Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 24.07.2026 23:35 16 okunma

Apple Vision Pro'nun Mimarı OpenAI'a Kaçtı! Yapay Zeka Devinde Yeni Dönem Mi Başlıyor?

Apple'ın devrim niteliğindeki Vision Pro projesinin kilit isimlerinden Paul Meade, rakip yapay zeka şirketi OpenAI'a transfer oldu. Bu hamle, teknoloji dünyasında yeni bir dönemin habercisi mi?

Apple Vision Pro'nun Mimarı OpenAI'a Kaçtı! Yapay Zeka Devinde Yeni Dönem Mi Başlıyor?

Teknoloji dünyası, Apple'dan OpenAI'a gerçekleşen üst düzey bir transferle çalkalanıyor. Apple Vision Pro'nun donanım mühendisliği alanındaki kritik isimlerinden Paul Meade, önümüzdeki hafta itibarıyla görevinden ayrılarak yapay zeka devi OpenAI'ın bünyesine katılacak. Bu beklenmedik ayrılık, özellikle Apple'ın üst düzey yönetici kayıpları trendini sürdürmesi açısından dikkat çekiyor.

Apple'ın Visioner Projesinin Kilit İsmi Rakibe Geçti

15 yılı aşkın süredir Apple'da görev yapan Paul Meade, şirketin ürün geliştirme süreçlerinde önemli roller üstlendi. 2010 yılında iPad yöneticisi olarak teknoloji devine adım atan Meade, daha sonra iPhone program yönetimi gibi kritik departmanlarda görev aldı. Ancak asıl çıkışını 2017'de Vision Products Group ekibine katılmasıyla yaptı. 2019'daki yönetim değişikliğinin ardından Apple Vision Pro'nun tüm donanım mühendisliği süreçlerinin başına getirilen Meade, bu çığır açan ürünün hayata geçmesinde başrolü oynadı. Şimdi ise bu deneyimini OpenAI'ın donanım biriminde değerlendirecek.

OpenAI'dan Yıldız Transferler: Eski Apple'cılar Buluşuyor

Paul Meade'in OpenAI'a katılması, şirketin teknoloji dünyasının en parlak beyinlerini bir araya getirme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Meade, OpenAI'da daha önce Apple'dan ayrılan Jony Ive, Tang Tan ve Evans Hankey gibi tanıdık simalarla birlikte çalışacak. Bu durum, OpenAI'ın yapay zeka destekli yeni nesil cihazlar üzerindeki iddialı çalışmalarına ayrı bir boyut katıyor. OpenAI, özellikle Apple'ın yetenek havuzundan isimleri bünyesine katma konusunda oldukça agresif bir politika izliyor. Geçtiğimiz yıllarda Jony Ive'ın yapay zeka girişimi Leigh'i satın almasıyla başlayan bu süreçte, Tang Tan'ın öncülüğünde birçok Apple çalışanı OpenAI'a geçmişti. Bu isimler arasında, Apple'ın insan arayüzü tasarım ekibinden Cyrus Daniel Irani ve Apple Watch donanım ekibinden Erik de Jong gibi kilit yöneticiler de bulunuyor.

Yönetici Hareketliliği Teknoloji Devlerini Sarstı

Son dönemde teknoloji dünyasında üst düzey yöneticilerin şirket değiştirmesi sıkça rastlanan bir durum haline geldi. Apple da bu durumdan nasibini alan şirketlerden biri. Meade'in ayrılığından sadece birkaç ay önce, Apple Intelligence Answers, Knowledge ve Information ekibinin başındaki Ke Yang'ın Meta'ya geçişi ve ardından İnsan Arayüzü Tasarımı Başkan Yardımcısı Alan Dye'ın da yine Meta bünyesine katılması bu durumu gözler önüne serdi. Bu yoğun yönetici hareketliliği, şirketlerin stratejik planlamalarında ve gelecekteki ürün geliştirme yol haritalarında önemli etkilere yol açabilir. Apple'ın bu yetenek kaybı karşısında nasıl bir strateji izleyeceği ve OpenAI'ın bu hamlelerle yapay zeka alanında ne gibi çığır açıcı yeniliklere imza atacağı merak konusu.

