Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 14.06.2026 07:05 27 okunma

Xbox'ta Bedava Oyun Fırtınası: 2.200 TL Değerinde 3 Dev Yapım Bu Hafta Sonu Sizinle!

Xbox, 'Free Play Days' kampanyasıyla bu hafta sonu 12-14 Haziran tarihleri arasında oyunculara 2.200 TL'yi aşan değerde tam 3 oyunu ücretsiz oynama fırsatı sunuyor. İşte detaylar!

Xbox'ta Bedava Oyun Fırtınası: 2.200 TL Değerinde 3 Dev Yapım Bu Hafta Sonu Sizinle!

Oyun dünyasının devlerinden Microsoft, Xbox kullanıcılarını sevindirecek muhteşem bir kampanya ile karşımızda. Her hafta düzenlenen ve 'Free Play Days' adıyla bilinen özel etkinlik, bu kez oyunculara adeta altın tepside fırsatlar sunuyor. Oyuncular, 12-14 Haziran 2026 tarihleri arasında, normalde ciddi bütçeler gerektiren üç popüler oyunu tamamen ücretsiz olarak deneyimleyebilecekler. Bu hafta sonu kapınıza gelecek bu oyunların toplam değeri, dudak uçuklatan 2.200 TL'yi aşmış durumda!

Herkes İçin Oyun Zamanı: Ücretsiz Oyun Günleri Detayları

Xbox'ın düzenlediği 'Free Play Days' etkinlikleri, genellikle Xbox Game Pass abonelerine özel olarak sunulsa da, bu hafta sonu müjdesi tüm Xbox kullanıcılarını ilgilendiriyor. Kampanya kapsamında yer alan oyunlardan bazıları yalnızca abonelere özelken, diğerleri herhangi bir abonelik şartı aranmaksızın tüm oyuncuların erişimine açılıyor. Bu durum, oyunseverler için kaçırılmaması gereken büyük bir fırsat anlamına geliyor.

Bu hafta sonu ücretsiz olarak oynanabilecek oyunlar ve normal satış fiyatları ise şöyle:

  • Hell Let Loose: Normal Fiyatı 1.499 TL (Game Pass Gerektirir: ✅)
  • State of Decay 2: Juggernaut Edition: Normal Fiyatı 300 TL (Game Pass Gerektirir: ❌)
  • Blasphemous 2: Normal Fiyatı 499 TL (Game Pass Gerektirir: ❌)

Görüldüğü üzere, Hell Let Loose gibi taktiksel derinliğiyle öne çıkan bir yapım Game Pass abonelerine sunulurken, zombi kıyametinde hayatta kalma mücadelesi veren State of Decay 2: Juggernaut Edition ile benzersiz bir 2D metroidvania deneyimi sunan Blasphemous 2, herhangi bir aboneliğe sahip olmayan oyuncular için de ücretsiz olarak indirilebilir durumda. Bu, oyun kütüphanesini genişletmek isteyen veya yeni maceralara atılmak isteyen pek çok oyuncu için muazzam bir avantaj sağlıyor.

Ücretsiz Oyunlara Nasıl Erişilir? Stratejik Rehber

Peki, bu cazip fırsatlardan nasıl yararlanacaksınız? İşte adım adım yapmanız gerekenler:

Xbox Game Pass Aboneleri İçin Yol Haritası

Eğer Xbox Game Pass Ultimate, Standard veya Core aboneliğiniz varsa, yapmanız gereken oldukça basit. Öncelikle Xbox konsolunuzdaki veya PC'nizdeki Xbox uygulamasını açın. Ardından, 'Free Play Days' bölümünü bularak listedeki oyunlara giriş yapın ve 'Yükle' seçeneğine tıklayarak oyunları konsolunuza veya bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Alternatif olarak, Xbox Store'u ziyaret ederek 'Abonelikler' sekmesi altındaki 'Ücretsiz Oyun Günleri' bölümüne giderek de bu oyunlara ulaşabilirsiniz.

Abonelik Olmayanlar İçin Basit Erişim

Eğer herhangi bir Game Pass aboneliğiniz yoksa bile umutsuzluğa kapılmayın! State of Decay 2: Juggernaut Edition ve Blasphemous 2 gibi oyunlar, tüm kullanıcılar için ücretsiz olarak sunuluyor. Bu oyunları oynamak için tek yapmanız gereken, Microsoft Store'u ziyaret etmek, oyunların ilgili sayfalarına gitmek ve 'Ücretsiz Deneme' veya 'Ücretsiz Oyna' seçeneğine tıklamak. Bu kadar kolay!

