Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji 24.09.2026 16:05 2 okunma

TCG Anadolu Üssünden Tarihi Hamle: İHA'dan Gelen İstihbarat, Deniz Aracına Hedefi Vurdurdu! Gözler Tatbikatta

Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı'nda Baykar'ın KALKAN DİHA'sı TCG Anadolu'dan ilk kez havalanarak keşif yaptı; MKE PİRANA KİDA ise belirlenen hedefi başarıyla imha etti. Bu ortak görev, insansız sistemlerin entegre gücünü gözler önüne serdi.

TCG Anadolu Üssünden Tarihi Hamle: İHA'dan Gelen İstihbarat, Deniz Aracına Hedefi Vurdurdu! Gözler Tatbikatta

Türk Deniz Kuvvetleri'nin 'Denizkurdu-I/2026' Tatbikatı, savaş teknolojilerindeki yerli ve milli atılımların sergilendiği önemli bir platforma dönüştü. Tatbikatın Seçkin Gözlemci Günü'nde, TCG Anadolu’nun güvertesinden kalkan Baykar üretimi KALKAN Dikey İnsansız Hava Aracı (DİHA), tarihi bir göreve imza attı. Bu görev aynı zamanda, insansız sistemlerin birbirleriyle olan koordineli çalışma kabiliyetini de gözler önüne serdi.

TCG Anadolu'dan Kalamazsa Olmaz: KALKAN DİHA'nın İlk Görev Çıkışı

Muğla'nın Marmaris ilçesi Aksaz açıklarında icra edilen Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı, göz kamaştıran bir ana sahneye ev sahipliği yaptı. Envantere yeni katılan ve klasik pist ihtiyacını ortadan kaldıran dikey kalkış-iniş kabiliyetine sahip KALKAN DİHA, ilk kez TCG Anadolu gibi çok maksatlı amfibi hücum gemisinden havalanarak görev yaptı. Bu gelişme, Türk Deniz Kuvvetleri'nin savaş gemilerinde insansız hava araçlarını operasyonel olarak kullanma vizyonunun somutlaştığını gösteriyor. KALKAN'ın keşif, gözetleme ve istihbarat görevlerindeki etkinliği, gelecekteki deniz harekatlarında insansız sistemlerin stratejik önemini bir kez daha vurguladı.

Havadan Gelen Bilgi, Denizden Gelen Vuruşla Buluştu: PİRANA Sahneye Çıktı

Tatbikatın en çarpıcı anlarından biri, hava ve denizdeki insansız sistemlerin kusursuz senkronizasyonuydu. KALKAN DİHA'nın başarıyla tespit ettiği su üstü hedefi, MKE tarafından geliştirilen PİRANA Kamikaze İnsansız Deniz Aracı (KİDA) tarafından anında imha edildi. Bu senaryo, bir insansız hava aracının sağladığı hedef bilgisinin, anında bir insansız deniz aracı tarafından taarruzla sonuçlandırıldığı entegre bir görev zincirini başarıyla tamamladı. Yaklaşık 100 kilogramlık harp başlığı taşıdığı bilinen PİRANA KİDA'nın bu görevi, özellikle düşman gemileri ve denizaltı platformlarına karşı etkili bir caydırıcılık unsuru olacağının sinyallerini verdi.

İnsansız Sistemler İş Başında: Güçlü Bir Koordinasyon Zinciri

Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı, sadece bireysel platformların değil, aynı zamanda farklı sınıftaki insansız sistemlerin birlikte uyum içinde çalışabilme yeteneğini de test etti. KALKAN'ın elde ettiği hassas tespit verilerinin, PİRANA'nın isabetli vuruşuna dönüşmesi, gelişmiş hedef takip ve angajman kabiliyetlerini ortaya koydu. Bu iş birliği konsepti, insanlı unsurların yanı sıra insansız hava ve deniz araçlarının da stratejik görev paylaşımı ile sahada etkin bir şekilde kullanılması hedefini taşıyor. Tatbikatın temel amaçlarından biri olan çok tehditli ortamlarda karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi ve farklı kuvvet unsurları arasındaki müşterek çalışabilirliğin artırılması, bu tür entegre görev senaryolarıyla somutlaştırıldı.