Bu Hamle Yapay Zeka Yarışında Dengeleri Değiştirir Mi?

Paul Meade gibi deneyimli bir ismin OpenAI'a geçmesi, şirketin gelecekteki donanım projeleri ve yapay zeka entegrasyonu konusunda ne kadar iddialı olduğunun bir göstergesi. Özellikle sanal ve artırılmış gerçeklik alanında yeni bir çığır açması beklenen Vision Pro'nun geliştirilmesinde kilit rol oynamış bir ismin rakip kampa katılması, sektörde rekabetin kızışacağının bir işareti. Apple'ın bu kritik isim kaybına nasıl bir yanıt vereceği ve OpenAI'ın bu güçlü kadroyla yapay zeka ekosisteminde nasıl bir üstünlük kuracağı önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek.

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Spor 08.09.2026 04:35 0 okunma

Filenin Sultanları Tarih Yazdı: Üst Üste İkinci Kez Avrupa Şampiyonu! 2028 Olimpiyatları İçin Vizeyi Kapattılar

Filenin Sultanları, 2026 CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası finalinde İtalya'yı nefes kesen bir mücadeleyle 3-2 yenerek şampiyon oldu. Bu zafer, aynı zamanda onlara 2028 Los Angeles Olimpiyatları için doğrudan katılım hakkı da sağladı.

Filenin Sultanları Tarih Yazdı: Üst Üste İkinci Kez Avrupa Şampiyonu! 2028 Olimpiyatları İçin Vizeyi Kapattılar

Türk voleybolunun altın çağındaki yükselişi, 2026 CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası'nda muhteşem bir zaferle taçlandı. Ev sahibi olarak Sinan Erdem Spor Salonu'nu dolduran binlerce taraftarın coşkulu desteğiyle sahaya çıkan A Milli Kadın Voleybol Takımımız, finalde karşılaştığı İtalya karşısında unutulmaz bir geri dönüşe imza atarak şampiyonluğa ulaştı. Bu zafer, sadece Avrupa'nın zirvesine yerleşmekle kalmadı, aynı zamanda 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları biletini de garantiledi.

Nefes Kesen Final: 2-1 Geriden Gelip Şampiyonluğa Ulaştılar

Büyük bir gerilim ve taktik mücadelesine sahne olan dev finalde, Filenin Sultanları ilk seti 16-25 gibi net bir skorla kaybetmenin şokunu yaşadı. Ancak pes etmeyen milli takım, ikinci seti 25-22 alarak durumu eşitledi. Üçüncü sette İtalya'nın üstünlüğüne engel olamayan ay-yıldızlılar, rakibine 12-25 yenilerek 2-1 geriye düştü. Bu kritik anlarda sahneye çıkan milliler, dördüncü seti 25-21 kazanarak maçı karar setine taşıdı. Son sette ise muazzam bir blok savunması ve etkili hücumlarla rakibine nefes aldırmayan Filenin Sultanları, seti 15-10, maçı da 3-2 kazanarak üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu oldu.

Turnuva Boyunca Elde Edilen Başarılar ve Rakip Analizi

Turnuva boyunca sergilenen performans, takımın ne denli güçlü bir form grafiği çizdiğini gözler önüne serdi. A Grubu'nda Letonya, Slovenya, Macaristan ve Almanya gibi güçlü rakipleri geride bırakan milli takım, gruptaki tek mağlubiyetini Polonya karşısında aldı. Ancak eleme turlarıyla birlikte ritmini bulan Sultanlar, son 16 turunda Azerbaycan'ı 3-0, çeyrek finalde Almanya'yı 3-1 mağlup etti. Yarı finalde ise ezeli rakibi Sırbistan'a karşı adeta gövde gösterisi yaparak 3-0'lık net bir galibiyetle adını finale yazdırdı. Başantrenör Daniele Santarelli'nin liderliğindeki ekip, turnuvada çıktığı 9 maçta 8 galibiyet alarak zirvedeki yerini sağlamlaştırdı.

