Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 17.09.2026 04:05 21 okunma

Yapay Zekâ Yarışı Kızıştı: Devler Yavaşlama Tartışmasında Bölündü, Zuckerberg Prensip Kararı Aldı!

Yapay zekâ geliştirme hızının yavaşlatılması tartışması alevlenirken, sektörün önde gelen isimleri ikiye bölündü. Zuckerberg'in 'rekabet güvenliği sağlar' çıkışı dikkat çekti.

Yapay Zekâ Yarışı Kızıştı: Devler Yavaşlama Tartışmasında Bölündü, Zuckerberg Prensip Kararı Aldı!

Yapay Zekâ Gelişiminde Kritik Ayrım: Hız mı, Güvenlik mi?

Yapay zekâ (YZ) teknolojilerindeki baş döndürücü ilerleme, sektörde beklenmedik bir tartışmayı alevlendirdi. Özellikle Anthropic CEO'su Dario Amodei'nin yapay zekâ gelişiminin hızının bilinçli olarak yavaşlatılması yönündeki çağrısı, teknoloji dünyasında geniş yankı buldu. Bu beklenmedik çağrıya, sektörün diğer dev isimlerinden OpenAI CEO'su Sam Altman ve xAI'nin kurucusu Elon Musk da destek vererek, alışılagelmişin dışında bir fikir birliğine imza attılar. Yapay zekâ yarışının en kritik oyuncularının, teknolojinin kontrolsüz ilerleyişine karşı ortak bir duruş sergilemesi, sektörde yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlandı.

Zuckerberg'den Radikal Karşı Çıkış: Rekabet Güvenliği Sağlar mı?

Ancak bu genel eğilime karşılık, Meta CEO'su Mark Zuckerberg, grubun geri kalanından net bir şekilde ayrışan bir duruş sergiledi. Zuckerberg'e göre, yapay zekâ geliştirme hızını yavaşlatmak için tüm şirketlerin ortak bir anlaşma yapmasına veya birlikte hareket etmesine gerek yok. Meta CEO'su, her bir YZ laboratuvarının kendi modellerini güvenli tutmak için zaten yeterince güçlü motivasyonlara sahip olduğunu vurguluyor. Onun temel argümanı, her şirketin kendi geliştirme süreçlerinde güvenlik önlemlerini almasının, küresel bir yavaşlama anlaşmasından daha etkili olacağı yönünde.

Rekabetin Güvenlik Dinamikleri

Zuckerberg'in bu yaklaşımının arkasında, rekabetin kendisinin bir güvenlik mekanizması görevi göreceği düşüncesi yatıyor. Meta CEO'su, yapay zekâ modellerinin insanlara zarar vermesi durumunda şirketlerin karşılaşabileceği ciddi hukuki ve finansal sorumlulukların altını çiziyor. Bu riskin, şirketleri doğal olarak güvenlik önlemlerine yatırım yapmaya teşvik ettiğini belirtiyor. Dahası, güvenlik konusunda geride kalan bir YZ laboratuvarının, kullanıcılar ve müşteriler nezdindeki itibarının ve güveninin zedeleneceğini öngörüyor. Bu nedenle, şirketlerin kendi çıkarları doğrultusunda güvenlik ve hizalama çalışmalarına odaklanmasının kaçınılmaz olduğunu savunuyor. Zuckerberg'e göre, mesele sadece bir anlaşma imzalamak değil; şirketler arasındaki var olan kıyasıya rekabet zaten güvenlik konusunu gündemin en üst sıralarına taşıyor.

Meta'nın Kendi Adımını Geri Atışı: Stratejik Bir Hamle mi?

Mark Zuckerberg'in bu prensipli duruşu, Meta'nın kendi operasyonlarına da yansımış durumda. Yakın zamanda şirket, geliştirdiği gelişmiş yapay zekâ modeli 'Llama 3'ün bazı sürümlerinin piyasaya sürülmesini güvenlik ve emniyet endişeleri nedeniyle birkaç ay erteleme kararı aldı. Ancak Zuckerberg, bu ertelemenin diğer şirketlerin de benzer adımlar atması gerektiği anlamına gelmediğini açıkça belirtti. Meta'nın bu hamlesi, kendi ürününün güvenliğini önceliklendirdiğini ancak bunu küresel bir kural haline getirmeyi hedeflemediğini gösteriyor. Şirket ayrıca, sahip olduğu işlem gücünün büyük bir kısmını, yapay zekânın kendi kendini iyileştirmesi (RSI) gibi teorik alanlar yerine, doğrudan kullanıcıların faydasına olacak ürünlere yönlendirdiğini ifade ediyor.

