Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 01.06.2026 19:42 12 okunma

Yapay Zeka 'Dur' Diyor mu? Kendi Kendini Üreten Makineler İnsanlığı Tehdit mi Ediyor?

Yapay zekanın kontrolden çıkma endişesi büyüyor. Kendi kendine öğrenen ve hatta 'halefini' üretebilen sistemlerin gelişimine ara verilmesi yönündeki çağrılar, teknoloji dünyasında tansiyonu yükseltiyor.

Yapay Zeka 'Dur' Diyor mu? Kendi Kendini Üreten Makineler İnsanlığı Tehdit mi Ediyor?

Teknoloji dünyası, her geçen gün daha da karmaşıklaşan ve insanın öngörülerini aşan bir hızla gelişen yapay zeka (YZ) karşısında önemli bir dönüm noktasında bulunuyor. İnsan müdahalesine gerek kalmadan, kendi algoritmasını yenileyebilen ve hatta kendisinden sonra gelecek sistemleri tasarlayabilen yapay zekaların ortaya çıkışı, beraberinde derin etik ve güvenlik kaygılarını da getiriyor. Bu endişeler, artık sadece bilim kurgu filmlerinin konusu olmaktan çıkıp, teknoloji devlerinin ve önde gelen araştırmacıların gündemine oturmuş durumda.

Olası Tehlikeler ve Kontrol Kaybı Endişesi

Son dönemde artan bir sesle dile getirilen 'yapay zekanın gelişimine ara verilmesi' çağrılarının temelinde, YZ'nin insan kontrolünden çıkma potansiyeli yatıyor. Yapay zeka sistemlerinin, belirli bir noktadan sonra insanın koyduğu kuralları aşarak kendi hedeflerini belirlemesi ve bu hedeflere ulaşmak için insanlığın refahını göz ardı edebileceği senaryoları, uzmanlar tarafından ciddiyetle değerlendiriliyor. Özellikle, makine öğrenmesi alanındaki son gelişmeler, YZ'nin kendi algoritmalarını otomatik olarak iyileştirmesine ve 'daha akıllı' hale gelmesine olanak tanıyor. Bu durum, bir noktada YZ'nin insanın anlayamayacağı veya kontrol edemeyeceği bir zeka seviyesine ulaşması riskini beraberinde getiriyor.

Öncü İsimlerden Samimi Çağrılar

Bu endişeleri dile getirenler arasında, yapay zeka alanının duayen isimleri de bulunuyor. OpenAI'nin eski ve önde gelen araştırmacılarından Jan Leike gibi isimlerin, YZ güvenliği konusundaki kaygılarını dile getirerek görevlerinden ayrılması, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Leike, özellikle YZ'nin 'insan zekasını aşan' bir noktaya gelmesi durumunda, güvenliğin nasıl sağlanacağına dair temel soruların cevapsız kaldığını vurguluyor. Başka bir deyişle, YZ'nin süper zeki bir hale gelmesi durumunda, onu etik sınırlar içinde tutmanın ve kötüye kullanılmasını engellemenin yollarının henüz tam olarak bulunamadığı belirtiliyor. Bu durum, küresel çapta YZ'nin gelişimine belirli bir süre ara verilerek, güvenlik protokollerinin ve etik çerçevelerin daha sağlam temellere oturtulması gerekliliğini ortaya koyuyor.