Oyun Dünyasında Ücretsiz Fırsatların Önemi

Microsoft'un bu tür kampanyaları, hem oyuncu tabanını genişletmeyi hem de mevcut abonelerini memnun etmeyi hedefliyor. 'Free Play Days' gibi etkinlikler, oyuncuların daha önce denemeye çekinebilecekleri yüksek fiyatlı oyunları riske atmadan deneyimlemelerine olanak tanıyor. Bu durum, özellikle yeni oyun türlerini keşfetmek isteyen veya bütçe kısıtlamaları nedeniyle oyun alımında zorlanan oyuncular için paha biçilmez bir fırsat sunuyor. Ayrıca, bu oyunların ücretsiz olarak sunulması, oyun topluluklarının büyümesine de katkı sağlayarak daha geniş ve etkileşimli bir oyuncu ekosistemi oluşturulmasına yardımcı oluyor.

Özellikle Hell Let Loose gibi rekabetçi ve derin strateji gerektiren oyunların Game Pass aracılığıyla erişilebilir olması, oyuncuların bu tür yapımlara olan ilgisini artırıyor. Benzer şekilde, State of Decay 2'nin hayatta kalma öğeleriyle dolu dünyası ve Blasphemous 2'nin büyüleyici atmosferi, geniş kitlelere ulaşma şansı buluyor. Bu hafta sonu, Xbox platformunda oyunseverler için tam bir şölen yaşanacak diyebiliriz!

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 09.10.2026 09:35 1 okunma

Orta Doğu Ateşi Piyasaları Sarstı: Teknoloji Devlerinin Kaderi ve Fed'in Sır Perdesi Aralanıyor!

Küresel piyasalarda Orta Doğu'daki jeopolitik riskler, teknoloji şirketlerinin bilanço beklentileri ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası belirsizliği, yatırımcıları diken üstünde bıraktı. Gelişmeler piyasalarda volatil bir seyir izlenmesine neden oluyor.

Orta Doğu Ateşi Piyasaları Sarstı: Teknoloji Devlerinin Kaderi ve Fed'in Sır Perdesi Aralanıyor!

Küresel finans piyasaları, son dönemde yaşanan ve giderek tırmanan jeopolitik gerilimlerin yanı sıra, teknoloji devlerinin gelecek çeyrek bilançolarına yönelik oluşan beklentiler ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikalarına dair belirsizlikler nedeniyle adeta bir girdabın içine sürüklenmiş durumda. Bu karmaşık tablo, yatırımcılar için hem fırsatları hem de riskleri beraberinde getirirken, piyasalardaki dalgalanmanın önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor.

Jeopolitik Rüzgarlar ve Ekonomik Belirsizlikler Dengeleri Sarsıyor

Orta Doğu'da yaşanan ve giderek karmaşıklaşan gelişmeler, küresel ekonominin temel taşlarından biri olan enerji arzını doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Bu durum, enflasyonist baskıları artırabileceği endişesini beraberinde getirirken, merkez bankalarının politika kararları üzerinde de baskı oluşturuyor. Özellikle petrol fiyatlarındaki olası bir yükselişin, küresel enflasyonu tetikleyeceği ve bu durumun, faiz oranlarını düşürme beklentilerini erteleyebileceği öngörülüyor. Bu belirsizlik ortamı, hisse senedi piyasalarından emtia piyasalarına kadar geniş bir yelpazede risk iştahını düşürüyor.

Teknoloji Sektöründe Kritik Bilançolar ve Beklentiler

Küresel borsaların seyrinde etkili olan bir diğer önemli faktör ise teknoloji şirketlerinin bilanço beklentileri. Özellikle büyük teknoloji firmalarının açıkladığı veya açıklayacağı çeyreklik finansal sonuçlar, sektörün genel sağlığı hakkında önemli ipuçları veriyor. Yapay zeka, bulut bilişim ve yarı iletkenler gibi alanlardaki yatırımların geri dönüşleri, şirketlerin büyüme potansiyelleri ve kar marjları yatırımcıların merceğinde. Kötü gelecek bilanço beklentileri veya beklenenin altında kalan rakamlar, sadece ilgili şirketin hisselerini değil, aynı zamanda sektör genelindeki motivasyonu da olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle, bu bilançoların piyasa üzerinde belirleyici bir rol oynaması bekleniyor.