Dominasyonun Devamı: Üst Üste İkinci Avrupa Şampiyonluğu

Bu şampiyonluk, 2023 yılında temelleri atılan ve Türk voleybolunu dünya sahnesinde zirveye taşıyan dominasyonun bir devamı niteliğinde. Filenin Sultanları, 2023 CEV Avrupa Şampiyonası finalinde Sırbistan'ı Brüksel'de 3-2 yenerek tarihinin ilk Avrupa şampiyonluğunu kazanmıştı. O zafer, Milletler Ligi ve Dünya Kupası şampiyonluklarıyla taçlanarak Türkiye'yi dünya sıralamasında 1 numaraya taşımıştı. Kendi evinde, taraftarının da muhteşem desteğiyle ikinci kez Avrupa şampiyonu olan ay-yıldızlı ekip, Santarelli yönetimindeki beşinci kupasını müzeye götürerek Türk spor tarihine altın harflerle kazınan bir dönemin mimarı olmaya devam ediyor.

Kritik Hamleler ve Mücadele Ruhu

Şampiyonluk yolunda en kritik anlardan biri, İtalya karşısında iki kez geriye düşülmesine rağmen maçı çevirmeyi başarmaktı. Efsanevi kaptan Esra Gümüş Kırıcı, bu zaferin arkasındaki önemli hamlelere dikkat çekerek şunları belirtti: "Sıkıştığımız noktada köşelerden yaptığımız rotasyon, özellikle Derya ve Yaprak'ın oyuna dahil olması takımı hareketlendirdi. Agresif kimliğimize geri döndük. Üçüncü seti kaybetsek bile mücadele edersek maçı alabileceğimize inandık. Zaten Filenin Sultanları’nın kimyasında pes etmek yok." Başak Koç ise, "Servis baskısının yükselmesi, blok-defans direncinin artması ve İtalya’nın rahat oyun düzeninin bozulması maçı değiştirdi. Derya Cebecioğlu ve Yaprak Erkek'in oyuna giriş hamlesinin de altını çizmek gerekiyor." diyerek kilit oyuncuların önemini vurguladı.

Seyirci Baskısı ve Vargas'ın Duygusal Anları

Galibiyette taraftarın rolü de büyüktü. Gümüş, tribünlerdeki atmosferin rakip üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu belirterek, "Burada seyirci faktörü de çok önemliydi, müthiş bir atmosfer vardı. Filenin Sultanları agresif oynamaya başlayınca salon da rakip takımı baskı altına aldı." ifadelerini kullandı. Maçın üçüncü setinde duygusal anlar yaşayan Melissa Vargas'ın durumu ise takımda bir kenetlenme sağladı. Gümüş, "Vargas hassas ve lider bir oyuncu. Takımına istediği kadar yardım edemediğini düşündüğü için üzüldü. Ancak o duygusal andan sonra arkadaşları da ona destek oldu." diyerek takımın kenetlenme gücünü vurguladı.

Gündem 08.09.2026 04:05 2 okunma

Binlerce Yıllık Sırlar Toprak Altından Fışkırıyor: Anadolu'nun Gizemli Geçmişi Aydınlanıyor!

Güneydoğu Anadolu'daki kazılar, binlerce yıllık yaşamı gün yüzüne çıkarıyor. Göbeklitepe'den Boncuklu Tarla'ya uzanan keşifler, insanlık tarihine ışık tutuyor.

Binlerce Yıllık Sırlar Toprak Altından Fışkırıyor: Anadolu'nun Gizemli Geçmişi Aydınlanıyor!

