Yahşihan'da Skandal: Eski Başkanlar Dahil 15 İsim Tekne, Lüks Araba ve Milyonlarla Birlikte Tutuklandı!
Kırıkkale merkezli Yahşihan Belediyesi'nde rüşvet, irtikap ve dolandırıcılık iddialarına yönelik yürütülen dev operasyonda, aralarında iki eski belediye başkanının da bulunduğu 15 şüpheli tutuklandı. Soruşturma kapsamında milyonlarca lira, lüks bir yat ve otomobillere el konuldu.
Kırıkkale'de belediye hizmetlerinin karanlık yüzü bir kez daha gün yüzüne çıktı. Yahşihan Belediyesi'ne yönelik başlatılan ve tüm ülkenin dikkatini çeken yolsuzluk soruşturması, ağır sonuçlar doğurdu. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde, İl Jandarma Komutanlığı'nın titiz çalışmalarıyla yürütülen operasyonda, birçok şüpheli gözaltına alınırken, bunlardan 15 kişi tutuklandı. Operasyonun en dikkat çekici yönlerinden biri ise, tutuklanan isimler arasında daha önce belediye başkanlığı yapmış Ahmet Sungur ve Osman Türkyılmaz gibi isimlerin bulunması oldu.
Milyonluk Vurgun ve Lüks Yaşam: Nelere El Konuldu?
Jandarmanın yürüttüğü kapsamlı soruşturma kapsamında, şüphelilerin ikametleri ve iş yerlerinde yapılan aramalarda kıymetli belgelere ve dijital materyallere el konuldu. Yapılan incelemelerde, suçtan elde edildiği düşünülen milyonlarca lira nakit para ve ziynet eşyası bulundu. Arama yapılan adreslerden birinde, belediye başkanlığı yapmış Ahmet Sungur'un evinde önemli miktarda para ele geçirildiği belirtildi. Öte yandan, şüphelilerden Ö.Ö.'nün evindeki dolar ve U.B.'nin şahsi mal varlığına da el konulduğu öğrenildi. Bu mal varlıkları arasında U.B.'ye ait olduğu tespit edilen Bodrum'daki lüks bir yat ve bir otomobilin de bulunması, soruşturmanın boyutunu gözler önüne serdi. Bu el koyma kararları, suçtan elde edildiği düşünülen malların kaçırılmasını önlemeyi amaçlıyor.
Soruşturmanın Kökleri ve Yeni Deliller
Daha önce de Yahşihan Belediyesi'ne yönelik irtikap iddialarıyla ilgili soruşturmaların yürütüldüğü ve hatta bazı şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların verildiği ancak dosyaya giren yeni ve çarpıcı delillerin bu kararların kaldırılmasına yol açtığı bilgisi edinildi. Bu yeni deliller ışığında, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dosyaları yeniden açarak çok daha kapsamlı bir soruşturma başlattığı ve bu soruşturmanın 15 tutuklu ile sonuçlandığı belirtiliyor. Şüpheliler hakkında, örgüt kurma, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve dolandırıcılık gibi ağır suçlamalarla işlem yapıldığı bildirildi. Bu suçlamaların, belediye imkanlarının kişisel menfaat için kullanıldığı iddialarını güçlendirdiği ifade ediliyor.
Adli Süreç ve Gelişmeler
Yapılan operasyon kapsamında gözaltına alınan toplam 36 şüpheliden 15'i tutuklandı. Geriye kalan 19 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı uygulandı. Bu kişiler, yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü gibi tedbirlerle serbest bırakıldı. Ayrıca, 2 şüpheliye ev hapsi uygulandığı kaydedildi. Tutuklanan şüpheliler, adliyedeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sıkı güvenlik önlemleri altında ceza infaz kurumlarına gönderildi. Firari durumda olan bir şüphelinin yakalanması için ise çalışmaların aralıksız sürdüğü öğrenildi. Bu gelişmeler, kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni detayların ortaya çıkması bekleniyor.
Geçmiş Soruşturmalar ve Yargı Süreci
Yahşihan Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk iddiaları daha önce de yargı gündemine gelmişti. Özellikle eski başkan Ahmet Sungur'un da dahil olduğu bir soruşturmada, irtikap suçlamasıyla 19 Eylül 2025'te gözaltılar yaşanmıştı. O dönemde Ahmet Sungur ile birlikte Celal Yıldırım, Semih Aksakal, Ulaş Biçer ve O.U. tutuklanmış, diğer şüpheliler ise serbest bırakılmıştı. Ardından, Sungur ve 8 sanık hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmış, mahkeme bu iddianameyi kabul etmişti. Kırıkkale'deki bir diğer yolsuzluk davasında ise Yahşihan Belediye Başkanı Ahmet Sungur'un 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldığı biliniyor. Sungur'un bu cezasının ardından belediye başkanvekilliğine Aydın Demirdirek'in seçildiği de kayıtlarda yer alıyor. Mevcut soruşturma, geçmişte yaşanan yargı süreçlerinin ardından ortaya çıkan yeni delillerin ne denli kritik olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.