Fed'in Hamlesi: Faiz İndirimi Mi, Bekleme Mi?

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası kararları, küresel finansal piyasaların adeta nabzını tutuyor. Enflasyonist baskılar ve ekonomik büyüme arasındaki hassas dengeyi gözeten Fed, faiz oranlarını ne zaman ve ne kadar indireceği konusunda net bir sinyal vermekten kaçınıyor. Piyasa analistleri, Fed'in bir sonraki toplantısında faiz oranlarını sabit tutması yönünde ağırlık kazanırken, bazıları ise olası bir indirim senaryosunu da masada tutuyor. Fed'in atacağı her adım, doların değerinden küresel faiz oranlarına kadar geniş bir alanda etkisini gösterecektir. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülke piyasaları için de önemli sonuçlar doğurabilir.

Piyasalarda Yeni Dönem Mi Başlıyor?

Jeopolitik risklerin artması, teknoloji sektöründeki dalgalanmalar ve merkez bankalarının belirsiz politikaları, küresel piyasalarda yeni bir dönemin başlangıcı olduğuna işaret edebilir. Yatırımcıların, bu değişken ortamda risk yönetimi stratejilerini gözden geçirmeleri ve daha temkinli hareket etmeleri öneriliyor. Orta Doğu'daki gelişmelerin seyrinin yanı sıra, ABD'den gelecek enflasyon ve istihdam verileri de piyasaların yönünü belirlemede kritik rol oynayacak.

Gündem 09.10.2026 09:05 1 okunma

Maltepe'de Yürekler Dağlayan Enkaz: 5 Can Kayboldu, Kalan Moloz Yığını Acı Bir Hatıra...

Maltepe'de çöken 7 katlı binanın enkazında çalışmalar tamamlandı. 5 kişinin hayatını kaybettiği faciada, enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor. Binanın mimarı ve şantiye şefi gözaltına alındı.

Maltepe'de Yürekler Dağlayan Enkaz: 5 Can Kayboldu, Kalan Moloz Yığını Acı Bir Hatıra...

Maltepe'de yürekleri dağlayan bir facia yaşandı. Cevizli Mahallesi Doğu Sokağı'nda bulunan 7 katlı bir bina, henüz belirlenemeyen bir nedenle kısmen çöktü. İlk üç katının çökmesiyle başlayan dehşet verici olayda, enkaz altında kalan vatandaşlarımızın acı bilançosu giderek ağırlaştı. Arama kurtarma ekiplerinin gece gündüz demeden sürdürdüğü hummalı çalışma sonucunda, enkazdan 5 cansız beden çıkarıldı. Bu trajik kayıp, tüm şehri yasa boğdu.

Enkaz Altından Yükselen Acı Haberler: 5 Can Kayıp

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda yürütülen titiz çalışmalar sonucunda, enkaz altında mahsur kalan 14 kişiden 5'inin hayatını kaybettiği belirlendi. Kayıplar arasında 5 yaşındaki Gülce Dora Turhan, 22 yaşındaki Ahmet Muhammed İnan, 40 yaşındaki Mesut Bilece, 66 yaşındaki Hüseyin Özkurt ve 20 yaşındaki Zeynep İnan'ın isimleri, ailelerinin acı bekleyişiyle birlikte kamuoyuyla paylaşıldı. Bu kayıplar arasında kardeş olan Ahmet Muhammed İnan ve Zeynep İnan'ın acısı, ailelerinin yaşadığı tarifsiz üzüntüyü gözler önüne serdi. Facia sırasında ailelerinin Trabzon'da olması, kaderin cilvesini daha da acı hale getirdi.

Korkunç İddialar ve Soruşturma Başladı: Mimarı ve Şantiye Şefi Gözaltında

Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, binanın mimarı Hasan Balcı ve şantiye şefi Mevlüt Okumuş gözaltına alındı. Müteahhit Dursun Baskıcı'nın ise 2016 yılında vefat etmiş olması, soruşturmanın odağını mimar ve şantiye şefi üzerine yoğunlaştırdı. Bina yapım yılı olan 1987 ve sonrasında yapılan iki ek kat, olası kusurların araştırılması için önemli ipuçları barındırıyor. Özellikle kolon kesme iddiaları ve binanın bazı bölümlerinde sıvaların dökülerek demirlerin görünür hale gelmesi gibi görsel bulgular, yapısal sorunların varlığına işaret ediyor. Hatta, Ocak 2026'da kaydedilen Google Street View görüntülerinde binanın bazı alanlarında çatlakların olması, riskli yapılaşma konusunu yeniden gündeme getirdi.