Anadolu'nun bereketli toprakları, sırlarla dolu geçmişini yavaş yavaş aralıyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde devam eden arkeolojik kazı çalışmaları, adeta bir zaman kapsülü gibi, binlerce yıl öncesine uzanan insanlık hikayelerini gün yüzüne çıkarıyor. Bu topraklar, yalnızca medeniyetlerin değil, aynı zamanda insanlığın köklerinin de atıldığı en eski yerleşim yerlerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor.

Tarihin Sıfır Noktası Yeniden Yorumlanıyor

Özellikle Göbeklitepe'nin keşfiyle birlikte, insanlık tarihinin yeniden yazılmasına neden olan bu bölge, artık sadece 'tarihin sıfır noktası' olarak anılmıyor. Daha da derinlere inen kazılar, insanlığın yerleşik hayata geçişi, tarımın başlangıcı ve ilk toplumsal yapıların oluşumu hakkında çığır açıcı bilgiler sunuyor. Kazı alanlarında bulunan eserler, o dönemin insanlarının teknolojik becerilerini, sanatsal duyarlılıklarını ve inanç sistemlerini gözler önüne seriyor.

Kadim Yerleşimlerden Şaşırtıcı Keşifler

Bölgedeki diğer önemli merkezler de tarihin karanlık sayfalarını aydınlatmaya devam ediyor. Çayönü, Neolitik Dönem'in önemli merkezlerinden biri olarak, günümüzden 9.000 yıl öncesine ait yapı kalıntıları ve buluntularıyla dikkat çekiyor. Erken tarım uygulamaları, mimari gelişmeler ve ilkel sosyal organizasyonlara dair kanıtlar sunan Çayönü, insanoğlunun toprağa nasıl bağlandığını gösteriyor.

Daha güneyde yer alan Amida Höyük ise, farklı medeniyet katmanlarıyla katmanlaşmış zengin bir arkeolojik mirasa sahip. Asur, Roma ve Bizans dönemlerine ait izlerin yanı sıra, bölgenin çok daha eski yerleşimlere sahne olduğuna dair bulgular, medeniyetlerin beşiği bu toprakların önemini bir kez daha vurguluyor. Özellikle geç tunç çağına ait buluntular, bölgenin stratejik konumunu ve ticaret ağlarındaki rolünü ortaya koyuyor.

Boncuklu Tarla: Bereketin ve Yaşamın İzinde

Boncuklu Tarla, adı gibi adeta bir bereket tarlası... Bugüne kadar gün yüzüne çıkarılan buluntular, bölgenin MÖ 10.000'li yıllara kadar uzanan kesintisiz bir yerleşim geçmişine işaret ediyor. Buradaki kazılar, özellikle erken tarım topluluklarının yaşam biçimleri, kullandıkları aletler ve beslenme alışkanlıkları hakkında benzersiz veriler sağlıyor. En dikkat çekici bulgulardan biri ise, döneme ait gelişmiş tarım tekniklerinin kullanıldığına dair kanıtlar.

Uluköy ve Diğer Gizemli Alanlar

Bölgedeki keşifler bunlarla sınırlı kalmıyor. Uluköy gibi daha az bilinen ancak bir o kadar da önemli merkezlerde yürütülen çalışmalar, Anadolu'nun bilinmeyen yönlerini gün ışığına çıkarıyor. Bu alanlar, bölgenin tarihsel sürekliliğini ve farklı kültürlerin etkileşimini anlamak için kritik öneme sahip. Her yeni kazı, her bulunan çanak çömlek parçası, her taş alet, Anadolu topraklarının ne kadar derin ve katmanlı bir tarihe sahip olduğunun canlı kanıtı olarak karşımıza çıkıyor.