Sektörde İki Farklı Vizyon

Bu tartışma, yapay zekâ sektöründeki temel felsefi ayrışmayı da gözler önüne seriyor. Bir yanda Amodei, Altman ve Musk gibi isimler, YZ gelişiminin hızına karşı daha temkinli ve kontrollü bir yaklaşımı savunurken; diğer yanda Zuckerberg ve onunla benzer düşünen isimler, piyasa dinamiklerinin ve şirketlerin kendi sorumluluklarının güvenliği sağlamak için yeterli olacağına inanıyor. Bu noktada Nvidia CEO'su Jensen Huang'ın açıklamaları da dikkat çekici. Huang, yeni ve katı düzenlemeler getirmek yerine, şirketlerin mevcut yasal çerçeveler içinde sorumluluk alması gerektiğini savunuyor. Bu iki farklı vizyonun, yapay zekâ teknolojilerinin geleceğini şekillendirmede nasıl bir rol oynayacağı, önümüzdeki yıllarda daha net anlaşılacak gibi görünüyor.

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Spor 01.11.2026 11:35 3 okunma

Anfield Ateşi Yanıyor! Şampiyonluk Yolcuları Liverpool ve Arsenal Karşı Karşıya: Dev Maçın Kilidi Nerede Açılacak?

Premier Lig'de dev maç! Liverpool ve Arsenal, şampiyonluk yarışında kritik bir mücadeleye çıkıyor. Devler buluşmasının tüm detayları ve sürpriz tahminler bu haberde!

Anfield Ateşi Yanıyor! Şampiyonluk Yolcuları Liverpool ve Arsenal Karşı Karşıya: Dev Maçın Kilidi Nerede Açılacak?

Futbolseverlerin nefesini tutarak beklediği an geldi! İngiltere Premier Lig'de haftanın en kritik randevusu bu Pazar akşamı Anfield'da gerçekleşecek. Kırmızı-beyazlılar Liverpool, kendisi gibi zirve mücadelesi veren Arsenal'i sahasında ağırlayacak. TSİ 19:30'da başlayacak dev karşılaşma, şampiyonluk yarışının seyrini belirleyecek anlardan biri olarak öne çıkıyor.

Devlerin Kapışmasında Hedef Zirve

Premier Lig'de puanlar iyice değerlenirken, ligin iki köklü kulübü Liverpool ve Arsenal, galibiyet için sahaya çıkacak. Liderlik koltuğuna oturmak isteyen Arsenal, rakibine Anfield'da üstünlük kurarak avantaj sağlamayı hedefliyor. Kendi evinde oynayacak olmanın verdiği motivasyonla Liverpool ise, ligdeki konumunu iyileştirmek ve şampiyonluk yarışından kopmamak için mutlak galibiyet parolasıyla sahada olacak. Bu zorlu mücadelede her iki takımın da sahaya sürmesi beklenen muhtemel ilk 11'ler ise şöyle:

Muhtemel Kadrolar Sahaya Diziliyor

Liverpool: Alisson; Araujo, Jacquet, Van Dijk, Kerkez; Mac Allister, Gravenberch; Barcola, Wirtz, Gakpo; Isak

Arsenal: Raya; White, Konsa, Gabriel, Calafiori; Rice, Guimaraes; Madueke, Odegaard, Eze; Gyokeres

İstatistikler Ne Diyor? Geçmişten Gelen İşaretler

İki takım arasındaki son maçlara bakıldığında, rekabetin ne kadar çekişmeli geçtiği açıkça görülüyor. Son 4 karşılaşmanın 3'ü beraberlikle sonuçlanırken, bu durum maçların ne denli dengeli geçtiğinin de bir göstergesi. Gol yollarında da benzer bir tablo hakim; Liverpool'un son 4 maçının 3'ü ve Arsenal'in son 2 maçı Toplam 2-3 Gol aralığında tamamlandı. Savunma yönüyle öne çıkan Arsenal'in ise ligdeki son 5 maçının 4'ünde Karşılıklı Gol Yok tercihi kazandı. Bu istatistikler, iki ekibin de birbirine kolay geçit vermeyeceğinin ve mücadeleye temkinli başlayabileceğinin sinyallerini veriyor.

