Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji 13.07.2026 06:35 1 okunma

Threads Türkiye'ye Döndü! Instagram Şartı Kalktı: Veri Gizliliği Devrim Niteliğinde Mi?

Rekabet Kurumu'nun Meta'nın taahhütlerini kabul etmesiyle Threads Türkiye'de yeniden hizmete girdi. Instagram profili zorunluluğunun kalkması ve bağımsız hesap seçeneği, veri gizliliği açısından dikkat çekiyor.

Threads Türkiye'ye Döndü! Instagram Şartı Kalktı: Veri Gizliliği Devrim Niteliğinde Mi?

Rekabet Kurumu'nun aldığı kararla sosyal medya devi Meta'nın platformu Threads, Türkiye'de yeniden erişilebilir hale geldi. Bu gelişme, özellikle kullanıcı verilerinin gizliliği ve platformlar arasındaki rekabet dengesi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Kurumun resmi açıklamasına göre, Meta'nın sunduğu taahhütlerin yerine getirilmesiyle birlikte Threads, yeni kurallar çerçevesinde hizmet vermeye başladı.

Instagram Bağlantısı Zorunlu Değil: Bağımsız Hesap Dönemi Başlıyor

Threads'in Türkiye'deki kullanıcı kitlesini yeniden genişletmesini sağlayacak en dikkat çekici değişiklik, Instagram profili zorunluluğunun kaldırılması oldu. Daha önce platforma katılmak için bir Instagram hesabına sahip olmak ve bu hesabı bağlamak gerekiyordu. Rekabet Kurumu'nun müdahalesiyle bu şart ortadan kalktı. Artık kullanıcılar, Threads'e giriş yapmak için sadece telefon numarasıyla, Instagram'dan tamamen bağımsız bir hesap oluşturabiliyor. Bu yeni seçenek, sosyal medya platformlarını farklı deneyimlerle kullanmak isteyenler için büyük bir esneklik sunuyor.

Veri Gizliliği Güvence Altında: Kullanıcılara Kontrol İmkânı

Threads'in Instagram'dan bağımsız olarak kullanılabilmesi, kullanıcı verilerinin korunması açısından kritik bir öneme sahip. Özellikle bağımsız hesap oluşturan kullanıcıların verileri, Meta'nın diğer platformlarından elde edilen bilgilerle birleştirilmiyor. Bu, kullanıcıların kendi kişisel verileri üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmasını sağlıyor. Rekabet Kurumu'nun bu konudaki hassasiyeti, dijital dünyada giderek artan veri toplama endişelerine karşı önemli bir adım olarak görülüyor. Kullanıcılar artık hangi verilerinin nerede paylaşılacağı konusunda daha bilinçli seçimler yapabilecek.

Geçmişten Gelen Rekabet Endişeleri ve Yeni Denge

Rekabet Kurumu'nun bu konudaki adımları bir süredir devam ediyordu. Kurum, 2024 yılında Threads ve Instagram verilerinin birleştirilmesinin rekabeti ihlal edebileceği endişesiyle Meta hakkında geçici bir tedbir kararı almıştı. Bu kararın ardından Threads, Türkiye'de erişime kapatılmıştı. Tedbir kararına uyulmadığı gerekçesiyle Meta'ya idari para cezası da uygulanmıştı. Ancak Meta'nın sunduğu yeni taahhütlerin Rekabet Kurumu tarafından kabul edilmesiyle birlikte, platform üzerindeki kısıtlamalar kaldırıldı ve normal işleyişine geri döndü.

Dijital Platformlarda Emsal Teşkil Eden Düzenleme

Rekabet Kurumu'nun attığı bu adım, yalnızca Threads özelinde değil, genel olarak dijital platformlardaki veri birleştirme uygulamaları için önemli bir emsal teşkil ediyor. Kullanıcıların, kişisel verilerini Meta gibi büyük teknoloji şirketlerinin farklı servisleriyle paylaşmadan sosyal medya deneyimi yaşayabilmesi, veri gizliliği açısından büyük önem taşıyor. Bu düzenleme, sosyal medya devlerinin veri toplama politikaları üzerindeki denetimlerin ne kadar etkili olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Kullanıcıların kendi tercihlerine göre hesap oluşturabilmesi, platformlar arası geçişkenliği ve rekabeti de olumlu yönde etkileyecek gibi görünüyor. Threads'in bu şekilde Türkiye'ye dönmesi, hem kullanıcıların verileri üzerindeki kontrolünü artırıyor hem de platformun yeniden erişilebilir olmasını sağlıyor. Peki, siz de Threads'i Instagram'dan bağımsız bir hesapla kullanmayı düşünür müsünüz?

