Tony Pulis Bile Ağlardı! Göztepe'nin Fizik Yığını Kadrosu Galatasaray'ı Esir Aldı: 5 GOL SİNİR KİRLERİNE OYNADI!
Galatasaray, Göztepe'yi nefes kesen bir mücadeleyle 3-2 mağlup ederken, sarı-kırmızılıların ilk yarıdaki fiziksel üstünlük kurma çabası ve Göztepe'nin benzer oyun anlayışı, ünlü teknik direktör Tony Pulis'i bile duygulandıracak bir tablo çizdi.
Süper Lig'de haftanın en dikkat çekici mücadelelerinden birinde Galatasaray, RAMS Park'ta Göztepe'yi konuk etti. Mücadele dolu geçen ve toplam 5 golün atıldığı karşılaşmada sarı-kırmızılılar, rakibini 3-2'lik skorla mağlup ederek haftayı 3 puanla kapattı. Ancak maçın skoru kadar, sahadaki oyun anlayışları da büyük yankı uyandırdı.
Göztepe'nin Fiziksel Hakimiyeti Galatasaray'ı Zorladı
Karşılaşmaya ev sahibi Galatasaray baskılı başlasa da, pozisyon bulan taraf Göztepe oldu. Özellikle 16. dakikada Janderson'un kullandığı uzun taç atışı sonrası Malcom Bokele'nin kafa vuruşunu kaleci Jankat Yılmaz güçlükle çeldi. 17. dakikada ise beklenen gol geldi. Efkan Bekiroğlu'nun kullandığı kornerde ön direğe hareketlenen Andre Henrique'nin dokunuşunu tamamlayan Novatus Miroshi, Göztepe'yi 0-1 öne geçirdi. Bu gol, Göztepe'nin fiziksel üstünlüğünü ve duran toplardaki tehlikesini bir kez daha gözler önüne serdi. İlk yarının sonlarına doğru 33. dakikada Davinson Sanchez'in şanslı golüyle Galatasaray eşitliği yakalasa da, ilk 45 dakika Göztepe'nin fiziksel gücünün damgasını vurduğu bir bölüm olarak dikkat çekti.
Tony Pulis'in Oyun Anlayışını Sahada Canlandıran Göztepe
Hürriyet yazarı Uğur Meleke, maç sonrası değerlendirmesinde Göztepe'nin oyun anlayışına dikkat çekerek, Premier Lig'in efsanevi teknik direktörlerinden Tony Pulis'i analoji olarak kullandı. Meleke'ye göre, Göztepe'nin hava toplarındaki hakimiyeti, uzun oyun prensibi ve fiziksel güce dayalı oyunu, 20 yıl önce Premier Lig'de benzer bir futbolla ses getiren Pulis'in takımlarını anımsatıyordu. 'Göztepe adeta sözlük anlamıyla Göztepeleşti. Gökyüzünün hakimiydiler yine,' diyen Meleke, takımın ortalama boy ortalamasının 1.88 metre civarında olduğunu ve bunun da uzun toplar, taçlar ve kornerlerdeki etkinliklerini artırdığını belirtti. İlk yarıda oynanan 64 uzun topun 36'sının Galatasaray tarafından kullanılması ve 50 ikili mücadelenin 27'sinin havada gerçekleşmesi, Göztepe'nin oyunu kendi istediği alanlara çektiğinin bir göstergesiydi. Uğur Meleke, 'Pulis şu maçı izlese, kendi oyununun Göztepe formasıyla sahada olduğunu görse gözleri dolardı herhalde!' ifadesiyle bu durumu çarpıcı bir şekilde özetledi.
İkinci Yarıda Geri Dönüş: Galatasaray'ın Taktik Zaferi
İkinci yarıda Galatasaray, hocası Okan Buruk'un da müdahalesiyle bambaşka bir kimliğe büründü. Özellikle Rus on numara Aleksey Batrakov'un oyuna dahil olmasıyla pas trafiği hızlandı ve topu yere indiren bir oyun sergilenmeye başlandı. 54. dakikada Gabriel Sara'nın attığı golle 2-1 öne geçen sarı-kırmızılılar, 63. dakikada Victor Osimhen'in penaltıdan attığı golle farkı ikiye çıkardı: 3-1. Bu anlarda Victor Osimhen'in performansı bir kez daha parladı. Göztepe, 65. dakikada Juan Silva'nın golüyle farkı tekrar bire indirse de, Galatasaray kalan dakikalarda üstünlüğünü koruyarak sahadan 3-2 galip ayrılmayı başardı. Maç boyunca hem fiziksel mücadele hem de taktiksel hamleler ön plana çıkarken, Galatasaray'ın ikinci yarıdaki toparlanması ve galibiyeti getiren goller, takımın ne kadar dinamik bir yapıya sahip olduğunu gösterdi.
VAR Sistemi ve Tartışmalı Penaltı Pozisyonu
Karşılaşmanın hakemi Mehmet Türkmen'in VAR'a başvurarak verdiği penaltı kararı da maçın kritik anlarından biriydi. Victor Osimhen'in Richard Akonnor'un müdahalesiyle yerde kaldığı pozisyonun VAR incelemesi sonrası penaltıya hükmedilmesi, sarı-kırmızılıların skoru 3-1'e getirmesinde belirleyici rol oynadı. Bu karar, maç sonrasında da spor yorumcuları tarafından detaylıca masaya yatırılacak gibi görünüyor.