Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 08.09.2026 01:35 16 okunma

Apple'dan Şaşırtıcı Adım: Gizlice Geliştirilen Yeni Oyun Kontrolcüleri Ortaya Çıktı!

Apple'ın sessiz sedasız geliştirdiği yeni oyun kontrolcüleri macOS güncellemesiyle ortaya çıktı. İşte cihazların olası özellikleri ve pazardaki etkileri üzerine ilk detaylar.

Apple'dan Şaşırtıcı Adım: Gizlice Geliştirilen Yeni Oyun Kontrolcüleri Ortaya Çıktı!

Teknoloji devi Apple, ürün yelpazesini sürekli genişleten yenilikçi yaklaşımlarıyla biliniyor. iPhone, Mac ve iPad gibi ikonik ürünleriyle hayatımızda derin bir yer edinen şirket, şimdi de beklenmedik bir alanda çalışmalarına hız verdi. Ortaya çıkan yeni bilgiler, Apple'ın uzun süredir üzerinde çalıştığı ve henüz resmi olarak duyurmadığı yeni nesil oyun kontrolcülerine işaret ediyor.

macOS Güncellemesi Sırları Açığa Çıkardı

Apple'ın ürün geliştirme süreçleri, zaman zaman işletim sistemlerindeki derin kod analizleriyle gözler önüne seriliyor. Son olarak macOS'un 26.7 sürümünün yayınlanan sürüm adayında (RC) yapılan detaylı incelemeler, teknoloji dünyasında heyecan yaratan bir keşfi gün yüzüne çıkardı. Sistem dosyaları içerisinde, doğrudan Apple markasıyla ilişkilendirilen iki yeni oyun kumandası profili tespit edildi. Bu bulgular, şirketin oyun donanımları pazarında iddialı bir giriş yapabileceği spekülasyonlarını güçlendirdi.

Daha önceki macOS güncellemeleri de iPhone'lardan Mac'lere, hatta yeni ev aksesuarlarına kadar pek çok duyurulmamış cihazın ipuçlarını barındırmıştı. Ancak bu son keşif, özellikle oyun severler için büyük bir merak uyandırdı. Daha önce gözden kaçan bu önemli ayrıntı, Apple'ın oyun ekosistemini genişletme vizyonunun bir parçası olarak değerlendiriliyor.

İki Farklı Model ve Gelişmiş Özellikler Yolda

Sızdırılan bilgilere göre, bu yeni kontrolcülere T6502 ve T1057 kod adları verilmiş. Geleneksel bir oyun kumandasından beklenen tüm temel bileşenlerin bu cihazlarda yer alması bekleniyor. Bunlar arasında yön tuşları, çift analog çubuk, tetik ve omuz tuşları ile birlikte standart 'Ana Sayfa' ve 'Menü' düğmeleri bulunuyor. Ancak iki model arasındaki teknik farklılıklar, Apple'ın farklı kullanıcı segmentlerine hitap etme stratejisini ortaya koyuyor.

Özellikle T1057 kod adlı model, dahili ivmeölçer ve jiroskop desteği sunarak daha gelişmiş hareket kontrolü yeteneklerine sahip olacak gibi görünüyor. Bu, VR (Sanal Gerçeklik) veya artırılmış gerçeklik (AR) deneyimleri için de kapı aralayabilir. Diğer yandan, T6502 modelinde bu gelişmiş hareket sensörlerinin yer almayacağı belirtiliyor. Ayrıca, her iki cihazın dokunsal geri bildirim tasarımlarının da birbirinden farklı olması, farklı titreşim ve dokunma hisleri sunacakları anlamına geliyor. Bu farklılıklar, Apple'ın bir modelini daha üst düzey oyunculara, diğerini ise daha geniş bir kitleye yönelik olarak konumlandırabileceği fikrini doğuruyor.

Apple'ın Oyun Arenasındaki Yükselişi

Apple Arcade gibi servislerle ve App Store'daki oyunlara yaptığı yatırımlarla son yıllarda oyun sektöründeki varlığını artıran Apple'ın, kendi donanımını da bu ekosisteme entegre etme kararı oldukça mantıklı görünüyor. Kendi kontrolcülerine sahip olması, Apple cihazlarında oyun deneyimini daha akıcı ve optimize hale getirebilir. Bu durum, özellikle mobil oyunculuk ve Apple TV platformundaki oyun deneyimini bir üst seviyeye taşıma potansiyeli taşıyor.