Geniş Katılım ve Kapsamlı Senaryolar

20-25 Eylül 2026 tarihleri arasında icra edilen Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı, Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'i kapsayan geniş bir coğrafyada eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Yaklaşık 14 bin personelin, 100 gemi ve 50 hava unsurunun katılımıyla düzenlenen tatbikatta, fiili silah eğitimlerinin yanı sıra karmaşık harekat hazırlıkları ve çok tehditli senaryolara karşı mücadele pratikleri yapıldı. Seçkin Gözlemci Günü'ndeki TCG Anadolu merkezli faaliyetler ise mayın avlama, amfibi harekat, gemiye çıkma ve hava-deniz unsurlarının koordineli kullanımı gibi kritik görevleri başarıyla sergiledi. KALKAN DİHA'nın TCG Anadolu'dan ilk kez havalanması ve PİRANA KİDA'nın bu keşfi takip eden imhası, tatbikatın yerli ve milli insansız teknolojilerin gücünü ve geleceğini vurgulayan en önemli gösterilerinden biri olarak kayıtlara geçti.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 24.09.2026 16:35 0 okunma

Erdoğan'ın Sözleri İsrail'i Korkuttu! Ömer Çelik'ten 'Soykırım Şebekesi' Açıklaması: Hesap Verecekleri Gün Yaklaşıyor!

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmalarının İsrail'i zor durumda bıraktığını belirterek, "soykırım şebekesi"nin hesap vereceği günlerin yaklaştığını söyledi. Çelik, Erdoğan'ın sözlerinin insanlık vicdanını temsil ettiğini vurguladı.

Erdoğan'ın Sözleri İsrail'i Korkuttu! Ömer Çelik'ten 'Soykırım Şebekesi' Açıklaması: Hesap Verecekleri Gün Yaklaşıyor!

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye'nin dış politikadaki kararlı duruşunun ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uluslararası platformlardaki etkili söylemlerinin, İsrail nezdinde derin yankı uyandırdığını bildirdi. Çelik, yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın her konuşmasının ardından, İsrail'in uluslararası alanda tepkiyle karşılanan politikalarına yönelik eleştirilerin arttığına dikkat çekti. Bu durumun, İsrail yönetiminde büyük bir endişe yarattığını ifade etti.

Erdoğan'ın Konuşmaları İsrail'in Korkulu Rüyası Oldu

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uluslararası arenadaki hitaplarının, sadece siyasi birer konuşma olmadığını, aynı zamanda insanlık vicdanının sesi olduğunu belirtti. Çelik, "Cumhurbaşkanımızın her konuşmasından sonra, “soykırım şebekesi” olarak nitelediğimiz zihniyetin mensupları, hukuk önünde insanlığa karşı işledikleri suçlardan dolayı hesap verecekleri günleri daha çok hissediyorlar" şeklinde konuştu. Bu ifadeler, İsrail'in Filistin'deki politikalarına yönelik uluslararası baskının arttığı bir dönemde geldi.

'Soykırım Şebekesi' Hukuk Önünde Hesap Verecek

Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü Cumhurbaşkanımızın her konuşması, “insanlık ittifakı” adına yükselen bir vicdan bildirisi oluyor. Bu konuşmalar, soykırım şebekesinin tarih, vicdan ve hukuk önünde suçlu olduğunu açıkça ortaya koyuyor." Bu vurgu, İsrail'in Gazze'de uyguladığı politikalara karşı artan küresel tepkilere paralel olarak değerlendiriliyor. Uluslararası hukuk ve insan hakları kuruluşları, İsrail'i savaş suçu işlemekle suçlarken, Erdoğan'ın bu konudaki net duruşu, Türkiye'nin bu konudaki uluslararası platformlarda söz sahibi olma isteğini pekiştiriyor.

İsrail'in Açıklamaları Korkudan Kaynaklanıyor

Ömer Çelik, İsrail'den gelen açıklamalara da değinerek, bu açıklamaların kaynağının haklı bir korku olduğunu dile getirdi. Çelik, "Soykırım şebekesinin yaptığı her açıklama, insanlık düşmanı suçlarından dolayı hesap verme korkusundandır. Bu, onların içinde bulunduğu çaresizliğin ve vicdani rahatsızlığın bir göstergesidir." ifadelerini kullandı. Uluslararası kamuoyunun artan baskısı ve hukuki süreçlerin başlaması ihtimali, İsrail üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Türkiye ise bu süreçte aktif bir rol üstlenerek, uluslararası adaletin tecellisi için çaba gösteriyor.