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 13.07.2026 07:05 0 okunma

Gazze'de Medyanın Rolü Mercek Altında: Dijital Anafor'da Şok Eden Tartışmalar!

İstanbul'da düzenlenen 'Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi'nde 'Gazze ve Medya' başlıklı oturum, savaşın medya üzerindeki etkisini ve dijital platformların rolünü masaya yatırdı.

Gazze'de Medyanın Rolü Mercek Altında: Dijital Anafor'da Şok Eden Tartışmalar!

İstanbul, dijital dünyanın karmaşık ağlarını ve ekran bağımlılığının derinlemesine etkilerini ele alan kritik bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde, RTÜK ve İstanbul Aile Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirilen 'Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi', bu kez Filistin'in kanayan yarası Gazze ve medyanın bu zorlu coğrafyadaki rolüne odaklandı. Anadolu Ajansının global iletişim ortaklığında düzenlenen zirvenin özel oturumu, bölgedeki olayların küresel çapta nasıl algılandığını ve dijital platformların bu algıyı nasıl şekillendirdiğini mercek altına aldı.

Medyanın Gazze'deki Vicdani Yükü

Oturumun temel gündem maddesi, Gazze'de yaşanan insani krizin medya tarafından nasıl yansıtıldığı ve bu yansımaların küresel kamuoyu üzerindeki etkileriydi. Katılımcılar, savaşın acımasız gerçeklerinin dijital ekranlara yansımasının ne denli önemli olduğunu vurgularken, aynı zamanda medyanın etik sorumluluklarının da altını çizdiler. Gazze'deki olayların sadece fiziksel bir çatışma olmadığını, aynı zamanda bilgi savaşı ve algı yönetiminin de yoğun olarak yaşandığı bir alan olduğunu belirttiler. Bu bağlamda, dijital platformların haber akışlarını manipüle etme potansiyeli ve bu durumun, özellikle masum sivillerin yaşadığı trajedilerin doğru bir şekilde anlaşılması önündeki engelleri detaylı bir şekilde ele alındı.

Dijital Platformlar ve Gerçeğin Kıyısı

Günümüzde sosyal medya ve diğer dijital mecralar, haberlerin hızla yayıldığı ve geniş kitlelere ulaştığı birincil kaynaklar haline gelmiş durumda. Ancak bu durum, dezenformasyon ve yanlış haberlerin de aynı hızla yayılması riskini beraberinde getiriyor. 'Gazze ve Medya' oturumunda, bu riskin Gazze özelinde ne kadar büyük boyutlara ulaştığı tartışıldı. Sansür iddiaları, algoritmaların belirli içerikleri öne çıkarması veya görmezden gelmesi gibi konular, katılımcıların üzerinde durduğu kritik noktalardandı. Gazze'den gelen görüntülerin ve bilgilerin doğruluğunun teyit edilmesi, bağımsız gazeteciliğin önemi ve bu süreçte yaşanan zorluklar masaya yatırıldı. Medyanın, Gazze'deki dramı sansasyonel bir dille değil, insani bir perspektifle aktarması gerektiği yönündeki çağrılar öne çıktı.

Ekran Bağımsızlığı ve Geleceğe Yönelik Çözümler

'Dijital Anafor' zirvesinin bu özel oturumu, sadece sorunları ortaya koymakla kalmadı, aynı zamanda geleceğe yönelik çözüm önerileri de sundu. Medya okuryazarlığının artırılması, bireylerin dijital platformlarda karşılaştıkları bilgilere eleştirel yaklaşmaları konusunda bilinçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca, uluslararası platformlarda Gazze gibi kriz bölgelerindeki olayların doğru ve dengeli bir şekilde yansıtılmasını sağlamak adına uluslararası işbirliklerinin ve yeni etik standartların geliştirilmesine duyulan ihtiyaç dile getirildi. Bu oturum, medyanın Gazze'deki acıları yansıtma biçiminin, sadece bölgedeki insanları değil, tüm dünyayı etkilediği gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi ve ekran bağımsızlığı mücadelesinin ne kadar önemli bir boyutunu oluşturduğunu gösterdi.

