Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji 12.08.2026 18:35 2 okunma

Teknoloji Devlerinden ŞOK Karar! 2027'ye Kadar Bu Telefonlara Veda Edin!

Samsung, Google ve Motorola'nın bazı popüler akıllı telefon modelleri için yazılım desteğini 2027'de sonlandıracağı duyuruldu. Peki, bu durum cihazınızın güvenliğini nasıl etkileyecek ve hangi modellere dikkat etmelisiniz?

Teknoloji Devlerinden ŞOK Karar! 2027'ye Kadar Bu Telefonlara Veda Edin!

Akıllı telefonlar, hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, cihazların ömrü ve güvenliği konusu da giderek daha fazla önem kazanıyor. Özellikle belirli bir tarihten sonra üretici desteğini kaybeden telefonlar, kullanıcıları ciddi güvenlik riskleriyle baş başa bırakabiliyor. Teknoloji devlerinin aldığı bu son karar, birçok akıllı telefon kullanıcısını yakından ilgilendiriyor.

Yazılım Desteği Neden Hayati Önem Taşıyor?

Akıllı telefonlar artık sadece iletişim aracı olmaktan çıktı; bankacılık işlemlerimizden kişisel fotoğraflarımıza, sağlık verilerimizden özel yazışmalarımıza kadar her şeyi barındırıyorlar. Bu hassas bilgilerin güvenliği, cihazın aldığı güncel güvenlik yamaları ve işletim sistemi güncellemeleriyle doğrudan ilişkili. Üreticiler, bir modelin yazılım desteğini sonlandırdığında, o cihaz artık yeni keşfedilen güvenlik açıklarına karşı savunmasız hale geliyor. Bu durum, kötü niyetli kişilerin cihazınıza sızarak kişisel verilerinizi çalma riskini önemli ölçüde artırıyor.

Yazılım desteğinin sona ermesi, telefonunuzun aniden çalışmayı durduracağı anlamına gelmese de, güvenlik açıkları ciddi bir tehdit oluşturuyor. Dahası, güncel olmayan işletim sistemleri zamanla yeni çıkan uygulamaların gerektirdiği özellikleri destekleyemeyebilir ve bu da cihazınızın performansında gözle görülür bir düşüşe yol açabilir. Yani, cihazınız sadece güvensiz değil, aynı zamanda kullanışsız hale de gelebilir.

2027'ye Kadar Veda Edilecek Modeller Hangileri?

Teknoloji dünyasında hareketli günler yaşanırken, bazı büyük markalar 2027 yılına kadar geçerli olacak yazılım desteği takvimlerini duyurdu. Bu takvimlere göre, birçok popüler modelin destek süresi sona erecek:

Samsung'dan Kapsamlı Model Listesi

Güney Koreli teknoloji devi Samsung, sunduğu farklı segmentlerdeki cihazları için çeşitli destek süreleri belirlemiş durumda. Özellikle Galaxy A serisi ve amiral gemisi modellerinden bazılarının 2027 itibarıyla güncellemeleri almayacağı açıklandı. Bu modeller arasında Galaxy A14, A54 5G, S23 serisi, Z Fold4, Z Flip4, A53 5G, S22 serisi, S21 FE 5G ile Z Fold3 ve Z Flip3 gibi geniş bir yelpaze bulunuyor.

Google Pixel'lerde Son Perde

Google'ın kendi ürettiği Pixel telefonlar da bu durumdan nasibini alacak. Pixel serisinin 6, 6 Pro, 6a, 7 ve 7 Pro modelleri için de 2027 yılına kadar destek verilecek. Bu modelleri kullananların cihazlarını ne zaman yenilemeleri gerektiği konusunda şimdiden plan yapmaları öneriliyor.

Motorola'dan Açıklama Geldi

Motorola cephesinde de benzer bir durum söz konusu. Moto G ailesinin çeşitli üyeleri, Moto G Stylus 5G, Motorola Edge 2024, Moto G Power 5G, Moto G 5G, Moto G Play modelleri ile birlikte Motorola Razr, Razr+ ve Edge+ gibi popüler cihazların da 2027 yılı içerisinde yazılım desteği sona erecek.

Apple'da Durum Farklı Ama Dikkatli Olmak Gerekli

Android ekosisteminden farklı bir politika izleyen Apple'da destek süreleri genellikle daha uzun olsa da, eski iPhone modelleri için de benzer bir sona yaklaşıldığı gözlemleniyor. Özellikle iPhone 11 ve 2020 model iPhone SE gibi cihazların, gelişen donanım ve yazılım gereksinimleri nedeniyle güncellemeleri yakında sona erebilir.