Enkaz Kaldırma Çalışmaları ve Tahliye Süreci Devam Ediyor

Arama kurtarma çalışmaları sona ermesinin ardından, bölgede enkaz kaldırma işlemleri hız kazandı. İş makineleri, günlerdir süren çalışmayla enkazı kaldırırken, ekipler incelemek üzere binanın her katındaki kolonlardan parçalar topluyor. Yaşanan felaketten geriye, bina sakinlerinin eşyaları ve toz bulutları içinde kalmış moloz yığınları kaldı. Bu trajik manzara, olayın boyutunu ve yıkımın şiddetini gözler önüne seriyor. Öte yandan, AFAD koordinasyonunda çevredeki 3 bina tahliye edildi ve 55 vatandaşın güvenliği sağlandı. Barınma ihtiyacı duyulan 44 vatandaş ise otellere yerleştirilerek geçici olarak misafir ediliyor. Bu zorlu süreçte, devletin tüm imkanlarıyla vatandaşların yanında olduğu ve yaraların sarılmaya çalışıldığı vurgulandı.

Spor 09.10.2026 08:35 2 okunma

Filenin Sultanları'na Tarihi Destek: Koç Ailesi'nden Rekor Seviyede Prim!

Milletler Ligi ve Avrupa Şampiyonu A Milli Kadın Voleybol Takımımız, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Mustafa Koç'un cömert jestiyle 1 milyon Euro primle ödüllendirildi. Bu destek, Sultanlar'ın başarılarını taçlandırdı.

Filenin Sultanları'na Tarihi Destek: Koç Ailesi'nden Rekor Seviyede Prim!

Türkiye'nin gururu A Milli Kadın Voleybol Takımımız, bu yıl Milletler Ligi ve Avrupa Şampiyonası'nda elde ettiği üst üste zaferlerle tüm ülkeyi sevince boğdu. Bu tarihi başarılar, spor camiasından olduğu kadar iş dünyasından da büyük takdir topladı. Bu doğrultuda, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Mustafa Koç, Filenin Sultanları'nı unutulmaz bir jestle onurlandırdı.

Sultanlar'a 1 Milyon Euro'luk Altın Dokunuş

Koç Holding'den yapılan açıklamaya göre, ay yıldızlı kadın voleybol takımımıza 1 milyon Euro gibi devasa bir prim ödülü verildiği duyuruldu. Bu cömert destek, milli sporcularımızın hem başarılarını taçlandırmak hem de gelecekteki hedefleri için motivasyon sağlamak amacıyla yapıldı. Koç Holding, sadece bu primle kalmayarak, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, sporcular ve teknik ekibi Abdülmecid Efendi Korusu'ndaki Telezzüz'de özel bir davette ağırladı. Bu özel buluşmada, takımın bu seneki muhteşem şampiyonlukları ve geçmişte elde ettiği diğer önemli başarılar kutlandı.

Ömer Koç'tan İlham Veren Sözler: 'Atatürk'ün Kızları'

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, ev sahipliği yaptığı davette yaptığı konuşmada, milli takım sporcularının genç nesiller, özellikle de kız çocukları için ne kadar büyük bir ilham kaynağı olduğunu vurguladı. Koç, sporculara hitaben, "Her şeyden önemlisi gençlere, kızlara örnek oldunuz, ilhâm verdiniz. Bu bakımdan Atatürk’ün kızları olarak anılmanızı çok anlamlı buluyorum. Lâik Cumhuriyet’i ve onun değerlerini yaşatacak olan, siz cesur Türk kadınlarısınız. Hepinizi cân-ı gönülden tebrik ederim. OPET ve Arçelik ile takımın yanında olmaktan onur duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Bu sözler, voleybolcuların sadece sportif başarılarıyla değil, aynı zamanda toplumsal değerlere verdikleri önemle de takdir edildiğini gösterdi.