Dijital Anafor'un Vurguladığı Ana Noktalar:

  • Gazze'deki olayların medya tarafından algısal etkileşimi.
  • Dijital platformların dezenformasyon yayma potansiyeli.
  • Gazze'de bağımsız gazeteciliğin karşılaştığı zorluklar.
  • Medyanın etik sorumlulukları ve insani perspektif.
  • Medya okuryazarlığının artırılması gerekliliği.
Gündem 13.07.2026 06:05 1 okunma

Dünya Sağlık Arenasında Türkiye İmzası: Bakan Memişoğlu'ndan Çarpıcı Başarı İfadesi!

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık altyapısı ve insan gücüyle ülkenin her köşesine ücretsiz ve kaliteli hizmet ulaştırdığını belirterek, uluslararası alanda elde edilen tedavi hizmetleri başarısına dikkat çekti.

Dünya Sağlık Arenasında Türkiye İmzası: Bakan Memişoğlu'ndan Çarpıcı Başarı İfadesi!

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık alanındaki geldiği noktayı ve küresel arenadaki konumunu değerlendirerek dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Memişoğlu, ülkenin sağlık altyapısının ve nitelikli insan gücünün, her vatandaşa ücretsiz ve en iyi sağlık hizmetini ulaştırma kapasitesine sahip olduğunu vurgulayarak, bu başarının özellikle tedavi hizmetlerindeki uluslararası düzeydeki etkisine işaret etti.

Türkiye'nin Sağlıkta Küresel Yükselişi

Bakan Memişoğlu'nun ifadeleri, Türkiye'nin sağlık sektöründeki son yıllarda kaydettiği büyük ilerlemeleri gözler önüne seriyor. Ülke genelinde, şehir merkezlerinden en ücra köşelere kadar erişilebilir ve kaliteli sağlık hizmetleri sunulması, Memişoğlu tarafından “sağlık altyapımız ve sağlık insan gücümüz” olarak tanımlandı. Bu altyapı, sadece fiziksel imkanları değil, aynı zamanda hastaneler, klinikler, tanı ve tedavi merkezleri gibi yapısal unsurları da kapsıyor. Nitelikli sağlık çalışanları ordusu ise bu yapının temel taşı olarak öne çıkıyor.

Memişoğlu'nun “özellikle dünyada söz sahibi bir tedavi hizmetleri başarımız var” şeklindeki vurgusu, Türkiye'nin sadece kendi vatandaşlarına değil, aynı zamanda uluslararası hastalara da sunduğu tıbbi hizmetlerdeki etkinliğini ve saygınlığını ifade ediyor. Sağlık turizmi başta olmak üzere, çeşitli ülkelerden gelen hastaların Türkiye'de modern tıbbi yöntemlerle tedavi görmesi, bu başarının somut göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Başarılı operasyonlar, yenilikçi tedavi yöntemleri ve uygun maliyetli sağlık hizmetleri, Türkiye'yi küresel sağlık haritasında önemli bir konuma taşıyor.

Ücretsiz Hizmet ve Erişilebilirlik Paradigması

Sağlık Bakanlığı'nın temel hedeflerinden biri, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak ve bu hizmetleri maddi durumu ne olursa olsun herkese ücretsiz sunmaktır. Bakan Memişoğlu, bu hedefin büyük ölçüde hayata geçirildiğini belirterek, ülkenin her noktasındaki insanların, coğrafi engeller veya ekonomik zorluklar nedeniyle sağlık hizmetlerinden mahrum kalmadığını belirtti. Bu durum, sosyal devlet anlayışının bir yansıması olarak da değerlendiriliyor.

Özellikle son yıllarda yapılan şehir hastaneleri yatırımları ve mevcut sağlık kuruluşlarının modernizasyonu, bu erişilebilirliği ve hizmet kalitesini daha da artırdı. Gelişmiş tanı ve tedavi cihazları, uzman hekim kadroları ve etkin yönetim modelleri, Türkiye'yi sağlık alanında bir çekim merkezi haline getiriyor. Bakan Memişoğlu'nun bu sözleri, yapılan yatırımların ve gösterilen çabanın uluslararası alanda da takdir gördüğünün bir işareti olarak algılanıyor.

