Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 24.07.2026 11:05 14 okunma

Yerli Yapay Zeka Destan Yazdı: Siber Güvenlikte Dünya 9'uncusu, Açık Kaynakta Tek!

Türk mühendis Alican Kiraz'ın geliştirdiği Titus-CybersecurityLLM, uluslararası CS-Eval platformunda siber güvenlik alanında küresel sıralamada 9. olurken, açık kaynaklı modellerde zirveye oturdu.

Yerli Yapay Zeka Destan Yazdı: Siber Güvenlikte Dünya 9'uncusu, Açık Kaynakta Tek!

Türkiye'den çıkan bir yapay zeka projesi, siber güvenlik dünyasında büyük yankı uyandırdı. Yerli geliştirici Alican Kiraz'ın imzasını taşıyan Titus-CybersecurityLLM-36B-A3B-v1 isimli yapay zeka modeli, prestijli CS-Eval platformunda sergilediği performansla dünya sıralamasında üst sıralara tırmanmayı başardı.

Siber Güvenliğin Yeni Yıldızı CS-Eval'de Parladı

Fudan Üniversitesi ve University of Chinese Academy of Science gibi saygın kurumların ortaklığıyla hayata geçirilen CS-Eval platformu, yapay zeka modellerinin siber güvenlik alanındaki yetkinliklerini ölçmek için oluşturulmuş uluslararası kabul görmüş bir değerlendirme merkezi. Bu platformda hem ticari hem de kamuya açık geliştirilen modeller kıyasıya yarışıyor. Yerli geliştiricimiz Alican Kiraz'ın Qwen3.6-35B temel alınarak geliştirdiği Titus-CybersecurityLLM-36B-A3B-v1 modeli, bu zorlu yarışta genel sıralamada dünya 9.'su olarak dikkat çekici bir başarıya imza attı.

Rekor Puanlarla Açık Kaynak Kategorisinde Liderlik

CS-Eval platformunda elde edilen veriler, Titus-CybersecurityLLM-36B-A3B-v1 modelinin sadece genel sıralamada değil, aynı zamanda açık kaynaklı modeller kategorisinde de açık ara lider olduğunu gösteriyor. 92.42 puanlık etkileyici bir genel ortalamaya ulaşan model, özellikle MoE (Mixture of Experts) mimarisiyle tasarlanmış olması sayesinde siber güvenlik odaklı görevlerde üstün bir performans sergiliyor. Bu tasarım yaklaşımı, modelin farklı uzmanlık alanlarını derinlemesine öğrenerek karmaşık tehditlere karşı daha etkili çözümler üretmesini sağlıyor.

Detaylı Analiz: Hangi Alanda Ne Kadar Başarılı?

Modelin performansı, siber güvenliğin kritik öneme sahip alt başlıklarında da detaylı olarak incelendi. Elde edilen sonuçlar, Titus-CybersecurityLLM-36B-A3B-v1'in yetkinliğini net bir şekilde ortaya koyuyor:

  • Temel Sistem ve Yazılım Güvenliği: Model, bu alanda 94.67 puan alarak güçlü bir temel oluşturduğunu kanıtladı.
  • Tedarik Zinciri Güvenliği: Gelişmekte olan ve kritik önemi artan tedarik zinciri güvenliği konusunda 95.02 puanla zirveye yerleşti.
  • Tehdit Algılama ve Önleme: Siber saldırılara karşı en önemli savunma hatlarından biri olan tehdit algılama alanında 93.73 puan elde etti.
  • Altyapı Güvenliği ve Veri Gizliliği: Bu konularda da istikrarlı ve yüksek bir performans sergileyerek güvenilirliğini pekiştirdi.

24 Haziran 2026 tarihinde CS-Eval sistemine entegre edilen bu başarılı model, siber güvenlik ekosistemine önemli bir katkı sağlayacağı öngörülüyor. Alican Kiraz'ın bu çalışması, Türkiye'nin yapay zeka alanındaki potansiyelini ve yerli teknolojinin gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

Geleceğe Yönelik Umut Veren Gelişmeler

Bu başarı, siber güvenlik alanında özelleştirilmiş ve derinlemesine eğitilmiş yapay zeka modellerinin ne kadar kritik bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Titus-CybersecurityLLM-36B-A3B-v1'in elde ettiği sonuçlar, gelecekteki siber tehditlere karşı daha proaktif ve akıllı savunma mekanizmalarının geliştirilmesinin önünü açabilir. Yerli mühendislik dehasının ürünü olan bu modelin, hem ulusal hem de küresel çapta siber güvenlik süreçlerine katkı sağlaması bekleniyor.