Geleceğe Yönelik Belirsizlikler ve Çözüm Arayışları

Yapay zekanın kendi kendine halef üretebilme yeteneği, bilim kurgudan fırlamış gibi görünse de, mevcut teknolojik ilerlemeler bu senaryoyu giderek daha gerçekçi kılıyor. Bu noktada en büyük endişe, YZ'nin gelişim hızının, onu anlayıp kontrol edebilme yeteneğimizi aşması. Yapay zeka araştırmacısı Eliezer Yudkowsky gibi isimler, bu tür sistemlerin gelişimi durdurulmazsa, insanlığın varoluşsal bir tehditle karşı karşıya kalabileceği yönünde keskin uyarılarda bulunuyor. Bu durum, yalnızca teknoloji şirketlerinin değil, aynı zamanda hükümetlerin ve uluslararası kuruluşların da acil olarak harekete geçmesi gerektiğini gösteriyor. Yapay zeka etiği ve güvenliği konusunda küresel bir iş birliği ve ortak standartlar oluşturulması, bu belirsiz gelecekte insanlığın yolunu aydınlatacak en önemli adımlardan biri olarak görülüyor. Gelecekte YZ'nin insanlığa hizmet etmeye devam etmesi mi, yoksa bir tehdit unsuru haline mi geleceği soruları, bugün atılacak adımlarla şekillenecek.

Toplumun Rolü ve Sorumluluğu

Bu süreçte sadece teknoloji uzmanlarının değil, toplumun her kesiminin de bilinçli olması büyük önem taşıyor. Yapay zekanın hayatımıza entegre olmasıyla birlikte gelen fırsatların yanı sıra potansiyel riskleri hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi, sağlıklı bir tartışma ortamı yaratılmasına yardımcı olacaktır. Teknoloji şirketlerinin şeffaflığı, bağımsız denetim mekanizmalarının kurulması ve etik ilkelerin geliştirilip uygulanması, yapay zekanın insanlığın yararına olacak şekilde evrilmesi için kritik öneme sahip. Aksi takdirde, kendi yarattığımız bir teknoloji karşısında kontrolü kaybetme riski, her geçen gün daha somut hale gelebilir. Bu nedenle, yapay zekanın gelişim hızını doğru yönetmek, gelecek nesillerin güvenliği için ertelenemez bir görevdir.

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 26.08.2026 06:35 0 okunma

Büyük Taarruz'un Ruhu Kocatepe'de Yeniden Canlandı: Zafer Yürüyüşü Destan Yazdı!

Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü, Afyonkarahisar'da görkemli bir zafer yürüyüşüyle kutlandı. Vali Aktaş'ın öncülüğünde binlerce kişi, ataların izinde Kocatepe'ye yürüdü.

Büyük Taarruz'un Ruhu Kocatepe'de Yeniden Canlandı: Zafer Yürüyüşü Destan Yazdı!

Afyonkarahisar'ın stratejik öneme sahip ilçesi Şuhut, Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü anma etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Ecdadın bağımsızlık meşalesini yaktığı bu topraklarda, kahramanlık ruhu düzenlenen 'Zafer Yürüyüşü' ile yeniden canlandı. Etkinlik, adeta tarihin bir nevi yeniden canlandığı, milletin birlik ve beraberlik içinde şanlı geçmişine sahip çıktığı duygusal bir atmosferde geçti.

Ecdadın İzinde Unutulmaz Bir Yolculuk

Şuhut'un Çakırözü köyündeki okul bahçesinde başlayan program, Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş'ın yanı sıra il protokolünün ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleşti. Askeri birliklerin 'Komando Andı'nı gür bir sesle okuması, salondakilere duygusal anlar yaşatırken, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gücünü ve azmini gözler önüne seren etkileyici bir video gösterimi yapıldı. Ardından, Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı bünyesindeki müzik grubunun seslendirdiği kahramanlık türküleri, binlerce kişinin yüreğinde milli birlik ve beraberlik duygularını pekiştirdi.

Kocatepe Ruhuyla Birlik ve Beraberlik Vurgusu

Protokol ve halkın coşkulu katılımıyla gerçekleşen 'Zafer Yürüyüşü', Kara Kuvvetleri Bandosu'nun marşları eşliğinde gerçekleştirildi. Tarihi Tören Takımı'nın gösterileri ise yurdun dört bir yanından gelen katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. Yürüyüş, askeri birliklerin yanı sıra vatan sevgisiyle dolu gençlerin ve her yaştan vatandaşın katılımıyla Kocatepe'ye doğru ilerledi. Bu yürüyüş, yalnızca bir anma etkinliği olmanın ötesinde, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının başlattığı bağımsızlık mücadelesinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Katılımcılar, atalarının ayak bastığı topraklarda yürürken, geleceğe daha güçlü adımlarla yürüme kararlılığını dile getirdiler.