Küresel Sağlık Stratejilerinde Türkiye'nin Rolü

Türkiye'nin sağlık alanındaki başarıları, sadece ulusal bir gurur kaynağı olmakla kalmıyor, aynı zamanda küresel sağlık stratejilerine de katkıda bulunma potansiyeli taşıyor. Gelişmekte olan ülkelere model olabilecek sürdürülebilir ve kapsayıcı sağlık sistemleri kurma konusundaki deneyimler, uluslararası platformlarda paylaşılarak küresel sağlık sorunlarının çözümüne destek olunabilir. Bakan Memişoğlu'nun açıklamaları, bu vizyonun bir parçası olarak yorumlanabilir.

Özetle, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin hem içerideki vatandaşlarına sunduğu kaliteli ve ücretsiz sağlık hizmetleriyle hem de dışarıya ihraç ettiği başarılı tedavi modelleriyle küresel ölçekte önemli bir oyuncu haline geldiğini müjdeledi. Bu başarıda, altyapı yatırımları, nitelikli insan kaynağı ve devletin sağlık konusundaki kararlı duruşunun büyük payı olduğu anlaşılıyor.

Gündem 13.07.2026 05:05 2 okunma

Antalya'da 'Altunlar' Çökertildi! Milyonluk Vurguna ve 63 Şüpheliye Nefes Kestiler!

Antalya'da 'Altunlar' olarak bilinen organize suç örgütüne yönelik dev operasyon! Lideri Necdet Altun olduğu belirtilen çeteye yapılan baskında 63 kişi gözaltına alınırken, milyonlarca liralık mal varlığına el konuldu.

Antalya'da 'Altunlar' Çökertildi! Milyonluk Vurguna ve 63 Şüpheliye Nefes Kestiler!

Antalya polisi, 'Altunlar' lakaplı organize suç örgütüne yönelik nefes kesen bir operasyona imza attı. Suç dünyasında 'Altunlar' olarak bilinen ve liderliğini Necdet Altun'un yaptığı değerlendirilen silahlı çıkar amaçlı suç örgütüne karşı düzenlenen kapsamlı operasyonda, 63 şüpheli gözaltına alındı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde yürütülen soruşturma, organize suçla mücadelede önemli bir başarıya işaret ediyor.

Suç Ağının Perde Arkası: Milyonluk Varlıklar Mercek Altında

Operasyonun detayları, suç örgütünün ne denli büyük bir finansal güce ulaştığını gözler önüne serdi. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda, suç faaliyetlerinden elde edildiği değerlendirilen çok sayıda silah, tam 240 bin Türk Lirası nakit para ve önemli miktarda döviz ele geçirildi. Ayrıca, örgütün haberleşme ve koordinasyonunda kullandığı tespit edilen cep telefonlarına da el konuldu. Bu dijital materyallerin, soruşturmanın ilerleyen safhalarında kritik rol oynaması bekleniyor.

Sıfır Tolerans: 200 Milyon TL'lik Varlığa El Konuldu

Antalya Emniyet Müdürlüğü'nün titiz çalışması sonucunda, örgütün organize suç faaliyetlerinden kaynaklandığı düşünülen yaklaşık 200 milyon TL tutarındaki mal varlığına tedbir konuldu. Bu mal varlıkları arasında şüphelilere ait lüks araçlar, değerli gayrimenkuller ve banka hesaplarındaki paralar da bulunuyor. Bu operasyonla, organize suç örgütlerinin finansal kaynaklarının kurutulması hedeflenirken, suçla elde edilen gelirin devlet hazinesine geçirilmesi amaçlanıyor. Bu denli büyük bir mal varlığına el konulması, örgütün ekonomik gücünü önemli ölçüde zayıflatacak bir adım olarak görülüyor.

Operasyon Devam Ediyor: Firari Şüpheliler Aranıyor

Gözaltına alınan 63 şüphelinin yanı sıra, soruşturma kapsamında 1 şüphelinin yurt dışında olduğu bilgisine ulaşıldı. Diğer yandan, 5 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise titizlikle devam ettiği bildirildi. Polis ekiplerinin, firari durumda olan şüphelileri adalete teslim etmek için operasyonlarını sürdürdüğü öğrenildi. Bu operasyonun, gelecekteki benzer operasyonlar için de bir emsal teşkil etmesi ve suçlulara gözdağı vermesi bekleniyor.