Uzman Yorumu: Misli Yazarı Sinem Arslanoğlu'ndan Kritik Tahminler

Haftanın en merakla beklenen maçında Misli Yazarı Sinem Arslanoğlu, değerlendirmelerde bulundu. Arslanoğlu, Liverpool'un hafta içi kupada Chelsea'yi penaltılarla elediğini, Arsenal'in ise Fleetwood karşısında sürpriz bir şekilde elendiğini hatırlattı. Ancak bu sonuçların rotasyonlu kadrolar ve Şampiyonlar Ligi faktörü göz önüne alındığında yanıltıcı olabileceğini belirtti. Arslanoğlu'na göre, Liverpool'un sıralamada yükselmesi için bu maçtan puan çıkarması şart. Arsenal'in 21 puanda liderliğe oynadığına dikkat çekerken, Saka'nın sakatlığı ve Dowman'ın cezası gibi eksikliklerin altını çizdi. Kendi tercihini ise Liverpool kaybetmez (çifte şans) olarak açıklayan Arslanoğlu, yüksek oran arayanlara ise beraberlik veya kırmızı kart çıkması yönünde önerilerde bulundu.

Anfield'da Oranlar Hareketlendi

Karşılaşmanın iddialı oranları da dikkat çekiyor. Liverpool galibiyetine 2.48 oran verilirken, beraberlik 2.95, Arsenal galibiyeti ise 2.25 olarak belirlendi. Bu oranlar, maçın ne kadar çekişmeli geçeceğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. (Oranlar değişiklik gösterebilir.)

Kritik Eksikler Kadroları Şekillendiriyor

Her iki takım da kritik eksiklerle sahaya çıkacak. Liverpool'da Dominik Szoboszlai, Munoz, Ekitike, Bradley, Frimpong, Leoni sakatlıkları nedeniyle forma giyemeyecek. Arsenal'da ise Dowman'ın kart cezası bulunuyor. Madueke'nin durumu belirsizliğini korurken, Saliba'nın sakatlığının devam etmesi de Arsenal'in savunma kurgusunu etkileyebilir.

Spor 01.11.2026 10:35 4 okunma

Nihat Kahveci'den Fenerbahçe'ye Yıkıcı Yorum: '9 Puan Fark Kapanmaz, Taraftar Havlu Attı!'

Eski milli futbolcu Nihat Kahveci, Fenerbahçe'nin Göztepe karşısında aldığı yenilgi sonrası sarı-lacivertlilerin şampiyonluk şansını sert sözlerle değerlendirdi. Kahveci, 9 puanlık farkın kapanmayacağını ve taraftarın umutlarının tükendiğini belirtti.

Nihat Kahveci'den Fenerbahçe'ye Yıkıcı Yorum: '9 Puan Fark Kapanmaz, Taraftar Havlu Attı!'

Fenerbahçe'nin Süper Lig'in 10. haftasında evinde Göztepe'ye 2-1 mağlup olması, spor yorumcusu Nihat Kahveci'yi sert açıklamalara itti. Kontraspor YouTube kanalında çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Kahveci, sarı-lacivertli ekibin şampiyonluk yolunda büyük bir yara aldığını ve ligdeki durumunun kabul edilemez olduğunu ifade etti.

'Şampiyonluk Hayalleri Gerçekten Bitti'

Ligin 10. haftası itibarıyla lider Galatasaray'ın 9 puan gerisine düşen Fenerbahçe'nin durumunu değerlendiren Kahveci, 'Bu kabul edilemez' dedi. Özellikle 'Bu sene ne olursa olsun şampiyonuz' gibi iddialı sözlerin verildiği bir sezonda, ligin bu erken döneminde bu kadar geriye düşmenin taraftar için büyük bir hayal kırıklığı olduğunu vurguladı. Kahveci, '31 Ekim itibarıyla, kasım ayını görmeden ligde 5. sırada yer alan ve bu kadar beklentiye rağmen 9 puan geriye düşen Fenerbahçe taraftarı lige havlu atmıştır' diyerek durumun vahametini gözler önüne serdi. Daha önce Rizespor maçı sonrası yaptığı 'Fenerbahçe bu oyunla şampiyon olursa 100 forma vereceğim' şeklindeki iddialı sözlerini hatırlatan Kahveci, 'Yanlış söylemişim! 1 milyon forma vermem lazımmış' diyerek, takımın sergilediği performansa dikkat çekti.

