Milletvekilleri, okullardaki şiddet olaylarına karşı ortak bir duruş sergileyerek, bireysel silahlanmadan dijital zorbalığa kadar geniş bir yelpazede radikal çözümler önerdi. Meclis'te tansiyon yükselirken, 'psikolojik destek' ve 'dijital denetim' vurgusu öne çıktı.
Meclis'te okullarda artan şiddet olayları ve bu durumun önüne geçilmesi için alınması gereken tedbirler masaya yatırılırken, farklı siyasi partilerden milletvekilleri ortak bir paydada buluştu. **Bireysel silahlanmanın tehlikeleri**nden **dijital dünyanın getirdiği risklere** kadar geniş bir yelpazede ele alınan konular, acil önlem alınması gerektiğini gözler önüne serdi. Uzmanlar ve siyasetçiler, özellikle gençlerin ruh sağlığını ve güvenliğini tehdit eden faktörlere karşı **kapsamlı bir mücadele** çağrısı yaptı.
Dijital Dünyanın Gölgesindeki Gençlik: Siber Zorbalık ve Şiddet İçerikleri Mercek Altında
AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan, okullarda psikolojik standartların yükseltilmesi gerektiğini vurgulayarak, öğretmenlerin okula aidiyet duygusunun güçlendirilmesinin altını çizdi. Arslan, özellikle riskli görülen çocukların ailelerinin daha dikkatli takip edilmesinin önemine değinirken, ailelerin olası damgalanma endişelerine karşı **devrim niteliğinde değişiklikler** yapılması gerektiğini belirtti. Arslan, ayrıca ‘insan öldüren dijital oyunların’ Türkiye’de yasaklanması gerektiğini savunarak, **dijital dünyanın zararlı etkilerine** dikkat çekti.
AK Parti İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin ise dijital mecralarda **'dijital devriye polisleri'**nin kurulmasını önerdi. Yayın organlarındaki rol modellerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Şahin, TRT gibi kamu yayıncılarının bu konuda öncülük yapması beklentisini dile getirdi. YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş da çocukların okul içindeki **dijital tehditler ve siber zorbalıklar**ı takip edecek özel ihbar mekanizmalarının kurulmasını talep etti. Şiddet ve silah kullanımını özendiren yayınlara yönelik denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini belirten Özçağdaş, bireysel silahlanmanın toplumsal güvenliği tehlikeye attığını ve silah taşıma hakkının yalnızca devlette olması gerektiğini savundu.
İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat, riskleri olay yaşanmadan tespit edecek **erken uyarı sistemleri** ve kurumlar arası koordinasyonun önemine vurgu yaparken, dijital güvenlik, algoritmaların etkisi, siber zorbalık ve **çevrim içi radikalleşme** konularının raporda yeterli ağırlığı bulması gerektiğini söyledi. MHP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Özyavuz ise aile ile okul iş birliğini güçlendirecek mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini ve **kontrolsüz dijitalleşme**nin getirdiği şiddet içeriklerinin raporlarda önemli bir başlık olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç da aileler ve öğretmenlere yönelik sürekli eğitim programlarının hayata geçirilmesi gerektiğini ve ilgili tüm bakanlıkların yer aldığı **kalıcı bir koordinasyon merkezi**nin kurulmasını önerdi.
Bireysel Silahlanmaya Net Tavır: 'Devletten Başka Kimse Silah Taşımamalı'
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri, toplumun en çok talep ettiği konulardan birinin silah ve ruhsat olduğunu ancak kendisinin buna **şahsen karşı olduğunu** belirtti. 1993 yılında bir yıl silah taşıdığını ancak üniversitede hoca olduktan sonra bıraktığını anlatan Cevheri, her gelen valiye de bu konuda karşı olmalarını söylediğini aktardı. Komisyon Başkanı ve üç dönem milletvekilliği yapmış Yusuf Beyazıt ise kendisinin milletvekilliği süresince **tek bir silah dahi almadığını** belirterek, kimsenin, Emniyet dışında kimsenin silah sahibi olmaması gerektiğini dile getirdi. Bu açıklama, bireysel silahlanmaya karşı duyulan endişeyi bir kez daha ortaya koydu.
YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, okullara daha fazla **rehber öğretmen görevlendirilmesi**, psikolojik danışman sayısının artırılması, risk altındaki çocukların erken teşhisi, öğretmenlere **kriz yönetimi eğitimleri** verilmesi ve akran zorbalığına karşı sıfır tolerans politikasının geliştirilmesi gibi somut çözüm önerileri sundu. CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç da silah meselesinin bir an önce çözülmesi gerektiğini vurgulayarak, üst düzey bürokrat ve siyasetçilerin bu kadar çok silah sahibi olmaması gerektiğine dikkat çekti. Öztunç, bu konuda bir kanun teklifi hazırlanması gerektiğini savundu.
DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, Kürt sanatçı Aram Tigran'ın ‘yeryüzündeki bütün tank, tüfek, topu eritip zurna, saz yapmak isterim’ sözünü hatırlatarak, okullarda da **barış kültürünün büyümesiyle** bir şeyler elde edilebileceğini söyledi. Altın, bireysel silahlanmayı önlemek için **net ve kararlı bir adım** atılması gerektiğini vurgulayarak, bu konuda acil eylem planı çağrısında bulundu.
Çözüm Ortak Akıl: Aile, Okul ve Kurumlar Arası Koordinasyon
Milletvekillerinin ortak vurgusu, şiddetin önlenmesinde **kurumlar arası iş birliği**nin hayati önem taşıdığı yönündeydi. Aile Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı gibi kilit kurumların bir araya gelerek daha etkin politikalar üretmesi gerektiği sıklıkla dile getirildi. Özellikle ailelerin çocuklarının dijital dünyadaki aktiviteleri konusunda daha bilinçli olması ve okullarla sürekli iletişim halinde bulunması gerektiği belirtildi. Rehber öğretmenlerin sayısının artırılması, öğretmenlere yönelik şiddeti önleme ve kriz yönetimi eğitimlerinin yaygınlaştırılması, **akran zorbalığına karşı sıfır tolerans** ilkesinin benimsenmesi gibi adımların, okullarda daha güvenli bir ortamın tesis edilmesi için elzem olduğu kaydedildi.
Sonuç olarak, okullarda şiddetle mücadelede siyasetin tek ses olabildiği görüldü. Ancak bu ortak sesin, somut politikalara ve acil eylemlere dönüşmesi, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin güvenli bir eğitim ortamında yetişmesi için büyük önem taşıyor. Yapılması gerekenler listesi uzarken, en çok üzerinde durulan konuların başında dijital güvenlik ve bireysel silahlanmanın sınırlandırılması geldi.