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 07.09.2026 13:05 0 okunma

Diyarbakır Sokaklarında Kanlı Pusu: Husumetli Takip ve Silahlı Saldırı! Olay Yerine Güvenlik Güçleri Sevk Edildi

Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesinde sabah saatlerinde yaşanan olayda, husumetli olduğu kişi tarafından otomobille takip edilen bir kişi, sokak ortasında silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti. Polis, şüpheliyi yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı.

Diyarbakır Sokaklarında Kanlı Pusu: Husumetli Takip ve Silahlı Saldırı! Olay Yerine Güvenlik Güçleri Sevk Edildi

Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesi Şehitlik Mahallesi'nde sabah saatlerinde yaşanan kan donduran bir olay, kentte gündeme oturdu. Yolda yürümekte olan Kadri Başkan isimli şahıs, henüz nedeni belirlenemeyen bir husumet nedeniyle peşine düşen bir kişi tarafından otomobille takip edildi. Olayın görgü tanıklarının ifadelerine göre, takip süresinin ardından araçtan inen saldırgan, Başkan'a doğru art arda ateş etti.

Sokak Ortasında Kanlı Anlar: Saldırganın Amacı Ne?

Vücuduna isabet eden kurşunlarla yere yığılan Kadri Başkan'ın durumu, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine hızla gelen sağlık ve polis ekiplerine bildirildi. Sağlık görevlileri tarafından yapılan ilk müdahalelerde Başkan'ın hayatını kaybettiği tespit edildi. Bu trajik olay, mahalle sakinlerinde büyük bir şok etkisi yaratırken, güvenlik güçleri olayın ardından geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Ekipler Harekete Geçti: Şüpheli Kaçıyor mu?

Olay yerine gelen Olay Yeri İnceleme ekipleri, delil toplama ve inceleme çalışmalarını titizlikle sürdürdü. Cinayet Büro Amirliği ekipleri ise, saldırganın kimliğinin belirlenmesi ve yakalanması için yoğun bir çalışma içerisine girdi. Güvenlik kameraları başta olmak üzere çevredeki olası tanık ifadeleri değerlendirilerek, şüphelinin kaçış güzergahı ve saklanabileceği yerler mercek altına alındı. Cinayet Büro'nun, olayın ardındaki husumetin nedenini de aydınlatmaya çalıştığı öğrenildi.

Diyarbakır'da Güvenlik Endişesi: Benzer Olaylar Yaşanıyor mu?

Kent merkezinde yaşanan bu tür silahlı saldırılar, güvenlik önlemlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini gündeme getirdi. Özellikle kamuya açık alanlarda işlenen suçlar, vatandaşların can ve mal güvenliği konusunda endişelere yol açıyor. Yetkililer, benzer olayların önlenmesi için aldıkları önlemleri artıracaklarını ve suçlularla mücadelede kararlılıkla devam edeceklerini belirtti. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında elde edilecek yeni bilgilerin kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.

Bu olayın ardından, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, benzer suçların engellenmesi ve faillerin en kısa sürede adalete teslim edilmesi için tüm imkanların seferber edildiği vurgulandı. Vatandaşların da şüpheli durumları bildirmeleri konusunda duyarlılık göstermeleri istendi.

Gündem 07.09.2026 11:35 3 okunma

Kadınların İş Hayatına Dönüşü Kolaylaşıyor: Devlet Destekli Yeni Kreşler ve Esnek Çalışma Modelleri Geliyor!

İstihdamı artırmaya yönelik yeni adımlar atılıyor. Yerel yönetimler ve özel sektör iş birliğiyle yaygınlaşacak kurumsal kreşler ve esnek çalışma modelleri, özellikle kadınların iş gücüne katılımını kolaylaştıracak.

Kadınların İş Hayatına Dönüşü Kolaylaşıyor: Devlet Destekli Yeni Kreşler ve Esnek Çalışma Modelleri Geliyor!

Türkiye'nin çalışma hayatında önemli bir dönüşüm sinyali verildi. İstihdamı artırma hedefiyle yola çıkan devlet, bu amaca ulaşmak için yenilikçi formülleri hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu yeni stratejinin merkezinde, kadınların iş gücüne katılımını teşvik edecek ve ailelerin üzerindeki yükü hafifletecek iki temel unsur bulunuyor: Kurumsal bakım ve kreş hizmetlerinin yaygınlaştırılması ile esnek süreli çalışma modellerinin teşviki.