Adalet Yerini Bulacak: Soruşturma Tüm Hızıyla Sürüyor

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın önderliğinde sürdürülen soruşturma, tüm boyutlarıyla aydınlatılmaya çalışılıyor. Örgütün faaliyetlerinin tüm detaylarının ortaya çıkarılması, azmettiricilerin ve diğer bağlantılı kişilerin tespiti için çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor. Bu operasyon, Antalya'da huzur ve güvenliğin sağlanması adına atılmış önemli bir adım olarak kayıtlara geçti. Halkın güvenliği ve kamu düzeninin korunması amacıyla yürütülen bu tür operasyonların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

Spor 13.07.2026 04:05 3 okunma

Nihat Kahveci'den Montella'ya Sert Çıkış: 'Pasaportunu Verin, Yeter Artık!'

A Milli Takım'ın Dünya Kupası'ndaki son maçında ABD'yi yenmesine rağmen turnuvaya erken veda etmesi Nihat Kahveci'yi çileden çıkardı. Kahveci, Teknik Direktör Vincenzo Montella'nın açıklamalarına sert tepki göstererek görevden alınmasını istedi.

Nihat Kahveci'den Montella'ya Sert Çıkış: 'Pasaportunu Verin, Yeter Artık!'

2026 Dünya Kupası'nda beklentilerin altında kalarak grup aşamasında elenmesi kesinleşen A Milli Takım, turnuvadaki son maçında ev sahibi ABD'yi 3-2'lük skorla mağlup ederek teselli buldu. Ancak bu galibiyet, turnuvaya veda eden milli takım için sadece sembolik bir başarı olarak kaldı. Zorlu mücadeleyi ve milli takımın genel performansını Kontraspor Youtube kanalında değerlendiren eski milli futbolcu Nihat Kahveci, Teknik Direktör Vincenzo Montella'nın tutumunu ve açıklamalarını sert bir dille eleştirdi.

Galibiyete Rağmen Acı Veda: 'İçim Acıyor!'

Nihat Kahveci, ABD karşısında alınan galibiyeti genel olarak olumlu değerlendirse de, takımın ilk iki maçtaki kötü performansı nedeniyle yaşadığı hayal kırıklığını gizleyemedi. Milli takımın grup favorisi ABD'ye karşı 3 gol atmasını, doğru zamanda yapılan doğru atakları, gösterilen hareketliliği ve etkili bitiricilikleri öven Kahveci, oyuncuların bireysel performanslarına da dikkat çekti. Özellikle Arda Güler'in sorumluluk alarak attığı gol ve Oğuz Aydoğan'ın makine gibi çalışması, Kaan Ayhan'ın kritik golü gibi pozitif anları vurgulayan Kahveci, takımın ofansif anlamda iyi bir mücadele sergilediğini belirtti. Ancak savunmada yenen gollere de değinen Kahveci, 'Böyle veda mı olur ya? Vallahi içim acıyor. Böyle veda olmamalı.' diyerek duygularını ifade etti. Milli takımın Dünya Kupası'ndaki son galibiyetinin 2014'te Güney Kore'ye karşı alındığını hatırlatan Kahveci, 'Bugün de yine Dünya Kupası'na maalesef galip gelerek veda ediyoruz.' diyerek bu vedanın burukluğunu dile getirdi.

'Bu Oyunu İlk Maçtan İtibaren Oynayabilirdik!'

Kahveci, ABD maçındaki 90 dakikalık mücadeleyi ve oyuncuların hırsını takdir etmekle birlikte, asıl üzüntüsünün bu potansiyelin turnuvanın başından beri ortaya konulamamış olması olduğunu belirtti. 'Bu oyunu biz oynayabilirdik ilk maçtan itibaren, üzüntüm de bu.' diyen Kahveci, milli takımın yetenekli bir kadroya sahip olduğunu ancak bu potansiyelin doğru yönetim ve taktiklerle çok daha erken sonuç verebileceğini ima etti. Bu durumun, mevcut teknik direktör Vincenzo Montella'nın sorumluluğunda olduğunu belirten Kahveci, İtalyan hocanın açıklamalarının da durumu daha da kötüleştirdiğini ifade etti.

'Verin Türk Pasaportunu Gitsin!'