Desteği Biten Telefonlarda Güvenlik Nasıl Sağlanır?

Eğer siz de desteği sona ermiş veya ermek üzere olan bir akıllı telefon kullanıyorsanız, alabileceğiniz bazı önlemler bulunuyor. İlk olarak, uygulamalarınızı her zaman en güncel sürümlerinde tutmaya özen gösterin. Halka açık ve güvenli olmayan Wi-Fi ağlarından uzak durmak, kişisel verilerinizin güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Ayrıca, yalnızca resmi uygulama mağazalarından yazılım indirmeye dikkat edin.

E-posta veya mesaj yoluyla gelen ve kaynağı belirsiz bağlantılara tıklamaktan kaçınmak da büyük bir fark yaratacaktır. Ancak tüm bu önlemlere rağmen, en güvenli ve kalıcı çözüm, bütçeniz elverdiği ölçüde daha yeni ve güncel bir akıllı telefona geçiş yapmaktır. Teknoloji dünyasındaki bu değişimleri yakından takip etmek, hem cihazınızın ömrünü uzatmanıza hem de kişisel verilerinizi korumanıza yardımcı olacaktır.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 12.08.2026 19:35 1 okunma

Okul Katliamının Sinyali 32 Kez Mi Çaldı? Rehber Öğretmenler Uyarmış!

Kahramanmaraş'ta 10 kişinin hayatını kaybettiği okul saldırısının faili İsa Aras Mersinli'nin ilkokuldan itibaren 32 kez rehberlik servisine yönlendirildiği, ancak ailenin duyarsızlığı nedeniyle facianın önlenemediği ortaya çıktı. TBMM Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu da kapsamlı çalışmalarını sürdürüyor.

Okul Katliamının Sinyali 32 Kez Mi Çaldı? Rehber Öğretmenler Uyarmış!

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda 15 Nisan'da yaşanan ve bir öğretmenin yanı sıra 9 öğrencinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan vahşi silahlı saldırının yankıları sürerken, olayın perde arkası aydınlatılmaya devam ediyor. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın titizlikle yürüttüğü soruşturma devam ederken, TBMM Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu da olayın tüm yönlerini mercek altına aldı.

Failin Psikolojik Sorunları İlkokul Yıllarına Dayanıyor

Komisyonun çalışmaları sırasında elde edilen bilgiler, saldırgan İsa Aras Mersinli'nin psikolojik sorunlarının aslında çok daha eskilere, ilkokul yıllarına dayandığını gözler önüne serdi. Yapılan incelemelerde, failin ilkokul döneminde tam 3 kez, ortaokulda ise 29 kez olmak üzere toplamda 32 kez öğretmenleri tarafından rehberlik servisine yönlendirildiği belirlendi. Bu durum, olası bir felaketin ilk işaretlerinin uzun zaman önce verildiği ancak gereken adımların atılamadığı endişesini doğurdu.

TBMM Komisyonu'ndan Kapsamlı İnceleme

Benzer olayların bir daha yaşanmaması adına somut adımlar atmayı hedefleyen TBMM Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu, olayı tüm detaylarıyla araştırmak üzere Kahramanmaraş'a geldi. Komisyon, 3 günlük yoğun çalışma temposu içerisinde saldırı sırasında görevde olan okul yönetimi, saldırıdan kısa süre önce görevden alınan okul idarecileri ve öğretmenler, İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevli psikologlar ile hayatını kaybedenlerin ve yaralananların ailelerinden oluşan toplam 53 kişiyi dinledi. Bu kapsamlı dinlemeler, olayın nedenlerine ve alınması gereken önlemlere ışık tutmayı amaçlıyor.

Komisyon Başkanı Beyazıt: 'Nasıl Engelleyeceğimizi Değerlendiriyoruz'

Komisyon Başkanı ve AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, çalışmaların ardından yaptığı değerlendirmede, 32 kez tespit edilen sorunlara dikkat çekerek, failin dijital platformlarda aşırılık yanlısı paylaşımlar yaptığını ve dünyadaki benzer katliamları gerçekleştiren çocukların profillerini incelediğini belirtti. Beyazıt, 'Kimler suçlu, kimler ihmali veya kastı varsa adli teşkilatımız ve Cumhuriyet Başsavcılığımız bu çalışmaları en iyi şekilde yürütüyor. Bizim komisyonumuz ise bu tür olayların nasıl engellenebileceği, Meclis olarak üzerimize düşen görevlerin ne olduğu konularında çalışmalarını sürdürüyor. Önümüzdeki hafta Ankara'da sendika temsilcilerini de dinleyeceğiz.' ifadelerini kullandı. Beyazıt, adli süreç tamamlandıktan sonra elde edilecek raporlarla birlikte somut öneriler sunulacağını da sözlerine ekledi.