İletişim Başkanı'ndan Katz'a Sert Tepki

Bu gelişmelerin yanı sıra, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Duran'ın da İsrailli Bakan Israel Katz'a yönelik sert tepkisi dikkat çekti. Duran, tarih ve insanlık hafızasının önemine vurgu yaparak, "Tarih, milletlerin hafızasında ve insanlığın vicdanında yazılır." demişti. Bu açıklama, İsrail'in geçmişteki ve günümüzdeki eylemlerinin uluslararası hukuk ve ahlak çerçevesinde değerlendirileceğinin bir göstergesi olarak yorumlandı.

Erdoğan'dan Düşünce Kuruluşları ile Değerlendirme Toplantısı

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da çeşitli düşünce kuruluşları ile bir araya gelerek güncel konuları değerlendirmesi, Türkiye'nin uluslararası politikadaki proaktif yaklaşımının bir parçası olarak görülüyor. Bu toplantılar, Türkiye'nin dış politika stratejilerinin belirlenmesinde ve uluslararası alandaki konumlarda önemli bir rol oynamaktadır. Erdoğan'ın bu tür platformlardaki analizleri ve yönlendirmeleri, Türkiye'nin bölgesel ve küresel politikalarda etkisini artırmaktadır.

Gündem 24.09.2026 15:35 2 okunma

Spor Bilimleri Hayal Etmek Artık Mümkün: YKS Özel Yetenek Sınavı Tercihleri Açıldı! İşte Detaylar...

ÖSYM, YKS kapsamında Spor Bilimleri alanındaki özel yetenek sınavı (ÖZYES) tercihlerinin başladığını duyurdu. Adaylar, hayallerindeki bölüme adım atmak için hemen harekete geçmeli.

Spor Bilimleri Hayal Etmek Artık Mümkün: YKS Özel Yetenek Sınavı Tercihleri Açıldı! İşte Detaylar...

Genç yetenekler ve spor tutkunları için heyecan verici bir gelişme yaşanıyor. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) çerçevesinde, spor bilimleri alanında lisans eğitimi almak isteyen adaylar için Özel Yetenek Sınavı (ÖZYES) tercih işlemlerinin başladığını resmen duyurdu. Bu duyuru, spor alanında kariyer yapmayı hedefleyen binlerce öğrencinin yüzünü güldürdü.

Hayallerdeki Bölüme Giden Yol Açıldı: ÖZYES Nedir?

Spor bilimleri fakülteleri ve bölümleri, bireylerin fiziksel yeteneklerini en üst düzeye çıkarmayı, sporcu sağlığını korumayı ve sporun bilimsel yönlerini araştırmayı amaçlayan eğitim programları sunmaktadır. Bu programlara kabul edilmek için genellikle standart YKS puanının yanı sıra özel yetenek sınavlarında başarı göstermek gerekmektedir. ÖZYES, işte tam da bu noktada devreye giriyor. Adayların belirli spor dallarındaki becerilerini, fiziksel yeterliliklerini ve koordinasyonlarını ölçen bu sınav, spor fakültelerinin belirlediği kriterlere göre gerçekleştiriliyor.

Kimler Başvurabilir? Başvuru Şartları Neler?

Özel Yetenek Sınavı'na başvuracak adayların, 2026-YKS puan türlerinden en az birinden belirli bir taban puanı almış olmaları gerekiyor. ÖSYM tarafından belirlenen bu taban puanlar, her yıl güncellenebilmekle birlikte, genellikle adayın temel akademik yeterliliğini göstermesi açısından önemlidir. Bunun yanı sıra, adayın seçeceği spor dalına özgü becerilere sahip olması ve sınav kılavuzunda belirtilen diğer şartları taşıması beklenir. Başvuru süreci ve detaylı şartlar, ÖSYM'nin resmi internet sitesinde yayımlanan ilgili kılavuzda yer almaktadır.

Tercih Dönemi Nasıl İşleyecek? Nelere Dikkat Edilmeli?