Şu an için cihazların ne zaman piyasaya sürüleceği, tasarımları ve fiyatları hakkında herhangi bir resmi bilgi bulunmuyor. Ancak macOS'taki bu keşif, Apple'ın oyun dünyasına yönelik ciddi adımlar attığının en somut kanıtı olarak kabul ediliyor. Teknoloji dünyası, Apple'ın bu yeni ürünleriyle oyun kontrolcüsü pazarında nasıl bir değişim yaratacağını merakla bekliyor.

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 23.10.2026 04:35 1 okunma

Eyüpsultan'da Kolonlardan Gelen Sesler Paniğe Yol Açtı: 5 Katlı Bina Yıkılma Tehlikesiyle Mühürlendi!

Eyüpsultan'da kolonlarından gelen sesler üzerine ihbar edilen 5 katlı bir bina, yapılan incelemeler sonucunda riskli bulunarak tahliye edildi ve mühürlendi. Binanın akıbeti ise detaylı incelemelerin ardından netleşecek.

Eyüpsultan'da Kolonlardan Gelen Sesler Paniğe Yol Açtı: 5 Katlı Bina Yıkılma Tehlikesiyle Mühürlendi!

İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde, Düğmeciler Mahallesi 1. Hilal Sokak'ta gece saatlerinde duyulan endişe verici sesler, yürekleri ağızlara getirdi. Bir apartmanın taşıyıcı kolonlarından geldiği iddia edilen sesler, bölge sakinlerinde büyük bir paniğe neden oldu. Hemen polis, itfaiye ve zabıta ekiplerine haber verildi. Olay yerine hızla intikal eden ekipler, sokağa güvenlik önlemleri alarak giriş çıkışları kontrollü bir şekilde sağlamaya başladı.

Binada Aniden Yükselen Sesler Tehlike Çanlarını Çaldırdı

Mahalle sakinlerinin bildirmesi üzerine harekete geçen yetkililer, binanın yapısal durumunu tespit etmek üzere harekete geçti. Olay yerine sevk edilen belediye mühendisleri, derhal binada kapsamlı bir inceleme başlattı. Yapılan ilk tespitler, vatandaşların endişelerini doğruladı. Mühendislerin hazırladığı ön rapora göre, 5 katlı binanın taşıyıcı sistemlerinde ciddi problemler olduğu ve yapının 'riskli yapı' statüsüne girdiği belirlendi. Bu durum, olası bir depremde veya ağır hava koşullarında binanın çökme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyordu.

Acil Tahliye Kararı ve Mühürleme İşlemi

Riskli yapı tespiti sonrası, en büyük öncelik vatandaşların can güvenliği oldu. Zabıta ve polis ekipleri, binada ikamet eden tüm daire sakinleriyle irtibata geçerek durumu hızla bildirdi. Panik içinde tahliye edilen aileler, eşyalarını toplamak için kısıtlı bir süre bulabildi. Bölge halkı, olası bir felaketi ucuz atlattıkları için derin bir nefes alırken, yetkililerin kararlı müdahalesi takdir topladı. Tahliye işlemlerinin tamamlanmasının ardından, binanın giriş kapıları ve pencereleri zabıta ekipleri tarafından mühürlenerek kullanıma kapatıldı. Binanın çevresi ise güvenlik amacıyla demir bariyerlerle çevrilerek olası tehlikelerin önüne geçildi.

Yıkım Süreci ve Beklentiler

Şu an için binanın ne zaman yıkılacağına dair kesin bir bilgi bulunmuyor. Belediye yetkililerinden alınan bilgilere göre, riskli yapının akıbeti, yapılacak olan detaylı zemin etütleri ve statik incelemelerin sonuçlarına göre netleşecek. Uzmanlar, bu tür riskli yapıların tespiti ve bertaraf edilmesi sürecinin, hem yerel yönetimler hem de bina sakinleri için kritik önem taşıdığını vurguluyor. Eyüpsultan'daki bu olay, İstanbul gibi deprem riski yüksek bir şehirde kentsel dönüşümün ve mevcut yapı stokunun denetiminin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Vatandaşlar, bir an önce bölgedeki benzer risklerin de tespit edilerek gerekli önlemlerin alınmasını bekliyor. Binanın yıkımına karar verilirse, bu sürecin ne kadar süreceği ve sakinlerin barınma ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı da önümüzdeki günlerde netleşecek.