Nihat Kahveci'nin en sert eleştirileri Teknik Direktör Vincenzo Montella'ya yönelik oldu. Montella'nın maç sonrası yaptığı açıklamaları hedef alan Kahveci, 'Yarın Montella'yı yollarım! Hala laf sokuyor.' diyerek sert bir tepki gösterdi. Montella'nın, 'Yeni kalktık, maçı izlemedik' gibi ifadelerle takımı getirdiği noktayı hafife aldığını savunan Kahveci, daha önceki teknik direktörlerin ve yöneticilerin yaptığı açıklamalara da atıfta bulunarak 'Fatih Hoca bunu dedi, Dünya Kupası'nı kazanmaya gidiyoruz, en karakterli jenerasyon, 62 şut attık, kader kısmet, Allah nasip etmedi' nedir ya bu kadar açıklama!' diyerek istatistik ve bahanelerin ardına saklanıldığını savundu. Montella'nın 'ruhunu göstermedin' eleştirisine karşı ise, 'Maç günleri uyku uyumadık lan biz! Zıngır zıngır titretiyor beni sinirden.' diyerek milli takımın başarısızlığının yarattığı derin hayal kırıklığını ve öfkeyi dile getirdi. Montella'nın görevine son verilmesi gerektiğini vurgulayan Kahveci, 'Verin Türk pasaportunu gitsin! Gitsin ama. Ben bunun açıklamalarını dinlemek zorunda değilim.' şeklinde konuştu.

'Yendiği Maçtan Sonra Laf Söylemesin!'

Kahveci, Montella'nın galibiyet sonrası sergilediği tavrı da eleştirdi. Ülkedeki insanların zor şartlarda bile milli takımı desteklemek için çabaladığını belirten Kahveci, 'Sabah 4'te 5'te 6'da kalkan insanlar vardı, meydanlara gitti. Bugün gidemediler, kimin yüzünden gidemediler! Yeter abi!' diyerek tepkisini dile getirdi. Montella'nın galip gelinen bir maç sonrası elini güçlü hissederek insanlara laf söylemesini doğru bulmadığını belirten Kahveci, havalimanına indiklerinde bahaneler yerine 'özür dilenmesi' gerektiğini savundu.

'Oyuna Müdahalede Sınıfta Kaldı'

Teknik direktörlük performansı açısından da Montella'yı eleştiren Nihat Kahveci, özellikle oyuna müdahaleleri konusunda Montella'nın sınıfta kaldığını belirtti. Kaan Ayhan'ın golünü attığı anı örnek göstererek, 'Tamam, Kaan gol attı da. Evet yani. Hani o an oyuna Kaan mı girmeliydi o ayrı.' diyen Kahveci, Montella'nın ilk 11 seçimlerine itirazı olmadığını ancak oyuncu değişiklikleri ve hamlelerinin turnuva boyunca beklentileri karşılamadığını savundu. 'Bence Montella'nın ilk çıkardığı 11'lere bir şey demem ama oyuna müdahaleleri, bazı yaptığı değişikliklerle sınıfta kaldı bana göre.' ifadelerini kullandı.

'Hala Başımız Dik Döndüğümüzü Söylüyor!'

Son olarak Montella'nın 'başımız dik döneceğiz' söylemine de değinen Kahveci, bu ifadenin görevini en iyi şekilde yaptığını ve ülkesini iyi temsil ettiğini göstermesi gerektiğini belirtti. Montella'nın bu sözlerle yanlış anlaşıldığını düşünen Kahveci, 'Gel bakalım havalimanına, nasıl karşılanacaksınız?' diyerek hocanın ülkeye döndüğünde taraftarın tepkisiyle yüzleşmesi gerektiğini ima etti. Bu sözleriyle Kahveci, milli takımın başarısızlığının faturasını Montella'ya keserken, teknik direktörün görevden alınması yönündeki çağrısını yineledi.

Spor 13.07.2026 03:05 3 okunma

Ekvador Galibiyeti Sonrası Valencia'dan Fenerbahçe Taraftarına Duygusal Mesaj: 'Sizi Çok Özledim!'

2026 Dünya Kupası'nda Almanya'yı deviren Ekvador'un yıldız golcüsü Enner Valencia, galibiyet sonrası Fenerbahçe taraftarlarına seslenerek "Sizi çok özledim. Umarım her zaman işleriniz yolunda gider." dedi.

Ekvador Galibiyeti Sonrası Valencia'dan Fenerbahçe Taraftarına Duygusal Mesaj: 'Sizi Çok Özledim!'