'Fenerbahçe Taraftarına Bu Tablo Sunulmamalıydı'

Nihat Kahveci, Fenerbahçe'nin mevcut durumundan teknik heyet ve yönetimi sorumlu tuttu. Özellikle Aziz Yıldırım yönetiminin ilk günden itibaren dile getirdiği şampiyonluk vurgusuna karşın, gelinen noktanın taraftara sunulmaması gereken bir tablo olduğunu belirtti. 'Bu kadar oy farkıyla gelen... İlk günden beri 'Bu sene kesin şampiyonuz' deyip Fenerbahçe taraftarlarına bu tabloyu sunmaması lazımdı' ifadeleriyle yönetime eleştiriler yöneltti. Teknik Direktör İsmail Kartal'ın durumuna da değinen Kahveci, sorunun sadece teknik direktörle sınırlı olmadığını, kadro, yönetim ve yapılan tercihlerin de büyük payı olduğunu savundu. Taraftarın stadyumda 'İstifa' sesleriyle Kerem'e yönelik ıslıklamalarına dikkat çeken Kahveci, 'Sadece Kerem değil, Fenerbahçe oynamıyor!' diyerek takımın genel performansını eleştirdi. Başkan Aziz Yıldırım'ın 'Siz istediniz, İsmail Kartal'ı getirdim' şeklindeki sözlerini de hatırlatan Kahveci, 'Şu an Aykut Kocaman gelse Fenerbahçe şampiyon mu olacak?' sorusuyla mevcut kadro ve anlayışın yetersizliğine işaret etti. Sosyal medyayı takip etmediğini söyleyenlerin aslında en çok etkilenenler olduğunu ve kararlarını buna göre verdiğini de sözlerine ekledi.

'Bu Kadro Kendi Başına Şampiyon Olmalı'

Kahveci, Fenerbahçe'nin mevcut oyuncu grubunun hocasız veya başkansız da olsa şampiyonluk yarışında iddialı olabilecek bir potansiyele sahip olduğunu savundu. 'Bu kadro kendi başına çıksın, daha fazlasını alır' diyen Kahveci, taraftarın yönetime gelip takımı yönlendirmesi gerektiğini esprili bir dille ifade etti. Bu denli harcanan paraya ve emeğe rağmen gelinen noktanın kendisini üzdüğünü belirten Kahveci, 'Ben şahsen üzülüyorum; bu kadar verilen emeğe, harcanan paraya...' diyerek sitemini dile getirdi. Son olarak, Başkan Aziz Yıldırım'ın göreve geldiği dönemdeki bazı açıklamalarına ve transferlere yönelik eleştirilerine de değinen Kahveci, Guendouzi örneğini verdi. Başkanın, 'Kante ile Guendouzi'yi ben mi aldım, bu paraları verdim?' şeklindeki sözlerinin ardından Guendouzi'nin bir başka maçta asist yapmasına dikkat çekerek, bu tür açıklamaların takıma zarar verdiğini ima etti.

Spor 01.11.2026 10:05 4 okunma

Ersun Yanal'dan Fenerbahçe Yönetimine Ağır Suçlama: 'Kifayetsiz',$ Ahbap-Çavuş İlişkisiyle Takım Mahvedildi!'

Fenerbahçe'nin Göztepe'ye mağlup olmasının ardından teknik direktör Ersun Yanal, yönetim anlayışını sert sözlerle eleştirdi. Yanal, 'kifayetsiz yönetim' ve 'ahbap-çavuş ilişkisi' vurgusuyla takımdaki sorunların kaynağını açıkladı.

Ersun Yanal'dan Fenerbahçe Yönetimine Ağır Suçlama: 'Kifayetsiz',$ Ahbap-Çavuş İlişkisiyle Takım Mahvedildi!'