Geleceğe Taşınan Miras

Bu arkeolojik çalışmalar sadece geçmişi aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda gelecek nesillere aktarılacak paha biçilmez bir mirası da koruma altına alıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın destekleriyle yürütülen bu titiz çalışmalar, insanlığın ortak hafızasını zenginleştirirken, bölgenin turizm potansiyelini de artırıyor. Her bir buluntu, binlerce yıl önce yaşamış atalarımızın hikayesini fısıldıyor ve bu topraklarda iz bırakmış olmanın gururunu bizlere yaşatıyor. Bu gizemli yolculuk, toprağın altındaki sırların keşfedilmesiyle devam edecek ve Anadolu'nun kadim geçmişi aydınlanmaya devam edecek.

Spor 08.09.2026 03:35 2 okunma

Galatasaray'ın Devler Ligi Deplasmanına Kim Düdük Çalacak? Tarihinin En Kritik Maçında Sahada Olacak İsim Belli Oldu!

Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk sınavı öncesinde heyecan dorukta. Portekiz devi Sporting ile Lizbon'da kozlarını paylaşacak Sarı-Kırmızılılar'ın kaderini çizecek hakem belli oldu.

Galatasaray'ın Devler Ligi Deplasmanına Kim Düdük Çalacak? Tarihinin En Kritik Maçında Sahada Olacak İsim Belli Oldu!

Galatasaray'ın UEFA Şampiyonlar Ligi gruplarındaki ilk mücadelesi için geri sayım başladı. Temsilcimiz Galatasaray, 9 Eylül Çarşamba günü Portekiz'in köklü kulüplerinden Sporting ile deplasmanda karşı karşıya gelecek. Bu kritik mücadelede düdük çalacak hakem ise Norveçli Espen Eskas olarak belirlendi. Lizbon'daki Jose Alvalade Stadı'nda TSİ 22.00'de başlayacak karşılaşmada görev alacak olan Eskas ve ekibi, Galatasaray'ın Devler Ligi'ndeki kaderini belirlemede önemli bir rol oynayacak.

Eskas'ın Kariyerindeki Önemli Anlar ve Galatasaray Karnesi

Norveç Futbol Federasyonu'ndan Espen Eskas, uluslararası arenada deneyimli hakemlerden biri olarak biliniyor. Eskas'ın yardımcılık görevlerini yine Norveç'ten Jan Erik Engan ve Alf Olav Rossland üstlenecek. Dördüncü hakem olarak ise Sigurd Kringstad sahada olacak. Bu önemli mücadelenin Video Yardımcı Hakem (VAR) koltuğunda ise futbolseverlerin yakından tanıdığı Alman hakem Christian Dingert bulunacak. Dingert'e VAR'da Belçikalı Bram Van Driessche eşlik edecek. Bu uluslararası hakem üçlüsü, maçın adaletli ve sorunsuz yönetilmesi için kritik bir görev üstlenecek. Espen Eskas'ın daha önce Galatasaray'ın kendi sahasında Young Boys ile oynadığı ve 1-0 mağlup olduğu bir karşılaşmayı yönetmiş olması, bu maç öncesinde camiada farklı yorumlara neden oluyor. Taraftarlar, bu kez tecrübeli hakemin yönetiminde takımın sahadan galibiyetle ayrılmasını umut ediyor.

Şampiyonlar Ligi Sahnesinde Büyük Bir Beklenti

Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde yeniden boy göstermenin heyecanını yaşarken, bu sezonki hedefleri büyük. Grubundaki ilk maçında deplasmanda zorlu Sporting karşısında alınacak olası bir galibiyet veya iyi bir sonuç, takımın gruptaki ilerleyişi açısından büyük önem taşıyor. Teknik direktör Fatih Terim ve ekibi, bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde kayda değer başarılar elde etmeyi hedefliyor. Sporting maçı, bu hedeflere ulaşma yolunda ilk adım niteliği taşıyor. Lizbon deplasmanı her zaman zorlu geçmiştir ve bu kez de hem rakibin gücü hem de hakem faktörü, maçın gidişatını etkileyebilecek unsurlar arasında yer alıyor. Galatasaraylı taraftarlar, takımlarının sahada elinden gelenin en iyisini yaparak, Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk puanlarını veya puanlarını almak için mücadele edeceğine inanıyor. Kaptanlar ve tecrübeli oyuncuların saha içi liderliği, bu kritik maçta takımın en büyük kozlarından biri olacak.