Büyük Taarruz: Milli Mücadelenin Dönüm Noktası

Büyük Taarruz, Türk Kurtuluş Savaşı'nın en kritik ve belirleyici aşamalarından biridir. 26 Ağustos 1922'de başlayan ve Mustafa Kemal Atatürk'ün başkomutanlığında yürütülen bu destansı harekat, yaklaşık üç ay sürmüş ve 18 Eylül 1922'de Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanmıştır. Bu zafer, Anadolu'nun işgalden kurtulması ve modern Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atılması açısından hayati bir öneme sahiptir. 104. yıl dönümünde düzenlenen bu tür etkinlikler, genç nesillere tarihi unutturmamak, milli şuurda birliği sağlamak ve vatan savunmasının önemini hatırlatmak açısından büyük bir değer taşımaktadır. Afyonkarahisar'da gerçekleştirilen 'Zafer Yürüyüşü' de bu anlamda, milli hafızayı canlı tutma gayretinin önemli bir göstergesidir. Vali Aktaş'ın da vurguladığı gibi, bu toprakların vatan kalması için verilen mücadelenin bilincinde olmak ve gelecek nesillere bu mirası aktarmak hepimizin görevidir.

Yürüyüş sonunda yapılan değerlendirmelerde, etkinliğin birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirdiği, gençlerin tarihe olan ilgisini artırdığı ve vatan sevgisi gibi milli değerlerin daha derinden hissedilmesine olanak sağladığı belirtildi. Bu tür anma programlarının önümüzdeki yıllarda da devam etmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması hedeflenmektedir.

Gündem 26.08.2026 05:35 1 okunma

Sancaktepe'de İş Yerini Kül Eden Dehşet! Alevler Gökyüzünü Sardı, Ekipler Nefes Kesti

İstanbul Sancaktepe'de, Yunus Emre Mahallesi'ndeki bir demirci dükkanında çıkan yangın, kısa sürede iş yerini adeta yuttu. Alevlere müdahale eden itfaiye ekipleri, zorlu bir mücadeleyle yangını kontrol altına aldı.

Sancaktepe'de İş Yerini Kül Eden Dehşet! Alevler Gökyüzünü Sardı, Ekipler Nefes Kesti

Sancaktepe'de yürekleri ağza getiren bir yangın faciası yaşandı. Yunus Emre Mahallesi'nde, Yenidoğan Abitler Parkı'nın hemen yanı başında bulunan bir demirci dükkanında henüz bilinmeyen bir nedenle başlayan alevler, kısa sürede tüm iş yerini sardı. Gökyüzüne yükselen dumanlar ve yoğun alevler, çevredeki vatandaşları paniğe sevk etti.

Spor 26.08.2026 05:05 2 okunma

Beşiktaş'tan KAP'a Bomba Gelişme: Kamerunlu Yıldızla Yollar Ayrıldı!

Beşiktaş Jimnastik Kulübü, Kamerunlu orta saha oyuncusu Jean Onana ile olan sözleşmesini karşılıklı olarak feshettiğini duyurdu. Bu ani karar, futbol camiasında şaşkınlık yarattı.

Beşiktaş'tan KAP'a Bomba Gelişme: Kamerunlu Yıldızla Yollar Ayrıldı!

Siyah-beyazlı kulüpten dün akşam saatlerinde yapılan ve tüm spor kamuoyunu yakından ilgilendiren bir açıklama ile Jean Onana'nın sözleşmesinin feshedildiği resmen duyuruldu. Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) gönderilen bildirimde, profesyonel futbolcu Jean Emile Junior Onana Onana ile sözleşmenin karşılıklı anlaşılarak sona erdirildiği belirtildi. Bu gelişme, özellikle Onana'nın Beşiktaş kariyerinde yaşanan son dönemeç hakkında pek çok soru işaretini de beraberinde getirdi.