Fenerbahçe, sahasında konuk ettiği Göztepe karşısında aldığı 2-1'lik mağlubiyetle taraftarlarını bir kez daha hayal kırıklığına uğrattı. Sarı-lacivertlilerin geçen sezonki şampiyon teknik direktörü Ersun Yanal, maç sonrası yaptığı çarpıcı açıklamalarla gündeme bomba gibi düştü. Yanal, Fenerbahçe'nin içinde bulunduğu durumun temel nedenlerini açıkça ortaya koyarak, yönetime yönelik sert eleştirilerde bulundu.

Yönetim Anlayışı Yandı, Bitti, Tükeniyor!

Ersun Yanal, mevcut yönetim anlayışını 'kifayetsiz' olarak nitelendirerek, takımın bu duruma nasıl geldiğini sorguladı. Maç sonrası yaptığı konuşmada, 'Kukla düzeni dağıldı, kral çıplak kaldı' ifadeleriyle mevcut durumu özetleyen Yanal, aylarca teknik direktörün yetkisini kısıtlayan, kendi yerine karar veren ve istifasını yırtıp attıktan sonra çaresizce kabul etmek zorunda kalan bir yönetim zihniyetinin olduğunu belirtti. Yanal, 'Hoca gitti, peki kriz bitti mi? Hoca tabii burayı mahvetti öyle gitti, öyle mi?' diyerek, yaşananların sorumlusunun sadece teknik adam olmadığını ima etti.

Futbol Aklı Masa Başında 'Ahbap-Çavuş' İlişkisine Döndü

Tecrübeli teknik adam, sahada sergilenen ruhsuzluk, dağınıklık ve hafızasını yitirmiş görünen takımın sorumluluğunu sorgularken, 'Soyunma odasına girmeyi marifet kabul edenler, futbol aklını masa başında ahbap-çavuş ilişkisine dönüştürenler bunun hesabını versin!' şeklinde konuştu. Yanal, koskoca Fenerbahçe gibi bir kulübün 'ahbap-çavuş ilişkisi' ile yönetilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Takımın scout ekibi, organizasyon ve liyakatli profesyonel ekiplerinin nerede olduğunu sorgulayan Yanal, teknik adamın camianın önüne 'yem olarak atıldığını' dile getirdi. İsmail Kartal'ın durumuna da değinen Yanal, onun gidişiyle birlikte paravanın yıkıldığını ve asıl sorumluların ortaya çıktığını söyledi. Bu noktadan sonra sorumluluktan kaçışın mümkün olmadığını belirten Yanal, herkese hesap sorma ve hesap verme zamanının geldiğini ifade etti.

'Bu Bir Hezimet, Kadro Kurgusu Tamamen Yanlış!'

Ersun Yanal, Göztepe karşısında alınan yenilgiyi 'bir hezimet' olarak tanımladı. Bu durumun ne taktiksel bir eksiklikten ne de sahadaki veya kulübedeki oyuncuların yetersizliğinden kaynaklandığını savunan Yanal, asıl sorunun 'Ben biliyorum' marifetini sergileyen bir zihniyetin yarattığı atmosfer olduğunu belirtti. Kadro kurgusu konusunda da sert eleştirilerde bulunan Yanal, bu kurguyu yapan ve sorumluluğu alacak olan kişiyi merak ettiğini söyledi. Faturayı sosyal medyaya kesmeye çalışanlara da seslenen Yanal, 'Mızrak artık çuvala sığmayacak!' uyarısında bulundu.

Talisca ve Fred'in Ayrılığı Şok Etti!

Yanal, takımın ofansif gücünü artıran iki önemli oyuncunun neden gönderildiğini ve yerlerine neden daha kaliteli isimlerin alınmadığını sorguladı. Özellikle 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'ne kalan ve gol kralı olan bir oyuncunun gönderilmesini akıl alır gibi bulmadığını belirten Yanal, bu kararın ciddi anlamda keyfî olduğunu savundu. Bu tür kararların takımın geleceği üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.

Şampiyonluk Şansı Tükeniyor: Fenerbahçe Sezonu Kapatmış Olabilir!