ÖSYM'nin açıkladığı takvime göre, ÖZYES tercih işlemleri bugün itibarıyla başlamış durumda. Adaylar, ÖSYM'nin aday işlemleri sistemi üzerinden tercihlerini yapabilecekler. Tercih yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri, adayların hem akademik başarılarını hem de özel yeteneklerini göz önünde bulundurarak bölümleri sıralamasıdır. Hangi üniversite veya fakültenin hangi spor bilimleri programını sunduğunu, bu programların gerektirdiği özel yetenek sınavı türlerini ve kontenjan bilgilerini detaylıca incelemek büyük önem taşıyor.

Kılavuzu Dikkatle Okumak Şart!

ÖSYM'nin yayımladığı Özel Yetenek Sınavı Kılavuzu, adaylar için adeta bir yol haritası niteliğindedir. Bu kılavuzda, başvuru takviminden sınavın içeriğine, değerlendirme kriterlerinden yerleştirme işlemlerine kadar tüm detaylar yer almaktadır. Adayların, kılavuzu dikkatle okuyarak herhangi bir detayı atlamamaları, olası yanlış anlaşılmaları veya eksik bilgi nedeniyle hak kaybı yaşamamaları esastır. Özellikle sınav tarihlerini, saatlerini ve gerekli belgeleri öğrenmek için kılavuzun ilgili bölümleri özenle incelenmelidir.

Spor Bilimleri Geleceğin Meslekleri Arasında

Spor endüstrisinin gün geçtikçe büyümesi ve insanların spora olan ilgisinin artması, spor bilimleri alanındaki uzmanlara olan ihtiyacı da beraberinde getiriyor. Spor yöneticiliği, antrenörlük, spor fizyoterapistliği, spor psikologluğu, egzersiz ve performans uzmanlığı gibi pek çok farklı kariyer yolu, spor bilimleri eğitimi alan mezunları için kapı aralıyor. Bu nedenle, spor bilimine ilgi duyan gençler için ÖZYES, kariyer hedeflerine ulaşmada kritik bir fırsat sunuyor.

Adayların tercih sürecini başarıyla tamamlamaları ve bu heyecan verici alanda kendilerine yer bulmaları için şimdiden başarılar dileriz. Sporun birleştirici gücüyle geleceği şekillendirecek yeni nesilleri bekliyoruz!

Gündem 24.09.2026 14:35 5 okunma

Dünya Devi Çatışıyor: BM'de Güvenlik Tartışmaları Kaynamaya Başladı! Ortak Tehditlere Karşı Farklı Cepheler Mi Alınıyor?

Birleşmiş Milletler'in 81. Genel Kurulu'nda güvenlik tanımlamaları ve küresel tehditlere karşı stratejiler masaya yatırıldı. Güç dengelerinin değiştiği bu yeni dönemde, ülkelerin güvenlik önceliklerindeki farklılaşma dikkat çekiyor.

Dünya Devi Çatışıyor: BM'de Güvenlik Tartışmaları Kaynamaya Başladı! Ortak Tehditlere Karşı Farklı Cepheler Mi Alınıyor?

Birleşmiş Milletler'in (BM) 81. Genel Kurulu, küresel güvenlik mimarisinde yaşanan köklü değişimleri gözler önüne serdi. Sadece güç dengelerinin yeniden şekillenmediği, aynı zamanda güvenliğin tanımının ve onu tesis etme yollarının da derin bir dönüşüm geçirdiği açıkça görülüyor. Bu durum, uluslararası toplumun karşı karşıya olduğu karmaşık ve çok katmanlı tehditlere karşı ortak bir duruş sergileme yeteneğini sorgulatıyor.

Değişen Güvenlik Anlayışı ve Yeni Kutuplaşmalar

Geleneksel güvenlik anlayışlarının yetersiz kaldığı bu dönemde, devletler yeni tehdit türleriyle yüzleşiyor. Siber saldırılar, iklim değişikliğinin tetiklediği göçler ve doğal afetler, ekonomik istikrarsızlıklar, pandemiler ve terörizmin küresel ölçekteki etkileri, artık askeri gücün tek başına yeterli olamayacağını gösteriyor. BM Genel Kurulu'nda yapılan görüşmeler, bu yeni tehditlere karşı farklı ülkelerin önceliklendirdiği güvenlik stratejilerinin ayrıştığı gerçeğini ortaya koydu. Bazı ülkeler geleneksel savunma mekanizmalarına ağırlık verirken, diğerleri siber güvenlik, enerji güvenliği ve iklim değişikliğiyle mücadele gibi alanlarda daha fazla insiyatif almayı hedefliyor.