VAR Sistemi ve Maçın Geleceği

Teknolojinin futboldaki rolü her geçen gün artarken, Şampiyonlar Ligi gibi büyük organizasyonlarda VAR sisteminin varlığı, maçların seyrini doğrudan etkileyebiliyor. Almanya'dan Christian Dingert ve Belçika'dan Bram Van Driessche'nin VAR odasında görev alacak olması, maçın kritik anlarında alınacak kararların daha adil olmasına katkı sağlayabilir. Ancak VAR'ın da zaman zaman tartışmalara yol açabildiği gerçeği göz ardı edilmemeli. Espen Eskas'ın yönetimindeki mücadelede, VAR'ın ne kadar etkili kullanılacağı da merak konusu olacak. Galatasaray, bu zorlu deplasmandan en iyi sonuçla dönerek, Şampiyonlar Ligi'ndeki grubuna iyi bir başlangıç yapmayı hedefliyor. Teknik ekip ve futbolcular, tüm bu faktörleri göz önünde bulundurarak sahaya çıkacak ve taraftarlarına galibiyeti armağan etmek için mücadele edecek.

Spor 08.09.2026 03:05 2 okunma

Vargas'ın Gözyaşları Paha Biçilmez Bir Çıkışa Mı Yol Açtı? Filenin Sultanları'nda O An Her Şeyi Değiştirdi!

2026 CEV Avrupa Şampiyonası finalinde İtalya'yı deviren Filenin Sultanları'nın zaferinde kritik bir an yaşandı. Mücadelenin 3. setini kaybettikten sonra gözyaşlarına hakim olamayan yıldız oyuncu Melissa Vargas'ın yaşadığı duygu yüklemesi, takım için adeta bir dönüm noktası oldu.

Vargas'ın Gözyaşları Paha Biçilmez Bir Çıkışa Mı Yol Açtı? Filenin Sultanları'nda O An Her Şeyi Değiştirdi!

A Milli Kadın Voleybol Takımımız, 2026 CEV Avrupa Voleybol Şampiyonası'nda İtalya karşısında nefes kesen bir mücadeleye sahne olan finalde sahadan 3-2 galip ayrılarak üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu unvanını kazandı. Sinan Erdem Spor Salonu'ndaki tarihi mücadelede, ilk seti 25-16 kaybederek geriye düşen milliler, ikinci seti 25-22 ile alarak durumu eşitledi. Ancak üçüncü sette rakip İtalya, 25-12'lik net bir skorla üstünlük sağlayarak 2-1 öne geçti. Bu an, maçın seyrini değiştiren en kritik dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.

Vargas'ın Gözyaşları Takımı Ateşledi: Kenetlenme Anı

Tam da yenilginin hissedildiği, 3. setin ağır farkla kaybedildiği o anda, takımımızın parlayan yıldızlarından Melissa Vargas, duygusal anlar yaşayarak gözyaşlarına hakim olamadı. Sahada istediği etkiyi yaratamadığını düşünen yıldız oyuncunun bu beklenmedik tepkisi, başta kaptan Eda Erdem olmak üzere tüm takım arkadaşlarını harekete geçirdi. Zehra Güneş ve Gizem Örge'nin sarılarak teselli ettiği Vargas'ın gözyaşları, adeta takım için bir motivasyon kaynağına dönüştü. Bu duygusal anın ardından sahaya çıkan Filenin Sultanları, inanılmaz bir kenetlenme ve mücadele ruhuyla bambaşka bir kimliğe büründü.