2026 Dünya Kupası E Grubu 3. haftasında nefes kesen bir mücadeleye sahne olan karşılaşmada Ekvador, Almanya'yı 2-1'lik skorla mağlup ederek adını son 32 turuna yazdırdı. Bu kritik galibiyetin ardından gözler, attığı gollerle takımını zafere taşıyan tecrübeli golcü Enner Valencia'ya çevrildi. Maç sonrası açıklamalarda bulunan Valencia, sadece saha içindeki performansıyla değil, saha dışındaki samimi sözleriyle de dikkatleri üzerine çekti.

Almanya Karşısında Tarihi Zafer ve Valencia'nın Kutlaması

Karşılaşmaya hızlı başlayan Almanya, henüz 2. dakikada Leroy Sane'nin golüyle öne geçti. Ancak Ekvador pes etmedi. Maçın 9. dakikasında Angulo'nun kaydettiği golle eşitliği sağlayan ev sahibi ekip, ilk yarıda başka gol bulamadı. İkinci yarıda da heyecan doruktaydı. Dakikalar 77'yi gösterdiğinde ise sahneye çıkan Plata, attığı golle takımını 3 puana taşıyan isim oldu. Bu sonuçla Ekvador, grubunu başarıyla tamamlayarak bir üst tura yükselmeyi garantiledi.

Maçın kahramanlarından biri olan Enner Valencia, galibiyetin ardından duygularını dile getirirken, eski kulübü Fenerbahçe'ye ve taraftarlarına özel bir selam gönderdi. Valencia'nın bu jesti, sarı-lacivertli camiada büyük yankı uyandırdı.

Valencia'dan Fenerbahçe'ye Gönül Bağı: 'Sizi Çok Özledim!'

Ekvador'un Almanya karşısında elde ettiği önemli galibiyet sonrası mikrofonlara konuşan Enner Valencia, eski günlerini yad etti. Fenerbahçe formasıyla geçirdiği döneme duyduğu özlemi dile getiren tecrübeli forvet, "Tüm Fenerbahçe taraftarlarına çokça selam gönderiyorum." diyerek söze başladı. Ardından, "Fenerbahçe'yi çok özlüyorum." şeklindeki samimi itirafıyla, sarı-lacivertli taraftarların kalbinde özel bir yere sahip olduğunu bir kez daha gösterdi. Valencia, sözlerini, "Umarım her zaman işleriniz çok iyi gider." temennisiyle tamamladı. Bu açıklamalar, Valencia'nın Fenerbahçe ile arasındaki bağın hala ne kadar güçlü olduğunu gözler önüne serdi.

Valencia Faktörü ve Fenerbahçe Üzerindeki Etkisi

Enner Valencia, Fenerbahçe forması giydiği dönemde attığı goller ve gösterdiği performansla taraftarların sevgilisi haline gelmişti. Özellikle Süper Lig'de ve Avrupa kupalarındaki kritik golleriyle takımına büyük katkı sağlayan Ekvadorlu yıldız, kısa sürede taraftarın sevgilisi olmayı başarmıştı. Valencia'nın ayrılığı, Fenerbahçe taraftarlarında büyük üzüntüye neden olmuştu. Bu son açıklama, taraftarların da kendisine olan özlemini bir kez daha dile getirmesine neden oldu. Valencia'nın bu jesti, spor kamuoyunda da takdirle karşılandı. Bir yandan milli takımının başarısı için mücadele ederken, diğer yandan eski yuvasına duyduğu özlemi ve sevgiyi dile getirmesi, onun ne kadar karakterli bir sporcu olduğunu kanıtlar nitelikte.

Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Spekülasyonlar

Valencia'nın bu samimi sözleri, gelecekteki olası transfer dedikodularını da beraberinde getirebilir. Ancak şu an için Enner Valencia'nın önceliği, milli takımıyla Dünya Kupası'nda başarılı olmak gibi görünüyor. Fenerbahçe taraftarları ise sosyal medyada Valencia'ya destek mesajları yağdırırken, bir gün yeniden sarı-lacivertli formayı giymesini umut ediyor. Bu tür duygusal bağlar, futbolun sadece bir oyun olmadığını, aynı zamanda güçlü duygusal bağlar ve unutulmaz anılar yarattığını bir kez daha hatırlatıyor.