Baba İsmail Şişik: 'Ailenin Kayıtsızlığı Facianın Temeli Oldu'

Saldırıda hayatını kaybeden öğrencilerden Bayram Nabi Şişik'in babası İsmail Şişik, yaşadıkları acıyı dile getirirken, çocuklarının okulda ders işlerken katledildiğini ve bu durumun şehitlik olarak kabul edilmesi talebinde bulundu. Şişik, en önemli taleplerinden birinin sınırsız silahlanmanın yasaklanması olduğunu vurguladı. Failin 32 kez rehberlik hocası tarafından ailesine bildirildiği, RAM'a yönlendirilmesi ve tedavi edilmesi gerektiği halde ailenin bu uyarılara kayıtsız kalmasının facianın temelini oluşturduğunu belirtti. Baba Şişik, failin daha 5. sınıftayken kendi elini kalemle oyduğunu ve çantasının ipiyle boğazını sıkmaya çalıştığını hatırlatarak, çocuğun ilkokuldan beri problemli olduğunu ve ailenin bu duruma gereken önemi vermediğini üzülerek ifade etti.

Spor 12.08.2026 18:05 3 okunma

Beşiktaş'tan Dev Bomba! Vlahovic'e Yıllık 8 Milyon Euro'luk Çılgın Teklif: Yıldız Golcü Kapıyı Açık Bıraktı mı?

Siyah-beyazlılar, Juventus'un yıldız golcüsü Dusan Vlahovic için kesenin ağzını açtı. Yıllık 8 milyon Euro'luk astronomik bir maaş teklifiyle oyuncuyu ikna etmeye çalışan Beşiktaş'ın önündeki en büyük engel ise Vlahovic'in diğer kulüplerden gelecek teklifleri beklemesi.

Beşiktaş'tan Dev Bomba! Vlahovic'e Yıllık 8 Milyon Euro'luk Çılgın Teklif: Yıldız Golcü Kapıyı Açık Bıraktı mı?

Yeni sezon hazırlıklarını tüm hızıyla sürdüren Beşiktaş, kadrosunu dünyaca ünlü yıldızlarla güçlendirmek için yoğun bir mesai harcıyor. Teknik direktörün raporu doğrultusunda forvet hattına en az bir takviye yapmayı planlayan siyah-beyazlılar, gündemine aldığı en dikkat çekici isimlerden biri olan Dusan Vlahovic için somut adımlar attı. Transferin perde arkasındaki önemli detaylar, uluslararası alanda güvenilirliğini kanıtlamış spor gazetecisi Fabrizio Romano'nun paylaşımlarıyla gün yüzüne çıktı.

Siyah-Beyazlılardan Astronomik Teklif: Vlahovic'in Gözü Başka Yerde mi?

Juventus'un Sırp golcüsü Dusan Vlahovic, Avrupa futbolunun en önemli forvetlerinden biri olarak gösteriliyor. Beşiktaş yönetimi de bu potansiyelin farkında olarak, oyuncunun menajeriyle yaptığı görüşmelerde oldukça cömert bir teklifle masaya oturdu. Fabrizio Romano'nun sızdırdığı bilgilere göre, siyah-beyazlılar Vlahovic'e yıllık 8 milyon Euro gibi dudak uçuklatan bir maaş teklifinde bulundu. Bu rakam, Türk futbol tarihinde şimdiye kadar görülmemiş seviyelerden biri olarak dikkat çekiyor. Beşiktaş'ın bu denli büyük bir fedakarlık yapmaya hazır olması, takımın bu transferdeki kararlılığını ve vizyonunu gözler önüne seriyor. Ancak, bu astronomik teklifin Vlahovic'i ne kadar cezbedeceği ve transferin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği şimdilik belirsizliğini koruyor.