Ortak Riskler, Bölünmüş Cepheler: BM'nin İkilemi

Bu farklılaşma, küresel sorunlara ortak çözümler üretme potansiyelini zayıflatıyor. Uluslararası iş birliğinin her zamankinden daha kritik olduğu bir dönemde, güvenlik önceliklerindeki bu ayrışma, BM gibi küresel platformların etkinliğini de riske atıyor. Bir yanda ortak riskler ve tehditler varken, diğer yanda ülkelerin kendi çıkarlarını ve acil güvenlik ihtiyaçlarını merkeze alan politikaları, bir tür güvenlik ikilemi yaratıyor. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülkeler için daha da büyük bir zorluk teşkil ediyor; zira bu ülkeler hem geleneksel hem de yeni nesil tehditlerle aynı anda mücadele etmek durumunda kalıyor.

Güvenlik İçin Yeni İş Birliği Modelleri Şart Mı?

BM Genel Kurulu'ndaki tartışmalar, sadece sorunları tespit etmekle kalmıyor, aynı zamanda çözümlerin de yeniden düşünülmesi gerektiğini işaret ediyor. Geleneksel ittifakların ötesinde, yeni iş birliği modellerinin geliştirilmesi, farklı güvenlik anlayışlarına sahip ülkeleri bir araya getirecek mekanizmaların kurulması ve kapsayıcı bir güvenlik mimarisinin oluşturulması bu süreçte büyük önem taşıyor. BM'nin 81. Genel Kurulu'nun ortaya koyduğu tablo, uluslararası toplumun daha fazla diyalog, anlayış ve stratejik ortaklıklar kurarak, ortak güvenlik tehditlerine karşı daha etkili bir mücadele verebilmesi için yeni bir başlangıç noktası olabilir.

Geleceğin Güvenlik Paradigması Nasıl Şekillenecek?

Önümüzdeki dönemde, küresel güvenliğin sadece devletlerin egemenlik alanıyla sınırlı kalmayacağı, insan güvenliği, ekonomik istikrar ve çevresel sürdürülebilirlik gibi unsurları da kapsayan daha geniş bir perspektifte ele alınacağı öngörülüyor. BM'nin bu yöndeki çabaları, 21. yüzyılın karmaşık güvenlik ortamına uyum sağlayabilecek, esnek ve çok yönlü bir uluslararası güvenlik sistemi inşa etme hedefi taşıyor. Ancak bu hedefe ulaşmak, üye devletlerin güvenlik önceliklerindeki farklılıkları aşarak ortak bir zeminde buluşmalarına bağlı olacak.

Spor 24.09.2026 14:05 2 okunma

Galatasaray'dan Wilfried Singo'nun Sakatlığı Hakkında Şok Açıklama! Aşil Tendonu İddiaları Yalanlandı

Galatasaray, Fildişili yıldız Wilfried Singo'nun sağ üst arka adalesindeki zorlanma ve kanama durumuyla ilgili çıkan spekülasyonlara sert yanıt verdi. Aşil tendonu kopması veya kronik sakatlık iddiaları kesin bir dille reddedildi.

Galatasaray'dan Wilfried Singo'nun Sakatlığı Hakkında Şok Açıklama! Aşil Tendonu İddiaları Yalanlandı

Galatasaray'dan Singo Sakatlığına Net Yanıt: Spekülasyonlara Kapatı

Galatasaray Spor Kulübü, Fildişi Sahili'nin parlayan yıldızlarından Wilfried Singo'nun yaşadığı sakatlık ve bu durumla ilgili medyada yer alan asılsız iddialara yönelik kapsamlı bir açıklama yayımladı. Sarı-kırmızılı kulüp, oyuncunun durumu hakkında çıkan yanıltıcı haberlere karşı taraftarlarını uyarırken, gerçek bilgilerin sadece kulübün resmi kanallarından alınması gerektiğini vurguladı.