Onana'nın Beşiktaş Kariyerindeki Şaşırtan Finali

Geçtiğimiz sezon başında önemli umutlarla Fransa'nın Lens takımından transfer edilen 24 yaşındaki Kamerunlu orta saha oyuncusu Jean Onana, Beşiktaş'ta beklentilerin altında kalan bir performans sergilemişti. Siyah-beyazlı formayla çıktığı 34 resmi maçta 1 gol ve 1 asistlik bir katkı sağlayan Onana, özellikle yaşadığı sakatlıklar ve genel istikrarsızlığıyla gündeme gelmişti. Bu sezon ise takımda düşünülmediği ve ayrılık sürecinin başladığı yönünde söylentiler uzun süredir konuşuluyordu. Kulübün KAP'a yaptığı bu resmi bildirimle birlikte, bu söylentiler de doğrulanmış oldu. Onana'nın sözleşmesinin feshedilmesi, kulüp için hem maliyet hem de kadro planlaması açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.

Fesih Kararının Perde Arkası ve Olası Etkileri

Beşiktaş yönetimi, Jean Onana ile yolların ayrılması konusunda karşılıklı anlaşma vurgusu yapsa da, bu ani fesih kararının perde arkasında yatan nedenler merak ediliyor. Futbolcunun kulüple olan ilişkilerindeki sorunlar, beklentilerin karşılanamaması veya olası transfer gelişmeleri gibi faktörlerin bu kararda etkili olmuş olabileceği düşünülüyor. Kulübün bu fesih işlemiyle birlikte Onana'ya yapacağı ödemelerin detayları ise henüz kamuoyu ile paylaşılmadı. Ancak bu tür fesih işlemlerinin genellikle kulüpler için önemli bir mali yük getirdiği biliniyor. Beşiktaş'ın bu adımının, takımın gelecek sezonki yapılanması ve mali disiplini açısından önemli bir dönüm noktası olacağı öngörülüyor. Teknik direktörlük koltuğundaki belirsizliklerin de sürdüğü bir dönemde, Onana gibi bir oyuncuyla yolların ayrılması, yönetimsel kararların da hız kazandığına işaret ediyor.

Transfer Piyasasında Yeni Bir Dönem mi Başlıyor?

Jean Onana'nın ayrılığı, Beşiktaş'ın ara transfer dönemindeki hareketliliğinin bir işareti olarak da değerlendirilebilir. Kulüp yönetimi, kadrosunu güçlendirmek ve maliyetleri düşürmek amacıyla çeşitli adımlar atmaya devam edecek gibi görünüyor. Özellikle Onana'nın ayrılmasıyla birlikte orta saha transferi için daha fazla alan açılacağı ve **yeni yıldız adaylarının** gündeme gelebileceği konuşuluyor. Beşiktaş'ın önümüzdeki günlerde transfer piyasasında daha aktif rol alması ve kadrosunda önemli değişikliklere gitmesi bekleniyor. Bu süreçte yapılacak transferlerin, takımın gelecek sezonki hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynaması hedefleniyor. Taraftarlar ise bu yeni dönemde takımdan umutlu bir şekilde büyük başarılar bekliyor.

Bu önemli gelişmeyle ilgili detaylar ve perde arkası bilgiler gelmeye devam ettikçe, okuyucularımızı bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Gündem 26.08.2026 04:35 2 okunma

Ateşkes İlanına Rağmen Şok Baskın! İsrail, Lübnan Güneyi'nde 4 Bölgeye Yayılan Saldırı Dalgasını Başlattı

İsrail ordusu, Lübnan ile varılan kademeli çekilme anlaşmasını hikete ederek güneydeki 4 kritik bölgeye hava ve kara operasyonları düzenledi. Gerilim tırmanıyor.