Oyuncunun Kararı Bekleniyor: Süreç Tamamen Vlahovic'e Bağlı

Dusan Vlahovic'in Beşiktaş'tan gelen cazip teklife henüz net bir yanıt vermediği öğrenildi. Deneyimli golcünün, öncelikli olarak Avrupa'nın önde gelen liglerindeki diğer kulüplerden gelebilecek olası teklifleri değerlendirmek istediği belirtiliyor. Bu durum, Beşiktaş cephesinde bir miktar tedirginliğe yol açsa da, yönetimin sabırlı bir bekleyiş içinde olduğu ifade ediliyor. Sırp yıldızın, kariyerinin bu önemli noktasında en doğru kararı vermek adına tüm seçeneklerini gözden geçirme hakkına sahip olduğu biliniyor. Beşiktaş yönetimi, Vlahovic'ten gelecek olumlu bir geri dönüş için tüm imkanları seferber etmiş durumda. Transferin gerçekleşmesi halinde, Beşiktaş'ın ligdeki ve Avrupa kupalarındaki iddiası büyük ölçüde artacaktır.

Transfer Piyasasının En Gözde İsimlerinden: Vlahovic'in Geleceği Merak Konusu

Dusan Vlahovic, son yıllarda sergilediği performansla Avrupa'nın dev kulüplerinin radarına girmeyi başardı. Juventus'a transfer olduğu günden bu yana attığı goller ve gösterdiği gelişimle adından sıkça söz ettiren 24 yaşındaki golcü, piyasa değerini de her geçen gün artırıyor. Beşiktaş'ın yaptığı bu hamle, hem Türk futbol kamuoyunda hem de uluslararası transfer çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Vlahovic'in Beşiktaş'a gelmesi durumunda, ligimizin kalitesinin ve rekabetçiliğinin de önemli ölçüde yükseleceği aşikar. Ancak, oyuncunun daha yüksek bir ligde oynamaya devam etme isteği, transferin önündeki en büyük engel olarak duruyor. Beşiktaş yönetimi, bu transferde ne kadar istekli olursa olsun, son kararın tamamen Vlahovic'in tercihine bağlı olacağı gerçeğini kabullenmiş durumda. Önümüzdeki günler, bu dev transferin seyrini netleştirecek önemli gelişmelerle dolu olabilir.

Ekonomi 12.08.2026 17:35 3 okunma

Ulaştırma ve Altyapı'dan Dev Hamle! Yılın İlk Yarısında Ulaşıma Akılalmaz Bütçe Ayrıldı: Rakamlar Dudak Uçuklatıyor!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın mega yatırım projeleri için yılın ilk yarısında 41,5 milyar liralık devasa bir bütçe harcandığı açıklandı. Bu rakam, Türkiye'nin ulaşım altyapısını dönüştürme vizyonunun somut bir göstergesi.

Ulaştırma ve Altyapı'dan Dev Hamle! Yılın İlk Yarısında Ulaşıma Akılalmaz Bütçe Ayrıldı: Rakamlar Dudak Uçuklatıyor!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, ülkenin dört bir yanında hayata geçirdiği devasa projelerle ulaşım ağını yeniden şekillendiriyor. Bakanlığın yatırım programı kapsamında yılın ilk altı ayında gerçekleştirilen harcamalar, şaşırtıcı bir boyuta ulaştı. Yapılan resmi açıklamaya göre, bu dönemde 41,5 milyar lira tutarında bütçe ödeneği kullanılarak önemli projelerin finansmanı sağlandı.

Gündem 12.08.2026 16:35 3 okunma

İBB Davasında 50. Gün: İmamoğlu'ndan İçişleri Bakanlığı'na Beklenmedik Teşekkür! Savcı Baskısı İddiaları Yargıyı Sarsıyor

İstanbul'da devam eden İBB davasında 50. gün geride kalırken, Başkan İmamoğlu'ndan dikkat çeken açıklamalar geldi. İçişleri Bakanlığı'na teşekkür eden İmamoğlu, tutuklu sanık Taner Çetin'in savcı tarafından baskı gördüğü iddialarını sert dille kınadı.