Sıradışı Geri Dönüş ve Şampiyonluk

Vargas'ın yaşadığı o kırılma anı, takımın 4. sette sahaya yansıttığı müthiş enerjinin fitilini ateşledi. Milliler, dördüncü seti 25-21 gibi önemli bir skorla kazanarak maçı final setine taşıdı: 2-2. Tüm momentumu arkasına alan ay-yıldızlılar, karar setinde de sergilediği üstün performansla rakibini 15-12 mağlup ederek Avrupa şampiyonluğunu ilan etti. Bu geri dönüş, voleybol tarihinde unutulmaz anlardan biri olarak yerini alırken, takımın azminin ve pes etmeyen ruhunun en parlak örneği oldu.

Vargas'tan Tarihi Başarı: MVP ve Rüya Takım

Turnuvanın genelinde sergilediği olağanüstü performansla göz dolduran Melissa Vargas, 2026 CEV Avrupa Şampiyonası'nın En Değerli Oyuncusu (MVP) seçildi. Başarılı pasör çaprazı, takımının şampiyonluğa ulaşmasında başrolü üstlenirken, bu ödülü 2023'teki zaferin ardından üst üste ikinci kez kazanma başarısını da gösterdi. Vargas, sadece MVP olmakla kalmadı, aynı zamanda şampiyonanın rüya takımına da seçilerek başarısını taçlandırdı. Millilerimizden Derya Cebecioğlu, Zehra Güneş ve Gizem Örge de bu prestijli listede yer alarak Türkiye'nin voleyboldaki yükselişini pekiştirdi. Şampiyon başantrenörümüz Daniele Santarelli de rüya takımın antrenörü olarak seçildi.

Üst Üste İkinci Zafer: Türkiye Voleybol Tarihine Geçti

Bu şampiyonlukla birlikte Filenin Sultanları, Avrupa Voleybol Şampiyonası'nda üst üste ikinci kez zirveye çıkarak tarihi bir başarıya imza attı. 2023'te elde edilen zaferin ardından 2026'da da kupayı havaya kaldıran milliler, Türk voleybolunun uluslararası alandaki gücünü bir kez daha kanıtladı. Milliler, geçmişte 2003 ve 2019'da gümüş, 2011, 2017 ve 2021'de ise bronz madalya kazanmıştı. Bu başarılarla birlikte milli takım, Avrupa'nın en iyileri arasındaki yerini sağlamlaştırdı.

Spor 08.09.2026 02:35 2 okunma

Milli Kadınlar Dünya Kupası'na Veda Etti: Son Maçta Rakibe Nefes Kesti ama Yeterli Olmadı!

FIBA 2026 Kadınlar Dünya Kupası'nda mücadele eden A Milli Kadın Basketbol Takımımız, Porto Riko karşısında kritik mücadeleyi 75-71 kaybederek turnuvaya veda etti. Elde edilen bu sonuçla Milliler, grubu son sırada tamamladı.

Milli Kadınlar Dünya Kupası'na Veda Etti: Son Maçta Rakibe Nefes Kesti ama Yeterli Olmadı!

Kadınlar Dünya Kupası'nda Milli Takımımızın Macera Dolu Yolculuğu Sona Erdi

FIBA 2026 Kadınlar Basketbol Dünya Kupası C Grubu'ndaki son ve kader belirleyici mücadelesinde A Milli Kadın Basketbol Takımımız, sahnelediği nefes kesen bir performansla rakibi Porto Riko'ya 75-71 mağlup olarak turnuvaya noktayı koydu. Bu sonuçla birlikte Millilerimiz, grubu dördüncü ve son sırada tamamlayarak 2026 Dünya Kupası'na veda etmek zorunda kaldı. Bu yenilgi, takımımız için hayal kırıklığı yaratsa da, maç boyunca gösterilen mücadele ve kazanılan tecrübeler gelecek adına umut veriyor.