Ersun Yanal, Fenerbahçe'nin şampiyonluk şansının giderek azaldığına dair endişelerini de dile getirdi. Rakiplerinin kalan maçlarını büyük ölçüde kazanacağını öngören Yanal, Fenerbahçe için belirttiği iki veya üç beraberlik ve bir mağlubiyet hakkının şimdiden kullanıldığını ifade etti. Devre arasına kadar kaybetmeme zorunluluğunun altını çizen Yanal, bir maç daha berabere kalınması veya kaybedilmesi durumunda şampiyonluk şansının tamamen biteceğini söyledi. Mevcut puan farkından geri dönmenin pek mümkün olmadığını belirten Yanal, 'Fenerbahçe bu sezonu kapatmıştır!' diyerek radikal bir tahminde bulundu.

Herkes Hesap Verecek!

Son olarak Ersun Yanal, yaşananların bir özeti mahiyetinde, hesap verme mekanizmasının işlemesi gerektiğini bir kez daha vurguladı. Soyunma odasına girmeyi meziyet sayan, futbolu masa başında halleden bu zihniyetin artık yaptıklarının karşılığını vermesi gerektiğini savundu. Fenerbahçe gibi büyük bir camianın profesyonel ve liyakatli bir şekilde yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Spor 01.11.2026 09:35 4 okunma

Fenerbahçe Taraftarını Yıkan Maç! 40 Dakikada Tek Pası Olmayan Oyuncu Sahada Kaldı, 'Yönetim İstifa' Sesleri Yükseldi!

Fenerbahçe'nin Göztepe'ye evinde 2-1 yenilmesi taraftarı çileden çıkardı. Sahada 40 dakika isabetli pası olmayan bir oyuncunun beklenmesi ve tribünlerden yükselen 'Yönetim İstifa' sloganları, maçın önüne geçti.

Fenerbahçe Taraftarını Yıkan Maç! 40 Dakikada Tek Pası Olmayan Oyuncu Sahada Kaldı, 'Yönetim İstifa' Sesleri Yükseldi!

Süper Lig'in 10. haftasında Fırtına Dinamo Arena'da Göztepe'yi konuk eden Fenerbahçe, sahadan 2-1'lik şok bir yenilgiyle ayrıldı. Bu sonuçla sarı-lacivertliler, lider Galatasaray'ın 9 puan gerisine düşerek şampiyonluk yarışında kritik bir yara daha aldı. Kadıköy'de maçın bitiş düdüğüyle birlikte stattan yükselen 'Yönetim İstifa' sesleri, kulüpte yaşanan krizi gözler önüne serdi.

Taraftarın Sabrı Taştı: Protestolar Başladı

Maçın 78. dakikasında Göztepe'nin ikinci golüyle 2-1 geriye düşen Fenerbahçe'de tribünler adeta ayağa kalktı. Maç boyunca sergilenen oyun ve alınan kötü sonuçlara tepki gösteren taraftarlar, yönetimi istifaya davet eden sloganlar atmaya başladı. Bu durum, kulüp içinde artan gerilimin açık bir göstergesi olarak yorumlandı.

Kadıköy'de Göz Göre Göre Gelen Yenilgi: Eleştirilerin Odağı Kadro Seçimi ve Oyuncu Performansı

Maçın ardından spor yazarları, Fenerbahçe'nin Göztepe karşısındaki performansını mercek altına aldı. Hürriyet yazarları Güntekin Onay ve Uğur Meleke, sarı-lacivertlilerin yenilgisinde kilit rol oynayan faktörleri köşelerine taşıdı. Yazarlar, teknik direktörün oyuncu değişiklikleri ve saha içindeki kararları konusunda sert eleştirilerde bulundu.

Güntekin Onay: "Göz Göre Göre Kaybettik!"

Güntekin Onay, Fenerbahçe'nin fiziksel olarak oyundan düştüğünü belirterek, oyuncu değişikliklerinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Özellikle kötü performans sergileyen ve yoğun protestolara maruz kalan Kerem Aktürkoğlu'nun 83 dakika sahada kalmasına anlam veremediğini dile getirdi. Yorgunluktan ayakta durmakta zorlanan İrfan Can'ın 90 dakika oyunda kalması da eleştiri oklarının hedefindeydi. Onay, 60-65 dakika boyunca çok hareketli ve istekli olan Kante ve Lukaku gibi isimlerin de 90 dakika sahada tutulmasını sorgulayarak, "Göz göre göre gelen 2-1'lik skorun ardından stoper Oppong’u çıkarıp yerine bu sene hiç oynamamış Yiğit Efe’yi sahaya sürmek..." ifadeleriyle şaşkınlığını dile getirdi. Fenerbahçe'nin ilk yarıda istekli olsa da iyi oynamadığını, ancak buna rağmen mücadele gücünün galibiyete yetmesi gerektiğini belirtti. Slavia Prag ve Göztepe maçlarında da dakikalar geçtikçe eriyen bir Fenerbahçe manzarası çizdiğini sözlerine ekledi.