Ateşkes İlanına Rağmen Şok Baskın! İsrail, Lübnan Güneyi'nde 4 Bölgeye Yayılan Saldırı Dalgasını Başlattı

Ateşkes Masada, Savaş Ateşi Bölgede Yükseliyor

Bölgedeki tansiyonun giderek arttığı bir dönemde, İsrail ordusu Lübnan'ın güneyine yönelik yeni bir dizi saldırı başlattı. Bu operasyonlar, İsrail ve Lübnan arasında varıldığı iddia edilen ve İsrail güçlerinin Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesini öngören anlaşmaya gölge düşürdü. Anlaşmaya rağmen, İsrail savaş uçakları ve kara birlikleri, ülkenin güneyindeki stratejik öneme sahip dört ayrı bölgedeki yerleşim birimlerini hedef aldı. Bu beklenmedik saldırı dalgası, bölgede barış umutlarını zedelerken, çatışmaların daha da genişleyebileceği endişelerini beraberinde getirdi.

Hedeflenen Bölgeler ve Saldırı Detayları

İsrail ordusunun hedef aldığı bölgelerin hangileri olduğu konusunda henüz detaylı bilgi paylaşılmasa da, saldırıların hem hava hem de kara unsurlarıyla eş zamanlı olarak gerçekleştirildiği bildiriliyor. Bu durum, operasyonun kapsamlı ve koordine bir şekilde planlandığını gösteriyor. İlk bilgilere göre, saldırılarda sivil yerleşim yerlerinin de hedef alınmış olabileceği ihtimali, uluslararası toplumda tepkilere yol açtı. Bölgeden gelen ilk raporlar, saldırıların yoğunluğuna ve kullanılan silahlara dikkat çekiyor.

Uluslararası Arenada Endişe Veren Gelişmeler

Lübnan'dan gelen ilk açıklamalarda, İsrail'in uluslararası hukuku ve varılan anlaşmaları hiçe saydığı vurgulanırken, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlardan acil müdahale çağrıları yapıldı. Bu tür operasyonlar, bölgedeki hassas dengeyi bozma potansiyeli taşıyor ve daha büyük çaplı bir çatışmanın fitilini ateşleyebilir. İsrail cephesinden yapılan resmi açıklamalarda ise, saldırıların terörle mücadele ve milli güvenlik gereklilikleri çerçevesinde gerçekleştirildiği iddia ediliyor. Ancak, ateşkes anlaşmasının ruhuna aykırı bu hareketler, bölgedeki siyasi çözüm çabalarını baltalıyor.

Geleceğe Yönelik Belirsizlikler ve Olası Senaryolar

Yaşanan bu son gelişmeler, Ortadoğu'daki zaten karmaşık olan durumu daha da içinden çıkılmaz bir hale getirebilir. Taraflar arasında artan güvensizlik, diplomatik çözümlerin önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor. İlerleyen günlerde, İsrail'in operasyonlarının devam edip etmeyeceği ve Lübnan'ın bu saldırılara nasıl bir yanıt vereceği merakla bekleniyor. Bölgedeki çatışmaların artması, yalnızca Lübnan ve İsrail'i değil, geniş çaplı bölgesel istikrarsızlığı da tetikleyebilir. Siyasi analistler, uluslararası toplumun bu krize daha etkin bir şekilde müdahale etmesi gerektiğini savunuyor.

Spor 26.08.2026 03:35 3 okunma

Beşiktaş'ın Yeni Yıldızı Ernest Poku İstanbul'da: "Sahaya Çıkmak İçin Sabırsızlanıyorum!"

Siyah beyazlılar, Bayer Leverkusen'den Ernest Poku'yu kadrosuna kattı. İstanbul'a gelen genç yıldız, ilk açıklamasında taraftarlara seslendi ve heyecanını dile getirdi.

Beşiktaş'ın Yeni Yıldızı Ernest Poku İstanbul'da: "Sahaya Çıkmak İçin Sabırsızlanıyorum!"

Beşiktaş'ın yeni transferi Ernest Poku, İstanbul'a ayak bastı. Alman devi Bayer Leverkusen'den transfer edilen genç yetenek, Siyah-Beyazlı formayı giymek için büyük bir heyecan içinde olduğunu belirtti. Havalimanında kendisini karşılayan taraftarlara teşekkür eden Poku, kısa sürede takımla bütünleşip sahadaki yerini almak istediğini vurguladı.