Porto Riko Çeyrek Final Eleme Hakkı Kazandı, Millilerimiz Turnuvadan Elendi

Gruptaki diğer maç sonuçlarının da etkisiyle, bu sonuçla birlikte Porto Riko çeyrek final eleme maçı oynama hakkı elde ederken, Ay-yıldızlı ekibimiz turnuvadan elendi. Gruptaki liderlik mücadelesinde ise Belçika, Avustralya'yı 80-68'lik skorla geçerek turnuvayı namağlup lider tamamladı ve doğrudan çeyrek finale yükselme başarısı gösterdi. Gruptan ikinci olarak çıkan Avustralya ise çeyrek final eleme maçlarında mücadele edecek.

Maçın Kilidi Son Periyotta Çözüldü: Kıyasıya Mücadele ve Kritik Anlar

Karşılaşmaya tempolu başlayan millilerimiz, özellikle 3 sayı çizgisinin gerisinden bulduğu sayılarla rakibine üstünlük kurmaya çalıştı. Sevgi Uzun'un 10 sayı ile yıldızlaştığı ilk periyodu Türkiye 20-19 önde tamamladı. İkinci periyotta savunma sertliğini artıran ve top paylaşımında büyük başarı gösteren potanın perileri, 18. dakikada farkı 6 sayıya çıkardı (29-35). Devre arasına 40-37 üstünlükle giren milli takım, ikinci yarıya da etkili bir başlangıç yaptı.

İkinci Yarıda Fark Açıldı, Ancak Rakip Geri Döndü

Özellikle ribauntlarda rakibine üstünlük kuran ve hücumdaki yüksek yüzdesini sürdüren Türkiye, 25. dakikada Elif Bayram'ın pota altından bulduğu basketle farkı 8 sayıya yükseltti: 43-51. Son çeyreğe girilirken 58-51'lik skorla üstünlüğünü koruyan milli takım, maçı kazanmaya yakın görünüyordu. Ancak dördüncü periyodun başında Porto Riko'nun 8-0'lık serisi oyunu tamamen değiştirdi. 32. dakikada skoru 59-58'e getiren ev sahibi ekip, 37. dakikada farkı 7 sayıya çıkardı (67-60). Kalan dakikalar büyük bir çekişmeye sahne olsa da, millilerimizin farkı 2 sayıya indirme çabası yeterli olmadı ve Porto Riko sahadan 75-71 galip ayrıldı.

Elif Bayram'dan Kötü Haber: Sakatlık Millileri Vurdu

Maçın seyrini değiştiren bir diğer kritik gelişme ise Elif Bayram'ın yaşadığı sakatlık oldu. Dördüncü periyodun başında hücum ribaundu alırken talihsiz bir şekilde yere düşen 24 yaşındaki Elif, sol bileğinden sakatlandı. Bileğine yapılan buz tedavisine rağmen maça devam edemeyen genç oyuncu, kalan dakikaları kenardan izlemek zorunda kaldı. Bu sakatlık, milli takımın oyun planını ve ilerleyen dakikalardaki performansını olumsuz etkilediği yorumları yapıldı.

Maç Künyesi ve Oyuncu İstatistikleri

Salon: Max-Schmelin Hakemler: Julia Anaya (Panama), Boris Krejic (Slovenya), Alan dos Santos (Brezilya) Porto Riko: San Antonio 18, Jones, Guirantes 21, Melendez 5, McGee-Stafford 16, Rosado 9, Gonzalez 4, Solis, Pagan 2, Benitez Türkiye: Olcay Çakır Turgut 10, Gökşen Fitik 6, Sevgi Uzun 18, Elif Bayram 13, Elif İstanbulluoğlu, Ayşe Cora Yamaner 3, Tilbe Şenyürek Arslan 9, Derin Erdoğan 8, Melek Uzunoğlu, Esra Ural 4 Periyot Skorları: 19-20, 37-40 (Devre), 51-58, 75-71 (Maç Sonu) Beş Faulle Çıkan Oyuncu: 39.56 Gökşen Fitik (Türkiye)