Mehmet Akif Üstündağ: 'Gurur Kaynağımızsınız'

Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ ise yaptığı konuşmada, milli takımın sadece kazandığı kupalarla değil, yıllardır ortaya koyduğu mücadele ve gençlere verdiği ilhamla da tüm ülkeyi gururlandırdığını belirtti. Üstündağ, Koç Topluluğu'nun sağladığı 1 milyon Euro'luk destekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, özellikle Sayın Rahmi Koç'a Türk voleyboluna ve milli takıma sağladığı maddi ve manevi desteklerden dolayı derin şükranlarını sundu. Bu destek, Türk voleybolunun geleceği adına atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Eda Erdem Dündar: 'Genç Kızlara İlham Olmak En Güzeli'

Filenin Sultanları'nın kaptanı Eda Erdem Dündar, milli formayla elde edilen her başarının kendilerine büyük bir gurur yaşattığını ifade etti. Tecrübeli sporcu, Koç Topluluğu'na ve OPET ile Arçelik'e verdikleri destekten ötürü teşekkürlerini iletti. Başarıların en anlamlı yanının, çocuklar ve genç kızlar için bir ilham kaynağı olması olduğunu belirten Dündar, "Umarım bugün bizim yaşadığımız bu gurur, yeni nesillere 'Onlar yapabildiyse, biz de yapabiliriz' dedirtir" sözleriyle geleceğe umutla baktıklarını vurguladı. Bu açıklama, milli takımın sadece saha içindeki performansıyla değil, aynı zamanda saha dışındaki rol modelleriyle de ne kadar değerli olduğunu gözler önüne serdi.

Gündem 09.10.2026 08:05 2 okunma

Bayraklı Belediyesi'nde Rüşvet ve İhaleye Fesat Şoku! Eski Başkan Sandal ve Kritik İsimler Adliyede

İzmir merkezli operasyonda, 'suç örgütü kurma', 'rüşvet' ve 'ihaleye fesat karıştırma' iddialarıyla Bayraklı Belediyesi ve iştiraki BAYBEL AŞ'ye yönelik soruşturma genişliyor. Aralarında eski başkan Serdar Sandal'ın da bulunduğu 43 şüpheli adliyeye sevk edildi.

Bayraklı Belediyesi'nde Rüşvet ve İhaleye Fesat Şoku! Eski Başkan Sandal ve Kritik İsimler Adliyede

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü geniş çaplı soruşturma, Bayraklı Belediyesi'ni sarsmaya devam ediyor. 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak', 'rüşvet almak-vermek' ve 'ihaleye fesat karıştırmak' gibi ciddi iddialar üzerine başlatılan operasyonda, belediye ve iştiraki BAYBEL A.Ş.'de önemli birimlere yönelik eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Soruşturma kapsamında daha önce 48 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarılırken, yapılan operasyonlarda 47 kişi yakalanarak emniyete götürüldü. Operasyonun detayları, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Geniş Çaplı Operasyonun Perde Arkası

İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü'nün ortaklaşa gerçekleştirdiği çalışmalar sonucunda, geçtiğimiz Salı günü İzmir merkezli olmak üzere Ankara, Elazığ ve Muğla illerini de kapsayan devasa bir operasyon başlatıldı. Eş zamanlı baskınlarda birçok adreste arama yapılırken, toplamda 47 şüpheli gözaltına alındı. Bu kişilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda ise dikkat çekici bulgulara ulaşıldı. Aramalarda, suç faaliyetlerinde kullanıldığı düşünülen dijital materyallere el konulurken, ayrıca bir adet ruhsatsız tabanca da ele geçirildi.

Kritik İsimler Savcılığa Sevkle Yargı Önüne Çıkıyor

Emniyetteki sorgu ve ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden 4'ü serbest bırakılırken, asıl şok etkisi yaratan gelişme ise diğer şüphelilerin adliyeye sevk edilmesiyle yaşandı. Aralarında, önceki dönem Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal'ın da bulunduğu 43 şüpheli, sabah erken saatlerde adliyeye getirildi. Bu isimler arasında, BAYBEL A.Ş.'nin eski Yönetim Kurulu Başkanı B.U., Bayraklı CHP İlçe Başkanı ve belediye çalışanı olduğu belirtilen D.G., eski BAYBEL A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve mevcut Yeni Parti Bayraklı Belediye Meclis Üyesi M.C.S. gibi önemli isimler de yer alıyor. Ayrıca, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde şube müdürü olarak görev yapan A.A. ve O.Ç.Ş. ile Belediye Başkanı Serdar Sandal'ın oğlu Y.S.'nin de adliyeye sevk edilenler arasında bulunması, soruşturmanın ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor.