İBB Davasında 50. Gün: İmamoğlu'ndan İçişleri Bakanlığı'na Beklenmedik Teşekkür! Savcı Baskısı İddiaları Yargıyı Sarsıyor

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve kamuoyunun yakından takip ettiği İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında 50. celse tamamlandı. Davanın bugünkü duruşmasında söz alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, yargı sürecinde gelinen noktaya dair değerlendirmelerde bulundu. Aylık tutukluluk incelemesinin bu hafta yapılacağını hatırlatan İmamoğlu, savunmaları tamamlanmış olan kişilerin durumunun bir an önce değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

İmamoğlu'ndan İçişleri Bakanlığı'na Sürpriz Destek

Duruşmanın en dikkat çekici anlarından biri, Başkan İmamoğlu'nun İçişleri Bakanlığı'na yönelik teşekkür ifadeleri oldu. AK Parti Grup Başkanvekili'nin dahi bir hassasiyet gösterdiğini belirten İmamoğlu, bu konudaki içişleri bakanlığının yaklaşımını önemsediğini vurguladı. Yaşanan olaylar karşısında herkesin tüylerinin ürperdiğini dile getiren İmamoğlu, "Bu salonda hepimiz Pınar Türker Hanım’ın ifadeleriyle de tüylerimiz ürpererek dinlediğimiz olayları yaşadık, ülke olarak. TÜRKER HASSASİYETİ, işte bu hassasiyetin devam etmesini bekliyoruz." dedi. Bu tutuma karşılık İçişleri Bakanlığı'na teşekkür eden İmamoğlu, aynı hassasiyetin Adalet Bakanlığı'ndan da beklenildiğini sözlerine ekledi.

'Etkin Pişmanlık' Baskısı İddiaları Yargıyı Sarstı

Davanın tutuklu sanıklarından biri olan İBB Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin, savunması sırasında yaşadığı şok edici bir olayı anlattı. Gözaltına alındıktan sonra savcılığa sevk edildiğini ve burada psikolojik şiddete maruz kaldığını iddia eden Çetin, yaşadıklarını şu sözlerle aktardı: "Elinde bir tesbih ile koltuğu arkaya kadar yatırmış bir savcı... 'Gel bakalım Taner' dedi. 'Sen, 63, 64 yaşına gelmişsin, buradan çıkamazsın. Gel etkin pişmanlıktan faydalan, ben de yardımcı olayım' dedi."

Bu iddia üzerine söz alan Başkan İmamoğlu, duruma sert tepki gösterdi. Savcı tarafından yöneltildiği iddia edilen bu tür baskıların kabul edilemez olduğunu belirten İmamoğlu, ilgili merciinin Adalet Bakanlığı ve HSK (Hakimler ve Savcılar Kurulu) olduğunu vurguladı. Bu kişinin tespit edilmesini ve kınanmasını talep eden İmamoğlu, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü ilkesine vurgu yaptı. Çetin'in beyanlarının, yargılamanın selameti açısından da önemli olduğu ve savcılık makamının bu iddialara derhal yanıt vermesi gerektiği belirtildi.

Süreç Nasıl Devam Edecek?

Davanın 50. gününde ortaya çıkan bu yeni iddialar, yargılamanın seyrini değiştirebilecek nitelikte. Özellikle tutuklu sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından beklenen tahliye taleplerinin yanı sıra, savcı baskısı iddiaları da dosyanın önemli bir gündem maddesi haline geldi. Mahkemenin bu iddiaları nasıl değerlendireceği ve savcılık makamından ne tür bir açıklama isteyeceği merakla bekleniyor. Öte yandan, İmamoğlu'nun İçişleri Bakanlığı'na yönelik olumlu yaklaşımı da siyasi kulislerde farklı yorumlara neden oldu. Adalet Bakanlığı'nın bu hassasiyete nasıl yanıt vereceği de önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.

Davanın bir sonraki duruşması öncesinde, kamuoyunun gözü bu kritik gelişmeleri yakından takip edecek. Hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma hakkı çerçevesinde, tüm iddiaların titizlikle incelenmesi ve somut delillere dayalı kararlar alınması büyük önem taşıyor.

Gündem 12.08.2026 16:05 3 okunma

CHP'de 'Kürsü Krizi' Bitti Mi? Sular Durulur Mu, Beklenmedik Hamleler Geliyor!

CHP'de parti içi tansiyonu yükselten grup toplantısı krizi, karşılıklı açıklamalarla bu haftalık dindi. Ancak kurultay imzaları ve 'yeni parti' iddiaları, parti kulislerindeki hareketliliği artırdı. İşte perde arkası kulisler...

CHP'de 'Kürsü Krizi' Bitti Mi? Sular Durulur Mu, Beklenmedik Hamleler Geliyor!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde geçtiğimiz hafta genel merkezin grup toplantısı yapma talebiyle başlayan ve Meclis koridorlarında gerginliğe neden olan 'grup toplantısı krizi', bu haftalık karşılıklı açıklamalarla yatıştırıldı. Meclis yönetimine de nefes aldıran bu gelişme, parti içi dengeler açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ancak, sorunun tamamen çözüldüğüne dair işaretler zayıf; zira olağanüstü kurultay talepleri ve partiden ayrılık iddiaları, atmosferi hala ısıtıyor.