Genç Yıldızın İstanbul Heyecanı

Bayer Leverkusen'den Beşiktaş'a transfer olan Ernest Poku, Türk futbolseverlerin merakla beklediği isimlerden biri oldu. İstanbul'a gelir gelmez Beşiktaş'ın resmi yayın organına açıklamalarda bulunan Poku, son derece enerjik ve motive göründü. Transfer sürecinin ardından ilk kez konuştuğunu belirten Poku, şunları söyledi: "Burada olmak harika. Kendimi çok iyi ve zinde hissediyorum. Sahaya çıkmak ve mücadeleye başlamak için hazırım." dedi.

Taraftar Sevgisine İlk Tepki

Havalimanında kendisini bekleyen Beşiktaşlı taraftarların coşkulu karşılaması Poku'yu oldukça etkiledi. Genç oyuncu, taraftarların kendisini yalnız bırakmadığına dikkat çekerek, "Taraftarların havalimanında olması gerçekten çok güzel bir jestti. Onları orada görmek beni inanılmaz mutlu etti. Ancak asıl sabırsızlandığım şey, onların önünde, Beşiktaş formasıyla sahaya çıkmak. O anı büyük bir heyecanla bekliyorum." şeklinde konuştu. Poku'nun bu sözleri, taraftarlar arasında büyük bir coşkuyla karşılandı.

Poku'dan Beşiktaş'a Güçlü Başlangıç Mesajı

Bayer Leverkusen altyapısında yetişen ve gösterdiği performansla dikkat çeken Ernest Poku'nun Beşiktaş'a gelişi, camiada büyük beklenti yarattı. Teknik direktör Şenol Güneş'in, genç oyuncudan özellikle hücum hattında önemli katkılar alması bekleniyor. Poku'nun hızı, dripling yeteneği ve gol yollarındaki etkinliği, Siyah-Beyazlı ekibin oyununa yeni bir boyut kazandıracak. Transferin resmiyet kazanmasının ardından Poku'nun kısa süre içinde takımla birlikte antrenmanlara başlaması ve ilk maçında forma giymesi öngörülüyor.

Transferin Arka Planı ve Beklentiler

Beşiktaş yönetimi, uzun süredir üzerinde çalıştığı transferi başarıyla tamamladı. Özellikle kanat pozisyonunda yaşanan sıkıntılara çözüm bulmayı hedefleyen yönetim, Ernest Poku'yu önemli bir yatırım olarak görüyor. Oyuncunun Avrupa'daki tecrübesi ve potansiyeli, Siyah-Beyazlılar'ın gelecek hedefleriyle uyumlu. Bu transferle birlikte Beşiktaş'ın hem ligde hem de Avrupa kupalarında daha iddialı bir konuma gelmesi hedefleniyor. Poku'nun uyum süreci ve göstereceği performans, sezonun geri kalanında Beşiktaş'ın başarısında kritik bir rol oynayacaktır. Genç yıldızın, Türkiye'deki futbol atmosferine hızla adapte olması bekleniyor.

Poku'nun Kariyer Yolculuğu

Hollanda'nın genç yeteneklerinden biri olarak gösterilen Ernest Poku, kariyerine Bayer Leverkusen altyapısında başladı. Burada gösterdiği parlak performansla dikkatleri üzerine çeken Poku, A takıma yükselmeyi başardı. Genç yaşına rağmen önemli maçlarda görev aldı ve tecrübe kazandı. Beşiktaş ile yapacağı anlaşma, onun kariyerinde yeni ve heyecan verici bir sayfa açacak. Türkiye'deki futbolseverler, Poku'nun yeteneklerini yakından tanıma fırsatı bulacak. Oyuncunun, Beşiktaş formasını giyerek hem kendisini kanıtlaması hem de kulübüne katkı sağlaması hedefleniyor.