Uğur Meleke: "40 Dakikada Tek Bir İsabetli Pası Olmayan Adam!"

Uğur Meleke ise Fenerbahçe'nin yenilgisinin temel nedenlerinden birinin, 40 dakika boyunca tek bir isabetli pası bile olmayan bir oyuncunun sahada tutulması olduğunu iddia etti. Maç boyunca etkisiz ve özgüvensiz gözüken Kerem Aktürkoğlu'nun 85 dakika oyunda kalmasının dikkat çekici olduğunu vurgulayan Meleke, Kerem'in ikinci yarıda 40 dakika boyunca sadece 2 şut ve 4 pas denemesi yaptığını ve bunların hepsinin isabetsiz olduğunu belirtti. Fenerbahçe teknik heyetinin, rakibin artan dinamizmine Slavia Prag maçındaki gibi yanıt veremediğini savundu. Meleke, Göztepe'nin sahadaki en iyi oyununu sergilemediğini ancak Fenerbahçe'nin yaptığı hataların İzmir ekibine 3 puanı getirmeye yettiğini ifade etti. Maç boyunca mücadele eden ve öne çıkan tek ismin Romelu Lukaku olduğunu belirten Meleke, Lukaku'nun çalışkanlığına ve takım bağlantısına katkısına dikkat çekti. Lukaku'nun golün asistini yapması ve Kerem'e pozisyon hazırlaması da övgüyle bahsedilen noktalar arasındaydı.

Göztepe'nin Yükselişi Devam Ediyor

Diğer yandan Göztepe cephesinde ise moraller yüksek. Sezona sakatlıklar ve önemli oyuncu kayıplarıyla başlayan İzmir ekibi, zamanla toparlanarak iyi bir form grafiği yakaladı. Teknik direktör Stanimir Stoilov yönetiminde sıkı bir takım haline gelen Göztepe, Kadıköy'de aldığı bu galibiyetle beş maçlık yenilmezlik serisini sürdürdü ve yükseliş trendini devam ettirdi. Özellikle Antunes'in pres gücü ve Guendouzi'nin yaptığı kritik hatalar, Göztepe'nin galibiyetinde önemli rol oynadı. Guendouzi'nin beraberlik golüne giden pozisyondaki hatası, bu sezon Gençlerbirliği ve Slavia Prag maçlarından sonra gole neden olan üçüncü kritik hatası olarak kayıtlara geçti.

Fenerbahçe'yi Zorlu Bir Fikstür Bekliyor

Bu yenilgiyle sarsılan Fenerbahçe'yi zorlu bir fikstür bekliyor. Önümüzdeki hafta çarşamba akşamı Liverpool ile önemli bir maça çıkacak olan sarı-lacivertliler, hafta sonunda ise Çorum deplasmanına gidecek. Teknik direktörün ve yönetimin bu kritik süreçte nasıl bir yol izleyeceği, takımın bu girdaptan nasıl çıkacağı merak konusu olmaya devam ediyor.

Spor 01.11.2026 09:05 4 okunma

Süper Lig'de Skandal Fikstür! 'Futbol Bayramı' Dedikleri Zulümmüş!

Spor yazarı Murat Fevzi Tanırlı, Süper Lig'in 10. haftasındaki fikstür uygulamasını sert dille eleştirdi. Dört büyük takımın aynı gün ve saate maç yapmasının büyük bir 'zulüm' olduğunu belirten Tanırlı, uluslararası liglerle karşılaştırmalar yaparak Türk futbolundaki plansızlığa dikkat çekti.

Süper Lig'de Skandal Fikstür! 'Futbol Bayramı' Dedikleri Zulümmüş!