Grup Toplantısı İptali: Gerginlik mi, Yumuşama mı?

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, genel merkezin bu hafta için bir grup toplantısı başvurusu olmadığını belirterek, 'Sayın Genel Başkanımız, özellikle örgütlerimizin bize verdiği bunca yoğun destekten sonra, örgütlerimizin yorgunluğunu da görerek, hissederek bu hafta grup toplantısı yapmama kararı almıştır' açıklamasında bulundu. Emir, bu kararı memnuniyetle karşıladıklarını vurgulayarak, 'Bizim grup toplantılarımız parti iç çatışmalarının bir alanı olmamalıdır, milletle saray arasındaki bir mücadele olması gerekir' dedi. Ancak Emir, bu gelişmeyi bir 'yumuşama' veya 'uzlaşma' olarak görmediklerini, meselenin bu şekilde algılanmasının doğru olmadığını da sözlerine ekledi.

Parti Sözcüsü'nden Birliğe Vurgu

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 'Cumhuriyet Halk Partisi'nin birliğini korumak, yeni ayrışmalara ve gerilimlere zemin oluşmasını engellemek amacıyla' grup toplantısını yapmama kararı aldığını duyurdu. Sarı, 'Partimizin önceliği kişisel ya da dönemsel tartışmalar değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal gücünü, ortak aklını ve toplumsal sorumluluğunu korumaktır' ifadeleriyle parti içi birlikteliğin önemini vurguladı.

Olağanüstü Kurultay İmzaları ve Genel Merkez'in Hamlesi

Öte yandan, kulislerde en çok konuşulan konulardan biri de olağanüstü kurultay için toplanan delegelerden alınan imza sayısı. Grup Başkanvekili Murat Emir, 'olağanüstü kurultay için delegelerden toplanan 900'e yakın imzanın CHP Genel Merkezi'ne yarın iletileceğini' bildirdi. Bu imzaların tesliminin ardından gözler Genel Merkez yönetimine çevrildi. Bugüne kadar 'butlan' kararı gerekçesiyle kurultay tarihi verilemeyeceğini savunan genel merkez cephesinden, şimdi de 'olağan kurultay sürecini başlatma' kararının olağanüstü kurultay taleplerini geçersiz kılacağı yönünde değerlendirmelerin yapıldığı konuşuluyor.

Hukuki Süreç Kapıda Mı?

Kılıçdaroğlu'na yakın çevrelerden bir ismin Hürriyet'e verdiği demeçte, 'Parti Meclisi'ndeki (PM) istifalarda olduğu gibi kurultay imzalarında da ‘onu bize değil mahkemeye verin, çünkü ortada bir tedbir kararı var’ denilebilir' yorumu dikkat çekti. Bu durum, imzaların Genel Merkez tarafından hukuki bir gerekçeyle reddedilmesi ihtimalini güçlendiriyor. Kulislere yansıyan bir diğer iddiaya göre ise, kurultay imzalarından sonuç alınamaması halinde, Özgür Özel ekibinin olağanüstü kurultay sürecini zorlamak için 'çağrı heyeti' görevlendirilmesi talebiyle yargıya başvurabileceği konuşuluyor.

'Yeni Parti' İddialarına Kulis Yanıtı

Son dönemde CHP içinde bazı isimlerin parti kuracağı iddialarına dair spekülasyonlar da ayyuka çıkmış durumda. Grup Başkanvekili Murat Emir, bu iddialara net bir yanıt vererek, 'Biz partimizdeyiz, baba ocağındayız, hiçbir yere gitmiyoruz. Bize kurulan ve kurulmaya çalışılan bütün tuzakların farkındayız. Bütün hukuksuzlukları da elbette biliyoruz ama biz buradayız. Partimizde mücadele etmeye devam edeceğiz, kurultay talep etmeye devam edeceğiz' dedi. Ancak Emir, 'CHP’nin milyonlarının, milletin umudunu bağladığı kadrolar olarak da her türlü seçeneği elbette ki aklımızın ve masamızın bir köşesinde tutuyoruz' diyerek de olası bir ayrılığın kapısını tamamen kapatmadığı izlenimini verdi. Bu durum, önümüzdeki günlerde parti içinde tansiyonun yeniden yükselebileceği sinyallerini veriyor.