Gündem 07.09.2026 11:05 3 okunma

Silivri'de Karanlığa Gömülen Gemi: Tuğberk İmamoğlu'nun Kayıp 10 Mürettebatı İçin Umut Tükeniyor Mu?

Silivri açıklarında Alsu gemisiyle çarpıştıktan sonra batan Tuğberk İmamoğlu gemisinin kayıp 10 mürettebatını bulmak için 6 gündür süren arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Enkazın yeri tespit edilirken, ailelerin endişeli bekleyişi sürüyor.

Silivri'de Karanlığa Gömülen Gemi: Tuğberk İmamoğlu'nun Kayıp 10 Mürettebatı İçin Umut Tükeniyor Mu?

İstanbul'un Silivri ilçesi açıklarında yürekleri ağızlara getiren bir deniz kazası yaşandı. Türk bayraklı 'Tuğberk İmamoğlu' isimli ticari gemi, 2 Eylül tarihinde 'Alsu' isimli bir başka gemiyle çarpıştıktan sonra sulara gömüldü. Kocaeli'den Aliağa'ya seyreden 90 metre uzunluğundaki Alsu ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye doğru yol alan Tuğberk İmamoğlu arasındaki feci kaza sonrası geminin battığı ve içinde bulunan 10 mürettebattan henüz haber alınamadığı öğrenildi. Facianın ardından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesindeki ekipler, geniş çaplı bir arama kurtarma operasyonu başlattı. Ancak, kazanın üzerinden geçen 6 güne rağmen kayıp 10 denizciye dair umutlu bir haber alınamadı.

Enkaz Yerine Ulaşıldı, Kurtarma Umutları Yeşerdi mi?

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı TCG Akın gemisi, gelişmiş sonar teknolojileri ve uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) desteğiyle bölgede yoğun bir çalışma yürüttü. Kazadan tam 4 gün sonra, batan Tuğberk İmamoğlu gemisinin enkazının yerinin tespit edilmesi, hem arama ekipleri hem de kayıp mürettebatın yakınları için büyük bir gelişme oldu. Enkazın bulunmasıyla birlikte, şimdi tüm gözler battığı tahmin edilen geminin derinliklerine çevrildi. Ekipler, enkazın etrafında ve içinde kayıp denizcileri bulmak için çalışmalarını yoğunlaştırmış durumda. Bu kritik aşamada, teknolojik imkanların sonuna kadar kullanılması ve olası bir mucizeye olan inancın sürdürülmesi hedefleniyor.

Ailelerin Gözyaşları ve Bekleyişi Sürüyor

Kazanın ardından Tuğberk İmamoğlu gemisinin kayıp 10 mürettebatının aileleri, Silivri sahilinde kendileri için oluşturulan irtibat noktasında endişeli bir bekleyiş içerisine girdi. Günlerdir süren belirsizlik, ailelerin acısını katbekat artırırken, her gelen haberle birlikte yürekleri umutla sevinç arasında gidip geliyor. Arama kurtarma ekipleri, aileleri düzenli olarak bilgilendirerek son gelişmeleri aktarıyor. Ancak her geçen saat, ne yazık ki kayıp yakınlarının acılarını derinleştiriyor. Denizcilik sektöründe bu tür kazalar, hem büyük kayıplara yol açabiliyor hem de sektörün güvenlik standartları üzerine yeniden düşünme gerekliliğini ortaya koyuyor. Bu trajedinin bir daha yaşanmaması için alınacak derslerin ve atılacak adımların önemi bir kez daha gözler önüne serildi.

Tuğberk İmamoğlu Faciası: Denizciliğin Kırılgan Gerçekleri

Silivri açıklarındaki bu deniz kazası, ticari denizciliğin ne denli riskli ve zorlu bir meslek olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Farklı rotalarda seyreden iki geminin böylesine talihsiz bir kazada karşı karşıya gelmesi, hava ve deniz koşullarının yanı sıra, seyir güvenliği ve koordinasyon konularını da gündeme getiriyor. Uzmanlar, bu tür çarpışmaların önlenmesi için gelişmiş trafik takip sistemleri ve acil durum prosedürlerinin etkinliğinin artırılması gerektiğini belirtiyor. Tuğberk İmamoğlu gemisinin batması ve 10 mürettebatın akıbetinin belirsizliği, denizcilik camiası başta olmak üzere tüm ülkeyi derinden üzdü. Arama kurtarma çalışmalarının bir an önce sonuçlanması ve kayıpların bulunması en büyük temenni olarak öne çıkıyor.