Spor dünyasının nabzını tutan deneyimli yorumcu Murat Fevzi Tanırlı, Hürriyet gazetesindeki köşesinde Süper Lig'in 10. haftasında yaşanan fikstür karmaşasına ateş püskürdü. Özellikle büyük takımların aynı gün ve saatlere yığılan maçlarının, futbolseverlere ve sporculara büyük bir haksızlık olduğunu savunan Tanırlı, bu durumu adeta bir 'zulüm' olarak nitelendirdi.

'Futbol Bayramı' Değil, 'Büyük Zulüm'!

Tanırlı, Süper Lig'in 10. haftasında yaşananları sert bir dille eleştirerek, 'fikstürü belirleyen yüce insanlara selam olsun!' diyerek ironik bir göndermede bulundu. Türk Dil Kurumu'nun 'evrensel' kelimesini hatırlatarak, futbol gibi küresel bir oyunun evrensel kurallara göre yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Basit bir planlama ve matematiksel akıl ile çözülebilecek sorunların, karmaşık hale getirildiğini belirtti. Özellikle dört büyük kulübün maçlarının aynı pazartesi gününe sıkıştırılmasının, bir 'futbol bayramı' değil, tam tersine sporcular ve taraftarlar için büyük bir 'zulüm' olduğunu savundu.

Pazartesi Gecesi Tam Bir Kaos Yaşandı!

Murat Fevzi Tanırlı, yaşanan kaosun boyutunu gözler önüne serdi. Beşiktaş-Başakşehir ve Rizespor-Trabzonspor maçlarının 19:00'da, dev derbi Galatasaray-Fenerbahçe maçının ise 21:30'da aynı gün ve pazartesi akşamı oynanmış olmasını eleştirdi. Bu durumun, futbolseverlerin hangi maça odaklanacağına karar vermekte zorlanmalarına, hatta bir maçı izleyip diğerine yetişememe gibi sorunlara yol açtığını anlattı. Derbilerin yarattığı atmosferi ve heyecanı tam olarak yaşayamadan, diğer maçların sonuçlarını takip etmek zorunda kalındığını belirtti. Spor yazarı, iki farklı maçı aynı anda takip etmeye çalıştığını ve bu durumun kendisini adeta iki ayağı bir pabuca sıkıştırmış gibi hissettirdiğini ifade etti.

Avrupa'nın Yıldız Ligleri ve Türkiye'nin Hazin Durumu Karşılaştırıldı!

Tanırlı, Türk futbolunun fikstür yönetimindeki plansızlığını ortaya koymak için Avrupa'nın büyük liglerindeki uygulamaları inceledi. Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi'nde mücadele eden takımların, Avrupa kupası maçlarından sonra lig maçlarına kadar ne kadar dinlenme süresi bulabildiklerine dair bir tablo oluşturdu. Bu karşılaştırmada, Avrupa'nın 5 büyük liginde sadece PSG-Lyon maçı dışında hiçbir büyük takımın pazartesi günü lig maçı oynamadığına dikkat çekti. Çoğu takımın maçlarını Cuma, Cumartesi ve Pazar günlerine yaydığına vurgu yaptı. Türkiye'de ise büyük dört takımın maçlarının aynı pazartesi gününe yığılarak, Avrupa'daki saygın liglerin çok gerisinde kalındığını belirtti. Hatta ligimizin, Moritanya ve Tunus 2. Ligleri ile aynı seviyede fikstürlere sahip olduğu ironik çıkarımında bulundu. Avrupa'da perşembe günü kupa maçı oynayan takımların bile lig maçlarını hafta sonuna yaydığına dikkat çeken Tanırlı, Türkiye'de ise bu durumun farklı işlediğini ve bu plansızlığın futbolun güzelliğini ve rekabetçi ruhunu baltaladığını savundu.

Plansızlık ve Saygısızlık Eleştirisi

Son olarak, ligimizin değerini, izleyiciye ve taraftara gösterilen saygıyı, futbol sevgisini hiçe sayan bu plansız ve organizasyonsuz fikstür belirleyicilere yönelik sert eleştirilerini yineledi. Tanırlı, bu uygulamanın futbolun ruhuna aykırı olduğunu ve acilen gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Yazısını, Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak ve Ulu Önder Atatürk ile şehitleri anarak tamamladı.