Gündem 23.10.2026 04:05 2 okunma

İstanbul'da Nefesler Tutuldu: Üst Solunum Yolu Salgını Kapıda Mı? 559 Bin Kişi Hastanelerin Kapısını Çaldı!

İstanbul'da sonbaharın gelmesiyle birlikte üst solunum yolu enfeksiyonlarında belirgin bir artış yaşanıyor. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, son bir ayda 559 bin kişinin bu şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvurduğunu açıkladı. Bu durum, olası bir salgın endişesini de beraberinde getiriyor.

İstanbul'da Nefesler Tutuldu: Üst Solunum Yolu Salgını Kapıda Mı? 559 Bin Kişi Hastanelerin Kapısını Çaldı!

İstanbul, mevsim geçişlerinin en belirgin yaşandığı metropollerden biri olarak, sonbaharın etkisiyle birlikte sağlık gündeminde önemli bir gelişmeyi duyurdu. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, kentteki üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE) vakalarında kaydedilen artışa dikkat çekerek, vatandaşları uyardı. Güner'in paylaştığı rakamlar, son bir ayda 559 bin kişinin bu tür şikayetlerle hastanelere müracaat ettiğini ortaya koyuyor. Bu sayı, mevsimsel etkilerin yanı sıra olası bir salgın tehlikesine işaret ediyor.

Sonbaharın Gelmesiyle Vaka Sayılarında Ani Yükseliş

Mevsim normallerinin dışında seyreden hava koşulları ve kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirilmesi gibi faktörler, virüslerin yayılması için elverişli bir ortam oluşturuyor. Özellikle okulların açılması ve toplu taşıma araçlarındaki yoğunluk, üst solunum yolu enfeksiyonlarının daha hızlı yayılmasına zemin hazırlıyor. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, yaptığı açıklamada, artışın belirgin olduğunu ve bu durumun yakından takip edildiğini belirtti. Son bir ayda kaydedilen yarım milyonu aşan başvuru, sağlık sisteminin bu yoğunluğa ne kadar hazır olduğu sorusunu da akıllara getiriyor.

Uzmanlardan Vatandaşlara Önemli Uyarılar

Üst solunum yolu enfeksiyonları, genellikle virüs kaynaklı olup, soğuk algınlığından gribe, hatta daha ciddi enfeksiyonlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Bu enfeksiyonlar; ateş, öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı, baş ağrısı ve halsizlik gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Doç. Dr. Güner, vatandaşların bu belirtileri hafife almamaları, özellikle kronik rahatsızlığı olanların ve yaşlıların daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Hijyen kurallarına dikkat edilmesi, el temizliğinin sık sık yapılması, kalabalık ortamlarda maske kullanılması ve hasta kişilerden uzak durulması gibi basit ama etkili önlemlerin, enfeksiyonların yayılmasını engellemede kritik rol oynayacağını belirtti.

Sağlık Kuruluşları Yoğun Mesai İçinde

İstanbul'un devasa nüfusu ve günlük hareketliliği göz önüne alındığında, 559 binlik başvuru sayısı, sağlık kuruluşları üzerinde önemli bir yük oluşturuyor. Acil servisler ve poliklinikler, mevsimsel artış nedeniyle daha yoğun bir mesai harcıyor. Bu durum, hem hastaların tedavi süreçlerini etkileyebiliyor hem de sağlık çalışanlarının motivasyonunu zorlayabiliyor. İl Sağlık Müdürlüğü'nün, bu artan talebi karşılamak için ek önlemler alıp almayacağı ise merak konusu. Hastanelerdeki yoğunluğun yönetimi ve hastaların en kısa sürede şifa bulması için koordineli çalışmaların yürütülmesi büyük önem taşıyor.

Gelecek Günler İçin Beklentiler ve Önlemler

Uzmanlar, önümüzdeki haftalarda hava sıcaklıklarının daha da düşmesiyle birlikte vaka sayılarında bir miktar daha artış yaşanabileceği tahmininde bulunuyor. Bu nedenle, toplum sağlığını korumak adına hem bireysel hem de toplumsal düzeyde alınacak tedbirlerin önemi daha da artıyor. Aşı takviminin güncellenmesi, toplumun bilinçlendirilmesi ve sağlık altyapısının güçlendirilmesi gibi adımlar, olası bir salgın dalgasını en az hasarla atlatmak için hayati önem taşıyor. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nün, bu konudaki gelişmeleri ve alınacak önlemleri kamuoyu ile paylaşması bekleniyor.