Bu olay, aynı zamanda deniz taşımacılığı güvenliği konusunda ulusal ve uluslararası düzeyde alınması gereken önlemleri de sorgulatıyor. Gelişmiş gemi takip sistemleri, radar teknolojileri ve iletişim ağlarının sürekli güncel tutulması, bu tür trajedilerin yaşanma olasılığını azaltabilir. Umarız ki, kayıp mürettebat bir an önce sağ salim bulunur ve ailelerine kavuşur.

Gündem 07.09.2026 10:35 3 okunma

İstanbul'da Okulların Açılması Trafiği Kilitledi: Veliler Dikkat!

İstanbul'da 'Uyum Haftası'nın başlamasıyla birlikte trafik adeta durma noktasına geldi. Milyonlarca öğrenci okula dönerken, velilerin ve sürücülerin yaşadığı çile günlerdir sürüyor. İşte detaylar...

İstanbul'da Okulların Açılması Trafiği Kilitledi: Veliler Dikkat!

İstanbul, yeni eğitim öğretim yılının ilk haftasına ulaşım kriziyle merhaba dedi. Özellikle okul öncesi, 1. sınıf ve 5. sınıf öğrencilerinin 'Okula Uyum Haftası' kapsamında ders başı yaptığı bu özel dönem, aynı zamanda yılın en yoğun trafik günlerini de beraberinde getirdi. Milyonlarca öğrenci, velileri ve eğitim camiası için heyecan verici olan bu başlangıç, şehirdeki trafik akışını adeta felç etti.

Okul Yolu Çilesi Başladı: Veliler Alarmda

Eğitim yılının ilk gonguyla birlikte, sabahın erken saatlerinden itibaren megakentte ulaşım kabusu yaşanıyor. Okulların açılmasıyla birlikte artan araç sayısı, mevcut trafik altyapısını zorlarken, özellikle okul çevrelerinde tam bir kaos hakim. Ana arterler başta olmak üzere şehrin pek çok noktasında trafik yüzde 70'leri aşan yoğunlukla ilerliyor. Veliler, çocuklarını güvenli bir şekilde okullarına yetiştirebilmek için sabahın erken saatlerinde evlerinden çıkmak zorunda kalırken, bazıları bu nedenle geç kalma endişesi yaşıyor.

Uyum Haftası Trafiği Nasıl Etkiledi?

Her yıl olduğu gibi bu yıl da okul başlangıcı, İstanbul'da trafik yoğunluğunda gözle görülür bir artışa neden oldu. Uyum haftası uygulaması, bazı öğrenciler için okullara daha rahat adapte olmayı hedeflerken, bu durum taşıt trafiğinde beklenenden daha büyük bir sıçramayı tetikledi. İşe giden çalışanlar, okullarına ulaşmaya çalışan öğrenciler ve veliler, trafiğin yoğunluğu nedeniyle zaman zaman ilerlemekte güçlük çekti. Özellikle Maslak, Zincirlikuyu, Mecidiyeköy, Kadıköy ve D-100 Karayolu gibi kritik güzergahlarda trafik kilitlenme noktasına geldi. Okul servislerinin de trafiğe dahil olmasıyla birlikte, toplu taşıma araçları ve özel araçlar için de yolculuk süreleri önemli ölçüde uzadı.

Trafik Yoğunluğunu Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?

İstanbul gibi mega kentlerde okul başlangıcının trafik üzerindeki etkisini minimize etmek için çeşitli önlemler alınması gerektiği uzmanlar tarafından sıkça dile getiriliyor. Bu önlemler arasında, toplu taşıma kullanımının teşvik edilmesi, okul servis güzergahlarının optimize edilmesi, uzaktan çalışma veya esnek çalışma saatlerinin yaygınlaştırılması gibi adımlar bulunuyor. Ayrıca, okul çevrelerinde trafik düzenlemelerinin gözden geçirilmesi ve denetimlerin artırılması da olası kazaları önlemek ve trafik akışını hızlandırmak adına önem taşıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilgili trafik birimlerinin, bu yoğunluğu azaltmak adına aldığı ve alacağı önlemler merakla bekleniyor. Vatandaşların da, mümkün olduğunca toplu taşıma araçlarını kullanmaları veya alternatif güzergahları tercih etmeleri öneriliyor.