Gerçek Sakatlık Durumu: Tip Bamic 3C Strain Nedir?

Kulüpten yapılan açıklamada, Wilfried Singo'nun sakatlığının ilk gününden itibaren resmi olarak duyurulduğu belirtildi. Oyuncunun sağ üst arka adale grubunda, 'Tip Bamic 3C Strain' olarak tanımlanan, ileri-orta düzey kas-fasya-tendon hasarı ve kanama içeren bir zorlanma tespit edildiği aktarıldı. Bu tıbbi teşhis, oyuncunun durumunun ciddiyetini ortaya koyarken, tedavi sürecinin de planlandığı gibi titizlikle devam ettiği ifade edildi.

Kamuoyunda Yayılan Yalan Haberlere Dikkat Çekildi

Galatasaray, özellikle oyuncunun aşil tendonunun koptuğu veya transfer sürecinde kronik bir sakatlığının bulunduğu yönündeki iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu ve bu bilgilerin kasıtlı olarak yayıldığını belirtti. Bu tür spekülasyonların, hem oyuncunun moralini olumsuz etkileme potansiyeli taşıdığı hem de kulübün itibarına zarar verme amacı güttüğü değerlendiriliyor. Kulüp yönetimi, taraftarların bu karanlık kampanyalara prim vermemesi ve sadece Galatasaray'ın resmi duyurularına itibar etmesi yönünde güçlü bir çağrıda bulundu.

Singo'nun Tedavisi ve Sahalara Dönüş Süreci

Wilfried Singo, transfer olduğu günden bu yana gösterdiği performansla taraftarların gönlünde taht kurmayı başardı. Fildişi Sahili Milli Takımı'nın da önemli bir parçası olan genç oyuncunun yaşadığı sakatlık, hem Galatasaray hem de milli takım için üzüntü verici bir gelişmeydi. Ancak kulübün sağlık ekibinin ve doktorlarının yoğun çabasıyla Singo'nun tedavisi hızla ilerliyor. Eldeki bilgilere göre, sakatlığın niteliği göz önüne alındığında, iyileşme sürecinin profesyonelce yönetilmesiyle Singo'nun en kısa sürede sahalara dönebileceği öngörülüyor. Bu süreçte oyuncuya moral ve destek vermek, iyileşme sürecini hızlandırmak adına büyük önem taşıyor.

Resmi Kanalların Önemi Vurgulandı

Galatasaray Spor Kulübü, her zaman olduğu gibi bu hassas dönemde de şeffaf bir iletişim politikası izlemeye devam edeceğini belirtti. Oyuncuların sağlık durumları ve transfer süreçleri gibi kritik konularda, doğru ve güncel bilginin yalnızca kulübün resmi internet sitesi, sosyal medya hesapları ve diğer resmi iletişim kanalları aracılığıyla paylaşılacağı hatırlatıldı. Taraftarlardan, özellikle sosyal medya platformlarında dolaşan teyit edilmemiş bilgilere karşı son derece dikkatli olmaları ve bilgi kirliliğine mahal vermemeleri istendi. Bu yaklaşım, hem kulübün güvenilirliğini pekiştirmekte hem de spor kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini sağlamaktadır.

Spor 24.09.2026 13:35 3 okunma

Montella Açıkladı: 'Görevden Alınma Tehlikesi Atlattım!' Türkiye'nin Hedefini ve Zorlu Rakipleri Değerlendirdi

Türkiye A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, İtalyan basınına verdiği röportajda göreve geldiği ilk günlerde görevden alınma riskiyle karşı karşıya kaldığını itiraf etti. A Ligi'ndeki hedeflerini ve yaklaşan kritik maçları değerlendiren Montella, 'Avrupa'nın en iyileriyle boy ölçüşmek istiyoruz' dedi.

Montella Açıkladı: 'Görevden Alınma Tehlikesi Atlattım!' Türkiye'nin Hedefini ve Zorlu Rakipleri Değerlendirdi

Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın İtalyan çalıştırıcısı Vincenzo Montella, Avrupa futbolunun önde gelen yayın organlarından La Gazzetta dello Sport'a çarpıcı açıklamalarda bulundu. Göreve geldiği dönemde yaşadığı zorlukları ve takımın hedeflerini samimiyetle paylaşan Montella, özellikle kritik ilk aylarda görevden alınma olasılığının gündemde olduğunu belirterek dikkatleri üzerine çekti.