Gündem 23.10.2026 03:35 6 okunma

Sudan'da Bombalar Susmuyor: Siviller Can Pazarı! Kızılhaç'tan Yürek Burkan Açıklama

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC), Sudan'daki hava saldırılarının siviller üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekerek, artan can kayıpları ve yaralanmalar konusunda derin endişelerini dile getirdi. Çatışmaların gölgesinde kalan insani krizin boyutları gün yüzüne çıkıyor.

Sudan'da Bombalar Susmuyor: Siviller Can Pazarı! Kızılhaç'tan Yürek Burkan Açıklama

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC), savaşın enkazına dönen Sudan'da sivil yaşamın giderek daha büyük bir tehdit altında olduğunu duyurdu. Son dönemde yoğunlaşan ve **havadan gerçekleştirilen saldırılar**, masum insanların hayatını kabusa çevirirken, acı bilanço da katlanarak artıyor. ICRC'nin yayımladığı son raporlar, çatışmaların sürdüğü bölgelerde sivillere yönelik zararın endişe verici boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor.

Sudan'da Hava Saldırıları: Siviller Vuruluyor, Umutlar Tükeniyor

Sudan'da uzun süredir devam eden iç savaş, ülkenin dört bir yanında yıkıma yol açmaya devam ediyor. Özellikle son haftalarda artış gösteren ve büyük ölçüde **hava bombardımanları** şeklinde cereyan eden saldırılar, yerleşim bölgelerini hedef alıyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin (ICRC) yetkilileri, çatışmaların sivil halk üzerindeki etkisinin daha önce hiç görülmemiş seviyelere ulaştığını belirtiyor. Raporda, hava saldırılarının en çok sivil kayıplara yol açtığı ve yaralı sayısının da her geçen gün arttığı vurgulanıyor. Hastaneler, yaralı sivillerle dolup taşarken, temel sağlık hizmetlerine erişim de giderek zorlaşıyor. Bu durum, MINUSMA gibi uluslararası misyonların bile zorlandığı bir ortamda, insani yardım kuruluşları için de büyük bir meydan okuma anlamına geliyor.

Umutsuzluğun Ortasında Bir Yardım Eli: Kızılhaç'tan Acil Çağrı

ICRC, yaptığı açıklamada, havadan yapılan saldırıların sivil altyapıyı da hedef alması nedeniyle durumun vahametini koruduğunu ifade etti. Okullar, hastaneler ve ibadet yerleri gibi sivil alanların dahi saldırılardan nasibini aldığına dair bilgiler, savaşın acı gerçekliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Kuruluş, acil ve etkili bir şekilde sivil halkın korunması gerektiğini vurgulayarak, uluslararası topluma çağrıda bulundu. Sivillerin korunmasının en temel insani sorumluluk olduğunu belirten ICRC yetkilileri, çatışan taraflara uluslararası insancıl hukuka uymaları ve sivilleri hedef almaktan kaçınmaları yönünde çağrılarının devam ettiğini de ekledi. Ancak bu çağrıların ne kadar karşılık bulduğu belirsizliğini koruyor.

Sivillerin Yıkılan Hayatları: Bir Trajedinin Anatomisi

Sudan'daki çatışmalar, sadece can kayıplarıyla sınırlı kalmıyor. Hava saldırılarının neden olduğu geniş çaplı yıkım, milyonlarca insanı yerinden yurdundan ediyor. Güvenli yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalan siviller, zorlu koşullar altında hayatta kalma mücadelesi veriyor. Gıda, su ve barınma gibi en temel ihtiyaçlara erişimde yaşanan sıkıntılar, insani krizi daha da derinleştiriyor. Özellikle kadınlar ve çocuklar, çatışmaların en kırılgan mağdurları arasında yer alıyor. Psikolojik travmalar, geleceğe dair umutların tükenmesine neden olurken, ülke genelinde derin bir güvensizlik ortamı hakim. Siviller, bombaların gölgesinde yaşamanın getirdiği sürekli korku ve belirsizlikle mücadele ediyor.

Geleceğe Dair Kaygılar: Sudan'da Barış Mümkün Mü?

Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin bu acı tabloyu çizmesi, Sudan'daki insani krizin boyutunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Diplomatik çabaların yetersiz kaldığı ve çatışmaların şiddetlendiği bir ortamda, sivillerin korunması en öncelikli konu olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, çatışan tarafların uluslararası baskılara rağmen saldırılarını sürdürmesi halinde, ülkenin daha büyük bir insani felaketle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor. Bu noktada, uluslararası kuruluşların ve dünya liderlerinin daha kararlı adımlar atması, insani yardım çabalarını artırması ve kalıcı bir barış için diplomatik çözümler üretmesi büyük önem taşıyor. Sudan'daki sivillerin yaşadığı bu trajedinin son bulması ve daha fazla can kaybının önlenmesi, tüm dünyanın ortak sorumluluğu olarak görülüyor.

Gündem 23.10.2026 03:05 6 okunma

Tibet Yerin Dibine Girecek Sanıldı: 7.0 Şiddetindeki Depremde Can Kaybı Artıyor, Kurtarma Çalışmaları Seferber Oldu!

Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'nde meydana gelen yıkıcı 7.0 büyüklüğündeki depremin bilançosu ağırlaşıyor. İlk belirlemelere göre 16 kişinin hayatını kaybettiği depremde, ekiplerin bölgedeki arama kurtarma çalışmaları aralıksız sürüyor.

Tibet Yerin Dibine Girecek Sanıldı: 7.0 Şiddetindeki Depremde Can Kaybı Artıyor, Kurtarma Çalışmaları Seferber Oldu!

Tibet Özerk Bölgesi, dün gece yaşanan ve tüm bölgeyi sarsan 7.0 büyüklüğündeki depremle yasa boğuldu. Yerel saatle gece geç saatlerde meydana gelen sarsıntı, kısa sürede geniş bir alanda hissedildi ve büyük bir paniğe yol açtı. Depremin merkez üssüne yakın bölgelerde binalarda ağır hasar meydana gelirken, ilk yapılan incelemelere göre 16 vatandaşımız hayatını kaybetti. Kayıp sayısının artmasından endişe ediliyor.

Spor 23.10.2026 02:35 7 okunma

Beşiktaş'ın 'Beşiktaşlılık Ruhu' Sahada! Crystal Palace Karşısında Gol Kralları Konuştu: 'Oynamanın Ne Demek Olduğunu Gösterdik!'

UEFA Avrupa Ligi'nde Crystal Palace ile 2-2 berabere kalan Beşiktaş'ta gollerimizi atan Olaitan ve Ndidi, maç sonu Beşiktaş'ta oynamanın anlamını vurgularken, takımlarının gösterdiği mücadeleye dikkat çekti. İşte dev maçın perde arkası...

Beşiktaş'ın 'Beşiktaşlılık Ruhu' Sahada! Crystal Palace Karşısında Gol Kralları Konuştu: 'Oynamanın Ne Demek Olduğunu Gösterdik!'

UEFA Avrupa Ligi'nde grup aşamasının 3. haftasında İngiltere'nin köklü kulüplerinden Crystal Palace'ı konuk eden Beşiktaş, nefes kesen bir mücadeleye sahne olan karşılaşmadan 2-2'lik eşitlikle ayrıldı. Siyah-beyazlıların sahadaki eşitliği sağlayan gollerine imza atan Nijeryalı yıldızlar Wilfred Ndidi ve Junior Olaitan, maçın ardından önemli açıklamalarda bulunarak hem galibiyeti kaçırmanın üzüntüsünü hem de Beşiktaş formasıyla sahada gösterdikleri mücadeleden duydukları gururu dile getirdi.

Sahada Bir Savaş Vardı: Beşiktaş ruhu canlandı!

Siyah-beyazlıların golcü ismi Junior Olaitan, sahada sergilenen mücadeleden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, 'Çok iyi mücadele ettik. Sahada iyi bir savaş vardı. Kendi sahamızda olmamıza rağmen, rakibimizin gücü ve temposu karşısında zaman zaman zorlansak da, iyi fırsatlar bulduk ve bunları gole çevirmeyi başardık. Herkese Beşiktaş'ta oynamanın ne demek olduğunu gösterdik' ifadelerini kullandı. Takım arkadaşlarını tebrik eden Olaitan, 'Takımımı, takım arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Hep birlikte, tek yürek olarak mücadele ettik' dedi.