Uzmanlardan Uyarılar Geldi

Trafik uzmanları, okul başlangıcında yaşanan bu yoğunluğun birkaç gün daha sürebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle ilk haftanın ilk birkaç gününde, hem velilerin hem de sürücülerin sabırlı olması gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, trafikte geçirilen süreyi daha verimli kullanmak adına navigasyon uygulamalarını takip etmeyi ve alternatif yolları araştırmayı öneriyor. Ayrıca, trafikte stres seviyesini düşürmek için müziği açık tutmak veya sesli kitap dinlemek gibi yöntemlerin de faydalı olabileceği belirtiliyor. Bu süreçte, özellikle okul servis şoförlerinin de trafik kurallarına azami ölçüde uyması ve hız limitlerini aşmaması hayati önem taşıyor.

Gündem 07.09.2026 10:05 3 okunma

Lübnan'da Bebekler ve Sağlıkçılar Hedef Alındı: Kan Donduran Saldırıda 11 Can Kaybı!

İsrail'in Lübnan'ın güneyine yönelik acımasız saldırıları Nebatiye kentinde kabusu yaşattı. İkisi bebek, ikisi sağlık çalışanı olmak üzere 11 kişinin hayatını kaybettiği saldırı, bölgede tansiyonu zirveye taşıdı.

Lübnan'da Bebekler ve Sağlıkçılar Hedef Alındı: Kan Donduran Saldırıda 11 Can Kaybı!

Bölgedeki gerilim her geçen gün tırmanırken, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyine yönelik operasyonları kanlı bir tabloyu ortaya koydu. En son olarak Nebatiye kentine bağlı Kefr Rumman beldesi, İsrail'in yoğun topçu ateşi ve hava saldırılarıyla sarsıldı. Bu acımasız saldırıların bilançosu ise yürekleri dağladı: Aralarında masum iki bebeğin ve fedakar iki sağlık çalışanının da bulunduğu toplam 11 sivil hayatını kaybetti.

Saldırının Vahim Boyutu Gözler Önünde

Kefr Rumman'daki saldırının detayları, yaşanan dehşetin boyutunu gözler önüne seriyor. İsrail savaş uçaklarının hedef aldığı sivil yerleşim yerlerinde meydana gelen patlamalar, binalarda büyük yıkıma yol açtı. Olay yerine ulaşan ilk yardım ekipleri, enkaz altından çıkarılan cansız bedenlerle karşılaştığında büyük bir şok yaşadı. Hayatını kaybedenlerin arasında en savunmasız iki bebeğin bulunması, saldırının acımasızlığını ve insanlık dışı boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ayrıca, bölgedeki yaralılara yardım etmeye çalışırken şehit olan iki sağlık çalışanının kaybı da büyük üzüntüye neden oldu.

Uluslararası Tepkiler ve Bölgesel İstikrarsızlık

Lübnan'ın güneyindeki bu son saldırılar, uluslararası toplumda da büyük yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, saldırıları kınayarak derhal ateşkes çağrısında bulundu. Bölgesel tansiyonun daha da artmasından endişe eden uzmanlar, bu tür saldırıların barış umutlarını zedelediğini ve istikrarsızlığı körüklediğini vurguluyor. Lübnan hükümeti, Birleşmiş Milletler'den saldırılara karşı acil önlem almasını talep ederken, İsrail ordusu ise saldırıların 'terörist hedeflere yönelik' olduğu yönünde açıklamalarda bulundu. Ancak, sivil kayıpların bu denli yüksek olması, İsrail'in operasyonlarının orantısız güç kullanımı olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

Sivillerin Güvenliği Tehlikede

Bu trajik olay, çatışma bölgelerindeki sivillerin içinde bulunduğu güvenlik açığını ve savunmasızlığını bir kez daha acı bir şekilde hatırlattı. Uluslararası hukukun ve savaş prensiplerinin göz ardı edildiği bu tür saldırılar, bölgedeki insani krizi daha da derinleştirme potansiyeli taşıyor. Kefr Rumman'da yaşananlar, barış ve güvenlik için acil ve etkili adımlar atılmasının ne kadar hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor. Yetkililer, hayatını kaybeden 11 sivil için derin üzüntülerini dile getirirken, bölgedeki gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceklerini belirttiler.