'Görevden Alınma Tehlikesi Vardı, Federasyon Geleceğe Odaklandı'

Montella, Türkiye'nin EURO 2024'e katılamama durumu ve Dünya Kupası elemelerindeki başlangıç performansının ardından teknik direktörlük koltuğunun sallantıda olduğunu kabul etti. Ancak, Türkiye Futbol Federasyonu'nun kendisini sadece kısa vadeli sonuçlarla değil, uzun vadeli projelerle değerlendirdiğini vurguladı. Tecrübeli hoca, göreve geldiğinde takımın Avrupa Şampiyonası'na gitme şansının düşük olduğunu ancak grubu lider tamamladıklarını hatırlatarak, 'Final turunda iyi iş çıkardık ve 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası'na katılma hakkı kazandık. Ayrıca ilk kez Uluslar Ligi'nde A Ligi'nde yer alıyoruz. Tüm bunları göz önünde bulundurarak federasyon, beni o iki maç için değil, tüm çalışmalarım için değerlendirdi ve geleceğe odaklandı. Belki de bu yüzden görevden alınmadım' ifadelerini kullandı.

Uluslar Ligi Hedefi ve 'Avrupa'nın En İyileriyle Yarışma' Arzusu

Montella, Uluslar Ligi'nin Türkiye için taşıdığı öneme değinerek, takımın temel hedefinin 'çeyrek finale kalmak ve grubu ilk iki sırada tamamlamak' olduğunu belirtti. A Ligi'nde mücadele etmenin getirdiği zorlukların farkında olduklarını dile getiren Montella, 'Biz yeni yükselen bir takımız ve grubumuzda dördüncü güç olarak görülüyor olabiliriz. Ancak Avrupa'nın en iyileriyle boy ölçüşmek istiyoruz. Bu formatta tek bir maçı bile kaybetme lüksünüz yok, bu da her maçı belirleyici kılıyor' şeklinde konuştu. Teknik direktörlük kariyerinde İtalya gibi güçlü bir rakiple karşılaşacak olmanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını da sözlerine ekledi.

'Fransa Kolay Rakip Olmayacak'

Yaklaşan Fransa maçı hakkında da değerlendirmelerde bulunan Montella, rakibin gücünü övgüyle anlattı. Fransa'nın sadece İspanya ve Portekiz gibi devlerle kıyaslanabilecek bir oyuncu havuzuna sahip olduğunu belirten Montella, 'Dünya Kupası'nda yarı finalde kaybettiler ancak bu onların kalitesini düşürmez. Zidane'ın gelişiyle yeniden bir hava yakaladılar. Ancak şunu belirtmeliyim ki, bu maç bizim için de kolay olmayacak. Rakibimizin gücünün farkındayız ama kendi oyunumuzu oynamaya çalışacağız' dedi.

Dünya Kupası Performansı ve 'Mazeret Aramıyorum' İtirafı

2026 Dünya Kupası elemelerindeki performansın beklentilerin altında kaldığını kabul eden Montella, sonuçların tatmin edici olmadığını belirtti. Performans olarak daha iyisini yapabileceklerini düşündüğünü ifade eden Montella, şanssızlıkların yaşandığını ancak mazeretlere sığınmayacağını söyledi. Özellikle gol bölgelerindeki etkinlik eksikliğine dikkat çeken Montella, 'İlk iki maçta en az bir puan alabilirdik ancak gol yollarında yeterince etkili olamadık. Bu konuda gelişmemiz gerekiyor' yorumunu yaptı.

'Yeniden Yükselişin Simgesiyiz'

Takımın deplasmanlardaki başarısına da dikkat çeken Montella, özellikle Almanya'da 70 yıl sonra alınan galibiyetin kendisini mutlu ettiğini söyledi. Bu başarıların, takımın potansiyelini gösterdiğini belirten Montella, Türkiye'nin bir 'yeniden yükseliş hikayesi' yazdığını ve bu yolda kararlılıkla ilerleyeceklerini sözlerine ekledi.