Crystal Palace'ın gücüne de vurgu yapan Olaitan, 'Crystal Palace, turnuvanın en dişli ekiplerinden biri. Onlara karşı mücadele etmek kolay değildi. Kırmızı kart sonrası oyunun dengesi biraz bizim lehimize dönse de, maalesef skoru koruyamadık ve 1 puana razı olduk. Ancak sergilediğimiz oyun, gelecek maçlar için bize umut veriyor. Bu şekilde devam edeceğiz' şeklinde konuştu. Kendi kişisel hedefinin de Beşiktaş'ta kalıcı olmak ve takımına katkı sağlamak olduğunu belirten Olaitan, 'Zaten benim ve bu takımın amacı bu. Beşiktaş'ta oynamanın nasıl bir gurur kaynağı olduğunu göstermek istiyoruz. Marsilya, Hoffenheim ve şimdi de Crystal Palace gibi devlerle oynadığımız maçlarda kaybetmememiz, ne kadar iyi bir takım olduğumuzun bir göstergesi' değerlendirmesinde bulundu.

Grup Liderliği Hedefleniyor: Beşiktaş durdurulamaz mı?

Grup aşamasındaki diğer maçlara da değinen Olaitan, 'Önümüzde hala önemli maçlar var ve açıkçası bu büyük maçları iple çekiyoruz. Şu ana kadar namağlup ilerlememiz, doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Bu seviyede kaybetmemek, Beşiktaş'ın potansiyelini ortaya koyuyor' dedi. Beşiktaş'ın Avrupa arenasında gösterdiği performans, taraftarlar arasında büyük bir heyecan yaratırken, grubun diğer maçlarında da benzer başarıların gelmesi bekleniyor.

Ndidi: Kendimi Tebrik Ettim!

Maçın bir diğer gol kahramanı Wilfred Ndidi ise, genel olarak iyi bir mücadele ortaya koyduklarını belirtti. İlk yarıda oyuna biraz yavaş başladıklarını kabul eden Ndidi, 'İlk yarıda momentumu yakalamakta biraz zorlandık. Ancak zamanla oyuna ağırlığımızı koymayı başardık ve ilk golü bulduk. İkinci yarıda da benzer bir senaryo yaşandı. Genel olarak tüm takım olarak iyi bir maç çıkardığımızı düşünüyorum' dedi.

Beşiktaş'ın büyüklüğüne ve geldiği noktaya dikkat çeken Ndidi, 'Beşiktaş, çok büyük bir camia ve biz de büyük liglerden gelen takımlara karşı kendimizi gösterme fırsatı buluyoruz. Bu seviyede mücadele edebiliyor olmamız, doğru yolda olduğumuzu kanıtlıyor. Herkes sahada elinden gelenin en iyisini yapıyor, herkes mücadele ediyor. Bu atmosferde her şey harika gidiyor' şeklinde konuştu.

Gol sevinci sırasında kendisini tebrik ettiği yönündeki bir soruya ise gülerek cevap veren Ndidi, 'Evet, kendimi tebrik ediyordum. İçimden 'Bravo bana!' diyordum. Sahada attığım golden ve takımıma yaptığım katkıdan dolayı kendimi takdir ettim' diyerek espriyle karışık bir yanıt verdi. Bu açıklama, Ndidi'nin takımına olan bağlılığını ve sahadaki coşkusunu gözler önüne serdi.

Avrupa Arenasında Beşiktaş Rüzgarı

UEFA Avrupa Ligi'nde Beşiktaş'ın sergilediği performans, sadece Türkiye'de değil, Avrupa'da da dikkat çekiyor. Özellikle güçlü rakipler karşısında alınan sonuçlar, siyah-beyazlıların ne kadar potansiyelli bir kadroya sahip olduğunu bir kez daha gösterdi. Olaitan ve Ndidi gibi isimlerin attığı goller ve verdikleri mücadele, takımın genel kimyasının ne kadar olumlu bir yönde ilerlediğini kanıtlar nitelikte. Kırmızı kart sonrası maçı bırakmayan ve beraberliği kurtaran bu karakter, Beşiktaş ruhunun sahadaki en belirgin yansıması oldu. Önümüzdeki maçlarda da bu yükselişin devam etmesi ve Beşiktaş'ın Avrupa'da kalıcı başarılar yakalaması bekleniyor.