Firari Şüpheli İçin Çalışmalar Sürüyor

Operasyon kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan ve firari durumda olduğu öğrenilen bir şüpheliyi yakalama çalışmaları ise tüm hızıyla devam ediyor. Ekiplerin, bu şüphelinin de kısa süre içinde adalete teslim edilmesi için yoğun çaba sarf ettiği belirtildi. Bayraklı Belediyesi ve BAYBEL A.Ş.'deki usulsüzlük iddialarına yönelik bu soruşturmanın, ilerleyen günlerde yeni gelişmelere gebe olabileceği tahmin ediliyor. Yargı sürecinin nasıl ilerleyeceği ve kamuoyunun merakla beklediği kararların ne zaman açıklanacağı ise şimdiden merak konusu.

Rüşvet ve İhaleye Fesat Karıştırma Suçlarının Detayları

Soruşturmanın temelini oluşturan iddialar arasında, belediye ihalelerinin belirli kişilere peşkeş çekildiği ve bu süreçte rüşvet mekanizmalarının devreye girdiği öne sürülüyor. Örgütlü bir şekilde hareket edildiği ve kamunun zarara uğratıldığı iddiaları, soruşturmayı daha da derinleştiriyor. Mali Suçlarla Mücadele birimlerinin titiz çalışmaları sonucunda elde edilen delillerin, savcılık makamına sunulduğu ve şüphelilerin bu deliller ışığında sorgulanacağı öğrenildi. Bu tür yolsuzluk iddialarının, yerel yönetimlere olan güveni sarsma potansiyeli taşıması açısından da büyük önem arz ettiği belirtiliyor.

Gündem 09.10.2026 07:35 3 okunma

Okullarda Dehşete Karşı Siyasi Cephe: Silahlanmadan Dijital Tehlikelere Tek Ses Çıktı!

Milletvekilleri, okullardaki şiddet olaylarına karşı ortak bir duruş sergileyerek, bireysel silahlanmadan dijital zorbalığa kadar geniş bir yelpazede radikal çözümler önerdi. Meclis'te tansiyon yükselirken, 'psikolojik destek' ve 'dijital denetim' vurgusu öne çıktı.

Okullarda Dehşete Karşı Siyasi Cephe: Silahlanmadan Dijital Tehlikelere Tek Ses Çıktı!

Meclis'te okullarda artan şiddet olayları ve bu durumun önüne geçilmesi için alınması gereken tedbirler masaya yatırılırken, farklı siyasi partilerden milletvekilleri ortak bir paydada buluştu. **Bireysel silahlanmanın tehlikeleri**nden **dijital dünyanın getirdiği risklere** kadar geniş bir yelpazede ele alınan konular, acil önlem alınması gerektiğini gözler önüne serdi. Uzmanlar ve siyasetçiler, özellikle gençlerin ruh sağlığını ve güvenliğini tehdit eden faktörlere karşı **kapsamlı bir mücadele** çağrısı yaptı.

Dijital Dünyanın Gölgesindeki Gençlik: Siber Zorbalık ve Şiddet İçerikleri Mercek Altında

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan, okullarda psikolojik standartların yükseltilmesi gerektiğini vurgulayarak, öğretmenlerin okula aidiyet duygusunun güçlendirilmesinin altını çizdi. Arslan, özellikle riskli görülen çocukların ailelerinin daha dikkatli takip edilmesinin önemine değinirken, ailelerin olası damgalanma endişelerine karşı **devrim niteliğinde değişiklikler** yapılması gerektiğini belirtti. Arslan, ayrıca ‘insan öldüren dijital oyunların’ Türkiye’de yasaklanması gerektiğini savunarak, **dijital dünyanın zararlı etkilerine** dikkat çekti.

AK Parti İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin ise dijital mecralarda **'dijital devriye polisleri'**nin kurulmasını önerdi. Yayın organlarındaki rol modellerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Şahin, TRT gibi kamu yayıncılarının bu konuda öncülük yapması beklentisini dile getirdi. YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş da çocukların okul içindeki **dijital tehditler ve siber zorbalıklar**ı takip edecek özel ihbar mekanizmalarının kurulmasını talep etti. Şiddet ve silah kullanımını özendiren yayınlara yönelik denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini belirten Özçağdaş, bireysel silahlanmanın toplumsal güvenliği tehlikeye attığını ve silah taşıma hakkının yalnızca devlette olması gerektiğini savundu.

İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat, riskleri olay yaşanmadan tespit edecek **erken uyarı sistemleri** ve kurumlar arası koordinasyonun önemine vurgu yaparken, dijital güvenlik, algoritmaların etkisi, siber zorbalık ve **çevrim içi radikalleşme** konularının raporda yeterli ağırlığı bulması gerektiğini söyledi. MHP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Özyavuz ise aile ile okul iş birliğini güçlendirecek mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini ve **kontrolsüz dijitalleşme**nin getirdiği şiddet içeriklerinin raporlarda önemli bir başlık olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç da aileler ve öğretmenlere yönelik sürekli eğitim programlarının hayata geçirilmesi gerektiğini ve ilgili tüm bakanlıkların yer aldığı **kalıcı bir koordinasyon merkezi**nin kurulmasını önerdi.

Bireysel Silahlanmaya Net Tavır: 'Devletten Başka Kimse Silah Taşımamalı'

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri, toplumun en çok talep ettiği konulardan birinin silah ve ruhsat olduğunu ancak kendisinin buna **şahsen karşı olduğunu** belirtti. 1993 yılında bir yıl silah taşıdığını ancak üniversitede hoca olduktan sonra bıraktığını anlatan Cevheri, her gelen valiye de bu konuda karşı olmalarını söylediğini aktardı. Komisyon Başkanı ve üç dönem milletvekilliği yapmış Yusuf Beyazıt ise kendisinin milletvekilliği süresince **tek bir silah dahi almadığını** belirterek, kimsenin, Emniyet dışında kimsenin silah sahibi olmaması gerektiğini dile getirdi. Bu açıklama, bireysel silahlanmaya karşı duyulan endişeyi bir kez daha ortaya koydu.

YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, okullara daha fazla **rehber öğretmen görevlendirilmesi**, psikolojik danışman sayısının artırılması, risk altındaki çocukların erken teşhisi, öğretmenlere **kriz yönetimi eğitimleri** verilmesi ve akran zorbalığına karşı sıfır tolerans politikasının geliştirilmesi gibi somut çözüm önerileri sundu. CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç da silah meselesinin bir an önce çözülmesi gerektiğini vurgulayarak, üst düzey bürokrat ve siyasetçilerin bu kadar çok silah sahibi olmaması gerektiğine dikkat çekti. Öztunç, bu konuda bir kanun teklifi hazırlanması gerektiğini savundu.

DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, Kürt sanatçı Aram Tigran'ın ‘yeryüzündeki bütün tank, tüfek, topu eritip zurna, saz yapmak isterim’ sözünü hatırlatarak, okullarda da **barış kültürünün büyümesiyle** bir şeyler elde edilebileceğini söyledi. Altın, bireysel silahlanmayı önlemek için **net ve kararlı bir adım** atılması gerektiğini vurgulayarak, bu konuda acil eylem planı çağrısında bulundu.

Çözüm Ortak Akıl: Aile, Okul ve Kurumlar Arası Koordinasyon

Milletvekillerinin ortak vurgusu, şiddetin önlenmesinde **kurumlar arası iş birliği**nin hayati önem taşıdığı yönündeydi. Aile Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı gibi kilit kurumların bir araya gelerek daha etkin politikalar üretmesi gerektiği sıklıkla dile getirildi. Özellikle ailelerin çocuklarının dijital dünyadaki aktiviteleri konusunda daha bilinçli olması ve okullarla sürekli iletişim halinde bulunması gerektiği belirtildi. Rehber öğretmenlerin sayısının artırılması, öğretmenlere yönelik şiddeti önleme ve kriz yönetimi eğitimlerinin yaygınlaştırılması, **akran zorbalığına karşı sıfır tolerans** ilkesinin benimsenmesi gibi adımların, okullarda daha güvenli bir ortamın tesis edilmesi için elzem olduğu kaydedildi.

Sonuç olarak, okullarda şiddetle mücadelede siyasetin tek ses olabildiği görüldü. Ancak bu ortak sesin, somut politikalara ve acil eylemlere dönüşmesi, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin güvenli bir eğitim ortamında yetişmesi için büyük önem taşıyor. Yapılması gerekenler listesi uzarken, en çok üzerinde durulan konuların başında dijital güvenlik ve bireysel silahlanmanın sınırlandırılması geldi.