi başardı. Bu çeşitlilik, her zevke uygun bir film seçeneğinin dijital platformlarda mevcut olduğunun bir kanıtı.

Dijital Platformların Rekabeti ve İzleyici Alışkanlıkları

Bu veriler, Türkiye'deki dijital eğlence pazarının ne kadar dinamik ve çeşitli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. İzleyiciler, yalnızca popüler gişe filmlerine veya büyük yapımlara değil, aynı zamanda daha niş, daha sanatsal veya yerel içeriklere de büyük ilgi gösteriyor. 'House of the Dragon' gibi büyük bütçeli dizilerin yanı sıra, 'Nasıl Seks Yapacağız?' gibi daha özgün ve tartışma yaratan filmlerin de zirveye oturması, izleyici tercihlerinin ne kadar geniş bir yelpazede şekillendiğini gösteriyor. Bu durum, yayıncı kuruluşlar için hem bir fırsat hem de sürekli olarak yeni ve ilgi çekici içerikler üretme baskısı anlamına geliyor.

Önümüzdeki dönemde de bu rekabetin daha da artması ve izleyicilere sunulan içerik çeşitliliğinin zenginleşmesi bekleniyor. Hangi yapımın bir sonraki popüler fenomen olacağını zaman gösterecek, ancak şimdilik Türkiye'nin en çok izlenenler listesi bu şekilde şekillenmiş durumda.